İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/34 E. 2026/222 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/34
Karar No
2026/222
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/34 Esas - 2026/222 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/34 KARAR NO : 2026/222

...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/01/2026 KARAR TARİHİ : 25/03/2026 K.YAZIM TARİHİ : 25/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ..... nezdinde ...numaralı yetki belgesi ile iş sağlığı ve güvenliği alanında faaliyet gösteren, bu ticari faaliyetleri kapsamında da başta inşaat ile enerji alanında iştigal eden işletmeler olmak üzere tüm ..... İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu'na riayet ederek faaliyet gösteren saygın bir şirket olduğunu, karşı yan ise inşaat alanında iştigal eden bir firma olup müvekkili şirketten birçok şantiyesinde mevzuat gereği de zorunlu olan iş sağlığı ve güvenliği hizmetini eksiksiz biçimde almış olan bir şirket olup özellikle Ocak 2025 döneminden itibaren anlaşılan ve fatura edilen iş sağlığı ve güvenliği ödemelerini ifa etmediğini, müvekkili şirket tarafından işbu ödemelerin tahsili için birçok kez talepte bulunulmasına karşın ödemelerin gerçekleştirilmemesi nedeniyle karşı yan aleyhine 29.09.2025 tarihinde ...Esas sayılı dosyası ile Örnek-7 genel ilamsız haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olup 04.10.2025 tarihinde tebliğ olan ödeme emrine karşı yanca 10.10.2025 tarihinde takibe dayanaksız olarak itiraz edildiğini, 13.10.2025 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, taraflarına 14.10.2025 tarihinde ticari davalarda zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de sürecin anlaşmama ile neticelenmesi nedeniyle görevli ve yetkili mahkemeden karşı yanın yanın itirazının 211.460,00 TL (asıl alacak) faturaya dayalı bakiye alacak üzerinden iptaline, itirazın iptaline karar verilen kısmın %20'sinden aşağı olmamak üzere borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, açıklanan nedenlerle; karşı yanın ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 211.460,00 TL (asıl alacak) faturaya dayalı bakiye alacak üzerinden iptaline, itirazın iptaline karar verilen kısmın %20'sinden aşağı olmamak üzere karşı yan aleyhine icra inkar tazminatına, yargılama gider ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı şirket, müvekkili şirketin faturadan kaynaklanan borcunu ödemediği iddiası ile ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davacı tarafından başlatılmış olan haksız icra takibinde, taraflarınca borca itiraz etme zarureti hasıl olduğunu, itiraz sonucu takibin durması ile davacı şirket itirazın iptali davası açtığını ve müvekkilinin fatura edilen iş sağlığı ve güvenliği ödemelerini ifa etmediğini iddia ettiğini, işbu itirazın iptali davası, usule ve yasaya aykırı olduğundan davanın reddini talep ettiğini, davalı müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkili inşaat alanında faaliyet gösteren ve ödemelerini düzenli şekilde yapan saygın bir şirket olduğunu, ayrıca İİK. Madde 67 uyarınca ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. '' denildiğini, alacağın varlığının ispat yükünün davacı yana düştüğünü, öyle ki fatura tek başına borç doğurmayacağını, iş sağlığı ve güvenliği hizmetinin tam ve eksiksiz şekilde verildiği davacı şirket tarafından ispatlanmasını, müvekkili temerrüde düşmediğinden işlemiş faiz talep edilmesi mümkün olmadığını, nitekim davacı tarafça sunulan faturada vade tarihi belirtilmediğini, birçok kez talepte bulunulduğunun iddia edilmesi temerrüt için yeterli bir koşul olmadığını, kaldı ki talepte bulunduklarına dair herhangi bir delil dahi sunamadıklarını, sunmalarının da mümkün olmadığını, bu sebeple şayet -faizi ve alacağı kabul anlamına gelmemek kaydıyla- işlemiş faiz talep edilecekse dahi icra takibinin açıldığı tarihten itibaren edilebileceğini, bu nedenle icra takibindeki işlemiş faiz talebinin şartlarının oluşmadığını, davacı tarafça talep edilen faizden dahi görülmektedir ki davacı kötü niyetle alacak talebinde bulunduğunu, davalı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, ayrıca icra inkar tazminatı için gerekli koşullar somut olayda oluşmadığını, bu nedenle davacı şirketin icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini, icra takibine yapılan itirazımızı tekrarla davacı yana herhangi bir borcumuzun bulunmadığını tekrar etme gereği hasıl olduğunu, aksini iddia eden ve iddiasından menfaat elde edecek davacı yanın alacağı ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığından takibe, borca, ödeme emrine, imzaya, faiz oranına ve işlemiş faize, faturalara ve tüm ferilere itiraz ederek davanın reddini, izah edilen ve mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Davalı vekili 24.03.2026 tarihli dilekçesi ile: Davacı şirket tarafından davadan ve ... Esas sayılı dosyasına konu alacaktan ferileriyle birlikte feragat edilmesi halinde taraflarınca yargılama gideri, vekalet ücreti ve kötüniyet tazminatı talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 25.03.2026 tarihli dilekçesi ile: Davalı yan feragat halinde vekalet ücreti, yargılama gideri, kötüniyet tazminatı talebi bulunmadığını belirtmiş olup, dosyanın bilirkişiye teslim edilmemesini, feragat ettiklerini ve duruşma günü beklenmeksizin feragat ile dosya hakkında karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin dosyada mevcut usulüne uygun ...Noterliğince düzenlenmiş vekaletnamesinde feragat yetkisinin olduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı, davacının vaki feragati birlikte değerlendirildiğinde;HMK'nun 307. maddesi uyarınca davadan feragat; davacının, talep sonucundan kısmen ve tamamen vazgeçmesi olup aynı yasanın 311. maddesi gereği kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu nedenlerle, HMK 307 ve devamı maddeleri gereğince davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, Alınması gereken 732,00TL harctan peşin alınan 2.475,72TL harcın mahsubu ile fazla alınan 1.743,72TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Talep bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, Tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/03/2026

... ¸[e-imzalıdır]

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/34, K. 2026/222, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-34-e-2026-222-k-89ccc7877100