İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/268 E. 2026/308 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/268
Karar No
2026/308
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/268 KARAR NO:2026/308

DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 27/03/2026 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan dosya incelemesi neticesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ..... sicil numarası ile kayıtlı olup, çok uzun yıllardır faaliyetini sürdürmekte olduğunu, şirketin, kuruluşundan itibaren ticari faaliyetlerini mevzuata uygun şekilde yürütmüş, zorunlu defterlerini usulüne uygun olarak tutmuş olduğunu, ancak müvekkili şirkete ait pay defterinin, tüm dikkat ve özen yükümlülüğüne rağmen .... Mah. ...... .... Cad. ..... Sk. No:... .../..... adresinden ..... Mah. ..... Sk. .... No:... İç Kapı No:... ..../.... adresine şirket taşınırken kaybolduğu kanaatinde olduklarını, müvekkili şirkete ait pay defterinin kaybolduğunun 23/03/2026 tarihinde fark edilmiş olduğunu, pay defterinin kaybolma sonucu zayi olduğunu, söz konusu olayın, şirketin iradesi dışında gerçekleşmiş olup, gerekli tüm araştırmalara rağmen pay defterine ulaşılamamış olduğunu, pay defterinin, gerek anonim şirketlerde gerek limited şirketlerde ortaklık yapısının, pay devirlerinin ve pay sahipliğine ilişkin kayıtların tutulduğu, şirketin en önemli ticari defterlerinden biri olduğunu, bu defterin yokluğunun, şirketin pay sahipliği yapısının ispatını güçleştirmekte ve hukuki işlemlerin sağlıklı yürütülmesini imkansız hale getirmekte olduğunu, müvekkili şirketin pay defterinin zayi olmasının, tamamen iradesi dışında gerçekleşmiş olup, şirketin kusurundan kaynaklanmadığını, ayrıca şirketin ortaklık yapısının, ticaret sicil kayıtları, genel kurul kararları, pay devir sözleşmeleri ve diğer belgelerle yeniden oluşturulabilecek durumda olduğunu, pay defterinin zayi olduğunun tespitinin ve iptalinin hüküm altına alınmaması halinde müvekkili şirketin ortaklık yapısının tespitinin, pay devri işlemlerinin, genel kurul süreçlerirnin ve üçüncü kişilerle olan ilişkilerinin ciddi şekilde zarar görecek olduğunu beyanla; müvekkili şirkete ait pay defterinin zayi olduğunun tespitine, zayi olan pay defterinin iptaline, müvekkili şirkete yeni pay defteri oluşturulması hususunda izin verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TTK'nun 82/7 maddesine istinaden açılmış zayi belgesi istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Kanunun 82/7. Maddesinde bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği belirtilmektedir. Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziya uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. İleri sürülen mücbir sebebin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması, başka bir deyişle davacının iradesi dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması gerekmektedir. Davacı vekili her ne kadar mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile müvekkili şirkete ait pay defterinin şirketin taşınması esnasında kaybolması nedeniyle zayi olduğundan bahisle huzurdaki davayı açmış ise de; tacir olan davacının talebe konu defteri güvenli bir şekilde muhafaza etmesi gerektiği, basiretli bir tacirin bu dikkat ve özeni göstermesi gerektiği, nedeni ne olursa olsun defterlerin güvenli bir yerde güvenli bir şekilde muhafaza edilmemesi nedeni ile davacının özen görevini yerine getirmediği, bu yönde gereken duyarlılığı göstermediği ve kusurlu olduğu, zayi olayının davacının gerekli tüm dikkat ve özeni göstermesine rağmen kendi iradesi dışında bir mücbir sebepten kaynaklanması gerektiği, ne var ki işbu dosya kapsamında davacının şirketin taşınması sırasında kaybolduğu kanaatinde olduklarına ilişkin beyanı nazara alındığında bu şartın gerçekleşmemiş olduğu, zayi olayının ne suretle meydana geldiğinin dahi tespit edilememesi durumunda davacının gerekli dikkate ve özeni göstertip göstermediğinin tespitinin mümkün olmadığı kanaati ile sübut bulmayan davanın reddine dair karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı tarafından açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta yeniden harç alınmasına yer OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/03/2026

Katip ..... Hakim ......

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/268, K. 2026/308, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-268-e-2026-308-k-3cf3a25c695d