Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/3902 E. 2025/2012 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3902
Karar No
2025/2012
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2472 E., 2023/546 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/67 E., 2021/365 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.04.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Av. ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı, gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; 7910 ada 9 parsel sayılı taşınmazda bulunan 6 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, dava dışı eşi ... ve oğlu ...'ın çiftçilik ile uğraştığını ve 2000’li yılların ortalarından itibaren ekonomik sıkıntılar içerisine düştüklerini, davalıdan sürekli olarak yüksek aylık faizler ile ödünç paralar alınmaya başlandığını, önce eşi ve oğluna ait Adana ili, Yüreğir ilçesi, ... köyü 69, 123, 168, 199 ve 311 parsel sayılı taşınmazların teminat amaçlı devredildiğini, yine yazlık olarak kullandıkları ...’deki 4 nolu bağımsız bölümü 21.10.2013 tarihinde ve dava konusu 6 nolu bağımsız bölümü 30.03.2017 tarihinde teminat amaçlı olarak davalıya devrettiğini, devirden sonra da evlerde ikamet etmeye devam ettiğini, borçların tamamının ödenmiş olmasına rağmen taşınmazların iade edilmediğini, davalı hakkında soruşturma başlatılması üzerine elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istekli davalar açtığını, bu dosyalarda tanık olarak dinlenen davalının eşinin taşınmazların teminat amaçlı verildiğini ikrar ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescile karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı; davacının yıllarca akrabalık ilişkisini kullanarak menfaat sağlama amacı ile hareket ettiğini, dava konusu taşınmazı 2017 yılında davacının ve ailesinin ... Bankasına olan borçları nedeniyle üzerinde ipotek bulunması, bu borcu ödeyememeleri nedeni ile satacak müşteri bulamadıklarını beyan ettikleri için bankadan 250.000,00 TL kredi kullanarak ve bir kısmını da elden ödeme yapılarak satın aldığını, kredi borcunu ödemeye devam ettiğini, davacının borcuna karşılık teminat olarak taşınmazı devrettiğine dair inanç sözleşmelerinin asli unsuru olan borç unsurunun bulunmadığını, yazılı belge sunulmadığını, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, ceza soruşturmalarında takipsizlik kararı verildiğini, eşinin keşifte alınan beyanlarının dava dışı 4 nolu bağımsız bölüme ilişkin olup teminat amaçlı verilmediğini, etrafa olan borçları nedeniyle sattıklarını, parasını geri öderse aileden olduğu için geri satacağı algısıyla hareket edildiğini gösterdiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen 311 ve 199 parsel sayılı taşınmazları davacıların baskısı üzerine müşteri bulup satınca parasını ödeyeceklerini belirttiklerinden ihaleden satın aldığını, davacı ve ailesinin bu eylemlerinin başkalarına karşı da olduğunu, dolandırıcılıktan ceza davası görüldüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iddianın yazılı delille kanıtlanmadığı, devrin gerçek satış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça yazılı delil veya delil başlangıcı niteliğinde delil sunulmadığı, ikrar veya yemin gibi kesin delil bulunmadığından iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1-b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 2002 yılından beri davacının dava konusu taşınmazda oturduğunu, bugüne kadar davalının talepleri olmadığını, taşınmazların teminat amaçlı devredildiğini, yakın akrabalık nedeniyle yazılı belge alınmadığını, tüm borçlar sona ermesine rağmen taşınmazın iade edilmediğini, davalı hakkında tefecilikten şikayette bulunulması üzerine davalar açıldığını, HMK’nın 202. ve 203. maddeleri gereği tanık dinlenebileceğini, iki tanığının dinlendiği diğer tanığın dinlenmesine ilişkin talebin reddedildiğini, dinlenen tanıkların iddiayı ispat ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçeli Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden; Adana ili, Çukurova ilçesi, ... Mahallesi 7910 ada 15 parsel (eski 9/12 parsel) sayılı taşınmazda bulunan 6 nolu mesken nitelikli bağımsız bölümün ... adına kayıtlı iken üzerinde ... Bankası lehine 375.000,00 TL bedelli 01.04.2008 tarihli ipotekle birlikte 30.03.2017 tarihinde yeğeni ...’a 150.000,00 TL bedelle satıldığı, satış işleminde davalının Denizbank’tan kullandığı 250.000,00 TL konut kredisi nedeniyle ipotek tesis edildiği, kredi bedelinin (247.198,00 TL) aynı gün davacı hesabına gönderildiği anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle çekişmeli taşınmaza ilişkin inançlı işlem iddiasını ispata yarar yazılı delil veya delil başlangıcı nitelikte delil bulunmadığı, Erdemli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/254 Esas sayılı dosyasında 24.02.2020 tarihli keşifte davalının eşi ve davalının beyanlarının 6 nolu bağımsız bölüm yönünden yazılı delil başlangıcı niteliğinde sayılamayacağı gözetilerek temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle, Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 255,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Temyiz edilen davalı vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/3902, K. 2025/2012, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2023-3902-e-2025-2012-k-bf03a89f3d96