Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/3791 E. 2025/2690 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3791
Karar No
2025/2690
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1602 E., 2023/860 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/152 E., 2022/185 K. Bögle Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli, temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.05.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacılar vekili Avukat .... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan .... ve....'nın muris ...'ın kızları, diğer davacıların murisin 2005 yılında ölen kızı ....'nin çocukları, davalının da murisin oğlu olduğunu, murisin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak kendisine ait 354 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 payını 1982 yılında satış suretiyle dava dışı ...'a, ...'ın da 1988 yılında dava konusu taşınmazı davalı ...'e satış suretiyle devrettiğini, ...'ın davalının eşinin yeğeni olduğunu, taşınmazı alabilecek maddi yeterliliği bulunmadığını, taşınmazın ... tarafından hiçbir zaman kullanılmadığını ileri sürerek dava konusu 354 parsel (ifrazen 3093 ve 3096, 22/A sonrası 761 ada 10 ve 11 parsel) sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile muris ... adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde tazminat, bu talebin de mümkün olmaması halinde tenkis talep etmiş; yargılama sırasında davacılar vekili, tescil yönünden taleplerini tapu kaydının iptali ile davacıların miras payları oranında tescili şeklinde daraltmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; murisin dava dışı çocuğu ...'in 1982 yılında evlendiğini, bu düğün masrafları nedeniyle taşınmazın dava dışı ...'a satış suretiyle devredildiğini, sonrasında ...'ın ev almak için taşınmazı satılığa çıkardığını, davalının da bunun üzerine baba malını hem kooperatif üyeliğini devrederek hem de bir kısım bedeli elden ödemek suretiyle taşınmazı satın aldığını, murisin bir kısım mirasçılarının dava açmamasının dava konusu taşınmazın bedeli mukabilinde alındığının mirasçılarca bilindiğini gösterdiğini, ayrıca murisin adına kayıtlı başka taşınmazlar da bulunduğunu, yine zaman zaman geçimini sağlamak için başka taşınmazlarını da üçüncü kişilere satış suretiyle devrettiğini, diğer yandan davalının, ölümüne kadar murise baktığını, semenin mutlaka para olmak zorunda olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin kalan malvarlığının toplam değerinin 4.919.152,00 TL olduğu (3268 ve 352 parsel sayılı taşınmazların değeri), davalıya devrettiği taşınmazın değerinin ise 4.462.183,00 TL olduğu, murisin değerli nitelikteki taşınmazını davalıya gerçekte bağışlamak istediği halde önce dava dışı ...'a satış yapmış gibi göstererek davalıya devrinin sağlandığı, davalı tarafça satış bedelinin Gölcük'te bulunan kooperatifteki dairenin davalıya devrinin yapılması suretiyle ödendiği beyan edilmişse de Gölcükte bulunan hak sahipliğinin sadece şekil olarak davalıya ait olduğu, davalı tanığı ...'ın bu daireyi kendi adına aldığı şeklindeki anlatımları nazara alındığında satışın bir kısım ödemelerinin daire karşılığında yapıldığına ilişkin savunmanın inandırıcı olmadığı, zaten hak sahibi olan tanığın daire ödemesini yaparken daire satın almak istemeyeceği, taşınmazın dava dışı ... tarafından satın alınmış olmasına rağmen hiç kullanılmadığı, bir kısım tanık anlatımlarına göre satışın davalıya daire devri karşılığında yapılmış olmasına rağmen satışı yapan tanığın satışın bedel karşılığında yapıldığını söyleyerek satış bedelini hatırlamaması, davalı ile ... arasındaki akrabalık bağının bulunması, satışı yapan ...'ın satıştan dolayı davalı ile aralarında para alışverişi olmadığını beyan etmesine rağmen bir kısım tanıkların aksi yöndeki anlatımlarının inandırıcı olmadığı, davacı tanığı ...'