İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/837 E. 2025/868 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/837
Karar No
2025/868
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/837 KARAR NO: 2025/868 DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 30/09/2019 KARAR TARİHİ: 12/11/2025

Mahkememizden verilen ----- Karar sayılı davanın reddine ilişkin karara karşı İstinaf yoluna başvurulması üzerine -------- Karar sayılı İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karara karşı temyiz yoluna gidilmesi üzerine ---- Karar sayılı ilamı ile ---- kararının kaldırılmasına ve Mahkememiz kararının bozulmasına karar verilerek kararın bozulması üzerine Mahkememizin başlıktaki esasına tevzi edilen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Mahkememizin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden verilen ------ Karar sayılı karar: "...Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden kullanmış olduğu kredi borçlarını zamanında ödemediği için hesapların kat edildiği, anılan sözleşmeyi diğer davalının müteselsil kefil olarak imzaladığı, müteselsil kefilin diğer davalı şirketin ortak ve yetkilisi olması nedeniyle eş rızasına gerek bulunmadığı; sözleşme kapsamında şirketin taksitli ticari kredi kullandırılmış olduğu, borçların geri ödemesinin aksaması üzerine hesaplar kat edilerek borçlulara ------ yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine ------ Esas sayılı icra dosyası üzerinden takibe geçildiği itiraz üzerine zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu ve ------ arabuluculuk dosya numarası üzerinden anlaşamama son tutanağı düzenlendiği; itirazın haksız olduğu; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar hakkında genel haciz yolu ile takip yapıldığı, şirket hakkında ------- Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapılmış olması nedeniyle davalı şirket hakkındaki talebin ---- asıl alacak ve ferileri yönünden; diğer davalı hakkındaki talebin ise 2.434.074,13 TL ve ferileri üzerinden ileri sürüldüğü; borçlular tarafından tüm borca ve ferilere itiraz edildiği, itirazların haksız olduğu ileri sürülerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.Davalılar vekili duruşmada da tekrar ettiği cevap dilekçesinde davaya dayanak takibin------- Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takiple mükerrer olduğu ve ayrıca kullandırılan 1.000.000,00 TL' lik kredinin bir yıl ödemesiz devlet destekli ----- kredisi olup, henüz bir yıl ödemesiz olan sürecin tamamlanmasından önce icra takibi başlatılıp davaya konu edildiği, henüz muaccel hale gelmeyen alacağın tahsilinin talep edildiği ayrıca ödeme planına göre ödenen sekiz taksit bedeli olan 315.168,00 TL' nin mahsup edilmediği talep edilen temerrüt faizinde fahiş olduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İbraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre-----ve arabuluculuk numarası ---- tarihinde yapılan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların davete uyduğu ancak görüşme sonunda anlaşma sağlanamadığına dair --- tarihli son tutanak düzenlendiği, arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmiş olduğu belirlenmiştir.Celp edilip incelenen söz konusu icra dosyasına ve bu konudaki yazışmalara göre sonuçta göre taraflarla ilgili olduğu, 1.485.278,84 TL asıl alacak ile işlemiş faiz ve ------ toplamı olarak948.795,29 TL olmak üzere toplam 2.434.074,13 TL üzerinden 16/07/2019 tarihinde takibe konulduğu; davalı şirket yönünden yukarıda özetlenen dava dilekçesinde belirtilen şekilde ipotekle ilgili takip yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere 259.607,29 TL asıl alacak yönünden talepte bulunulmuş olduğu, takibin genel kredi sözleşmesi, müteselsil kefalet, ihtarname ve hesap özetine dayalı olduğu, her iki davalı yönünden de süresinde yapılan itirazla takibin durmuş olduğu belirlenmiştir. Dava dilekçesine, celp edilip incelenen icra dosyasına, ön inceleme duruşmasında belirlenen ihtilaf noktalarına ve dosya kapsamına göre dava ticari kredi ilişkisine dayalı olarak yapılan takibe itirazın iptaline ve buna bağlı olarak talep edilen icra tazminatına yöneliktir.Davacı vekili tarafından 24/03/2021 tarihli dilekçe ekinde 475.298,68 TL bedelli rehin açığı belgesi sunulmuş olup davacı vekili tarafından sunulan 02/03/2021 tarihli dilekçede ise eldeki davaya dayanak takip başlatılırken ihale bedellerinin düşülerek takip yapıldığı açıklanmıştır. Deliller toplanarak taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi içeriği ve davanın niteliği gözetilerek banka kayıtları ile davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek bir bankacılık konusunda uzman bilirkişiden rapor temini yoluna gidilmiştir.