İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/873 E. 2025/1163 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/873
Karar No
2025/1163
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/873 Esas KARAR NO : 2025/1163

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/04/2025 KARAR TARİHİ : 24/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin , davalı yüklenici ile Beyoğlu ..... Noterliği'nin 02/03/2019 tarih ..... yevmiye no’lu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapmış olduklarını, Söz konusu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine göre müvekkilime yapılıp teslim edileceği kararlaştırılan ..... Bahçeşehir .... Mah. ..... Ada .... Parsel 13 KDI 2 No'lu Bağımsız Bölüm dubleks konut olarak belirlenmiş olduğunu, Ancak daha sonra yüklenici davalı kararlaştırılan teslim süresine riayet etmemiş ve işbu dava konusu İstanbul İli .... İlçesi, ..... Mahallesi .... Ada, ..... Parsel 2 Bağımsız Bölüm Dubleks Konut Müvekkiline 29/12/2022 tarihinde tapu verilmiş olduğunu, Müvekkiline ait dava konusu taşınmazda muftak, lavabo gibi su kullanımın olduğu bölümlerde musluklardan çıplak gözle görünür şekilde suyun sapsarı aktığı ve kötü koktuğu tespit edilmiş olduğunu, Müvekkillerinin bu tespitlerini tüm site sakinleriyle paylaştığında ise, her konutta aynı problemin olduğunu, Dava konusu taşınmazın bulunduğu ..... sitesinin tamamı bu sorunu yaşamakta olduğunu, Davalı şirket sitenin boru alt yapısının yeniden değiştirilmesi ve tüm paslı boruların yenilenmesi gerekmekte olduğunu, Ne yazık ki, sorunun aciliyeti ve hayati önemine rağmen davalı taraf sorumluk kabul etmemekte, sorunu çözmemekte ve müvekkillerimle beraber tüm site sakinlerini oyalamakta olduğunu, Haklı Davalarının Kabulü ile Fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla, uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında artırılmak üzere,( tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere) ayıbın ücretsiz onarımının giderilmesi ve onarılması / aynen değişimi ile birlikte en yüksek mevduat faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte HMK. 107 maddesi gereği (belirsiz alacak davası) davalıdan tahsiline, Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile ücretsiz onarım istemimiz kabul görmemesi halinde uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında artırılmak üzere, 500-TL bakım, onarım ve tüm inşaat ve işçilik masrafı ( bunlarla sınırlı olmaksızın tespiti yapılan sair diğer masraflar ) bedelinin en yüksek mevduat faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte HMK. 107 maddesi gereği (belirsiz alacak davası) davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının ortak alanlardaki ayıbın giderilmesine yönelik talebinin kat mülkiyeti kanunu gereğince, olağanüstü yönetim işlerinden olup tüm maliklerin bu yönde karar alması gerektiği, davacı ile aralarında sözleşmesel ilişki olmadığını bu sebeple husumet itirazlarının bulunduğunu, davacıya taşınmazın davalı tarafından satılmadığı veya davalı ile davacı arasında eser sözleşmesi olmadığını, herhangi bir ayıbın söz konusu olmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Davacı tarafından açılan davanın dava dilekçesi incelendiğinde; davacıya teslim edilen konutun ayıplı çıkmış olması nedeniyle, eserin ücretsiz onarım istemi ve tazminat talebine yönelik ayıptan kaynaklı seçimlik hakların kullanılması talebine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesi'nin ..... Esas ve ..... Karar sayılı kararı ile "Yapılan incelemede tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; davacı ve davalının ticari işletme olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin ticari iş olduğu, uyuşmazlığın 6502 Sayılı yasa kapsamında kalmadığı, uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olduğu ve Asliye Ticaret mahkemesinin görev alanında kaldığı anlaşıldığından mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmıştır." şeklinde gerekçe ile Mahkememize görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan sözleşmeler ve deliller incelendiğinde; davacı ve davalı arasında doğrudan bir akdi ilişkinin olmadığı, taşınmazın davalı tarafından davacıya satılmadığı gibi davacı ve davalının bir eser sözleşmesinde de karşılıklı taraf olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının talepte bulunduğu taşınmaza ilişkin tapu kayıtları UYAP sistemi üzerinden dosya arasına alınarak incelenmiş olup, davacının talepte bulunduğu ...... Mah. ..... Ada ..... Parsel ..... KDI 2 No'lu Bağımsız Bölüm dubleks konut nitelikli taşınmazın davacıya dava dışı ....... isimli gerçek kişi tarafından devredildiği anlaşılmaktadır. Yine taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde; dava dışı ..... isimli gerçek kişi ve diğer tapu malikleri tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı