İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/90 E. 2026/22 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/90
Karar No
2026/22
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2025/90 KARAR NO : 2026/22

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Trafik Kazasından Kaynaklanan Sigorta Rücu) DAVA TARİHİ : 07.02.2025 KARAR TARİHİ : 12.01.2026

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.11.2023 tarihinde müvekkili şirkette ... numaralı ve 23/10/2023 - 23/10/2024 poliçe vadeli Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi bulunan sigortalı ... Şirketi adına kayıtlı, ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışmaları neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda; ... plakalı sigortalı araç sürücüsünün %25, ... plakalı martı motorsiklet sürücüsünün %75 kusurlu bulunduğunu, ... plakalı araç için meydana gelen hasar için eksper raporu doğrultusunda ... onarım servisine 186,29-TL, 931,46-TL; ...'e 157.471,90-TL olmak üzere toplam 158.589,65-TL ödeme yapıldığını, karşı tarafın %75 kusurlu olması neticesinde %75 kusur oranına denk gelen 118.942,23TL (Faiz ve masraflar hariç) olup ödenen tutarın ... plakalı aracın maliki ...A.Ş. Ve sürücü ...'dan Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. Maddesi, Karayolları Trafik Kanunu ve Sigorta Genel Şartları gereği müvekkili şirket sigortalısının halefi olarak 14/03/2024 tarihinde rücuen talepte bulunulduğunu, borcun ödenmemesi üzerine ... 36. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Somut olayda, kazaya karışan aracın Ahmet Namlı tarafından kullanıldığını, fiili kullanım hakkının sürücüye ait olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin işleten sıfatını taşımadığını, davanın yanlış tarafa yöneltildiğini, müvekkil şirketin, mülkiyeti kendisine ait olan Martı’ları bir mobil uygulama üzerinden kullanıcılara kısa süreli olarak kiraladığını, kazaya konu aracın Karayolları Trafik Kanununun 3.maddesi kapsamında sayılan motorlu bir araç olmadığını, kazaya konu ...plakalı aracın kanun kapsamında Azami hızı saatte 45 kilometreyi, içten yanmalı motorlu ise silindir hacmi 50 santimetreküpü, elektrik motorlu ise azami sürekli nominal güç çıkışı 4 kilovatı geçmeyen iki veya üç tekerlekli taşıtlar ile aynı özelliklere sahip net ağırlığı 350 kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlu taşıt niteliğini haiz olduğunu, aynı kanun 103. maddesi ile kanun kapsamında motorlu araç olarak tanımlanmayan moped hakkında, "Motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğu genel hükümlere tabidir." demek suretiyle yine oluşan zarardan mopedin sürücüsünün sorumlu olacağını gösterdiğini, müvekkiline ait Martıların, sürekli olarak başkalarının kontrolü altında olduğunu, yalnızca teknik servise ya da depolara çekildikleri zamanlarla hakimiyetlerinin sınırlı olup şarjı biten Martıların batarya değişimleri dahi %99 oranda sahada park halinde olan Martılar üzerinde, mobil ekipler eliyle gerçekleştirildiğini, Martı kullanıcılarının mobil uygulamaya kaydolurken meydana gelecek tüm kazalardan sorumlu olacaklarını sözleşme serbestisi kapsamında "Kullanıcı Sözleşmesi"nin 4.9, 4.10, 4.14, 4.20, ve 4.22.maddeleri gereğince beyan ve taahhüt ettiklerini, müvekkil şirketin işleten sıfatı ve kusur oranı açısından sorumluluğu bulunmadığını, kusur oranlarının yalnızca tutanaklara dayandırılmasının yeterli olmadığını, belirlemenin hatalı olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, rücu hakkı şartları oluşmadığını, icra inkar tazminatı istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline rucü hakkı bulunmadığını, sigorta tarafından ödenen bedellerin hangi şartlarda rücu edilebileceğinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B4. Maddesinde tek tek sayıldığını, rücu şartları gerçekleşmediğinden ortada bir alacak bulunmadığını, kazanın, işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin “kasti bir hareketi veya ağır kusuru” sonucu olması gerektiğini, müvekkilinin kesinlikle ağır kusurlu olmadığını, bu nedenle, müvekkilinin kusur oranını kabul anlamına gelmemek kaydı ile %75 oranında kusurlu