İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/913 E. 2026/309 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/913
- Karar No
- 2026/309
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/913 Esas KARAR NO : 2026/309
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2026
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Akaryakıt Satış Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket tarafından üye kuruluşlar vasıtası ile müşteri şirket personeline elektronik ödeme kartı ile akaryakıt alma olanağı sağladığı sistem, hizmet ve bu hizmetin bedelinin ödenmesine ilişkin şartlar işbu sözleşmelerin konusunu oluşturduğunu, davanın konusun oluşturan alacağın belirtilen sözleşmeden doğan alacaklara ilişkin kesilmiş faturalardan kaynaklandığını, müvekkili şirketin tüm sözlü ve yazılı uyarılarına rağmen davalının borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; davalının yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının yönünden iptaline, takibin devamına, %20’ den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak cevap sunmadığı görüldü. Dava: Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından 18.12.2023 tarihinde borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 25.12.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun aynı gün borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 16.09.2025 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık; taraflar arasındaki akaryakıt sözleşmesi nedeniyle davacının davalıya alacak talebi doğrultusunda ikame edilen itirazın iptali talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davaları alacaklının takip talebi sonrasında borçlunun kendisine gönderilen ödeme emrine itirazı üzerine duran takibin devamını sağlamaya yönelik takibe sıkı sıkıya bağlı bir davadır. Davanın takibe bağlılığı, takibin tarafları ve alacağın miktarının yanısıra alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı) Tüm takip yolları, bir takip talebiyle başlar. Alacaklı bu takip talebinde herhangi bir belgeye dayanmak zorunda değilse de uygulamada sıklıkla borçlunun borcun sebebini anlaması ve takibe itiraz olması hâlinde açılacak davalarda dayanak teşkil etmek üzere fatura, sözleşme, cari, hesap, tespit hükmü yahut ödeme dekontu gibi belgeler takip sebebi olarak gösterilmektedir. İlâmsız takibin konusunu değer ölçüsü ve değişim aracı olma özelliğine sahip tüm para alacakları oluşturur. Somut olayda; davalı şirket tarafından Karşıyaka ...Mahkemesi ...E. Sayılı dosyadan konkordato talebinde bulunulmuş ve mahkemece 20.12.2023 tarihli ara karar ile davalı şirket için 12.12.2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere geçici mühlet kararı verilmiştir. Aynı ara kararın 4/c maddesinde de; davalı şirket hakkında geçici mühlet süresi içinde hiçbir takip yapılmamasına karar verilmiştir. İİK'nun 294. Maddesi "Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez" hükmü uyarınca mühlet kararı içerisinde davacı borçlu şirket aleyhine başlatılan takip geçerli ve usulüne uygun başlatılmış bir takip olarak değerlendirilemez. Geçerli bir takip bulunmayışı karşısında, icra dosyasının itirazın iptali davasıyla sıkı sıkıya bağlı oluşu da dikkate alınarak davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE, Tazminat taleplerinin reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın peşin yatırılan 1.357,36-TL harçtan mahsubu ile bakiye 625,36-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. . 14/04/2026
Katip E-imzalıdır
Hakim E-imzalıdır
*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*