İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/902 E. 2024/642 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/902
- Karar No
- 2024/642
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/902 Esas KARAR NO : 2024/642 DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/11/2023 KARAR TARİHİ : 04/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilim .... ,... Mah. ...Cad. No:... Menemen / İZMİR adresinde Zahirecilik yapmaktadır. Davalı taraf ise ...Tavukçuluk isimli işletmenin sahibidir. Davalı taraf ile müvekkilim arasında yem ticareti alışverişi yapılmış olup davalı taraf, müvekkilden 24.12.2018 yılında toplam 92.000,00 TL tutarında yem satın almıştır. Davalı, almış olduğu yemlerin karşılığında 24.12.2018 Düzenleme Tarihli, 9.200,00 TL Bedelli, Ödeme tarihleri ise 30.04.2019 - 30.05.2019 - 30.06.2019 - 30.07.2019 - 30.08.2019 - 30.09.2019 - 30.10.2019 - 30.11.2019 - 30.12.2019 - 30.01.2020 olan 10 adet senedi müvekkilime vermiştir. 30.04.2019 Vade Tarihli senedin vadesi gelmesi üzerine davalı taraf, senet bedelini ... Bankası kanalıyla 02.05.2019 tarihinde müvekkilime ödemiştir. Davalı taraf, senetlerden yalnızca birini ödemiş ve kalan senetleri vadesi gelmesine rağmen ödememiştir. Müvekkil, vade tarihleri gelen senetlerin ödenmesi konusunda davalıyla görüşmüş davalı ise "Bugün ödeyeceğiz, yarın ödeyeceğiz." diyerek müvekkili sürekli oyalamıştır. Müvekkil bunun üzerine, senetlerin bir kısmını ...'a diğer kısmını da ... Bankası'na vererek davalıya ödememe protestosu çekmiştir. Çekilen ödememe protestolarında ödeyecekler kısmında "...Tavukçuluk-..." yazılmasına rağmen davalı tarafından bu protestoların hiçbirine itiraz edilmemiştir. Bunun üzerine Menemen İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasıyla ödeme tarihleri 30.08.2019 - 30.09.2019 - 30.10.2019 - 30.11.2019 - 30.12.2019 - 30.01.2020 olan senetleri " Kambiyo Senetlerine Özgü Takip "( Örnek 10) yoluyla icra takibi yapılmış olup davacı ... tarafından itiraz edilerek " Böyle bir borcunun olmadığı, malların teslim edilmediği, senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı" yönünde beyanlarda bulunması ve yetkiye itiraz etmesi üzerine takip iptal edilmiştir. İmzaya itiraz edilmesi üzerine senetteki imzalar ile malların teslimine ilişkin sevk irsaliyesindeki davalının babası ...'e ait imzalar karşılaştırılmış ve imzaların davalının babasına ait olduğu anlaşılmıştır. Senet üzerine atılan imzaların davalıya ait olmaması üzerine Menemen Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş olup "uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu," gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir. Davalı taraf, Menemen İcra Hukuk Mahkemesi... E. Sayılı dosyasıyla açmış olduğu davada malların teslim edilmediği iddiasında bulunsa da ekte sunulan sevk irsaliyelerinden de anlaşılacağı üzere malları teslim alan ...'in babası ...'tir. Hatta sevk irsaliyeleri incelendiğinde ...'in babası ...'in imzası ile bahse konu senetlerin üzerindeki imza birebir aynısı olduğu görülecektir. Buradan da anlaşılacağı üzere ... hem müvekkillerin malların almış hem de ... Tavukçuluk kaşesini kullanarak senetlerin üzerine kendi imzasını atmıştır. Bu sebeple ... Tavukçuluk isimli işyerinin 2017 tarihinden bu yana imzaya yetkili kişi veya kişilerin kimler olduklarının tespiti ve ...'in babası ...'in de imza örneklerinin alınarak karşılaştırma yapılmasını talep etmekteyiz. Davalının babası ... davalının iş yerinde çalışmakta olup davalının bütün işleriyle ilgilenmektedir. Bu husus tanık beyanlarıyla kanıtlanacağı gibi davalının babasının imzalamış olduğu sevk irsaliyeleri ile senetlerden de anlaşılmaktadır. Sevk irsaliyeleri ile senetlerin düzenleme tarihleri de dikkate alındığında aralarındaki tarihlerin uyumu iddialarımızı kanıtlar niteliktedir. Müvekkil ile davalı arasında ticari bir ilişki olmasına rağmen davalı taraf, Menemen İcra Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu davada adeta bu ticari ilişkinin varlığını inkar etmektedir. Oysa davalının babası tarafından imzalanılan sevk irsaliyeleri, yine davalının babası tarafından imzalanan senetler ve en önemlisi davalının 30.04.2019 Vade Tarihli senet borcunu ... Bankası kanalıyla 02.05.2019 tarihinde ödemesi bu ticari varlığın en önemli kanıtlarıdır. Davalı, müvekkilimden malları almış kullanmış fakat aradan yıllar geçmesine rağmen 9.200,00-TL ödeme haricinde müvekkilime herhangi bir ödeme yapmamıştır. Davalı taraf, borcuna karşılık vermiş olduğu senetleri babasına imzalatarak borçtan kurtulmaya çalışmaktadır. Müvekkilim, iyi niyetli olarak davalıyla ticari bir ilişki içerisine girmişse de