İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/281 E. 2025/672 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/281
- Karar No
- 2025/672
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/281 Esas KARAR NO : 2025/672 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/03/2025 KARAR TARİHİ : 08/07/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davalı-borçlu, İzmir... İcra Dairesi...Esas sayılı dosyasındaki borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, borçlunun itirazı haksız olup, borçlu itirazında kötü niyetli olduğunu, davalı-borçluya, davacı-alacaklı müvekkilinin 05/11/2024 tarihi saat 13:32'de 33.000,00 TL ve saat 14:20'de 33.000,00 TL olmak üzere toplamda 66.000,00-TL para gönderdiğini, Müvekkilinin yukarıda belirtilen tarihte davalıya Enpara aracılığı ile nakliye faturasına istinaeden açıklaması ile 66.000,00-TL para gönderdiğini, Müvekkilinin karşı taraftan kereste alımı yapmış nakliye faturasına istinaden parayı gönderdiğini, fakat nakliyenin gelmediğini, Müvekkilinin, davalı tarafından sürekli olarak oyalandığını, her defasında geri ödeme yapacağım deyip sonrasında hiçbir şekilde geri ödeme yapılmadığını, son olarak müvekkilinin davalı aleyhine İzmir... İcra Dairesi... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, tebligat üzerine davalı borçlu kötü niyetli olarak borca itiraz etmiş ve takibin durdurulduğunu, davalının icra takip dosyasına sundukları dekonttan dolayı borçlu bulunmadığını, müvekkilinin, davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğramış olup, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ettiklerini, bu itibarla, maddi ve hukuki dayanağı bulunmayan, herhangi bir belgeye dayanmayan, iyi niyetten uzak itirazın iptalini talep ettiklerini, yine itirazında haksız ve kötü niyetli olan, alacaklıyı zarara uğratmayı amaçlayan davalı-takip borçlusunun, alacağın %20'ından aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle davalının İzmir ... İcra Dairesi... Esas Sayılı dosyadaki borca itirazının iptali ile takibin devamı ve takip talebinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür. DELİLLER: İzmir... İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası delil olarak değerlendirilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; 1-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılmış icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 2-Davalı vekilinin İzmir....İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına sunduğu itirazında yetki itirazında bulunulduğu ve yetkili icra dairesi olarak Aliağa İcra Dairesi'ni gösterildiği görülmüştür. İtirazın iptali davasının görülebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak başlatılmış bir icra takibinin varlığı gerekmektedir. Bu nedenle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın yerinde olup olmadığının değerlendirilerek bu ön sorunun çözümlenmesi, icra dairesinin yetkili olduğunun anlaşılması halinde esasa geçilmesi, şayet takip yetkisiz icra dairesinde açılmış ise usulüne uygun başlatılmış bir takip bulunmadığından davanın esasına girilmeksizin usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. 3-Davacı tarafın dava dilekçesinde yer alan anlatıma göre davacının davalıdan kereste alımı gerçekleştirdiği ve nakliye faturasına istinaden takip konusu paraların davalıya gönderildiği, nakliyenin gerçekleşmemesi nedeniyle gönderilen paranın iadesinin talep edildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki ihtilâf anlatıma göre satış sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taraf takipte satış sözleşmesi nedeniyle davacıya gönderilen paranın iadesi talep edildiğinden uyuşmazlığın satış sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasında bir yetki sözleşmesinin bulunmadığı, satış sözleşmesinde satıcının mal teslim borcu, alıcının ise mal bedelini satıcıya ödeme borcu altında olduğu, para borcunun Türk Borçlar Kanunu'nun 89. Maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yerinde ifa edilmesi gerektiği, buna göre takip tarihinde alıcının ikamet yerinde takip başlatılabileceği değerlendirilmiştir. Buna göre, mahkememizce davacının yerleşim yeri icra dairelerinde davalı aleyhinde takip başlatabileceği kabul edilmiş ise de, davacı şirketin ticaret sicili kayıtlarındaki adresinin "... MAH. ... SK. NO:... / İZMİR" olduğu, davacının para borcu için yerleşim yerinde açabileceği icra takiplerinin Menderes İcra Dairesi'nde açılması gerektiği ancak görülmekte olan davanın konusunu oluşturan takibin İzmir 1.İcra Dairesi'nde açılmış olduğu, davalının yerleşim yerinin ise "...AH. ... İÇ KAPI NO:... ALİAĞA / İZMİR" olduğu, başlatılan icra takibinin her iki yetkili icra dairesinde değil yetkisiz icra dairesinde açılmış olduğu ve geçerli bir icra takibi bulunmadığından itirazın iptali davasının dinlenemeyeceği gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir Takipte yetkili icra daireleri Menderes İcra Dairesi ve Aliağa İcra Dairesi olmak üzere iki farklı icra dairesi olmakla birlikte davacının bu icra dairelerinden birinde takip başlatabileceği ancak seçimlik hakkını yanlış kullanarak takibi İzmir... İcra Dairesi'nde açtığı, davalının süresinde bildirdiği itirazda yetki icra dairesi olarak Aliağa İcra Dairesi'ni gösterdiği, bu aşamadan sonra seçim hakkı borçluya geçtiğinden takibin ancak Aliağa İcra Daireleri'nde sürdürülebileceği değerlendirilmiştir. 4-Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; Davalı borçlu tarafından icra takibinde icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazda bulunulduğu ve yetkili icra dairesi olarak Aliağa İcra Dairesi'ni gösterdiği görülmüştür. Bu durumda itiraz süresi içerisinde usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulduğu ve davanın yetkisiz olan İzmir 21.İcra Dairesi'nde takip başlatıldığı, yetkisiz icra dairesinde başlatılan icra takibine yapılan itirazla ilgili olarak iptal davası görülemeyeceği gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı aleyhine başlatılan icra takibinde yetkili icra dairesinin Menderes ve Aliağa İcra Daireleri olduğu ve HMK 115/2. maddesi gereğince davaya konu takip yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olmakla yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin olarak alınan 831,18-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 215,78-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 5-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır