İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/100 E. 2018/409 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/100
- Karar No
- 2018/409
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/100 Esas - 2018/409 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLET ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/100 KARAR NO : 2018/409 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ :... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 09/02/2018 KARAR TARİHİ : 01/06/2018 KARAR YAZIM T. : 11/06/2018 Mahkememizde görülmekte bulunan tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili 07/02/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle;davacıya ait ... plakalı araca davalı tarafından ... numaralı trafik sigorta poliçesi kapsamında sigortalı ... plakalı araç ile dava dışı sigortalı sürücünün tam kusurlu olarak çarptığını ve hasar verdiğini, davacının kasko şirketi tarafından, aracının tamir ettirildiğini, hasarlanan ve tamiri yapılan araçta değer kaybı oluştuğunu, bağımsız sigorta uzmanı tarafından düzenlenen değer kaybı tespit raporunun davalı sigorta şirketine gönderildiğini ancak olumlu veya olumsuz bir cevap verilmediğini beyanla davacının aracında meydana gelen değer kaybının bilirkişi eliyle tespitini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile belirli hale gelinceye kadar 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davacı lehine hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 27/02/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle;davacının tüm taleplerinin zamanaşamına uğradığını, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin müvekkilin ikametgahı olan İstanbul Mahkemeleri olduğunu, ayrıca davanın görevli mahkemede açılmadığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirkete sigortalı araç sürücünün kusuru bulunmadığı gibi davacı aracında değer kaybının da bulunmadığını, davacı tarafın davadan önce müvekkil şirkete usulüne uygun başvuru yapmadığını beyanla itiraz hakları saklı kalmak üzere, haksız ve kötü niyetli davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili 19/03/2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle;davalı yanın yetki itirazının yerinde olmadığını, rizikonun gerçekleştiği yerde dava açılabileceğini, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceğini, davalı yanın görevli mahkemede açılmadığı iddiasının ise tamamen dayanaktan yoksun olduğunu, sigorta sözleşmeleri TTK'da düzenlendiği için mutlak ticari iş sıfatına haiz olduğunu, zamanaşımı yönünden sigorta sözleşmesinden doğan her türlü tazminat davasının, hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlülüklerini öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve herhalde zarara neden olay tarihinden itibaren on yıl sonra zamanaşımına gireceğini beyan etmiştir. Davalı vekili 07/04/2018 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafın aldıkları değer kaybı raporu ile araçtaki değer kaybı tutarının 1.876,00 TL olduğunu iddia ettiğini, ancak dava dilekçesinde 1.000,00 TL talep ederek fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu, bu talebin belirsiz alacak talebi olarak kabulünün mümkün olmadığını beyan etmiştir. Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi: Davacı vekili, dava dilekçesi ekinde kaza tutanakları, ... plakalı araca ait trafik sigortası örneği, ... hasar dosyası, değer kaybı tespit raporu, ...'ye başvuruya ilişkin talep yazısı örnekleri ibraz etmiş, davalı vekili cevap dilekçesi ekinde poliçe örneği sunmuştur. ...'den...sayılı poliçe ve ... sayılı hasar dosyası örneği celp edilmiştir. Dava, değer kaybına yönelik tazminat talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından, 25/01/2018 tarihinde davacıya ait ... plakalı araca, davalı sigorta şirketi tarafından ... numaralı trafik sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı aracındaki maddi hasarın kasko sigortası tarafından karşılandığı ancak davacının aracında değer kaybı olduğunu ileri sürerek davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu, başvurunun 30/01/2017 tarihinde sigorta şirketine başvurduğu, ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığı bunun üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketi görev itirazında bulunmuş ise de davacı aracının hasarlanmasına sebebiyet veren araç ZMM sigortacısı olduğundan ve bu tür sigortalar TTK 1483 vd maddesinde düzenlendiğinden TTK 4 maddesi gereği mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan mahkememiz görevlidir. Davalı sigorta şirketi yetki itirazında bulunmuş ise de HMK 16 ve 2918 sayılı yasanın 110 maddesi gereği haksız fiilin meydana geldiği yer yahut sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesi yapılan acentenin bulunduğu yer mahkemeleri de yetkili olmakla kaza tespit tutanağına göre kazanında Samsun ilinde gerçekleştiği anlaşılmakla, mahkememizin yetkili olduğu tespit edilmiş, yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuştur. Dava dilekçesinde davalıya tebliğine göre zamanaşımı defi süresinde yapılmıştır. 2918 sayılı yasanın 109. maddesine göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıl içerisinde zamanaşımına uğrar. Yine aynı kanunun 109/2 maddesinde ise "dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi ön görmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri içinde geçerlidir." hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı kanunun 109/2 maddesi gereği uzamış zamanaşımı süresinin tazminat talebi ile açılacak davalar içinde geçerli olabilmesi için sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşulunun gerçekleşmesi yeterlidir. Buna göre ceza zamanaşımı uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda suç oluşturması yeterli olup, fail hakkında mahkumiyetle sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı hatta ceza davasının açılması yada zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması gerekmemektedir. Yine aynı hükümde ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular arasında bir ayrım yapılmamakta, kuralın tüm sorumlular için geçerli olduğu ve aynı zamanaşımı süresi uygulanacağı öngörülmektedir. (HGK 16/04/2008 tarih, 2008/4-326-325 Esas Karar sayılı ilam; 17. HD 2016/13175 Esas 2017/10418 Karar) Yukarıdaki açıklamaya göre dava dosyası incelendiğinde 25/01/2016 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davacının aracının hasarlandığı, kaza tespit tutanağından davalı araç bilgilerinin ve bu arada davalı sigorta şirketinin belli olduğu, dolayısıyla davacının zararı ve yükümlüsünü bu tarih itibariyle öğrendiği, zamanaşımı süresinin 2918 sayılı yasanın 109 maddesi gereği kaza tarihinden itibaren başlaması gerektiği, olayın maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanması sebebiyle ceza kanununa göre suç sayılan bir eylem bulunmadığından uzamış ceza zamanaşımı süresininde uygulama imkanının bulunmadığı, dava tarihine göre 2 yıllık sürenin dolduğu ve zamanaşımı definin de süresinde yapıldığı anlaşılmakla, davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1.Davanın zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle REDDİNE. 2.Alınması gereken harç, peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına. 3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine. 4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına. 5.Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. 6.Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine. Dair, taraf vekillerinin yüzünde değerine göre kesin olmak üzere verilen karar açıkça anlatıldı, usulen tefhim edildi. Katip ... Hakim ...