İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/276 E. 2026/307 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/276
- Karar No
- 2026/307
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/381 Esas KARAR NO :2026/222
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:07/06/2024 KARAR TARİHİ:09/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; 29/11/2022 tarihinde davalı yanca ZMM sigortasıyla sigortalı bulunan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... ili ... ilçesi ... mevkii istikametinden ... istikametine doğru seyir alırken ...'nın8+550 km'sine geldiği esnada sola doğru virajı alamayıp direksiyon hakimiyetini kaybedip yolun sağındaki boş tarlaya savrulup takla atıp yan vaziyette durması ile sonuçlanan kazada araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, buna ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/... sayılı soruşturma dosyasının açıldığını, işbu kaza nedeniyle müvekkilinin sağlığında bozulmalar meydana geldiğini ve hayatının maddi manevi olumsuz etkilendiğini, taraflarınca 17/01/2024 tarihinde davalı yana kep başvurusunda bulunsalar da zararın karşılanmadığını iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; 10,00,00-TL kalıcı işgöremezlik tazminatının kaza tarihinden yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davacı Vekilinin 07/11/2025 Tarihli Islah Dilekçesinde Özetle; Mahkememiz dosyası kapsamında alınan rapor ile müvekkilinin geçici iş göremezlik süresinin 3 hafta olduğunun belirlendiğini, müvekkiline herhangi bir kurum ya da davalı tarafından ödeme yapılmadığını, bu nedenle 3 hafta geçici iş göremezlik süresine denk gelen tazminatın 4.125,26-TL olduğunu, tüm bu nedenlerle rapor doğrultusunda taleplerinin 4.125,26-TL olduğunu beyan etmiş ve tam ıslah ile sadece geçici iş göremezlik talebini dava konusu etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının müvekkiline eksik evrakla başvuru yaptığından ve müvekkili temerrüte düşmediğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, diğer yandan kabul anlamına gelmemekle müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kaza tarihinde poliçedeki kişi başı sakatlık ve ölüm teminatının kişi başına 500.000,00-TL olduğunu ve manevi tazminatın poliçe dışında olduğunu, yine kabul anlamına gelmemekle müvekkilinin hatır taşıması yaptığının kabulü ile tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini iddia ederek; davanın reddini, davanın sigortalı araç sürücüsüne ihbarını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci İhtisas Dairesi'nin 17/06/2025 Tarihli Ek Özetle; "Mevcut belgelere göre ... kızı, 30.06.1981 doğumlu ... ...’nın 29.11.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı" görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -... Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/... sayılı soruşturma dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; davalıya başvuru evrakları, kaza tespit tutanağı, hastane evrakları, -Davalı vekili tarafından sunulan; ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Katılım Sıgorta Polıçesı sureti ve ilgili diğer evraklar -... Hastanesi'nden gelen davacıya ait evrakları içerir müzekkere cevabı -... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden gelen davacıya ait evrakları içerir müzekkere cevabı -Adli Tıp Kurumu raporu -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı kalıcı iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin iken tam ıslah ile geçici iş göremezlik talebine dönüştürülmüştür. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54 de özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (Fikret E., Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713). Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 17. H.D. 2016/10015 Esas 2019/4332 Karar Sayılı Emsal İlamı) Sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Davacının 29/11/2022 tarihinde yolcu konumunda iken davalı sigortacı nezdinde sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle tek taraflı, yaralamalı trafik kazası gerçekleşmiş ve davacı yaralanmıştır. Mahkememizce Adli Tıp Kurumu'ndan erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliğine uygun olarak aldırılan maluliyet raporu ile, %0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği görüymüş, davacı dava dilekçesini tam ıslah suretiyle sadece geçici iş göremezlik talebinde bulunmuştur. Aracın tek taraflı kaza geçirmesi itibariyle davacı yolcunun bir kusurunun bulunmadığı, emniyet kemerinin takılı olmadığına dair kaza tespit tutanağında tespite yer verilmediği, dolayısıyla davacının müterafik kusurunun da bulunmadığı, poliçe tarihini kapsayan kazadan sigortacının tazmin sorumluluğu doğacağı anlaşılmıştır. Davacının asgari ücret verisine dayalı geliri karşısında kaza tarihinde %100 malul gibi 3 hafta için geçici iş göremezlik miktarının resen hesaplanabilmesi mümkün görülmüş, usul ekonomisi gereği rapor alınmasına yer olmadığına kanaat edilmiştir. Kaza tarihini kapsayan 2022 yılı ilk dönemi itibariyle aylık net asgari ücret 5.500,35 TL olup bu miktarın 3/4ü 4.125,26 TL'ye tekabül etmektedir. Davacının da tam ıslahı bu miktar kadar olduğundan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, başvuru tarihine göre temerrüt tarihi belirlenmiş, tacirin borçlarının ticari olması esas olduğundan avans faizine hükmedilmiştir. Dosyaya celp edilen soruşturma ifadelerine göre, sürücü ve yolcular arasında akrabalık bulunudğu, yakın akrabalar arası taşımanın ahlaki bir görevin ifası olduğu gözetilmekle hatır taşıması indirimi yapılmamış, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kabulü ile 4.125,26-TL geçici iş göremezlik tazminatının, 30/01/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harçtan 427,60-TL peşin harç ve 187,80-TL ıslah harcı toplamı 615,40-TL harcın düşümü ile eksik kalan 116,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç ve 187,80-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.043,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, ATK ücreti olmak üzere toplam 5.962,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 4.125,26-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/03/2026 Katip ... Hakim ... e-imza e-imza