ın anlatımlarına göre murisin taşınmazı oğlu Muharrem'e vereceğini, Muharrem'in de düğün masraflarını karşılayacağını murisin kendisine söylediği şeklindeki anlatımları, düğün masraflarının davalı ... tarafından karşılanması durumunda tapunun da davalı ...'e verilmesinin gerekmesine rağmen dava dışı ...'a devrinin yapılması hususları devirlerin muvazaalı olduğunu gösterdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris tarafından dava konusu 354 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 hissenin 1982 tarihinde yapılan bir satış işlemiyle dava dışı ...'a, onun tarafından da 1988 tarihinde yapılan satış işlemiyle davalıya devredildiği, dava konusu taşınmaz dışında muristen kalan taşınmazların değerlerinin toplam 4.919.152,00 TL, davalıya devrettiği taşınmazın değerinin ise 4.462.183,00 TL olduğu, her ne kadar davalı yanca, satış bedelinin Gölcük ilçesinde bulunan kooperatifteki dairenin davalıya devrinin yapılması suretiyle ödendiği savunulmuş ise de Gölcük ilçesinde bulunan hak sahipliğinin aslen dava dışı ...'a ait olup davalı tanığı ...'ın bu daireyi kendi adına aldığı şeklindeki anlatımları nazara alındığında satışın bir kısım ödemelerinin daire karşılığında yapıldığına ilişkin savunmaya itibar edilemeyeceği, öte yandan dava konusu taşınmazın dava dışı ... tarafından satın alınmış olmasına rağmen hiç kullanılmadığı, davalı ile ... arasında yakın ilişki bulunduğu, ayrıca davalının düğün masrafları nedeniyle murisin satışı yaptığı savunmasının da taşınmazın dava dışı ...'a devredildiği düşünüldüğünde işlemin gerçek olmadığı kanaatini desteklediği, murisin üç kız, iki erkek evladının bulunduğu, her ne kadar muris ile davacılar arasında beşeri anlamda sorun yaşandığına dair bir bulgu bulunmuyor ve murisin terekesinde başkaca taşınmazlar yer alıyor ise de, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri dikkate alındığında (4.642.183,00 TL) taşınmazın devrine ilişkin işlemin olağan sınırları aştığı, bunun, murisin devir işleminin muvazaalı olduğunu gösteren bir durum olduğu, murisin mal kaçırma kastı ile hareket ettiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın muris tarafından dava dışı oğlu ...'i evlendirmek için sattığını, taşınmazın satış teklifinin öncesinde davacı tanığı olarak da dinlenen ...'a yapıldığını, satıştan sonra murisin taşınmazı kullanmadığını, ara malik ...'in de fabrikada çalışmasından dolayı taşınmazı kullanmadığını, davalının ...'e kooperatif haklarını devredene kadar ödemeleri davalının yaptığını, diğer yandan murisin adına kayıtlı başka taşınmazlar da bulunduğunu, bu taşınmazların değerinin hatalı belirlendiğini, ayrıca bir kısım davacıların babası...'ın dava konusu taşınmazın davalı tarafından bedeli karşılığında alındığına dair beyanlarının bulunduğu video kaydının Mahkemece hukuka aykırı delil olduğundan bahisle incelenmemesinin de eksiklik teşkil ettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse tazminat, aksi takdirde tenkis istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1925 doğumlu muris ...'ın 25.01.2020 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak çocukları davacılar ...,..., torunları davacılar...,...,...,..., oğlu davalı ...; dava dışı oğulları ... ve ... ile torunları ... ve ...'nin kaldığı; murisin, ölmeden önce 25.05.1982 tarihinde 354 parsel sayılı (ifrazen 3093 ve 3096 parseller, 22/A sonrası 761 ada 10 ve 11 parsel) taşınmazı dava dışı ...'a satış suretiyle devrettiği; dava dışı ...'in dava konusu taşınmazı 27.05.1988 tarihinde davalı ...'e satış yoluyla devrettiği anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 107.589,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmaya gelen temyiz edilen davacılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/3791, K. 2025/2690, T. 27.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2023-3791-e-2025-2690-k-a53c19458c9a