İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/302 E. 2024/651 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/302
- Karar No
- 2024/651
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/302 Esas KARAR NO : 2024/651 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/04/2018 KARAR TARİHİ : 04/07/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu, borca itirazın iptali ile yapılan takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini karar ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; sayaçların tüketim miktarının görevli personel tarafından okunmadan gerçek olmayan tüketim miktarı üzerinden keyfi olarak faturalandırıldığını, böylece davacı firmanın haksız kazanç sağladığını. Tüketici nezdinde güven duygusunu zedelediği ve bu nedenle de tüketici davalı tarafından abonelik sözleşmesinin fesih edildiğini, yapılan abone sözleşmesinin aslı Cerean'da ve bir nüshasının abonede kalacak şekilde düzenlendiğini, sözleşmenin imzalanması sırasında sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihlerinin herhangi bir belirlemede bulunulmadığını, davacının daha sonra tek taraflı değişiklik yaparak taahhüde aykırılık gerekçesiyle davalıyı borç altına soktuğunu, bu nedenle sözleşmenin ihlali yada aykırılık gibi gerekçelerle davalıdan talep edilen en yüksek bedelinden hesaplanan 2 aylık cayma bedeli talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin belirsiz süreli olması sebebiyle ortada bir taahhüt bulunmadığını, haklı fesih hükümlerine göre sözleşmenin feshedildiği göz önüne alındığında taahhüde aykırılık gibi bir sebeple cayma bedelinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle yasal düzenlemeler çerçevesinde haksız gerekçelerle hukuka aykırı şekilde açılan itirazın iptali davasının reddi ile takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini karar ve talep etmiştir, DELİLLER: İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası, Fatura suretleri, ticari defter ve belgeler, dava konusu döneme ilişkin hesap hareketleri, davalıya yapılan sistemsel bildirimlere ilişkin aktivite dökümleri, PMUM kayıtları, ... Elektrik Dağıtım A.Ş. kayıtları, bilirkişi incelemesi delil olarak değerlendirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, elektrik tüketim bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olup, Mahkememizin 28/02/2019 tarih ve ... karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin 26/03/2024 tarih,... Karar sayılı ilamı ile; "...Taraflar arasındaki uyuşmazlık abonelik sözleşmesinin feshi nedeniyle talep edilen ceza-i şart alacak istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına ve özellikle davaya konu abonelik sözleşmesinin ticarethane aboneliği olması itibariyle davalının tüketici sıfatına taşımaması itibariyle Tüketici Mahkemelerinin görevli olmamasına ve uyuşmazlığa 6502 sayılı yasa hükümlerinin uygulanma olanağının hukuken bulunmamasına, davalı tarafça sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olduğunun yasal ve yeterli deliller ile kanıtlanamamasına, sözleşme hükümleri itibariyle belirlenen faturaya dayalı alacağın hesaplanabilir mahiyette olması itibariyle likit olmasına ve bu doğrultuda mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde görülmesine göre aşağıda belirtilen husus dışında kalan diğer tüm istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. Ancak taraflar arasında düzenlenen abonelik sözleşmesinde faturaların süresinde ödenmemesi halinde uygulanacak faiz oranına ilişkin bir kararlaştırma bulunmadığından davacı tacirin sözleşmeden doğan alacağı için ticari avans faizi işletilmesi gerekmekte olup ilk derece mahkemesince hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda ticari avans faizi yerine aylık %1,4 oranı esas alınarak faiz miktarının belirlenmesi doğru değildir. Her ne kadar sözleşmede faturada belirtilen oranda gecikme zammı ödeneceği yazılı ise de herhangi bir oran içermeyen belirsiz sözleşme hükmünün geçerli olduğunun ve buna göre elektrik sağlayıcısının tek taraflı olarak dilediği faiz oranına göre faiz isteminde bulanabileceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece raporu hükme dayanak alınan bilirkişiden faiz miktarının ticari avans faiz oranına göre hesaplanması yönünde alınacak ek rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Anlatılan nedenlerle davalının istinaf başvurusunun değinilen yöne ilişkin olarak kabulüne, HMK 353/1-a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir..." gerekçesi ile kaldırılmıştır. Mahkememizin... Esas sayılı dosyasına kaydı yapılan dosyanın yapılan yargılaması sonunda; Bilirkişi heyetinden alınan 18/04/2018 Tarihli ek raporun sonuç kısmına göre; "...Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere dayanarak ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi Esas No:...sayılı kararına uygun olarak, Davalıya ait farklı her iki aboneye ait dava konusu olan Haziran 2016 dönemi toplam 8.307,68 TL fatura tutarı ile ticari avans faiz oranı dikkate alınarak gecikme faizi toplam 539,77 TL hesap edilmiştir. 13.03.2017 takip tarihi itibarı ile davacının davalıdan toplam alacağının; 8.307,68 TL + 539,77 TL = 8.847,45 TL olacağı kanaat ve sonucuna varılmıştır. Görüş ve kanaatimi sayın Mahkemenin takdirine sunarım..." şeklinde ek rapor sunulduğu görülmüştür. 1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık takip konusu asıl alacak miktarı, sözleşmenin süresinden önce feshedilip feshedilmediği, davacının cayma bedeli alacağı talep edip edemeyeceği ve işlemiş faiz miktarına ve ayrıca takipte uygulanması gereken faiz oranına ilişkindir. 2-Davacı şirket ile davalı arasında 01/12/2015-30/11/2016 tarihleri arasında geçerli Elektrik Abonelik Sözleşmesi bulunduğu, sözleşmede uygulanması gereken faiz oranına ilişkin açık bir belirleme bulunmadığı, bu haliyle davacı tarafça fatura son ödeme tarihinden sonraki dönem için ancak avans faizi talep edilebileceği değerlendirilmiştir. 3-Mahkememizce istinaf kaldırma ilamında gösterilen usul ve esaslar dikkate alınarak rapor düzenlenmesi için dosya elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan11/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının 8.307,68-TL asıl alacak miktarına değişen oranlarda avans faizi işletilmesiyle takip öncesinde toplam 537,77-TL işlemiş faiz talep edilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir. 4-Davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı uygulanan faiz oranı, sayaç okuması yapılmaksızın fatura düzenlenmesi ve abonelik süresine ilişkin yönlerden itirazda bulunulmuştur. Sözleşme süresi yönünden yapılan incelemede, istinaf kaldırma kararı öncesi mahkememiz kararında da belirtildiği ve istinaf incelemesi sırasında kaldırma sebebi yapılmadığı görüldüğü üzere taraflar arasında imzalanan sözleşmenin başlangıç tarihinin 01/12/2015 ve bitiş tarihinin 30/11/2016 olduğu, sözleşmenin 1 yıl süreli olarak düzenlendiğinin açık olduğu ve davalı tarafın sözleşmenin belirsiz süreli olarak imzalandığına dair savunmalarının yerinde olmadığı, davalının sözleşme tarihi belirtilmemiş veya açıkça gösterilmemiş sözleşmeyi imzalayıp boş bırakmış olmakla sözleşme süresine ilişkin davacının doldurmuş olduğu sürenin anlaşmaya aykırı olduğunu ileri süremeyeceği, zira davalı tarafça sunulan sözleşmede de net bir tarih gösterilmediği dikkate alındığında davalının boş metne imza atması nedeniyle basiretli bir tacir olarak bu hususta tarihin sonradan doldurulduğuna yönelik savunmasının dinlenemeyeceği değerlendirildiğinden sözleşmenin 1 yıl süreli olarak imzalandığı kabul edilmiştir. Sayaç okuma yapılmaması yönündeki itirazların incelenmesinde, istinaf öncesi bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak değerlendirildiği üzere davalı adına tahsis edilen 2 adet sayaca ilişkin olarak dava dışı ... Elektrik Dağıtım Şirketi tarafından sayaç okuması yapıldığı ve fatura düzenlendiği, fatura ve cayma bedellerinin EPDK tarife ve sözleşme şartlarına uygun olduğunun belirtildiği, nitekim istinaf ilamında da bu hususların kaldırma nedeni yapılmadığı gözetilerek davacının 2 adet fatura nedeniyle 8.307,68-TL asıl alacak miktarınca talepte bulunabileceği değerlendirilmiştir. Uygulanacak faiz oranı yönünden yapılan incelemede, davalı tarafça itiraz nedeni olarak davacının takipte %5 oranında talepte bulunduğu ancak bilirkişi hesaplamasında %10,5 ve %9,75 oranları üzerinden hesaplama yapıldığı, talep edilmeyen faiz oranının üzerinde hesaplama yapılamayacağı ileri sürülmüş ise de, takip talebinde yer alan %5 faiz oranının "aylık" olarak talep edildiği, aylık %5 gecikme zammının yıllık %60 faize eşdeğer nitelikte olduğu, oysa avans faiz oranının değişen oranlarda yıllık olarak %10,50 ve %9,75 oranlarıyla uygulandığı, bu haliyle avans faiz oranının davacının talep ettiği aylık faiz oranından çok daha düşük seviye olması nedeniyle davacının açıkça talebinde yer almasa bile "çoğun içinde az da vardır" kuralından hareketle talebin daha azına isabet eden ve somut olayın özelliğine göre uygulanabilecek faiz oranlarının tatbik edilmesi gerektiği değerlendirilmiş, davanın her iki tarafının tacir olduğu ve uyuşmazlığın da ticari nitelikte olduğu gözetilerek değişen oranlarda avans faizi uygulanması suretiyle belirlenen 515,63-TL işlemiş faizin dosya kapsamına uygun olduğu gözetilerek bu miktar üzerinden kısmen kabul kararı verilmiştir. 5-Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere istinaf kaldırma ilamı doğrultusunda yapılan inceleme sonucu davacının 8.307,68-TL asıl alacak ve 515,63-TL işlemiş faiz talep edebileceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. 6-Davacı tarafça inkar tazminatı talep edilmiş olup istinaf kaldırma ilamında açıkça inkar tazminatına hükmedilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı vurgulanmıştır. Mahkememizce istinaf ilamı sonrası yapılan değerlendirmede de taraflar arasındaki sözleşme şartlarının ve düzenlenen fatura miktarlarının belirli olduğu, davalının sorumlu olduğu cezai şart miktarını ve işlemiş faiz miktarını tespit edebileceği ve buna göre dava konusu alacak miktarının likit olduğu gözetilerek kabul edilen dava değeri üzerinden %20 oranında inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, İzmir....İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının kısmen iptali ile takibin 8.307,68-TL asıl alacak ve 515,63-TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine, 2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değerinin %20'si oranında hesaplanan 1.764,66-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 602,72-TLharçtan peşin olarak alınan 173,33-TL harcın mahsubu ile bakiye 429,39-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili için vergi dairesine harç tahsil müzekkeresi yazıldığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 8.823,31-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı yararına takdir edilen 1.325,91-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 173,33-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça sarf edilen 35,90-TL başvuru harcı ile 127,00-TL posta ve tebligat ücreti, 1.150,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 1.312,90-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 1.510,19-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/07/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır