İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/879 E. 2026/567 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/879
Karar No
2026/567
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/879 Esas KARAR NO :2026/567

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:12/06/2025 KARAR TARİHİ:07/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu aleyhine ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takip tarihi itibariyle 1.885.696 TL tutarındaki ana alacak ve bu alacağa işleyecek faiz, icra harç ve masrafları vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibi başlatıldığını, borçlu, kendisine gönderilen ödeme emrine itirazda bulunduğunu ve takip durduğunu, bu itirazın son derece kötü niyetli ve takibi uzatmaya yönelik olduğunu belirterek itirazın iptalini talep ettiğini, davalı şirketten mal aldığını, davacı şirketin malları ve faturayı davalı şirkete teslim etmesine rağmen davalı, faturalarda belirtilen tarihlerde ödemeleri yapmadığını ve alacak doğduğunu, müvekkil şirketin, alacağını talep etmek için borçlu şirketten defalarca şifahi olarak talepte bulunduğunu, ancak bu talepler karşılanmadığını, davalı tarafın iddiasına göre ödeme emri gönderilmiş olsa da, icra dosyasının incelenmesi sonucunda ilamsız icra takibi olarak başlatıldığını, icra dairesinin ödeme emri çıkardığı ve davalıya tebliğ edilen belgelerde ödeme emrinin bulunduğu anlaşıldığını, davalının itirazlarının yerinde olmadığını, davalı itirazının, takibi uzatmaya yönelik ve hukuki dayanağı olmayan itiraz olduğunu, bu nedenle borçlunun itirazının iptalini, takibin devamı, borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına çarptırılması ve borçlunun mallarını kaçırma kastının olması sebebiyle, borçlunun malları üzerine ihtiyatı tedbir konulması için mahkemeye müracaat etmek zorunda kalmış bulunduğunu, borçlunun borca itirazının iptaline takibin devamına haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında gerçekleşen tüm alım- satımlardan kaynaklanan alacaklarının tamamının ödendiğini, davacının, iş bu davaya dayanak gösterdiği 18/08/2024 tarih, ... numaralı faturaya ilişkin müvekkili şirketin teslim aldığı herhangi bir mal bulunmadığı gibi yine müvekkili şirketin işbu faturaya ilişkin ödenmesi gereken bir tutar da bulunmadığını, davacının iş bu davaya dayanak icra takibine konu ettiği faturalarda yer alan malların satışına ilişkin sözleşme yapıldığını ve yine söz konusu malların müvekkili şirkete teslim edildiğini ispat etmesi gerektiğini, faturaya tebliğ tarihinden 8 gün içinde itiraz edilmemiş olması hali sadece o faturanın miktar ve fiyat yönünden - münderecatını kabul anlamı taşıdığını, bunun dışında o faturada yazılı malın alacaklıya mutlaka daha önceden teslim edilmiş olduğu anlamına gelmediğini, taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura sayılmadığını ve bu belgeye itiraz edilmemesinin de yeni TTK M.21/2 Fıkrası anlamında bir sonuç doğurmadığını, işbu davaya dayanak icra takibine konu fatura nezdinde düzenlenmiş bir sözleşme olmadığı gibi davacı tarafından takibe konulan faturada belirtilen malların da müvekkili şirkete teslim edildiğine dair irsaliye, teslim fişi yahut benzeri bir belge mahkemeye sunulmadığını, çünkü böyle bir teslimat hiç bir zaman yapılmadığını, davacının maden ve petrol işleri genel müdürlüğü maden E-sevk fişi ve yine iş bu davaya dayanak olan icra takibine konu faturada yer alan 278.000 Kg lık yaklaşık 13-14 tır malın tesliminini nasıl yapıldığını ispat etmesi gerektiğini bildirip, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, dava konusu olaya ilişkin olarak, davalının 2024-2025 yıllarına ilişkin BA formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, mahkememiz dava konusu olaya ilişkin olarak aşağıda bilgileri yazılı davacının tacir olup olmadığı ve davacının; defter tutmayı gerektirir vergi mükellefiyetlerinin bulunup bulunmadığı, defter tutuyorlar ise bilanço esasına göre mi, işletme hesabına göre mi defter tuttukları, İşletme hesabına göre defter tutuyorlar ise VUK.nun 177 vd. maddeleri uyarınca faaliyetlerinin esnaf sınırının altında kalıp kalmadığı, İşletme hesabına göre defter tutuyorlar ise 2024-2025 yıllarına ait vergi beyannamesi suretlerinin birer örneğinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. 16.01.2026 tarihinde Mali Müşavir vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, satış sözleşmesine dayalı fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Takip alacağı fatura alacağına dayanmaktadır. Davacı, atım konusu malların bedelinin ödenmediğini iddia etmiştir. Davalı ise, hukukî ilişkiyi kabul etmeyerek sözleşmeyi ve mal teslimini inkâr etmiştir. Davacının incelenen ticarî defter ve kayıtlarına göre davacının defterlerinin usul ve yasaya uygun olduğu, dava konusu 18/08/2024 tarihli faturanın defterlerde kayıtlı olduğu ve davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalının mal teslimi inkârına karşı davacı malların teslimine ilişkin sevk irsaliyesini sunmuştur. Davalının ticarî defter ve kayıtlarının incelenmesi için usulüne uygun olarak ara karar kurulmasına rağmen davalı süresinde defterlerini ibraz etmemiş ve ticarî defterlerinin ibrazından vazgeçmiş sayılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davacının ticarî kayıtları ile alacağını ve sözleşmesel ilişkiyi ispat ettiği, davalının itirazının borçtan kurtulmaya yönelik soyut olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin 1.574.280,00 TL asıl alacak ve 311.416,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.885.696,00 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticarî temerrüt faizi işletilmek suretiyle devamına, 2-377.139,20 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 128.811,89 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 26.123,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 102.688,54 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 21.823,35 TL peşin/nisbi harcı, 4.300,00 TL tamamlama harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 11.160,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 43.898,75 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 281.997,44-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07.09.2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/879, K. 2026/567, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-879-e-2026-567-k-2f7a92e93b6c