İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/930 E. 2025/837 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/930
Karar No
2025/837
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/930 Esas KARAR NO : 2025/837 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 12/12/2024 KARAR TARİHİ: 24/09/2025 Mahkememizde görülen Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; 24.03.2024 tarihinde davalı sigorta şirketi sigortalısı ... T.C. kimlik no.lu diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka nolu araç ile müvekkili ... sevk ve idaresindeki ... plaka no.lu araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kolluk tarafından tanzim edilen aynı tarihli kaza tespit tutanağıyla davalı gerçek kişinin asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü ve işleteni davalı ..., aracının zorunlu mali mesuliyet sigortasını yapan şirket ise diğer davalı ... SİGORTA A.Ş. olduğunu, aracın sürücü ve işleteni olan davalı ..., aracını sigortalattığı (ZMMS) diğer davalı sigorta şirketi ile beraberce dava konusu zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, 6102 s. Türk Ticaret Kanunu m.4/1-a gereği, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalar olduğunu, aynı kanun m.5/1'de ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğu hüküm altına alındığını, trafik kazası nedeniyle aracın sürücüsü, sahibi ve işleteni veya bunların külli halefleri ile birlikte aracı sigortalayan sigorta şirketine birlikte dava açılacaksa, tüm sorumlular hakkında asliye ticaret mahkemesinde tazminat davası açılması gerektiğini, İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresi, izmir ilinin mülki sınırları olarak belirlendiğini, hasar onarım bedeli yönünden sigorta şirketine kaza sonrası müvekkili tarafından başvurulduğunu, değer kaybı yönünden ise yapılan 16.09.2024 tarihli başvuru sigorta şirketi tarafından "hasar onarım tazminatının ödendiği, değer kaybı talebinin ise sigorta poliçesi limiti kalmaması sebebiyle ödenemediği gerekçesiyle reddedildiğini, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldıysa da başvuru anlaşmama şeklinde sonuçlanmış olup 21.11.2024 tarihli son tutanakla arabuluculuk dosyası kapatıldığını, 02.10.2024 tarih ... dosya no.lu Oto Mecburi Mali Mesuliyet Ekspertiz Raporuna göre müvekkiline ait araçtaki hasar bedeli 197.233,23 TL, işçilik bedeli ise 37.500,- TL olarak hesaplandığını, araca takılan parçaların onarım bedeli olarak hesap edilen tutar hiçbir suretle gerçeği yansıtmadığını, müvekkili, parça bedellerini kendisi ödediğini, davalı sigorta şirketinin müvekkiline yapmış olduğu 104.066,36 TL'lik tutar, hesap edilen parça bedelini karşılamadığı gibi, bu tutarın poliçe teminat limitini doldurmuş olması da mümkün olmadığını, buna göre, araca takılan parçaların bilirkişilerce incelenerek piyasa rayiçlerinin hesap edilmesi ve bu tutarın davalılardan müşterek ve müteselsilen tazmini gerektiğini, arabuluculuk görüşmeleri sırasında, davalı sigorta şirketi yalnızca eksik hasar bedeline ilişkin ödeme yapmış olup araçta değer kaybı bulunmadığını beyan ederek bu taleplerini kabul etmediklerini, müvekkilinin aracında piyasa rayiçlerine göre oldukça yüksek bir değer düşüklüğü meydana gelmiş olup davalılar bu zararı karşılamakla yükümlü olduğunu; bunun da yine bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini, ikame araç bedeli (araç mahrumiyet bedeli) hesaplanırken belge sunulması gerekmediğini, bilirkişi raporu ile ikame araç bedelinin ne olacağının hesaplanması ve buna göre hüküm kurulması gerektiğini, davacı müvekkili, kazanın gerçekleştiği 24.03.2024 tarihinden 08.10.2024 tarihine kadar toplamda 199 gün araç mahrumiyeti yaşamış olup bu süre için ikame araç bedelinin hesaplatılarak tespitinin bilirkişi marifetiyle yapılması talep olunduğunu, kaza esnasında müvekkilinin nişanlısı olan ve daha sonradan evlenen ..., gerçekleşen kaza sonucunda yaralanmış ve bu