İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/893 E. 2018/190 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/893
- Karar No
- 2018/190
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/893 Esas - 2018/190 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/893 KARAR NO : 2018/190 BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI : ... DAVALI :... VEKİLİ : ... DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 16/11/2017 KARAR TARİHİ : 14/03/2018 KAR.YAZ.TARİHİ : 19/03/2018 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Şirket İhyası davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı 16/11/2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ortağı olduğu ...Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarasına kayıtlı bulunan ...’nin TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince 05/10/2016 tarihinde sicilden resen silindiği ve 07/10/2016 tarih ve 9171 sayılı Resmi Gazetenin 472. sayfasında bu hususun ilan olduğunu, şirketin halen faal olarak devam etmekte olup, 19 Mayıs Vergi Dairesi’nin ...numaralı vergi mükellefi olduğunu, ayrıca şirketin kayıtlı envanter ve malvarlığının da bulunduğunu, dolayısıyla şirketin faaliyetine devam ederken sicil tarafından resen silinmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, TTK’nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrası gereği şirketin vergi kaydı devam eden şirketlerden olup, şirketin faal olduğu göz önüne alınarak ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı bulunan ...’nin ihyasına karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir. Davalı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü 29/11/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müdürlüğün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan ...’nin kaydının 30/12/2012 tarih ... sayılı resmi gazetede yayınlanan tebliğin 5. maddesinin ç bendi gereği sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler kapsamında şirketin 2009-2010-2011-2012-2013 yılları olağan genel kurul toplantılarını yapmadığı için 6102 sayılı TTK 7. maddesi uyarınca ihtar gönderildiğini, ihtarın Ticaret Sicil Gazetesinin 30/06/2015 tarih ... sayısında ilan edildiğini, ihtara ve ilanlara rağmen cevap verilmediğinden söz konusu tebliğ gereği Ticaret Sicil Müdürlüğünce şirket kaydının resen silindiğini,TTK 547/2 maddesi gereği şirketin ek tasfiyesi ve ek tasfiye memuru atanması gerektiğini, davada müdürlüğün zorunlu ve usuli hasım olarak gösterilerek dava sonucunda ne karar verilirse verilsin müdürlüğün masraf ve avukatlık ücretinden sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Dava konusu şirketin yönetim kurulu başkanı ...'ye duruşma gününü bildirir tebligat yapılmış, yargılamaya katılmamıştır Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi: Davacı 16/11/2017 havale tarihli dava dilekçesi ekinde 07/10/2016 tarih 9171 sayılı gazete örneği, Vergi Levhası örneklerini sunmuş, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü ise cevap dilekçesi ekinde 07/10/2016 tarih 9171 sayılı ilan, 30/06/2015 tarih 8852 sayılı ilan, tebliğ mazbataları örneklerini sunduğu tespit edilmiştir. ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verilmiş, cevabi yazıdan şirketin müdürlüğün ... sicil numarasında kayıtlı olduğu, son tescilli adresinin ... olduğu, 05/10/2016 tarihinden şirket kaydının resen silindiği, 04/07/2009 tarihli genel kurulda 3 yıl süreliğine Yönetim Kurulu Başkanı ... ve Başkan Yardımcısı ...’nin yetkili kılındıkları anlaşılmıştır. Samsun 19 Mayıs Vergi Dairesine yazılan yazıya cevap verilmiş, cevabi yazıda dairenin...vergi numarasında kayıtlı mükellefi ...’nin mükellefiyet kaydının devam ettiği, ancak işyerinde yapılan tespitlerde bulunamaması nedeniyle resen terk çalışmalarına başlandığı bildirilmiştir. Davacı ...'nın 22/11/2017 tarihli yazısını ibraz etmiştir. Dava, ...nin ihyası talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından; davacının da ortağı olduğu ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ...'nin TTK'nın geçici 7. Maddesi gereğince 05/10/2016 tarihinde sicilden resen silindiği, ancak şirketin halen vergi mükellefi olduğu ve faal olarak devam ettiği ileri sürülerek kalıcı olarak ihyasının talep edildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK' nun geçici 7.maddesinin 15 bendine göre "ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir. " şirketin son beş yıla ait genel kurul toplantılarını yapmaması sebebiyle kaydı 05/10/2016 tarihnde Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından resen silinmiş olup, ihyasını isteyen davanın şirket ortağı olduğu ve iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu tespit edilmiştir. "Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketleri le kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicil kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğin" 5. maddesine göre kendi kayıtları üzerinden aşağıdaki hallerden en az birinin varlığının tespit edilebildiği durumlarda müdürlüklerce aşağıdaki sebebplerle münfesih olan veya sayılan şirket ve kooperatifler 31/03/2013 tarihine kadar resen silinebilir. Maddenin ç bendine göre ise "sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatiflerin " kaydının resen silinmesi gerekmektedir. İhyası istenen şirketin 2009-2013 yılları arası genel kurul toplantılarını yapmadığı gerekçesiyle şirketin kaydının bu nedenle silindiği anlaşılmaktadır. Resen silinme usulü ise aynı tebliğin 6 ve devamı maddelerinde açıklanmıştır. 6. maddeye göre müdürlüklerce resen ya da yapılacak bildirim üzerine tespit edilen şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilinde kayıtlı son adreslerinin ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere 7. maddeye göre hazırlanacak ihtar gönderilir. Dosya kapsamından davalının söz konusu ihtarları şirketin temsilcileri olan davacı ile ...'ye gönderildiği, ancak madde metninde açıkça belirtildiği üzere şirketin ticaret sicilinde kayıtlı son adresinde böyle bir ihtarın gönderilmediği anlaşılmaktadır. Madde metninden anlaşıldığı üzere ilan ve ihtarların açıklandığı şekilde yapılması zorunlu şekil şartı olup, eksikliklerin bulunması halinde şirketin kaydının silinmesi mümkün değildir. Yukarıda açıklandığı üzere şirketin Ticaret Sicilinde kayıtlı son adresine yönetmelikte içeriği belirlenen ihtarın gönderilmediği, bu nedenle resen terkin şartlarının bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulü gerekmiştir. TTK nun 547 maddesine göre "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa ve mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilirse şirketin ek tasfiyesi için yeniden tesciline karar verilir ve bu işlemi yapmaları için son tasfiye memurlarını veya bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atarak tescil ve ilan ettirilir. Dosya kapsaından talebin ihyası istenen şirketin tasfiyesinin eksik kalması sebebiyle ihyasının talep edilmediği anlaşılmakla, ek tasfiye memuru atanmasının gerekmediği kanaatine varılarak ek tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-DAVANIN KABULÜNE, a)Ticaret Sicil Müdürlüğünün 15827 sicil numarasında kayıtlı ...'nin İHYASINA, b) Talebin niteliği gereği ek tasfiye memuru atanmasına YER OLMADIĞINA, 2-Kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tescil ve ilanına, 3-Alınması gerekli 35,90 TL harcın peşin alınan 31,40 TL harçtan mahsubu ile 4,50TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Avansın kullanılmayan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yazı işleri müdürü tarafından davacı tarafa iadesine, Dair davacı asil ile davalı vekilinin yüzünde tebliğden itibaren iki hafta süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen tefhim edildi. 14/03/2018 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip...