İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/84 E. 2026/56 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/84
- Karar No
- 2026/56
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/84 Esas KARAR NO : 2026/56 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/01/2025 KARAR TARİHİ : 22/01/2026
DAVA:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu 28/01/2025 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; Davalı tarafın mail üzerinden siparişte bulunduğunu, bu siparişe dair teklif formu sunulduğunu, teklifin onaylanması sonrasında fatura tanzim edildiğini ve sevk irsaliyesi ile davalı yana faturaya konu malların teslim edildiğini, teklif formunda da görüleceği üzere ödeme şeklinin peşin veya yarısı peşin yarısı 30 gün vadeli olarak belirlendiğini, gecikme hallerinde ise vade farkının aylık 5 olarak taraflarca kararlaştırıldığını, bu kapsamda cari/açık hesabın içerisinde tarafların mutabık kaldığı üzere ödemelerin gecikmesinden kaynaklı olarak oluşturulan vade farkı faturası da bulunduğunu, bu doğrultuda tanzim edilen faturaların ve davalı yanın kısmi ödemeleri taraflar arasındaki cari/açık hesaba işlendiğini fakat bakiye kalan 972.652,52TL borcun bir türlü ödenmediğini, işbu tutarın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalı tarafça icra takibinden sonra kötü niyetli olarak iade faturası keşide edildiğini, davalı tarafından yasal süresinden sonra düzenlenen bu iade faturası ile TTK'ya aykırı ve usulsüz bir işlem yapılmış olup, alacağın tahsilini engelleme ve uyuşmazlık yaratmanın amaçlandığını, ancak Yargıtay kararlarında süresinde itiraz edilmeyen faturaya karşı iade faturasıyla itiraz sürecinin işletilemeyeceğinin açıkça belirtildiğini beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın »020'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı tarafın başlattığı icra takibinde cari hesap alacağına dayanmakla birlikte taraflar arasında bir cari hesap ilişkisinin mevcut olmadığını, icra takibinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin, aynı hukuki ilişkiye dayanan bir açık hesaba dayandığını, taraflar arasında yazılı bir mutabakata da varılmadığını, cari hesabın aksine açık hesapta kaydedilen alacak niteliklerini kaybetmemek ve ayrı ayrı talep edilmesi ve ödenmesi gerektiğini, bu bakımdan davalı tarafın açık hesap pozisyonlarını ayrı ayrı açıklamak ve ispatlamakla yükümlü olduğunu, bununla birlikte davacı tarafın ise kendisine ait muavin defter kaydına dayanan ve mutabakata varılmamış olan bir açık hesap ekstresine istinaden icra takibi başlattığının görüleceğini, davacı tarafça dayanak olmaksızın davalı şirkete iletilen vade farkı faturasının kabulünün mümkün olmadığını, iade faturasının davalı tarafça iade edildiğini, nitekim, taraflar arasında vade farkı istenebilmesine dair açık ve yazılı bir sözleşmenin olmadığı ya da taraflar arasında bu yönde bir ticari teamülün oluşmadığının açık olduğunu, herhangi bir yazılı sözleşme ya da geçerli bir ticari teamül olmaksızın kesilen vade farkı faturasının kabulünün mümkün olmadığını, Yargıtay kararları ile de bu hususun sabit olduğunu, icra takibinde dayanak olarak sunulan açık hesap ekstresi içeriğinde belirtilen faturaların tek başına borç doğurucu ve kesin belgeler olmadığının açık olduğunu, davacı tarafın ayrıca kendine ait yükümlülüklerini ayıpsız, eksiksiz ve süresinde ifasını ispat mükellefiyetinde olduğunu, davacı taraf ürünleri süresinde, tam ve gereği gibi teslim etmemiş olup, öncelikle davacı tarafın bu hususları ispatlamakla yükümlü olduğunu, bu şekilde ifanın yokluğu nedeniyle davalı şirketin maruz kaldığı zararının tespiti gerektiğini beyanla, davacının itirazın iptali talebinin reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 15.12.2025 Tarihli Bilirkişi Bilirkişi Raporunda Özetle; Tarafların incelenen 2023-2024 yılı ticari defterlerinin kendi adlarına delil niteliğine haiz olduğu, Davacının düzenlediği sevk irsaliyeleri üzerinde davalının kaşesi ve kaşe üzerinde imzası bulunduğunun görüldüğü, bu nedenle takibi oluşturan tutarlara ilişkin düzenlenen fatura içerikleri ürünlerin davalıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, Davacının takip konusu yaptığı, 972.652.52 TL alacağı oluşturan tutar içerisinde ihtilafa konu 179.999.96 TL tutarında vade farkı faturası