yaralanma sebebiyle Bergama Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını, soruşturma sonucu uzlaşma sağlanamadığından, davalı gerçek kişi hakkında kamu davası yürütüleceğini, müvekkili, kazanın gerçekleştiği tarihte o tarihteki nişanlısı ve şu anki eşiyle düğün hazırlıkları yapmakta olup gerçekleşen kaza sebebiyle bütün planlarını ertelemek, müvekkilinin eşinin iyileşmesini beklemek zorunda kaldığını, müvekkili, kaza sırasından ve sonrasında eşinin bütün ihtiyaçlarıyla alakadar olmuş, bir yandan da oldukça uzun süren tamir süresi boyunca sayısız oto parçacı ve ustayla muhatap olmak zorunda kalarak manen zarar gördüğünü, 6 aydan fazla süre araçsız kalan ve diğer yandan evlenme arefesindeki eşinin tedavisiyle ilgilenmek zorunda kalan müvekkilininde meydana gelen manevi zararın telafi edilmesi mümkün olmasa da bir nebze dahi olsa hafifletilebilmesi amacıyla manevi tazminat talebinde bulunulduğunu, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararları sonrası, ZMMS genel şartlarında yer almadığı gerekçesi ile davalı sigorta şirketinin sorumluluk daraltmasına gidemeyeceğini, sigortalısı kusurlu sürücü gibi TBK ve KTK hükümleri uyarınca aynı kapsamda müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağını, davanın kabulüne, davalı ...'nun üzerine kayıtlı ... plaka no.lu araç üzerine, aracın mülkiyetinin değişmiş olması halinde banka hesaplarına ve taşınmaz(lar)ına müddeabih tutarında (50.300,- TL) ihtiyati haciz koyulmasına, fazlaya ilişkin talep, dava ve takip hakkı saklı kalmak ve alacağın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere trafik kazasından kaynaklı [belirsiz alacak] Hasar onarım (bakiye parça) bedeli için 100,- TL, araç değer kaybı tazminatı için şimdilik 100,- TL toplam 200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. maddesinde “Genel yetkili Mahkeme; davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” şeklinde düzenleme yapıldığını, davada "Yetkili Mahkeme”, müvekkil sigorta şirketinin yerleşim yerinin İstanbul olması sebebiyle HMK m.6/1 gereği İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından poliçe ve teminat limitinden doğan sorumluluk yerine getirildiğini, yapılan ödemeler neticesinde teminat limiti tükenmiş olduğundan davanın esastan reddi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen 24.03.2024 tarihinde kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı araç, müvekkili şirkete 16.01.2024 - 16.01.2025 vadeli, ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe kapsamında araç başına maddi tazminat limiti 2000.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigortacı şirket, üçüncü kişilerin uğramış olduğu zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, müvekkili şirket tarafından eksper raporuna davacıya 08.10.2024 tarihinde 104.066,36-TL, servis ve tedarikçilere 08.10.2024 tarihinde 91.339,05 -TL, 3.441,99-TL ve 1.152,60-TL araç hasarı ödemesi olmak üzere toplam 200.000-TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemeler neticesinde poliçe teminat limitinin tamamı tükenmiş olduğundan herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, davanın esastan reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin meydana gelen zarardan sorumluluğu ancak sigortalının kusuru kadar olduğunu, kazada ise kazaya ilişkin kusur oranları belirlenmediğini, kaza tespit tutanağı konusunda uzman kişiler tarafından tutulmamış olup bu tutanak uyarınca belirlenen kusur oranları kabul edilemeyeceğini, meydana gelen kazada davacı araç sürücüsü hız kurallarına riayet etmeyip dikkatsiz ve özensiz seyri sırasında sigortalı araca çarparak işbu kazaya kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur. Mahkememizin ... esas sayılı dosyasının 24/09/2025 tarihli duruşmasının 8 nolu ara kararı gereğince "...Davalılardan ... Sigorta yönünden poliçe teminatı dahilinde ödeme yapılmış olduğundan ve bu itibarla dava özü itibari ile limitin tükenmesinin müeyyidelerine tâbi olacağından olduğundan iş bu davalı açısından evrakın tefriki ile neticeten evrakın tefrik edilerek tefriken poliçe limiti tükenmesi, kalan teminat miktarı yokluğu sebepli davanın reddine, dair karar yazılmasına" karar verildiği, dosya davalı ... Sigorta yönünden tefriki ile mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT: Mahkememizce deliller toplanmış, davalı sigorta şirketinden sigorta poliçesi ve hasar dosyası, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden sigorta ve hasar bilgileri, kazaya karışan araçlara ilişkin tescil bilgileri dosya içerisine celp edilmiştir. Dava; zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı olarak değer kaybı tazminatı talebine yönelik yapılan tazminat talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda davacı taraf, 24.03.2024 tarihinde meydana gelen kaza sonucu ... plakalı aracın hasara uğradığını iddia ederek, ... plakalı aracın 16.01.2024-16.01.2025 vadeli, ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine istinaden şimdilik 100-TL hasar bedeli ve 100-TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 200-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği anlaşılmış olup, Olası bir kazada, zorunlu trafik sigortasının limiti aşıldığında, limitsiz İMM sigortası poliçe kapsamındaki diğer tüm masrafları öder. Bu sayede, kazadan doğan üçüncü şahısların maddi ve manevi zararları limitsiz İMM teminatı ile güvence altına alınmış olur, şöyle ki dosya içerisinde bulunan sigorta poliçesinin incelenmesinde; 16.01.2024-16.01.2025 vadeli, ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe kapsamında araç başına maddi tazminat limiti 2000.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davalı şirket tarafından eksper raporuna davacıya 08.10.2024 tarihinde 104.066,36-TL, servis ve tedarikçilere 08.10.2024 tarihinde 91.339,05 -TL, 3.441,99-TL ve 1.152,60-TL araç hasarı ödemesi olmak üzere toplam 200.000-TL ödeme yapıldığı, kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limiti 200.000,00-TL olup yapılan/yapılacak ödemeler ile limit dolmuş olduğu; Buna rağmen sorumluluğunun devam ettiği düşünülse dahi,

Mahkememizce yapılan yargılamada toplanan deliller ve tüm dosya kapsamında; Başvuruya konu kazada yukarıda yapılan değerlendirmede 16.01.2024-16.01.2025 vadeli, ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından teminat altına alındığı, kaza tarihi 24/03/2024 olup ZMSS poliçesi teminat tarihleri arasında olduğu ve mevcut poliçeye istinaden davalı sigorta şirketinin kusur nispetince halefiyet ilkesi gereği sorumluluğu bulunmadığı tespit edilmiş, davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce sigorta şirketi yönünden poliçe teminatı dahilinde 200.000,00-TL hasar tazminatı davacı tarafı ödeme yapılmış olduğundan ve bu itibarla dava özü itibari ile limitin tükenmesinin müeyyidelerine tâbi olacağından olduğundan, poliçe limiti tükenmesi, kalan teminat miktarı yokluğu sebepli davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Alınması lazım gelen 615,40 TL başvurma harç ve 615,40 TL peşin harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-Taraflar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-Davalının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre takdir ve tayin edilen 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücretinin mahkememizin ... esas sayılı dosyasında değerlendirilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde arabuluculuk ücretinin de tahsilini müteakip bilgi mahiyetli olarak kararın mahkememizin tefrik öncesi esası olan ... E. Sayılı dosyasına gönderilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere tensiben verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/09/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/930, K. 2025/837, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-930-e-2025-837-k-64c7a90796f1