İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/111 E. 2018/384 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/111
- Karar No
- 2018/384
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/111 Esas - 2018/384 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/111 KARAR NO : 2018/384 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ :... DAVALI : ... VEKİLİ :... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 25/03/2016 KARAR TARİHİ : 29/05/2018 KARAR YAZIM T.: 01/06/2018 Mahkememizde görülmek bulunan tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili Samsun Tüketici Mahkemesi'ne verdiği 24/03/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle;müvekkillerinin oğlu ...'nun davalı sigorta şirketine ... nolu sigorta poliçesi ile zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı bulanan ... plakalı aracı ile seyir halinde iken 13/08/2006 tarihinde meydana gelen tek taraflı tarfik kazası neticesinde vefat ettiğini, davalı sigorta şirketine tazminat ödemesi için yapılan müracaatın reddedildiğini, davalı sigorta şirketinin ayrıca kazaya karışan aracın da kasko poliçesini yapmış olduğunu, araç hasar bedeli olarak 19.000,00 TL, ferdi kaza ödemesi olarak 5.000,00 TL ödediğini belirterek fazalaya dair talep hakkı saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak her bir davacı için 10.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Samsun 1. Tüketici Mahkemesi'ne verdiği 29/04/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle;görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu, sigortalı araç sürücünün asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle tazminat başvuru talebinin reddinin doğru olduğunu, iki yıllık zamanaşımı geçtiğinden zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, vefat eden desteğin tam kusurlu ve aynı zamanda işleten olduğundan tazminat talebinin yeni genel şartlar ve KTK kapsamı dışında olduğunu, kazadan iki saat sonra alınan alkol raporunda 27,3 promil alkol tespit edildiğini, dava dilekçesinde belirtilen alkol raporunun kazadan 1 gün sonra alındığından itibar edilmemesi gerektiğini, müteveffanın kendi kusuru ile ölümüne sebebiyet verdiğini ve destekte bulunduğu şahısları zarara uğrattığını, davacıların hem zarar sorumlusu hem de 3. şahıs olarak zarar görenler olduğunu, bu durumda davacı ve davalı sıfatının davacılar üzerinde BK 135. maddesi gereğince birleştiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili Samsun 1. Tüketici Mahkemesi'ne verdiği 02/06/2016 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle;davalı sigorta şirketinin yeni genel şartlar ve yeni KTK kapsamında karar verilmesini talep ettiğini ancak söz konusu yasanın yürürlük tarihinin davaya konu kaza tarihinden sonra olduğunu, kamu yararı ve kamu düzeninin gerektirdiği özel durumlar dışında kanunların ilke olarak yürürlüğe girdikleri tarihten sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkartıldığını beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Samsun 1. Tüketici Mahkemesi 06/12/2016 tarih 2016/252 Esas 2016/801 Karar sayılı ilamıyla görevsizlik kararı verilmiş, dosya mahkememize gönderilmiştir. Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi: Davacı vekili dava dilekçesi ekinde ...'nin 08/01/2016 tarih ve ...nolu red cevap yazısını, kazaya karışan ... plakalı araca ait 04/05/2006 - 2007 vadeli ve ... poliçe nolu zorunlu trafik sigorta poliçesini, trafik kazası tespit tutanağını, otopsi tutanağını, jandarma ifade tutanağını, Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi'nin 31/08/2006 tarihli toksikoloji raporunu, Samsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen veraset ilamı ve nüfus kayıt örneğini, Samsun Gaziler Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan yazı cevabı ile SGK yazı örnekleri ibraz etmiş, davalı vekili cevap dilekçesi ekinde alkol rapor örneği sunmuş, davacı vekili cevaba cevap dilekçesi ile örnek yargı kararları ibraz etmiştir. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2006/12928 soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden dosya içerisine eklenmiş, ...'dan davacıdan tarafından yapılan başvuruya ilişkin tüm bilgi ve belgeler ile ...plakalı araca ait oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği getirtilmiş, SGK'dan rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin cevabi yazılar alınmıştır. Tazminat miktarına esas olmak üzere davacıların ve müteveffa ...'nun ekonomik sosyal durum araştırmaları yapılmıştır. Destekten yoksun kalma tazminat hesabı için 02/01/2018 tarihinde bilirkişi raporu alınmış, raporda davacı ...'nun destekten yoksun kalma zararı garame hesabıyla 37.667,00 TL, davacı ...'nun destekten yoksun kalma zararı garame hesabıyla 19.833,00 TL olarak tespit edilmiş, rapor taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekili 19/02/2018 tarihli dilekçesi ile talebini ıslah etmiş, ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Dava, tek taraflı trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından, 13/08/2006 tarihinde davacıların murisi ...'nun sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, kazada sürücü muris ...'nun vefat ettiği, davacı tarafın iş bu davayla destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava tarihi itibariyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1483 vd maddelerine göre ZMM sigorta poliçesine karşı açılan davalarda Mahkememiz görevlidir. Davalı sigorta şirketi süresinde verdiği cevap dilekçesinde zamanaşamı definde bulunmuştur. KTK'nu 109. maddesine göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar gören, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıl içerisinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi ön görmüş bulunursa bu süre maddi tazminat talepleri içinde geçerlidir. 2918 sayılı yasanın 109/2 maddesinde belirtilen ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebiyle açılacak davalar içinde geçerli olabilmesi sadece fiilin ceza kanununa göre cezayı gerektiren bir fiil olması yeterli olup, kamu davası açılmış olması veya mahkumiyet kararı verilmesi aranmamaktadır. Ayrıca ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular arasında da bir ayrım yapılmamış kuralın tüm sorumlular için geçerli olduğu hepsi için aynı zamanaşamı süresi uygulanacağı öngörülmüştür. Ölümle sonuçlanan trafik kazası da cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde olup, sürücü ve davacıların desteğinin vefat etmiş olması, yani tek taraflı trafik kazası olması da sonuca etkili değildir.