olmasının, sigorta şirketine rücu hakkı vermediğini (Emsal; Emsal; Yargıtay 11.HD. 16.01.2006, E.... – K....), müvekkilinin normal bir hızda seyir halinde olduğunu ve herhangi bir trafik kuralı ihlalinin de bulunmadığını, kusur oranların tam olarak belirlenmesi gerektiğini, %75 kusur oranını kabul etmediklerini, ödemelerin açık olmaması, rücu sebeplerinin oluşmaması ve kusur oranlarının bilinmemesi sebepleriyle alacağın belirsiz alacak olduğunu ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek, haksız ve kötü niyetli olarak, hukuka ve usule aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine gereğince ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472.maddeleri uyarınca sorumlulardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 36. İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile 08.10.2024 tarihinde, davalılar aleyhine, "118.942,23 TL asıl alacak - tarih: 20.12.2023 Açıklama: Sahibi bulunduğunuz ... plaka nolu araç 11/11/2023 tarihinde ...sevk ve idaresinde iken şirketimizde Motorlu Kara Taşıtları Birleşik Kasko Sig. Pol. /701/ sigortası bulunan ... plakalı araca çarpmak suretiyle verilen hasar sonucu ödenen tazminatın rücusu 161.426,60 TL" açıklamasıyla, 118.942,23.-TL asıl alacak, 42.484,37.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 161.426,60.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 29.10.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 24.10.2024 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurdukları, borçlu Ahmet vekilinin ayrıca müvekkilinin ... ilinde ikamet ettiğini, icra takibinin yetkisiz ... adliyesinde açılmış olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğu, ancak yetkili mahkemeyi göstermediği, itiraz dilekçelerinin davacı/alacaklı vekiline 30.10.2024 ve 04.11.2024 tarihlerinde tebliğ edildiği, davacının da 07.02.2025 tarihinde 161.426,60.-TL toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında kazanın varlığı, davacıya sigortalı aracın olay nedeniyle hasarlanması, ödemeler ve sigorta poliçesi hususlarında tartışma bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun; davalı şirketin pasif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı, kazadaki kusur durumu ve varsa rücu edilebilicek tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır. Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin tutanaklar, alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Yetki İtirazı Yönünden; Davalı ... Vekilinin icra dairesine verdiği borca itiraz dilekçesinde "...Müvekkil ... ilinde ikamet etmekte olup icra takibi yetkisiz İstanbul adliyesinde açılmış olduğundan ayrıca yetkiye de itiraz ediyoruz..." demek suretiyle icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, ancak itirazında yetkili mahkemeyi göstermediği anlaşıldığından HMK.nun 19/2,maddesi gereğince yetki itirazı dikkate alınmamıştır. Kaldı ki zaten davanın HMK.nun 16.maddesi gereğince zararın meydana geldiği veya zarar görenin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, bu düzenleme genel mahkemelerin yetkisini ortadan kaldırmadığı, davanın ... A.Ş.nin yerleşim yeri mahkemesinde açıldığı, HMK.nun 7.maddesi dikkate alındığında da mahkememiz davada yetkilidir. Husumet İtirazı Yönünden; Davalı .. Şirketi, kazaya karışan aracın Ahmet Namlı tarafından kullanıldığını, fiili kullanım hakkının sürücüye ait olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin işleten sıfatını taşımadığını, davanın yanlış tarafa yöneltildiğini, müvekkili şirketin, mülkiyeti kendisine ait olan Martı’ları bir mobil uygulama üzerinden kullanıcılara kısa süreli olarak kiraladığını belirterek pasif husumet yokluğu itirazında bulunmuş ise de davalı şirketin kısa süreli kiralamalarda işleten sıfatını taşıdığı açıktır. Aracı bir başkasının kullanması işleten sıfatını kaldırmadığından KTK.nun 3.maddesi gereğince davada pasif husumet ehliyeti bulunduğundan itirazlar yerinde görülmemiştir. Yine 50 CC altındaki araçların KTK açısından motorlu araç sayılmadığı, bu nedenle tazminat davası açılamayacağı belirtilmişi ise de söz konusu düzenleme ZMSS sigortacısı ve ... hesabı aleyhine açılan davalarda önemli olduğu ve onların sorumluluklarını kaldıracağından davalı şirket açısından uygulanma olanağı yoktur. Bu nedenle davalı şirket vekilinin bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir. Mahkememizce alınan 18.12.