İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/927 E. 2025/1021 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/927
- Karar No
- 2025/1021
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/927 Esas KARAR NO : 2025/1021
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/09/2025 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/12/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı tarafa kumaş satımı yapılmakta ve müvekkili ile davalı arasında işbu kumaş alım satımından kaynaklı uzun süredir devam eden ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki döviz üzerinden kurulmuş olup bu nedenle müvekkilinin kur farkı alacağı oluştuğunu, işbu faturaların ve tarafların ticari defterleri de incelendiğinde müvekkilinin alacağının sabit olduğu açıkça görüleceğini, davalı yana söz konusu alacak nedeniyle birçok kez ödeme yapılması talebinde bulunulmuşsa da davalı tarafça müvekkilinin işbu talepleri cevapsız bırakıldığını, herhangi bir ödeme yapıldığını ve takip konusu olan 8.186,18 USD'lik alacak söz konusu olduğunu, işbu alacak nedeniyle, taraflarınca İstanbul ..... İcra Dairesi .... E.sayılı dosya kapsamında icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu icra takibine yetki itirazında bulunması üzerine dosya Büyükçekmece İcra Dairesi .... E.sayılı dosyası ile devam ettiğini, işbu dosyadan Örnek No:7 Ödeme Emri davalı tarafa 19/09/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu beyan ederek Büyükçekmece İcra Dairesi ..... E. sayılı dosya kapsamında yapılan itirazın iptali ile bakiye alacakları üzerinden takibin devamına karar verilmesini, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı hasebiyle müvekkili lehine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere bakiye alacak üzerinden icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinn davacıya karşı ileri sürülebilir ve muaccel hale geldiğini, herhangi bir borcu bulunmadığını, takip konusu fatura içerikleri, miktarları, muacceliyet iddiaları ve bakiye hesabı kabul edilmediğini, alacak iddiasının ispatının davacıya ait olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen kur farkı talebine yönelik olarak da belirtmek gerekir ki, kur farkı ancak açık sözleşme veya yazılı mutabakatla talep edilebileceğini, bu hususun Yargıtay uygulamasında da süreklilik kazanmış olup, somut olayda taraflar arasında kur farkına ilişkin yazılı sözleşme veya açık mutabakat bulunmadığını, dolayısıyla kur farkına dair talep yönünden de hukuki şartlar oluşmadığını, davacının iddiasının farklı tarih ve içerikte birden fazla faturaya dayandığını, faturalar yönünden ayrı ayrı teslim, bakiye ve ödeme durumu değerlendirilmesi gerektiğini, bu yapılmadan müvekkili hakkında toplu şekilde borç yüklenmesi hukuken mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyası ile fatura alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası, vergi dairesi kayıtlar celp edilmiştir. -Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 7.127,08 USD asıl alacak, 1.059,10 USD işlemiş faiz olmak üzere 8.186,18 USD üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının takip talebinde; "..... nolu fatuların bakiyesi ödeme günündeki kur üzerinden tahsil talebimiz" olduğu, işbu takibin ilk olarak İstanbul ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatıldığı, yetki itirazı üzerine Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün yukarıda belirtilen esası üzerinden icra takibine devam olunduğu, yetkisizlik sonrası düzenlenen ödeme emrinde takip talebinde yer alan dayanakların eksik olarak belirtildiği ve bu haliyle yetkisizlik kararı sonrasında ödeme emrinin takip talebine uygun olarak düzenlenmediği görülmüştür. -Yine takip dosyasının incelenmesinde bu durumun davacı alacaklı tarafın da kabulünde olduğu, bu hususta icra müdürlüğünden talepte bulunulduğu, icra müdürlüğü tarafından reddedilen talepler karşısında alacaklı vekili tarafından şikayet yoluna başvurularak eksikliğin giderilmediği görülmektedir. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı) -Bu açıklamalar da göstermektedir ki itirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. -İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğundan, alacaklının takipte dayandığı belgeler dışında başka belgelere dayanılamayacağı açıktır. -Eldeki davada ise ödeme emrinin takip talebine uygun düzenlenmemiş olması, resen dikkate alınması gereken bir eksiklik olup, borçluya tebliğ edilmiş geçerli bir ödeme emrinin olmamasının itirazın iptali davası bakımından dava şartı olduğu anlaşılmakla davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının peşin harç olarak yatırılan 5.783,43 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.168,03 TL harcın davacı yana iadesine, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıkara verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.05/11/2025 Katip ..... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır