İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1379 E. 2020/394 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1379
- Karar No
- 2020/394
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1379 Esas KARAR NO : 2020/394 DAVA : Maddi Tazminat(Trafik Kazasından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/12/2017 KARAR TARİHİ : 09/09/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan maddi tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/08/2017 tarihinde sürücü...'nın idaresindeki ... plakalı aracın davacıya çarpması sonucunda yaya olan davacının ağır yaralandığını, davacının kaza sonrası Anamur Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü,... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde davalı sigorta şirketi nezdinde zmss poliçesi olduğunu, olaya ilişkin adli soruşturma yürütüldüğünü, davalı sigorta şirketi sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir, CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6704 sayılı Yasa gereği dava açılmadan önce sigorta şirketine başvurulması gerektiğini, gerekli evraklar gönderilmeden dava yoluna gidilmesinin başvuru şartının usulüne uygun gerçekleşmemesi nedeniyle davanın usulden reddini gerektirdiğini, müvekkilinin sorumluluğunun gerçek zarar ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, tedavi giderleri ile geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışında olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat(geçici ve sürekli iş göremezlik) isteğine ilişkindir. DELİLLER: -Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... nolu soruşturma dosyası sureti, -Mersin Anamur Devlet Hastanesi'nin 25/12/2017 tarihli yazısı ve eki, -Sigorta poliçesi ve hasar dosyası, -Mersin İl Emniyet Müdürlüğü'nün 12/01/2018 tarihli yazısı, -Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin 03/10/2018 tarihli yazısı ve eki, -SGK Akdeniz Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 03/03/2020 tarihli yazısı, -Trafik bilirkişi...in 30/09/2019 tarihli kusur raporu, -ATK ... İhtisas Kurulu'nun 14/01/2019 ve 27/05/2019 tarihli maluliyet raporları, -Aktüer bilirkişi Av. ...'ın 29/08/2019 tarihli kök raporu ile 10/02/2020 tarihli ek raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Sorumluluk hukukunun amacı, zarar görenin uğramış olduğu gerçek zararı gidermek, kaybolan bir değerin yerine, nitelik veya nicelikçe benzer bir değer koymaktır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hakimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile tedavi giderleri de bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Bedensel zarara uğrayan kimse, çalışma gücünü sürekli veya geçici olarak yitirmesinden ve ileride edineceği kazançtan yoksun kalmasından doğan zarar ile bütün giderlerini isteyebilir. Çalışamamaktan kaynaklanan zarar ise geçici iş göremezlik nedeniyle olabileceği gibi; sürekli iş göremezlik biçiminde de olabilir. Geçici iş göremezlik zararı, zararı görenin yaptığı iş ve gelir durumu itibariyle iyileşme süresinde elde edemediği kazançtan ibarettir. Sürekli iş göremezlik zararı ise beden gücü kaybına uğrayan kişinin, zarar görmeden önce yapmakta olduğu iş için daha fazla bir güç (efor) harcaması nedeniyle doğan zarardır. Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; dava dışı...n sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın 31/08/2017 tarihinde yaya olan davacıya çarpması neticesinde çift taraflı yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, kazaya sebebiyet veren aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 20/01/2017-20/01/2018 tarihleri arasında motorlu kara taşıtları zorunlu mali sorumluluk poliçesinin olduğu, davaya konu trafik kazasının sigorta poliçesi ile teminat altına alınan dönem içerisinde 31/08/2017 tarihinde meydana geldiği, mahkememizce alınan kusur raporuna göre dava dışı sürücü ...'nın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurunun bulunduğu, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'nun 27/05/2019 tarihli maluliyet raporuna göre kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacının dokuz(9) ay geçici iş göremez olduğu ile çalışma gücü kaybının %3 olarak tespit edildiği, aktüer bilirkişi tarafından 10/02/2020 tarihli raporla davacının geçici iş göremezlik zararının 13.631,60 TL, sürekli iş göremezlik zararının ise 11.183,13 TL olarak hesaplanmış olduğu, davacı vekilinin 10/03/2020 tarihli dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden değer artırım dilekçesi sunduğu ve talebini 11.183,13 TL olarak bildirdiği, değer artırım dilekçesinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, bilirkişi raporlarının oluşa ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu(Kaza tespit tutanağındaki maddi vakıalar ile ceza soruşturma dosyası kapsamının dikkate alındığı, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan genel şartlara göre maluliyetin ve aktüer hesabının yapıldığı) 6098 sayılı TBK'nın 71, 2918 Sayılı KTK'nın 85, 86 ve 91. maddeleri ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere davalının geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatından zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olarak sorumlu olduğu, dava öncesi davalı sigorta şirketine gerekli tüm belgeler sunulmaksızın yapılan başvurunun temerrüt için yeterli kabul edilemeyeceği, bu nedenle davalının dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile 11.183,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 01/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 2-Alınması gerekli 770,75 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 31,40 TL peşin harç ile 38,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 69,40 TL'den mahsubu ile bakiye 701,35 TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 31,40 TL peşin harç ile 38,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 100,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 800,00 TL bilirkişi ücreti ve 263,18 TL müzekkere-tebligat giderinden oluşan toplam 1.063,18-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 5-Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nin 14/01/2019 ve 27/05/2019 tarihli rapor ücreti olan 1.124,00 TL'nin suçüstü ödeneğinden KARŞILANMASINA, Adli Tıp Kurumu hesabına ödeme yapılmak üzere İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğüne müzekkere YAZILMASINA, 6-Mahkememizce suçüstünden karşılanan 1.124,00 TL ATK rapor ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE, 7-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 Yılı AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile ya da tarafların bulundukları yer Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.09/09/2020
Katip ... E-İMZA
Hakim ... E-İMZA