anlaşılmakta olup, davacıya taşınmazı devreden dava dışı ..... isimli gerçek kişinin arsa maliklerinden olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda davacı ve davalı şirket arasında taşınmaz alım satımına dair bir sözleşmenin olmadığı gibi eser sözleşmesinin de bulunmadığı, davacının dava dilekçesindeki taleplerinin eser sözleşmesinin ayıplı ifasından kaynaklı ayıba karşı yüklenicinin tekeffülü ve seçimlik onarım hakkının kullanılmasına yönelik olduğu gözetildiğinde davacının bu hakları ancak kendisine taşınmazı devreden arsa sahibi dava dışı ...... isimli gerçek kişinin halefi olarak açabileceği ve davacının davasının halefiyet ilkelerine dayanması gerektiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere halefiyet ilkelerinden kaynaklı davalarda görevli Mahkemenin ve uygulanacak kanunun tespiti ilk ilişkideki tarafların statüsü ve mahiyetine göre belirlenmekte olup; davacıya taşınmazı devreden arsa sahibi ....... isimli gerçek kişinin tüketici olması sebebiyle halefiyet ilkeleri doğrultusunda açılan işbu davanın tüketici mahkemesi nezdinde görülmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Zira davacı ve davalı arasında başkaca bir alım satım sözleşmesi veya eser sözleşmesi bulunmamaktadır. Her ne kadar Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesi'nin ..... Esas ve ..... Karar sayılı kararı ile davacı ve davalının ticari işletme olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin ticari iş olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş ise de davacı ve davalı arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, taşınmaz devrinin dava dışı gerçek kişi tüketici tarafından davacıya yapıldığı, davalının davacıya bir taşınmaz satmadığı gibi davacı ve davalı arasında bir eser sözleşmesinin de bulunmadığı, dolayısıyla davacı ve davalı arasında bir ticari ilişki olduğundan, ticari bir sözleşme olduğundan söz edilemeyeceği, taraflar arasında ticari bir iş veya sözleşme olmaması sebebiyle davada Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi ..... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Somut olayda davacı, dava dışı üçüncü kişiden satın aldığı taşınmaz bedeli ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine halef olduğundan tüketici sıfatı bulunmaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki hukuki işlemin tüketici işlemi olarak kabul edilerek taraf arasındaki ihtilafın Tüketici Mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğinden, ilk derece mahkeme kararının kaldırılması gerekmektedir." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi de ..... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Eldeki davada, davacı, davalı şirketten araçta bulunan gizli ayıp iddiasına dayalı olarak ücretsiz onarım veya semen tenzili istemektedir. Davaya konu aracın ilk olarak dava dışı bir şirkete satıldığı, o şirketin de yine dava dışı bir başka şirkete satış yaptığı ve davacının da o şirketten satın almış olduğu anlaşılmaktadır. Aracı ilk kayıt malikinden satın alan şahıslar ancak kendilerine satış yapan şahsın halefi olarak dava açabileceklerinden mahkemenin görevinin de buna göre belirlenmesi gerekir." Bu bağlamda davacı ve davalı arasında taşınmaz alım satımına dair bir akdi ilişkinin bulunmadığı gibi davacı ve davalı arasında bir eser sözleşmesinin de bulunmadığı dolayısıyla taraflar arasında ticari bir ilişkiden bahsedilemeyeceği gibi taraflar arasında ticari bir ilişki olmaması nedeniyle ticaret mahkemesinin görevli olmadığı da anlaşılmaktadır. Davaya konu taşınmaza ilişkin olarak davacının iddia ve taleplerinin eser sözleşmesinde ayıp nedeniyle seçimlik hakların kullanılmasına yönelik olduğu, davacının söz konusu taleplerini ancak taşınmazı devraldığı malik olan dava dışı gerçek kişi ....... isimli şahsın halefiyetine dayandırabileceği, arsa sahibi dava dışı gerçek kişi ....... isimli şahsın ise tüketici olması sebebiyle halefiyet ilkelerine dayalı işbu davaya ilişkin talep yönünden arsa sahibi dava dışı gerçek kişi ....... isimli şahsın statüsü gereğince davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu, Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla davanın görevsizlik sebebiyle usulden reddine, tüketici mahkemesinin uyuşmazlıkta görevli olduğuna karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin BAKIRKÖY 4. TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğuna, 3-Mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde daha önce de Bakırköy 4.Tüketici Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının halli merci tayini için dosyanın HMK 22/2 maddesi uyarınca İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 24/10/2025

Katip .... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/873, K. 2025/1163, T. 24.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-873-e-2025-1163-k-e86cfa57428c