İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/160 E. 2026/121 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/160
- Karar No
- 2026/121
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/160 Esas KARAR NO :2026/121
DAVA:Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ:19/02/2026 KARAR TARİHİ:20/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ticari faaliyetleri kapsamında aşağıda bilgileri belirtilen çekleri usulüne uygun şekilde iktisap etmiş olduğunu, çekler üzerinde hamillik sıfatının kesintisiz biçimde müvekkiline ait olduğunu, ancak söz konusu çeklerin, müvekkilinin iradesi ve bilgisi dışında zilyetlik alanından çıktığını, bu nedenle çeklerin fiilen ve hukuken tasarruf edilemez hale geldiğini, ödeme tarihi hayli yakın olan çeklere ilişkin ödeme yapılması ya da karşılıksız işlemi tesis edilmesi riski bulunduğunu, böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde müvekkili şirketin telafisi güç ve hatta imkânsız zararlara maruz kalacağını, çek hukukunun sıkı şekil ve ibraz kuralları dikkate alındığında, ödeme yasağı kararı verilmemesi halinde doğacak zararların sonradan giderilmesi son derece güç olacağını, müvekkili şirketin lehtarı ve son yetkili hamili olduğunu, ... Limited Şirketi tarafından keşide edilen ... A.Ş. ... Şubesine ait ... numaralı, 20.02.2026 tarihli, 810.000 TL bedelli çek ,... tarafından keşide edilen, ... A.Ş. ... /... Şubesine ait, ... numaralı, 24.02.2026 tarihli, 688.300 TL bedelli çek, ... Limited Şirketi tarafından keşide edilen ... ... /İstanbul Şubesine ait ... numaralı, 23.02.2026 tarihli, 810.000 TL bedelli çekin zayi olduğunun tespitine karar verilmesini, çeklerin bankaya ibrazının, ödenmesinin ve karşılıksız işlemi yapılmasının tedbiren yasaklanmasına karar verilmesini,ödeme yasağı kararının ilgili bankalara ivedilikle müzekkere ile bildirilmesine karar verilmesini, yargılama sonunda ödeme yasağının kesinleştirilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, kaybolan çekler hakkında zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. Kıymetli evrakın ziyaı ve iptali TTK'nun 651 ve 652. maddelerinde düzenlenmiştir. Yasa hükümlerine göre kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir. İptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir veya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir. Yargıtay içtihatlarına göre yiten, yırtılan, okunamayacak kadar tahrip olan, elden her hangi bir şekilde çıkan senetler zayi kavramı içinde değerlendirilir. Senedin kimin elinde olduğu biliniyorsa o kişiye karşı istirdat davası açılması gerekir. Senedin kimin elinde olduğu bilinmiyorsa senedin iptali davası açılması gerekir. TTK md. 757 hükmü “İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.” şeklindedir. Bu hükme göre çek iptali davalarında yetkili mahkeme ödeme yeri veya hamilin yerleşim yeri mahkemesidir. Yargıtay 5. HD’nin 2021/11037 Esas ve 2021/13519 Karar sayılı ilamında da “6102 sayılı TTK'nın 757. maddesinde iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişinin, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten men edilmesini isteyebileceği hükme bağlanmıştır. Anılan düzenleme aynı Yasa'nın 818. maddesi uyarınca çek iptali taleplerinde de uygulanacaktır.” şeklinde yetkili mahkemenin belirlenmesinde karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle; TTK md. 757’ye göre ödeme yeri mahkememiz yetki sınırlarında bulunmadığından, yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunun tespiti ile yetkisizlik kararı verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Mahkememizin yetkisizliği sebebiyle davanın usulden reddine, yetkili mahkemenin İSTANBUL BAKIRKÖY ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİ olduğunun tespitine, 2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın yetkili İSTANBUL BAKIRKÖY ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİ'ne gönderilmesine, 3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekâlet ücretinin görevli ve yetkili mahkemece nazara alınmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere karar verildi. 20/02/2026
Katip ...
Hakim ...