bulunduğu ve davalının icra takibinden | ay sonra söz konusu faturayı iade ettiğinin görüldüğü, Taraflar arasında ihtilaflı vade farkı faturası hariç cari hesapların birbirini doğruladığı, Davacının takdiri Sayın Mahkemenizin olmak üzere 10.10.2024 icra takip tarihi itibariyle davalıdan 972.652.52 alacaklı olduğu, Davacının takip sonrası faiz talep ettiği, Sayın Mahkemeniz tarafından kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde takdiri Sayın Mahkemenizin olmak üzere faiz talebinin yerinde olduğunun değerlendirildiği, Davacının icra inkar tazminatı talebinin Sayın Mahkemenizin takdirlerinde bir husus olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Taraflar arasındaki uyuşmazlığın cari hesap alacağına ilişkin -------- İcra Müdürlüğü’nün --------- Esas dosyasından başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.Dava dosyasının içinde sureti bulunan-------- İcra Müdürlüğü'nün-------- Esas sayılı dosya incelendiğinde, -------Ş. aleyhine ... vekili tarafından 972.652,52TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizii ile birlikte tahsili için takip başlatıldığı görülmüştür.Dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile; Davacının düzenlediği sevk irsaliyeleri üzerinde davalının kaşesi ve kaşe üzerinde imzası bulunduğunun görüldüğü, bu nedenle takibi oluşturan tutarlara ilişkin düzenlenen fatura içerikleri ürünlerin davalıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, davacının takip konusu yaptığı, 972.652.52 TL alacağı oluşturan tutar içerisinde ihtilafa konu 179.999.96 TL tutarında vade farkı faturası bulunduğu ve davalının icra takibinden 1 ay sonra söz konusu faturayı iade ettiğinin görüldüğü, dosya içerisinde taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacının dilekçesi ekinde fiyat teklifi bulunduğu, fiyat teklifi incelendiğinde “Gecikmelerde aylık vade farkı “45” farkı ibaresinin yazılı olduğu görülmekle birlikte fiyat teklifleri üzerinde gerek davacının gerekse davalının imza ve kaşesinin bulunmadığı, taraflar arasında mail yazışmaları incelendiğinde davalının geç ödemelerde vade farkı ödeneceğine dönük bir olurunun mevcut olmadığı anlaşılmakla vade farkı talep edilemeyeceği kanaatine varıldığı, taraflar arasında ihtilaflı vade farkı faturası hariç cari hesapların birbirini doğruladığı, 972.652,52 TL asıl alacaktan 179.999, 96 TL vade farkı faturası düşüldüğünde davacının 10.10.2024 icra takip tarihi itibariyle davalıdan 792.652,56 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olmakla sunulan raporun denetime açık ve hükme esas almaya elverişli olduğu kanaatine varılarak açılan davanın kısmen kabulü ile davalının -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın Kısmen iptali ile; takibin toplam 792.652,56 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, ayrıca dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 158.530,51 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; Davanın Kısmen Kabulü ile, 1-Davalının -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın Kısmen İPTALİ ile; takibin toplam 792.652,56 TL asıl alacak üzerinden aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine ,792.652,56 2-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 158.530,51 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 54.146,10 TL harcın davacı tarafından dosyaya peşin olarak yatırılan 11.747,22 TL'den mahsubu ile eksik kalan bakiye 42.398,88 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından dosyaya yatırılan 11.747,22 TL peşin harç, 615,00 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 12.362,22 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından dosyada sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 108,5 TL posta tebligat masrafı olmak üzere toplam 8.108,5 TL'nin davanın kabul ret oranına göre 6.607,93 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan bakiye kısmının davacının üzerine bırakılmasına, 6-AAÜT uyarınca davacı lehine takdir olunan 124.897,88 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-AAÜT uyarınca davalı lehine takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 9-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin davanın kabul ret oranına göre 3.748,72 TL'sinin davalıdan 851,28 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2026