İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/924 E. 2026/107 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/924
- Karar No
- 2026/107
- Karar Tarihi
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/924 Esas - 2026/107 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/924 Esas KARAR NO : 2026/107
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/11/2025 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu.... .... .... ... ... ... ... tarafından yapıldığını, Keçiören Belediyesi'nde beraber çalıştıklarını beyan ederek sadece karar alındığını, kooperatif hisse devrine ilişkin kararlar alınmış olmasına rağmen ödeme yapılmaması ve davalı ile yüz yüze görüşme gerçekleşmemesi nedeniyle noter devri yapılmadığını, davalının ödemelerini yapmayarak yükümlülüğünü yerine getirmediğini, 62 numaralı kooperatif hissesi karşılığındaki 300.000,00 TL bakiye borcu ödemediğini, bu bedel için banka veya elden herhangi bir tahsilat yapılmadığını, davalı, ...ve ...'in davacı hakkında TV'de asılsız haberler çıkmasına öncülük ederek borçlarını ödemeyip menfaat sağladıklarını, davalının bakiye borcunu ödemesi yönünde noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, konunun Keçiören Belediyesi'ne de iletildiğini, davalıya aracılık eden ...ile 300.000 TL bedel üzerinden ayrıca anlaşma yapıldığını, davalı Sertan Kılıç ve ödemeleri gönderdiğini beyan eden ...'in davacıyla hiçbir zaman doğrudan iletişime geçmediğini, davalının ödemelerini tamamlamadığı gibi, borcun istenmemesi yönünde davacıyı ...tarafından tehdit ettiğinin sabit olduğunu, bu davranışın haksız kazanç elde etme amacı ve kötü niyetli tutumu açıkça gösterdiğini, keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde, kooperatif hisse bedelinden davalının ödediği miktar mahsup edildiğinde eksik ödeme tutarı ve haksız kazanç miktarının ortaya çıkacağını, davalının, alacak miktarının likit ve belirli olmasına rağmen kötü niyetle icra takibine itiraz ederek yalnızca tahsilatı geciktirme amacı güttüğünü, bu nedenle yapılan itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu belirterek talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesindeki iddialarının kötüniyetli, soyut ve gerçek dışı olduğunu, müvekkili Sertan Kılıç aleyhine kooperatif hisse devri için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, müvekkilinin ...aracılığıyla davacı... .... .... Yapı Kooperatifi'nden hisse almaya ikna edildiğini, davacının kooperatife ait olduğunu iddia ettiği bir taşınmazın tapusunu ibraz ederek müvekkilini ve diğer üyeleri kandırdığını, ancak bu taşınmazın gerçekte kooperatife ait olmadığını ve Türkiye Vakıflar Bankası'na devredildiğini, anlaşılan bedelin ...aracılığıyla ...'a elden ödendiğini, davacının müvekkiline hisse devri yapmadığını ve müvekkilinin hisse devri yapıldığı konusunda kandırıldığını fark ettiğini, bu kapsamda müvekkilinin ve diğer mağdurların davacı ... hakkında dolandırıcılık suçundan şikayetçi olduklarını ve soruşturmanın devam ettiğini, olayın haber sitelerine de konu olduğunu, davacı tarafın haksız ve kötüniyetle müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkilinin itirazı üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığını, davacı ...'ın iddia edilen alacağın kooperatif alacağı olması nedeniyle işbu davada taraf sıfatına haiz olmadığını, kooperatife kayyum atanması sebebiyle davacının kooperatif yetkilisi dahi olmadığını, itirazın iptali davasında dava değerinin tevzi formunda 1,00 TL olarak gösterilmesi ve icra takibindeki alacak miktarının 376.117,92 TL olması nedeniyle dava değerinin usule uygun belirlenmediğini ve ıslaha muvafakatlerinin bulunmadığını, ayrıca kooperatif konulu ticari uyuşmazlıkların zorunlu arabuluculuk şartına tabi olmasına rağmen davacının arabuluculuk sürecini tamamlamadan dava açtığını, bu nedenle davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini savunmuştur. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava "Davacının, davalı aleyhine başlattığı ... Genel 7. İcra Dairesi'nin 2025/38708 Esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali " istemine ilişkindir. Talep, cevap, davacı16/12/2025 tarihli dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu arabuluculuk son tutanağı, ... Genel 7. İcra Dairesi'nin 2025/38708 Esas sayılı icra takip dosyası ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı yanın dava dilekçesindeki talebi nitelik itibariyle alacak talebine ilişkindir. Eldeki dava 01.01.2019 tarihinden sonra açılmış olmakla, ticari bir dava olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabulucuya başvurmak ve süreç tamamlandıktan sonra dava açılması hususu ve buna uyulmaması HMK'nin 114/2. maddesinde belirtilen "diğer dava şartlarına aykırılık" olarak davanın usulden reddi sebebidir. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denir. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denilmektedir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz, bu durumda davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından re'sen gözetilir. Taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir. 7155 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde; Dava dilekçesi içeriğine göre, davacı, davalı aleyhine başlattığı ... Genel 7. İcra Dairesi'nin 2025/38708 Esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini talep etmekle, 7155 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinin yürürlük tarihi olan 01/01/2019 tarihinden sonra açılmış olduğu ve dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı, dosyaya sunulan arabuluculuk anlaşmama son tutanak tarihi 01/12/2025 olmasına rağmen dava tarihinin 27/11/2025 olduğu dikkate alındığında; HMK 114/2 maddesi yollaması, TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesinin kararları da bu yöndedir. (... BAM 22. Hukuk Dairesinin 2019/1581 Esas, 2020/45 K. sayılı kararı, ... BAM 22. Hukuk Dairesinin 2022/1567 Esas, 2022/2010 K. sayılı kararı) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK. 114/2. maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair; davacının ve davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere evrak üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi.19/02/2026