davalının kötüniyetli davranışları nedeniyle alacağını tahsil edememektedir. Müvekkilim konuyla ilgili olarak arabuluculuk yoluna başvurmuşsa da görüşmeler anlaşamama şeklinde sonuçlanmıştır. Yukarıda anlatılan ve resen nazara alınacak nedenlerle, müvekkilimin alacağını tahsili amacıyla dava açma zorunluluğu doğmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle ve re'sen nazara alınacak hususlarla, fazlaya ilişkin haklarımız ve ek dava açma hakkımız saklı kalmak kaydıyla; Davamızın kabulü ile, 9.200,00-TL bedelli 9 adet senedin her birinin vade tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, müvekkilim adına vekaleten talep ederim." şeklinde talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere senet üzerindeki imzalar müvekkile ait değildir. Bu bakımdan müvekkilin söz konusu senetler nedeniyle borçlu kabul edilmesi mümkün değildir. Önemle belirtmek gerekir ki müvekkilimizin ... Tavukçuluk adlı bir işletmesi ya da ticari faaliyeti bulunmamaktadır. Müvekkilimiz söz konusu senetlerden de, senet metninde senet karşılığı teslim edildiği iddia edilen yemlerden de haberdar değildir. Müvekkilin ticari faaliyetinin olmaması nedeniyle böyle bir yem alması veya böyle bir borç altına girmesi de hayatın olağan akışında mümkün değildir. Öte yandan davacının, müvekkilin babasının müvekkilin yanında çalıştığı iddiası da tamamen gerçek dışıdır. Bir an için söz konusu imzaların müvekkilin babasına ait olduğu iddiası kabul edilse dahi müvekkilin söz konusu imza nedeniyle borçlu kabul edilmesi mümkün değildir. Yine dosyaya sunulan senet suretlerinin incelenmesinden senetlerin tamamının zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır. Ticari hayatın olağan akışında, var olduğu iddia edilen bir alacağın bu kadar uzun süre istenmemiş olması da mümkün değildir. Söz konusu senetler iddia edilen alacağı ispat için yeterli değildir. Senetler en fazla yazılı delil başlangıcı kabul edilebilecek olup alacağı ispat yükü tamamen davacı taraftadır. Dosya kapsamında davacının müvekkil ... ile ticari ilişkilerinin olduğu ve müvekkile herhangi bir mal teslimi yaptığı ispatlanamamış olduğundan davanın reddi gerekmektedir. Öte yandan iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilin tacir olmaması ve davanın kanunda sayılan mutlak ticari davalardan da olmaması nedeniyle huzurdaki dava açısından asliye ticaret mahkemeleri görevsiz olup davanın usulden reddi gerekmektedir. Yukarıda açıkladığımız ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, öncelikle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, mahkemeniz aksi kanaatte ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ederiz." şeklinde talep etmiştir. Dava, satıcı/davacı tarafın daval/satın alana teslim ettiği ürünlere karşılık ödenmeyen bakiye bedelin tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, teslim edilen ürünlere karşılık davalı tarafından 10 adet bononun düzenlendiğini biri dışında diğerlerinin ödenmediğini, bonolarda yer alan imzanın davalı eli ürünü olmadığını, bu nedenle (ön inceleme celsesi) teslim edilen ürünlerden bakiye kalan bedelin tahsilinin gerektiğini iddia etmekte, davalı taraf ise müvekkilinin ticari faaliyetinin bulunmadığını, mahkememizin görevli olmadığını, bonolarda imzası bulunan kişinin müvekkilinin babası olduğunu ve müvekkilinin yanında çalışmadığını suvunmaktadır. Mahkememizin görevine yapılan itiraz değerlendirildiğinde, davalı taraf için vergi dairesine yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda ticari ilişki tarihi itibari ile davalının bilanço usulüne göre defter tuttuğu, davacının incelenen ticari defterlerinin de aynı usulde olduğu görüldüğünden nispi ticari dava olan eldeki ihtilafta mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. Eldeki davada, bonolarda davalının imzasının bulunmadığı ihtilaflı olmayıp, davacı tarafından düzenlenen faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği, teslim gerçekleşmiş ise davalının ödeme yapıp yapmadığı hususları ihtilaflıdır. Bu nedenle taraflar tacir olduğundan ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, davalı süresi içerisinde ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmiş ise de, söz konusu ticari defterlerin bildirilen adreste yer almadığı tespit edildiğinden tek taraflı ticari defter incelemesi yapılarak hazırlanan 07/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Mahkemenizce... Esas sayılı davası ile ilgili olarak gerek dosya ve gerekse Davacı ...’nin ticari defterleri ve evrakları üzerinde ve yerinde yaptığımız incelemelerimiz sonucunda; 1-Davacı ... ile davalı ... arasındaki ticari ilişki için tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla taraf vekillerinin bildirdiği ilgili SMMM büroları ile iletişime geçilerek randevu talep edildiği, 2- Davacı ...’nin ticari defterlerinin yerinde incelendiği, davacı tarafından 2017, 2018 ve 2019 defter ve evraklarının inceleme için hazır edildiği, ancak ticari ilişki sadece 2018 yılı içinde gerçekleştiğinden 2018 yılı ticari defterlerinin incelendiği ve ticari defterlerin TTK’ne göre usulüne uygun olarak tutulduğu, 3- Davalı ...’in ticari defter ve evrakları bulunamadığı gerekçesi ile tarafımıza sunulmadığı, 4- Davacı açısından tarafından düzenlenen 4 adet faturadan önce taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığı, 5- Davacı ... tarafından davalı ...’e yapılan yem satışlarının sevkinin bizzat davacı tarafından yapılmadığı, davacı tarafından ...Yem San. ve Tic. A.Ş.’den temin edilen yemlerin söz konusu şirketçe kendi sevk irsaliyeleri ile davacı adına davalıya teslim edildiği ve...Yem San. ve Tic. A.Ş.’ye ait irsaliyeler üzerinde dava dışı ... isminin ve imzaların bulunduğu, diğer taraftan ... tarafından düzenlenen senetlerin üzerindeki imzaların da sevk irsaliyelerindeki imzalara benzediği, Yine diğer taraftan 2017 ve 2018 yılı ticari defter ve evraklar ile faturaların davalının muhasebecisinden davalı ... adına ... tarafından imzalanarak teslim alındığı, 6- Davacı tarafından düzenlenen ... no.lu faturaların vadeli satışlarda kullanılan fatura türü olan açık fatura olarak düzenlendikleri, 7- Üst paragraflarda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacı ...’nin ticari defter kayıtlarına göre alacağının 233,20 TL. olarak göründüğü, oysa davacının davalıdan gerçek alacağının 83.033,20 TL. olduğu, 8- Davalı defterlerinin tarafımıza sunulmaması nedeniyle ve dava dilekçesi ekinde sunulan faturaların davalının ticari defterlerine kaydedilip kaydedilmediğinin tespit edilemediği, dosyadaki davalıya ait Ba formlarının incelenmesi neticesinde davalı tarafından 2018/10 dönemine ait Ba formu ile davacı ...’den 2 adet belge karşılığında toplam 75.659,00 TL. tutarında mal alındığının beyan edildiği, 9- Davalı tarafından ticari defterler sunulmadığından davalı yönünden dava konusu faturalardan önce taraflar arasındaki ticari ilişkinin bulunup bulunmadığının tespit edilemediği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Somut olayda, satıcı/davacının ücret talep edebilmesi için alıcı/davalıya ürünleri teslim ettiğini ispatlaması gerekmektedir. Davacı tarafından 4 adet açık faturanın düzenlendiği, davalı taraf süresi içerisinde usulüne uygun olarak ticari defterlerinin adresini bildirmediğinden iş bu faturaların davalı ticari defterlerine kaydedilip kaydedilmediğinin tespit edilmediği, davalı tarafından 2 adet faturanın vergi dairesine bildirildiği, bonolarda ve faturalara ilişkin düzenlenen sevk irsaliyelerinde de dava dışı ...' in imzasının yer aldığı, kaldı ki mahkememizce isticvap davetiyesi ile dinlenen ve nüfus kayıtlarına göre davalının babası olan ... faturalara konu tüm ürünleri teslim aldığını ikrar ettiği ancak davalı adına açılan işletmeden kızı/davalının bilgisi ve haberinin olmadığının beyan edildiği, davalının da beyanlarının aynı yönde olduğu görülmektedir. Davalının vergi kaydının celbinde işletmenin 21/05/2013 tarihinden 31/08/2021 tarihine kadar faaliyette bulunduğu, 8 yıl süresince faaliyette bulunan işletme hususunda ... ile davalı arasında ki baba-kız ilişkisi nazara alındığında davalının işletme hususunda hiç bir bilgisinin bulunmadığına yönelik beyanının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, ...' in işletme temsilci sıfatıyla hareket ettiği, ürünlerin teslim edildiği de temsilcisinin beyanı ile sabit hale geldiğinden, bakiye kalan bedel yönünden davacının alacaklı olduğu, kabul edilen bedele ilişkin davacı taraf bonoların vade tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş ise de, bonoların zamanaşımına uğradığı görüldüğünden artık belirli vade olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından TBK' nun 117. Maddesi gereği davacının ihtarı da bulunmadığından dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; 82.800,00 TL' nin 01/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 5.656,06 TL karar ve ilam harcının yatan 1.414,02 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 4.242,04 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 1.414,02 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 405,00 TL posta ve diğer giderler ile 3.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 5.588,87 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/07/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır