İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/201 E. 2026/237 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/201
Karar No
2026/237
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/201 Esas KARAR NO : 2026/237 DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 02/03/2026 KARAR TARİHİ : 31/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı şekilde ortaklıktan çıkarılması ve müdürlük görevinin sonlandırılmasına ilişkin 10/11/2025 tarihli genel kurul kararının iptali istemiyle --------- Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, mahkemece verilen 23/02/2026 tarihli ara kararı ile "davalı şirketin iş bu davada yasal organları eliyle temsil edilemeyeceğinden Türk Medeni Kanununun 426/2 maddesi uyarınca davalı---------- Şirketini temsil etmek üzere bir temsil kayyımı atanması" için taraflarına 1 haftalık kesin süre verildiğini, verilen süre içerisinde huzurdaki dava dosyasının açıldığını, müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve 18/02/2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi uyarınca diğer müdür ile birlikte müşterek temsil yetkisine sahip olduğunu, ---------- Esas sayılı dosyasına konu genel kurul kararının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine, şirket esas sözleşmesine ve TMK m.2'de düzenlenen dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğunu, müvekkilinin ortaklıktan çıkarılması ve müdürlük görevine son verilmesi suretiyle şirket yönetimi tek taraflı olarak diğer ortakların kontrolüne bırakıldığını, bu durumun şirket yönetimini objektifliğini yitirmesine ve müvekkilinin haklarının tamamen yok edilmesine yönelik haksız bir eylem niteliğinde olduğunu, davalı şirketin temsili bakımından somut olayda açık bir menfaat çatışması bulunduğunu, şirketin temsil ve ilzamı müşterek imza ile mümkün olup, davalı şirket adına derdest dava dosyasına sunulan vekaletname de müvekkili ile diğer ortak tarafından müştereken düzenlendiğini, ancak derdest davanın müvekkilinin bizzat taraf olduğu ve şirket organlarının işlemlerinin hukuka uygunluğunun denetlendiği bir dava olduğunu, şirket müdürleri ile şirket arasında dava konusu işlem bakımından doğrudan bir çıkar çatışması bulunduğundan şirketin mevcut yasal organları eliyle temsil edilmesinin hukuken mümkün olmadığını beyan ederek Türk Medeni Kanununun 426/2 maddesi uyarınca davalı şirket ile organları arasındaki açık menfaat çatışması nedeniyle davalı şirketi temsil etmek üzere bir temsil kayyımı atanmasını, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalı şirkete temsil kayyımı atanmasına ilişkindir. Şirkete temsil kayyımı atanması TMK da düzenlenmiş olup, halin gereği bunu zorunlu kılıyorsa mahkemece ticari şirketlere de kayyım atanabilir. Davalı şirket ile ilgili Ticaret Sicil bilgileri mahkememizce çıkarılmış olup, şirketin 3 hissedarı vardır. Bunlar ---------, --------- ve --------.--------- Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada şirketin yöneticisi olan ortak. şirket aleyhine dava açtığından, o dava yönünden şirket menfaatiyle davacının menfaati çatışmaktadır, zaten bu sebeple şirkete kayyım atanması için davacıya mehil verilmiştir. Mehile yönelik mahkeme kararı, ticaret sicil bilgileri, şirket yetkili bilgileri ve vekaletleri nazara alındığında;Atanacak kayyumun yetkileri sadece --------- Esas sayılı dosyası ile sınırlı olacak ve bu dosya yönünden şirketi temsil edecektir. Mahkememizce gerek -------- Asliye Ticaret Mahkemesinin dosya kapsamı nazara alındığında; atanacak kayyımın dava kayyımı olacağı, sadece davada şirketi temsil edeceği ancak şirketi de davada temsil edebilmesi için kendisinin hukuki bilgiye sahip ve tarafsız bir kişi olması gerektiği; şirketin ortakları arasında mevcut bir anlaşmazlığın bulunduğu; bunun açıkça belli olduğu nazara alınarak, ortaklardan birinin şirkete bu dava yönünden kayyım atanmasında sakınca olduğu, kayyımın hukuk bilgisine sahip ve özellikle şirketler hukuku alanında bilgi sahibi olan kişiler arasından mahkememizce seçilmesi gerektiği, --------- esas sayılı dava dosyasının duruşma tarihi nazara alınarak; ---------- kayyım atanmasında fayda görülmüş, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜNE, -------- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ----------- sicil numarasıyla kayıtlı bulunan --------- ŞİRKETİ'ne; ---------- Esas sayılı dosyasındaki davayla sınırlı olarak ve bu dava dosyasında bu şirketi temsil etmek üzere; --------- DAVA KAYYIMI ATANMASINA, Kayyıma bu davayla ilgili olarak bir defaya mahsus 45.000,00 TL ücret taktirine, ücretin sonradan haksız çıkacak taraf üzerinde bırakılmak üzere şimdilik davacının karşılamasına, Davacı ücreti karşıladığında kayyımın göreve usulünce mahkememizce başlatılmasına, Dava maktu harca tabi bulunduğundan maktu harçta yatırılmış olduğundan yeniden harç alınmasına mahal olmadığına, Tamamı davacı tarafça karşılanan 732,00 TL peşin karar harcı ve 732,00 TL başvuru harcı toplamı ile 282,90 TL davetiye gideri toplamı 1.746,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde bakiye gider avansının davacıya iadesine, Karar tarihindeki AAÜT gereğince 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Dair karar, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde---------Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 31/03/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/201, K. 2026/237, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2026-201-e-2026-237-k-1cd52c95e6e3