(Yargıtay 17. HD'nin 2015/4652 Esas 2017/11662 Karar sayılı ilamı) Yukarıda açıklanan yasa maddesine göre somut olay değerlendirildiğinde davacılar desteği ve sürücü ... 13/08/2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat etmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nun 66/1-d maddesine göre zamanaşımı süresi 15 yıl olup, dava tarihi itibariyle 2918 sayılı yasa 109/2 maddesinde öngörülen uzamış ceza zamanaşımı süresi henüz dolmadığı anlaşılmakla davacı tarafın bu yöne ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. TTK'nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Genel Şartları 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartlar C-10 maddesi ile 12/08/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartlar C-11 maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01/06/2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. (Yargıtay 17. HD'nin 2016/14573 Esas 2017/6035 Karar) Öte yandan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu eski genel şartların yürürlükte olduğu dönemde verdiği, 2011/17-787 Esas 2012/92 Karar sayılı ilamında davacıların ölenin salt mirasçı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtıkları, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı dolayısıyla tam kusurlu araç şoförünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan işletenin kusurunun, işletenin desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceği aracın ZMS sigortacısı davalı sigorta şirketi işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten tam kusurlu, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğuna göre, davalı sigorta şirketinin zararın tamamından sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Yukarıdaki açıklamalara göre dava konusuna gelince; davacıların oğlu ..., davalı sigorta şirketine ZMM poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile sevk halindeki iken 13/08/2006 tarihinde tek taraflı trafik kazasında vefat etmiştir. Davalı sigorta şirketine ait poliçe 04/05/2006 - 2007 dönemini kapsamakta olup, yukarıda açıklandığı üzere 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni genel şartlar öncesine ait olduğundan yeni genel şartların uygulanması mümkün değildir. Davacılar üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığından yukarıda özeti alınan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında belirtildiği üzere kusurlu sayılmaları söz konusu olmadığı ve ölenin kusuru da kendilerine yansıtılamayacağından destekten yoksun kalma tazminatı şartlarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 31/08/2006 tarihli raporda, davacılar murisinin kanında alkol tespit edilmemiştir. Her ne kadar davalı vekilinin cevap dilekçesi ekindeki 19 Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Tıp Laboratuvarına ait kayıtta 27,3 oranında alkollü olduğu gözükmekte ise de bu oranın yasal 50 promilin altında olması ve adli tıp raporu karşısında başkaca delilde sunulmaması sebebiyle meydana gelen kazada davacılar murisinin alkollü olmadığı kanaatine varılmıştır. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan 02/01/2018 tarihli raporda, dava tarihi öncesi sigorta şirketine başvuru yapıldığı ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığı, davacılar murisinin vergi mükellefi olup, 2006 yılı kazancının vergi dairesi kayıtlarına göre 4.581,02 TL olup, olay tarihindeki net asgari ücretin 1,41 katı olduğu tespit edilerek PMF tablosuna göre ölenin muhtemel yaşam süresi davacıların muhtemel yaşam süreleri ve destek oranları belirlenmiş, her iki davacının ömür süreleri boyunca destek almaları gerektiği tespiti yapılmış destek payları Yargıtay İçtihatlarına uygun olarak belirlenerek davacıların muhtemelen ömürlerinin aktif dönemde sona erdiğinden pasif dönem hesabı yapılmamış ve davacı ...'nin toplam zararı 58.000,76 TL, davacı ...'in toplam zararı 88.539,86 TL olarak bulunmuştur. Ancak poliçe limiti 57.500,00 TL olmakla garame hesabının yapılması gerekmektedir. Bilirkişi tarafından garame hesabı yapılarak davacı ...'nin zararı 37.667,00 TL, davacı ...'in zararı 19.833,00 TL olarak bulunmuştur. Bilirkişi raporundaki tespitler ve hesaplamalar ve KTK'nun 96. maddesine göre yapılan garame hesabı da, mevzuata, dosya kapsamına uygun, yasal ve yeterli bulunmakla rapor ve ıslah doğrultusunda davanın kabulü gerekmiştir. Dava tarihi öncesi davacı taraf davalı sigorta şirketine başvurmuş, başvuru 17/02/2015 tarihinde ulaşmıştır. Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Genel Şartlarına göre sigortacı zararı talebin ulaşmasından itibaren 8 iş günü içerisinde karşılamakla yükümlü olduğundan ve ödeme yapılmadığı anlaşılmakla, 30/12/2015 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği anlaşılmakla bu tarihten itibaren yasal faize hükmetmek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜNE, 1.Davacı ... için 37.667,00 TL, davacı ... için 19.833,00 TL olmak üzere toplam 57.500,00 TL'nin 30/12/2015 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2.Alınması gerekli 3.927,83 TL harçtan peşin ve ıslahta alınan 1.280,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.647,03 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına. 3.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 6.675,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine. 4.Davacı tarafça yapılan başlangıçta ve ıslahta ödenen 1.280,80 TL toplam harç, 214,30 TL posta gideri ve 480,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.975,10 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine. 5.Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. 6.Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine. Dair, karar davacı vekilinin yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren iki hafta içinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça anlatıldı, usulen tefhim edildi. Katip... Hakim ...