İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/864 E. 2026/140 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/864
Karar No
2026/140
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/864 Esas KARAR NO : 2026/140

DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 12/09/2025 KARAR TARİHİ : 17/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 07.02.2021 tarihinde kurulmuş olup, kuruluşundan bu yana tek ortağı ve tek müdürü ...... tarafından yönetilmekte olduğunu, 2021–2025 dönemlerine ait yevmiye defteri, defter-i kebir, envanter defteri, genel kurul toplantı ve müzakere (karar) defteri, ortaklar/pay defteri usulüne uygun tasdik edilerek kullanılmış olduğunu, ..... Kimya San. Tic. Ltd. Şti.’nin şirket merkezi olarak bildirilen Beylikdüzü İlçesindeki ..... Sitesi adresi bir sanal ofis adresi olup, fiziki olarak defter muhafazasına elverişli olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 86/1. maddesi uyarınca tacirlerin, saklamakla yükümlü oldukları ticari defter ve belgeleri Türkiye içinde istedikleri yerde saklayabileceklerini, bu doğrultuda, müvekkili şirkete ait defterlerin fiilen şirket işlemlerinin yürütüldüğü ve aynı zamanda müvekkili şirketin tek ortağı ve müdürü olan ...... ’nun diğer şirketi .... Boya ve Kimya San. Tic. Ltd. Şti.’nin merkezi (..... Mah., ..... Sok. No:47 B/1 Arnavutköy / İstanbul) adresinde muhafaza edilmesinin, hem TTK m.86 hükmü uyarınca hukuken mümkün olduğunu hem de ticari hayatın olağan akışına uygun olduğunu, nitekim Prof. Dr. Oruç ..... 'in, “defterlerin ibraz edilebilir durumda ve Türkiye içinde saklanmasının yeterli olduğunu, fiilen tutuldukları yerin ticaret siciline kayıtlı merkez adresiyle örtüşmesinin zorunlu olmadığını” belirtmektedir (Şener, Ticaret Hukuku Dersleri, 5. Baskı, 2022, s.279). Yine Doç. Dr. ...... da, “tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri merkez dışında da muhafaza edebileceğini, önemli olanın gerektiğinde derhal ibraz edebilmesi olduğunu” ifade etmekte olduğunu, nitekim, aynı yetkiliye sahibi .... Boya ve Kimya San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait defterlerin de zıyaa uğraması nedeniyle açılan T.C. İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... E. sayılı dosyasında yargılamanın devam etmekte olduğunu, 30.08.2025 tarihinde yapılan yerinde incelemede ...... Boya ve Kimya San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait işyerinin boşaltıldığının ve üçüncü kişiye kiraya verildiğinin tespit edilmiş olduğunu, bu hususun tutanak ve fotoğraflarla kayıt altında olduğunu, müvekkili tarafından, makul araştırmanın yapılması da gerektiğinden eski mali müşavirin elinde bulunma ihtimalinin de değerlendirilmiş olduğunu, bu doğrultuda, eski SMMM’ye (.... Müşavirlik ve Denetim Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. - ......) noter ihtarnamesi gönderilmiş; SMMM'in elindeki evrakları iade edeceğini beyan etmekle birlikte “defterler bende değil” diye yazılı beyanda bulunmuş olduğunu, tüm aramalara rağmen defterlerin fiziki yeri saptanamamış, işyeri adresinin boşaltılması anında rıza dışında alınmış/çalınmış olduğu sonucuna ulaşılmış; faili meçhul hırsızlık şüphesiyle 12.09.2025 tarihinde Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulmuş olup, bu durumda defterlerin müvekkilinin iradesi dışında zıyaa uğradığının sabit olduğunu, TTK m.82/7 hükmünün, yangın, su baskını, yer sarsıntısı veya hırsızlık gibi sebeplerle defter ve belgelerin zıyaa uğraması halinde, tacirin zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmenin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurarak zayi belgesi isteyebileceğini düzenlemekte olduğunu, Prof. .....'in, ticari defterlerin saklanması ve ibraz yükümlülüğünün ancak zayi belgesi alınması halinde ortadan kalkabileceğini, zayi belgesinin bir “tespit kararı” olduğunu, bu nedenle mahkemenin gerekli gördüğü delilleri kendiliğinden toplayabileceğini belirtmekte oldğunu(Şener, Ticaret Hukuku Dersleri, 5. Baskı, s. 278 vd.), yine Prof. ......'ın, “zayi kararının yalnızca kanunen tutulması zorunlu defterler bakımından verilebileceğini” vurgulamakta olduğunu (Narbay, Ticari Defterlerin Saklanması ve Zıyaı, İÜHFM, C. LXVIII, S.2, 2010, s. 298-299), bu görüşler uyarınca somut olayda da hem defter türlerinin hem yıllarının açıkça belirtilmiş olduğunu, halihazırda e-Defter kayıtları da tutulmakta olduğunu, müvekkili şirketin yevmiye ve büyük defterlerinin, belirli dönemlerden itibaren Gelir İdaresi Başkanlığı e-defter sistemi üzerinden elektronik ortamda tutulmakta olup, ilgili dönemlere ait beratları zamanında yüklenmiş ve onaylanmış olduğunu, bu beratların, söz konusu defterlerin usulüne uygun şekilde oluşturulup saklandığını gösteren resmî kayıtlar oldğunu ve şirketin ilgili yıllara ait defter kayıtlarının varlığını açıkça ortaya koymakta olduğunu, Yargıtay'ın, zayi belgesinin verilebilmesi için öncelikle defterlerin gerçekten mevcut olmadığının ve bu durumun tacirin kusurundan kaynaklanmadığının ispat edilmesi gerektiğini istikrarlı şekilde vurgulamakta olduğunu, somut olayda; (i) defterlerin son bilinen muhafaza yerinin şirket adresi olduğu, (ii) adresin boşaltıldığı tutanak ve fotoğraflarla sabit olduğu, (iii) önceki SMMM’nin elinde olmadığına dair yazılı cevabının bulunduğu, (iv) defterlerin çalınmış olabileceği şüphesiyle savcılığa başvuru yapıldığı ve (v) zıyaın 30.08.2025 tarihinde öğrenildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, TTK m.82/7’de öngörülen koşulların tamamının oluşmuş olduğunu, ticari defterinin yokluğunun, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca şirketin organ kararlarının alınamamasına yol açmakta ve bu nedenle şirketin olağan faaliyetlerinin yürütülmesini ciddi biçimde engellemekte olduğunu beyanla; müvekkili şirkete ait 2021–2025 yıllarına ilişkin yevmiye defteri, defter-i kebir, envanter defteri, genel kurul toplantı ve müzakere (karar) defteri ile ortaklar/pay defterleri ve bunların dayanak ticari belgelerinin zıyaa uğradığının TESPİTİNE,6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 82/7. maddesi uyarınca ZAYİ KARARI VERİLMESİNE, şirket merkez adresinin fiilen boşaltılmış olması ve karar defterinin bulunamaması nedeniyle adres değişikliği de dâhil olmak üzere herhangi bir organ kararının alınamaması sonucu şirket faaliyetlerinin durma noktasına gelmiş bulunması gözetilerek, bu mağduriyetin giderilmesi amacıyla kararın ivedilikle verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; davacı şirkete ait yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defteri ile ortaklar/pay defterlerinin zayi olup olmadığı, buna göre TTK mad. 82/7 uyarınca gerekli şartların oluşup oluşmadığı hususlarındadır. İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E. Sayılı dosyası, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet başsavcılığının ..... Sor. Sayılı dosyası celp edilerek dosya arasında alınmıştır. Dava, TTK'nun 82/7 maddesine istinaden açılmış zayi belgesi istemine ilişkindir. Davacı taraf dava dilekçesi ile; 2021–2025 yıllarına ilişkin yevmiye defteri, defter-i kebir, envanter defteri, genel kurul toplantı ve müzakere (karar) defteri ile ortaklar/pay defterleri ve bunların dayanak ticari belgelerinin zıyaa uğradığının tespitini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 82/7. maddesi uyarınca zayi kararı verilmesini talep etmiştir. Zayi sebebi olarak defterlerin bulunduğu iş yerinin boşaltıldığı ve üçüncü kişiye kiraya veriliği ve defterlerin fiziki yerinin saptanamadığı, iş yeri adresinin boşaltılması anında rıza dışından alınmış/çalınmış olduğu sonucuna ulaşıldığı beyan edilmiştir. 6102 Sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. TTK 82/7. maddesi uyarınca bu defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi doğal afetlerle veya hırsızlık gibi eylemlerle ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verileceği düzenlemiştir. TTK'nın 82/7. maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Ayrıca, zayi durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur. Somut olayda, davacı tarafın zayi sebebini belirtmediği, yalnızca defterin bulunduğu iş yerinin boşaltılması ve üçüncü kişiye kiraya verilmesi sırasında kaybolduğunu beyan ettiği görülmektedir. Tacir olan olan davacının talebe konu defterleri güvenli bir şekilde muhafaza etmesi, basiretli bir tacirin bu dikkat ve özeni göstermesi, nedeni ne olursa olsun defterlerin güvenli bir yerde güvenli bir şekilde muhafaza etmesi gerekmektedir. Yine kanunda sayılan hususlar defter ve belgelerin irade dışında zayi olmasına dayanmaktadır. Davacının tarafın ticari defterlerin zayi sebebi olarak kanunda sayılan veya geçerli kabul edilebilecek bir mazeret bildirmediği, defterlerin bulunduğu iş yerinin boşaltılması ve üçüncü kişiye kiraya verilmesi sureti ile kaybının zayi sebebi sayılamayacağı gibi davacının basiretli tacir gibi davranmadığı ve gerekli dikkat ve özen görevini yerine getirmediğini göstermektedir. Açıklanan nedenlerle davacı tarafın somut bir zayi sebebi belirtmediği, zayi talebinin TTK.82/7. maddesi şartlarını taşımadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN REDDİNE; 1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/02/2026 Katip .....

Hakim .....

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/864, K. 2026/140, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-864-e-2026-140-k-3b3556da3e1f