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; .. plaka numaralı elektrikli moped sürücüsü davalı ...’nın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu,... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’un %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında etkili başkaca faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı, kaza tarihinde davacı ...Sigorta Şirketi’ne kasko poliçesi ile sigortalı, ... Ltd. Şti.’ye ait ... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin olay tarihi döneminde yetkili servis ortamında ve tamamı orijinal vasıfta parçalar kullanılarak gerçekleştirilen iskontolu KDV dahil onarım bedelinin 158.590,04 TL olduğu ve davacı ...Sigorta Şirketi tarafından 158.589,65 TL tutarında yeterli ödeme yapılarak tamamlandığı, kusur durumuna göre talep edilebilecek net zararın 118.942,23 TL olduğu, durdurulmasına karar verilen dava konusu ... 36. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında da icra takibinin 118.942,23 TL asıl alacak tutarı üzerinden başlatıldığı ve uygun olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Esas Yönünden: Olay İncelemesi; 11.11.2023-Cumartesi günü saat 08:28 sıralarında davalı sürücü ... (...) sevk ve idaresindeki, davalı ...A.Ş. adına tescilli, ZMS (Trafik) sigorta poliçesiz, ... plaka numaralı, Martı Scooters marka, 2022 model, yeşil renkli elektrik motorlu bisiklet ile ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bölünmemiş, iki yönlü .... sokak yolunu takiben düz seyir halinde iken olay mahalli olan (+) tipi dört yönlü kavşak kesiminde geldiğinde ön kesimleri ile sağ tarafından gelen ve bölünmemiş, iki yönlü ... sokak yolunu takiben düz seyir halinde olan sürücü...’un sevk ve idaresindeki, ... Ltd. Şti. adına tescilli, davacı ... Şti. tarafından 23.10.2023- 23.10.2024 vadeli 1530099122 numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış,... plaka numaralı, ... marka, ...tipinde, 2022 model, beyaz renkli hususi otomobilin sol yan ön kesimlerinin çarpışması sonucu toplam iki motorlu taşıtın karıştığı trafik kazası meydana gelmiş, olay sürücü ...’nın yaralanması ve taşıtlarda hasar ile sonuçlanan trafik kazası meydana gelmiştir. Dosya kapsamına, trafik tutanaklarına ve anlatımlara göre kazanın oluş şekli yönünden taraflar yönünden de bir tartışma bulunmadığından sübut bu şekilde kabul edilmiştir. Kusur İncelemesi; Dava konusu olayda, yönetimindeki ...plaka numaralı ticari elektrikli moped ile vaktin gündüz, hava ve görüşün açık olduğu, görüşe engel bir durumun bulunmadığı meskun mahalde bölünmemiş ... sokak yolunu takiben düz seyir halinde iken olay mahalli olan (+) tipi dört yönlü kontrolsüz ortak alan kavşak kesimine geldiğinde kavşak alanına dik istikamette ilerlemeden önce fren tedbiri ile tamamen durup sağından yaklaşan taşıt trafiğini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmesi gerekirken aksine davranarak tehlikeleri ön görmeyen, yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, sağ tarafından emniyetle duramayacak mesafede düz yaklaşan diğer otomobili, konumunu, fark ışıklarını, hız ve mesafesini dikkate almayan, dağınık dikkatle kontrolsüz ilerleyerek diğer sürücünün ilk geçiş hakkını engelleyen, çıkış için uygun anı ve tehlikesiz şartların oluşmasını beklemeyen, olası kaza tehlikesini savuşturmak adına zamanında etkili fren veya direksiyon manevra tedbiri uygulayamayan, uyguladığı anda ise süre ve mesafe nedeniyle etkisiz kalan, dalgın, kontrolsüz, dikkatsiz, özensiz ve tedbirsiz davrandığı mütalaa edilen davalı sürücü ...'nın olayın meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu, olayda yönetimindeki ... plaka numaralı hususi otomobil ile vaktin gündüz, hava ve görüşün açık olduğu, görüşe engel bir durumun bulunmadığı meskun mahalde bölünmemiş .... sokak yolunu takiben düz seyir halinde iken olay mahalli olan (+) tipi dört yönlü kontrolsüz ortak alan