İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/67 E. 2026/142 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/67
Karar No
2026/142
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/67 Esas - 2026/142 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2026/67 KARAR NO : 2026/142

...

...

DAVA : Ticari Şirket Ortağı Olduğunun Tespiti DAVA TARİHİ : 15/09/2023 KARAR TARİHİ : 20/02/2026 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 25/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket Ortağı Olduğunun Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... davalı şirketten vadesi geçmiş vergi alacağı bulunduğunu, davalı şirkete ait herhangi bir mal varlığına rastlanılmadığını, tahsil güçü bulunan alacaklar listesini alma ve ortak takip yapılması yönünden çalışma başlatıldığını, vergi müfettişleri tarafından hazırlanan rapora atıf yapılarak ...yazılan yazıda davalı şirketin gerçek sahibinin ... olduğunun tespiti ve ticaret siciline tescilinin teminin yapılması için genel mahkemelerde ihtiyati tedbir talepli dava açılması hususunun belirtildiğini, davalıların kamu alacağının tahsilini akamete uğratmamaları açısından davanın açılması zarureti hasıl olduğunu belirterek; davalı ...'nun ticaret siciline tescilini teminen davalı şirketin gizli ortağı ve hakim ortak olduğunun tespitine, ticaret siciline tesciline ve de öncelikle davalı ...'nun gayrimenkulleri, banka hesapları, trafiğe tescilli araçları ve şirket payları üzerine ihtiyati tedbire karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafın talebi ve dayandığı hukuksal nedenin belirsiz olduğunu, davacıya talep sonucunun açıklaması gerektiğini, söz konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin ne kadar borcu olduğu, bu borcun tahsili için ne tür işlemler yapıldığı ve gayret gösterildiği, şirketin ortaklarından neden tahsile uğraşılmadığının hiçbir şekilde açıklanmadığını, müvekkilinin davalı şirketle bir ilgisi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Diğer davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: , Dava, davalı ...'nun diğer davalı şirketin gizli ortağı olup olmadığının tespitine ilişkindir. Mahkememizde açılan ve delilleri toplanarak tekli hakimlikçe yapılan yargılama neticesinde, 14/12/2023 tarih ve ... sayılı ilamıyla; " ...davacının eldeki tespit davasının açılmasında güncel hukuki yararının olmadığı kanaatine varılarak 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115 maddeleri uyarınca davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir...." karar verilmiştir. Davacı vekilinin iş bu kararı istinafı üzerine ....Sayılı ilamıyla; "... İstinaf incelemesine konu karar tek hakim imzası ile verilmiştir. Dava tarihi olan 15/09/2023 tarihi itibariyle ve halen yürürlükte bulunan 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5. maddesinde, "Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri bir milyon Türk lirasının üzerinde olan dava ve işlere bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülüp sonuçlandırılacağı" şeklinde düzenleme mevcuttur. Heyet halinde bakılacak davalar ile ilgili olmak üzere, dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra talep edilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirler de heyet tarafından incelenir ve karara bağlanır. Somut olayda, davacı yanın işbu davadaki talebi davalı ...'nun davalı şirketin gizli ortağı ve hakim ortak olduğunun tespiti ve tescilidir. Davalı şirketin dosya içerisinde yer alan ticaret sicil kayıtlarından toplam sermayesinin 2.000.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davalı ...'nun gizli ortağı ve hakim ortağı olduğu tespit edilen davalı şirketin sermaye değeri gözetildiğinde 5235 sayılı Kanun'un 5/3. maddesi uyarınca yargılamanın heyetçe yürütülmesi ve ihtiyati tedbir talebinin de heyetçe incelenip karara bağlanması gerekir. ,..."gerekçesiyle kararımız kaldırılarak dosyamız geri çevrilmiştir. Mahkememizce dosya yukarıdaki esasa kaydedilerek heyetçe ele alınmıştır. Öncelikle davacı kurumu gizli ortak tespitini istediği davalı şirketin Anonim Şirket olduğundan 6102 sayılı TTK nun 329. Maddesinde; "- (1) Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir. (2) Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur. " hükmünün yer aldığı görülmekle Anonim Şirket ortaklarının taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve yanlızca şirkete karşı sorumlu oldukları şirketin borçlarından dolayı sorumlu olmadıkları belirtilmiştir. Ancak Limited Şirket yönünden 6102 sayılı TTK nun 573. Maddesi 2. Fıkrası gereğince şirket borçlarından sorumlu olmadıkları, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle yükümlü oldukları düzenlenmiş ise de 6183 sayılı yasanın 35. Maddesinde;" Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar." hükmü gereğince, Limited Şirket ortaklarının tahsil edilmeyen kamu borçlarından (yani vergi ve ......) sorumlu oldukları anlaşılmaktadır. Dosyamızda davalı ...'nun, diğer davalı ...Nin gizli ortağı olduğunun tespitinin, şirketin tahsil edilemeyen vergi borçlarının tahsilini sağlamak amacıyla talep edildiği nazara alındığında, yasal düzenleme kapsamında, Anonim Şirketin vergi borçları yönünde ortaklarının sorumluluğuna gidilemeyeceğinden, davacının, davalı ... Nin gizli ortağı olduğunun tespitinde hukuki bir yararının bulunmadığı, görülmüştür. Ayrıca 6183 sayılı yasanın, İHTİYATİ TAHAKKUK başlıklı 17. Maddesinin; " Aşağıdaki hallerden birinin bulunması takdirinde vergi dairesi müdürünün (5345 sayılı Kanun uyarınca vergi dairesi yetkisini haiz olarak kurulan ve faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup müdürünün ve/veya müdürün) yazılı talebi üzerine defterdar ve/veya vergi dairesi başkanı, mükellefin henüz tahakkuk etmemiş vergi ve resimlerinden ... Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek olanlarla bunların zam ve cezalarının derhal tahakkuk ettirilmesi hususunda yazılı emir verebilir. Vergi dairesi müdürü (5345 sayılı Kanun uyarınca vergi dairesi yetkisini haiz olarak kurulan ve faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup müdürü ve/veya müdür) bu emri derhal tatbik eder:1. 13 üncü maddenin 1, 2, 3 ve 5 inci bentlerinde yazılı ihtiyati haciz sebeplerinden birisi mevcut ise,2. Mükellef hakkında 110 uncu madde gereğince takibata girişilmişse,3. Teşebbüsün muvazaalı olduğu ve hakikatte başkasına aidiyeti hakkında deliller elde edilmişse," hükmü gereğince davacı Vergi Dairesinin, ihtiyati tahakkuk müessesesine uygulamaya koyarak işlem yapabileceği, bunun için kesinleşmiş bir yargı kararına ihtiyaç duyulmadığı, yine aynı yasanın 18/3. Maddesi kapsamında ... ihtiyati hacizden tatbik edilebileceği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ile dosya kapsamı nazara alındığında; davacı ..., davalı ...'nun, davalı .... Nin gizli ortağı olduğunun tespiti isteminde hukuki bir yararının bulunmadığı, yine ihtiyati haciz istemininde hukuki bir yararının bulunmadığı anlaşılmakla, davacının davasının ve ihtiyati tedbir isteminin dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının hukuki yarar yokluğundan HMK'nın 114-115. Maddeleri gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-Davacının ihtiyati tedbir isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine, 3-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.20/02/2026

...

"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."

Atıf: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/67, K. 2026/142, T. 20.02.2026, www.arakarar.com/karar/ankara-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2026-67-e-2026-142-k-416da168860e