İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/296 E. 2026/339 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/296
Karar No
2026/339
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/296 Esas KARAR NO : 2026/339 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 26/03/2026 KARAR TARİHİ : 15/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Çoğunluk hissedarı olduğu ve--------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün --------- sicil numarasında kayıtlı -------- Şirketi'nin davalı kurum tarafından 24.09.2013 tarihinde resen terkin edildiğini, ------- ve --------- kayıtlarının celbini, davalı tarafından resen terkin edilen şirket adına -------- plakalı ------- marka, ------- model, --------- şase nolu aracın kayıtlı olduğunu, söz konusu araç üzerinde bazı hacizlerin bulunduğunu, haciz konusu borçlar ödendiği halde aracın resen terkin edilen şirket adına kayıtlı olduğu için kullanılamadığı gibi muayenesinin de yapılamadığını, --------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün --------- sicil numarasında kayıtlıyken resen terkin edilen --------- Şirketi'nin TTK 643. Ve TTK 547. Maddeleri gereğince ek tasfiye için geçici olarak yeniden tesciline, ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına ve söz konusu kararın tescil ve ilanına, yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK m. 32 ve ticaret sicili yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığından “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını beyan etmiştir. Dava, hukuki niteliği itibarıyla --------- Ticaret Sicil Müdürlüğünden tasfiyesi sonlandırılarak sicilden terkin edilen şirketin --------- plakalı aracının ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydı ile TTK 547. maddesi uyarınca ek tasfiyesi için ihyası istemine ilişkindir. Yöntemine uygun duruşma açılmış taraf kanıtları toplanmıştır. Tarafların aktif ve pasif ehliyetleri denetlenerek uyuşmazlık noktaları resen belirlenerek sonuca gidilmiştir. İhyası istenilen dava dışı şirketin celbedilen sicil kayıtlarının incelenmesinde; 25/09/2013 tarihinde sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK 547'nci maddesi; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " hükmünü ihtiva etmektedir. Ek tasfiye geçici bir önlemdir. Ek tasfiye ile yeni bir hukuki durum meydana getirilmemektedir. Tasfiyede yapılması gereken bazı işlemler bakımından ek tasfiyeye gereksinme duyulabilir. Bunlar sınırsız sayıda olup, yasanın gerekçesinde örnek kabilinden belirtilmiştir. Söz gelimi; bazı aktifler dağıtım dışı kalmışsa mal varlığının dağıtımı esnasında ilgili yasal hükümlere uyulmamışsa, organlara sorumluluk davası açılacaksa ek tasfiye gereklidir. Şirket tasfiyesinin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olması halinde son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeden bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar, şirketin ihyası, yani yeniden tescilini isteyebilirler. Toplanan tüm dosya kapsamı ve delillerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda; eldeki davada ihyası istenilen şirket adına kayıtlı aracın bulunduğu, davayı açmakta davacının hukuki yararının bulunduğu, bu nedenle ihyası istenen şirket adına kayıtlı aracın tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak TTK 547. maddesi uyarınca işlemler sonuçlanıncaya kadar Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden tesciline, şirketin ek tasfiyesi için Ticaret Sicili'ne tesciline, bu işlemleri yapması için davacının tasfiye memuru olarak atanmasına, eldeki davada davalı ... sicil müdürlüğü yasal hasım olup, ihyası istenen şirketin tasfiyesinin yasal hükümlere uyulmayarak usulsüz olarak terkin edildiği, dolayısıyla iş bu davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediği anlaşıldığından yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılarak yasal hasım konumunda bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1. Davacının davasının KABULÜNE, ...nün ---------- sicil numarasında kayıtlı iken resen terkin edilen --------- ŞİRKETİ'nin, münhasıran şirket adına kayıtlı ---------- plakalı aracın tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla (ek tasfiye amacıyla) İHYASINA, . Kararın ...nce tescil ve ilan edilmesine, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince şirketin eski yetkilisi ve yetkili ortağı olan davacı ...'nın şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, Karar kesinleştiğinde gerekçeli karar örneğinin---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne gönderilmesine, 2. 7511 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile değişik TTK Geçici 7/15 maddesi uyarınca, davalı Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan ve aleyhine masraf hükmedilemeyeceğinden, davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3-Harçlar Yasasına göre alınması gereken karar ve ilam harcı başlangıçta peşin alındığından başkaca alınmasına yer olmadığına, 4-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı asilin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 15/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/296, K. 2026/339, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-296-e-2026-339-k-6e638754fc4e