kavşak kesimine geldiğinde solundan gelen diğer moped sürücüsüne nazaran ilk geçiş hakkına sahip olmasına rağmen bu hakkını kullanırken aksine davranarak müteyakkız olmayan, tehlikeleri ön görmeyen, yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, zamanında fren tedbiri ile yavaşlamadan ön tedbirsiz yaklaşan, solundan çıkan moped sürücüsünü, konumunu, hız ve mesafesini dikkate almayan, olası kaza tehlikesini savuşturmak adına zamanında etkili fren veya direksiyon manevra tedbiri uygulayamayan, uyguladığı anda ise süre ve mesafe nedeniyle etkisiz kalan, dikkatsiz, kontrolsüz, tedbirsiz ve özensiz davrandığı mütalaa edilen sigortalı dava dışı araç sürücüsü ...’un olayın meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu, o Hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında etkili başkaca faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı yönündeki bilirkişi görüşü dosya kapsamına uygun bulunmuştur. Zira rapor ile kaza tespit tutanağı ile uyumludur. Bu nedenle rapor hükme esas alınmış, kabul etmemek için bir neden görülmemiştir. Hasar İncelemesi; Tamamen teknik bir konu olan onarım/hasar tazminatı hesaplaması yönünden bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonunda: Hasarın ihbar edilmesi üzerine davacı ... Şti. tarafından açılan ... numaralı hasar dosyasında görevlendirilen eksper ... tarafından hazırlanan 21.11.2023 kayıt-05.12.2023 tarihli "Kasko Kesin Ekspertiz Raporu"nda; otomobilin 21.11.2023 tarihinde ...’da anlaşmalı-yetkili ...A.Ş.’de incelendiği, toplam onarım bedelinin KDV hariç 132.158,36 TL, KDV dahil 158.590,03 TL olarak hesaplandığı, "Ödeme Bilgileri Listesi"ne göre davacı ...Sigorta Şti. Tarafından; 05.12.2023 tarihinde ...Tic. A.Ş.-... Servisi’ne 931,46 TL ve 21.12.2023 tarihinde KDV bedeli olan 186,29 TL tutarında ödemeler yapıldığı, yine 12.12.2023 tarihinde ...A.Ş.’ye 157.471,90 TL tutarında ödeme yapıldığı, tevkifat tutarının 18.371,50 TL olduğu, tevkifat tutarının 18.371,50 TL olduğu, davacı ... Sigorta Şti. tarafından davalı ... A.Ş.’ye hitaben hazırlanan 14.03.2024 tarihli yazıda özetle; 158.589,65 TL hasar tazminatı ödendiği, %75 kusur oranına isabet eden 118.942,23 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyen %0,09 yasal faizi ile birlikte tebliğinden itibaren en geç 15 gün içinde ödenmesinin rica edildiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi tarafından yapılan incelemede; zarar ve ziyandan sorumlu olanların lehine olacak şekilde parçalarda %23 ve işçiliklerde %15’er oranında iskonto uygulanarak faturalı KDV dahil 158.590,04 TL bedel ile tamamlandığı, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından ise toplam 158.589,65 TL tutarında yeterli hasar onarım tazminatı ödemesi yapıldığı, kazaya karışan sürücülerin kusur durumuna göre talep edilebilecek net zararın (158.589,65 TL x 0,75=) 118.942,23 TL olduğu, dosya alacaklısı davacı ...Sigorta Şti. tarafından dosya borçluları davalılar ...ve ...A.Ş. aleyhine başlatılan ve yapılan itirazlar üzerine durdurulmasına karar verilen dava konusu ... 36. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında da icra takibinin 118.942,23 TL asıl alacak tutarı üzerinden başlatıldığı ve uygun olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi eksper raporunu ve yapılan ödemeleri rayiçlere uygun olduğu görüşüşündedir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Sigorta Eksperleri" başlıklı 22/17.maddesi gereğince; "Maddî hasarla sonuçlanan trafik kazaları için yetkili sigorta eksperleri tarafından düzenlenmiş, örneği İçişleri Bakanlığınca tespit olunacak rapor, sigorta tazminatının ödenmesinde Karayolları Trafik Kanununun 99 uncu maddesindeki kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağı hükmündedir. Eksperler tarafından düzenlenen raporlar delil niteliğindedir." Aynı yasanın 22/19 maddesi gereğince; "Sigorta eksperinin, sigortacı veya sigorta ettiren ya da sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler tarafından atanması, eksperin iş kabulü, asgari ücret tarifesinin tespiti de dahil olmak üzere ekspertiz ücretinin belirlenmesi ile ilgili usul ve esaslar Birlik ve Sigorta Eksperleri İcra Komitesinin görüşleri alınarak yönetmelikle düzenlenir." Görüldüğü üzere eksper raporları delil niteliğinde olup, yasalarla çerçevesi çizilmiştir. Delil niteliğindeki bu rapor bilirkişi tarafından da doğrulanmıştır. İki rapor ve görüş arasında çelişki oluşmamıştır. Bu nedenle bilirkişi raporuna itibar etmemek için bir neden görülmediğinden hükme esas alınmış, icra takibine konu asıl alacak miktarı makul bulunmuştur. İşlemiş Faiz Yönünden ise; Dosyaya sunulan ve yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere davacı ... Şti. Tarafından; 05.12.2023 tarihinde 931,46 TL, 21.12.2023 tarihinde 186,29 TL, 12.12.2023 tarihinde 157.471,90 TL olmak üzere toplam 158.589,65.-TL tutarında ödeme yapıldığı konusunda tartışma yoktur. İcra takibinde avans faizi talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 18.05 2022 tarih ve ... E. ...K.sayılı kararında "...avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunmasının yeterli olduğu, alacaklının da tacir olmasının gerekmediği, alacaklının haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacakları için tacir olan borçludan avans faizi oranında temerrüt faizi isteme hakkının bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil, her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, açıkça talep edilmesi hâlinde Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmektedir. Eldeki davada kazaya karışan davalı araç ticari taksi olup ticari araçtır. Davacı vekili, asıl ve birleşen dava dilekçesi ile, kaza tarihinden itibaren ticari faiz talep ettiğinden, mahkemece Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru değildir." görüşünde olup ilk derece mahkemesinin direnme kararını bozmuştur. Bu nedenle davalının tacir olması nedeniyle davacı vekilinin avans faizi talebi kabul edilmiştir. Ödeme tarihleri ile icra takip tarihi (08.10.2024) arasında geçen süre için yapılan avans faizi hesabına göre: 05.12.2023 tarihli 931,46 TL ödeme için avans faizi tutarı 351,08.-TL, 21.12.2023 tarihli 186,29 TL ödeme için avans faizi tutarı 69,35 .-TL, 12.12.2023 tarihli 157.471,90 TL ödeme için avans faizi tutarı 59.005.-TL olmak üzere toplam işlemiş avans faizi tutarı 59.425,43.-TL'dir. (.../) olup, kusur oranına göre talep edilebilecek avans faizi 44.569,07.-TL olarak hesaplanmıştır. İcra takibinde istenen işlemiş avans faizi tutarı ise 42.484,37.-TL olup taleple bağlı kalınarak faiz hesabı doğru kabul edilmiştir. Bu konuda bilirkişi raporunda bir hesaplama bulunmamakta ise de Makine Mühendisi bilirkişiden uzmanlık alanı gereği faiz hesabı konusunda ek rapor alınması yoluna gidilmemiş, dava ve usul ekonomisi gözetilerek sırf bu konuda SMM bilirkişiden ayrı bir rapor alınmasına gerek duyulmamıştır. Sonuç; Davacı sigorta şirketinin söz konusu kaza nedeniyle sigortalısına yaptığı toplam 158.589,65.-TL tutarında ödemenin makul olduğu, tarafların kusur oranına göre 118.942,23.-TL asıl alacak , 42.484,37.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 161.426,60.-TL üzerinden başlatılan icra takibinin dosya kapsamına göre makul olduğundan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Takip talebindeki alacak likit olmadığından, yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KABULÜNE, Davacının ... 36. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE, Takibin takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, Takip talebindeki alacak likit olmadığından, yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 11.027,05-TL olup, peşin alınan 2.756,77-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.270,28-TL harcın DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 500,00-TL, bilirkişi ücreti 10.000,00-TL'den oluşan 10.500,00-TL yargılama gideri ile 615,40-TL başvuru harcı, 2.756,77-TL peşin harç toplamı 13.872,17-TL yargılama giderinin DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, 5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/01/2026

KATİP - HAKİM - ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/90, K. 2026/22, T. 12.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-90-e-2026-22-k-f336cf0dcd95