---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile takibe ve davaya konu borcun ödenmesi için davalılara gönderilen ihtarın tebliğ edildiği ve ihtar ile birlikte 1 gün süre tanınmış olduğu ve temerrüdün -----itibariyle oluştuğu anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından yukarıda açıklanan şekilde dosya kapsamına uygun olarak ve davanın esasının aydınlatılması yönünden Mahkememizce de yeterli görülen----- tarihli raporda davalı gerçek şahsın ticari sicil kayıtlarına göre diğer davalı şirketin ortağı ve yetkilisi olup, münferiden temsile yetkili müdür olduğu, kredi hesabının 22/05/2018 tarihinde kat edilerek borç tutarı toplamının 1.750.307,73 TL olduğu belirtilerek 1 gün içinde ödenmeye daveti içerir şekilde borçlulara gönderilen ihtarname ile hesabın kat edildiği ve temerrüdün 25/05/2018 tarihinde oluştuğu; 12/06/2017 tarihinde imzalanan kredi sözleşmesi ile davalı şirkete 2.000.000,00 TL limitli kredi tahsis edildiği, diğer davalı gerçek şahsın bu sözleşmeyi kefil olarak onayladığı ve kredi limiti tutarında kanunun ön gördüğü şekilde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı; ihtarname tarihi itibariyle talep edilen asıl alacak tutarının banka kayıtları, ilan edilmiş faizler ve sözleşme açısından uygun ve tutarlı olduğu, ancak takibe konu alacağın varlığının ve miktarı ile işlemiş faiz miktarının aydınlatılmasına yönelik görev tanımı kapsamında bu aşamada takip tarihi itibariyle hesabın mümkün olmadığı; ihtarname-temerrüt tarihi ile huzurdaki davaya temel ------Esas sayılı takip tarihi arasında, diğer takiplerden yapılan tahsilatların sağlıklı bir şekilde ibrazı ve bu kapsamda diğer takiplerin de değerlendirilmesi sonrasında 25/05/2018 temerrüt tarihi itibariyle oluşan temerrüt halindeki 1.750.307,00 TL üzerinden günümüze gelinerek hesaplama yapılabileceği; dosya kapsamına göre kambiyo senetlerine mahsus takipten herhangi bir tahsilatın gerçekleşmediğinin ve ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan takipten ise ipotekli üç gayrimenkulün satışın sonucu alacağa nazaran 475.298,68 TL' lik rehin açığı belgesinin düzenlenmiş olduğunun anlaşıldığı, belirtilen hesaplama imkansızlığı yönünden raporda açıklanan şekilde---- kapanması, ------- takip aşamasında yapılandırma olması ve sonrasında bozulması sırasında sağlıklı bir arşiv, dosyalama ve geri dönüş sağlanamadığından belirsizliği aydınlatacak şekilde eksikler giderildiği takdirde takip tarihi itibariyle hesap yapılabileceği açıklanmış olup taraf vekillerinin itirazları ve davacı vekilinin itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü talep dikkate alınarak banka genel müdürlüğüne müzekkere yazılmak suretiyle cevap geldikten sonra itirazların aydınlatılması ve raporda belirtilen eksiklik giderilerek görev tanımını karşılar şekilde hesabı içerir ek rapor temini yoluna gidilmiş olup aynı bilirkişi tarafından düzenlenen------ sunulan dökümanın çözümü yapılarak çıktısı rapora eklenmek suretiyle takip tarihi itibariyle alacağın hesaplanması yoluna gidildiği açıklanarak kredi borcuna mahsuben yapılan ödemelerin mahsup edilmediği itirazı yönünden davalı tarafından herhangi bir döküman ibraz edilmediği belirtilerek kök raporda ilgili bölüme atıf yapılarak sonuçta ödemelerin borca mahsup edilmediği itirazını doğrulayacak bir husus bulunmadığı; temerrüt faiz oranı yönünden sözleşme hükmüne göre gerek asıl borçlu gerekse kefil yönünden yapılan itirazı geçerli kılacak bir husus bulunmadığı açıklanarak sonuçta takip tarihi itibariyle ana para borcunun ----, işlemiş faiz miktarının 828.823,54 TL ve------ 41.441,18 TL olmak üzere toplam 2.553.694,01 TL alacağın bulunduğu sonucuna ulaşıldığı ancak davacının takip talebinde asıl alacak 1.485.278,84 TL, faiz ve---- toplamı olarakta 948.795,29 TL olmak üzere toplam 2.434.074,13 TL talep edildiği, bu farklılığın sebebinin anlaşılamadığının, taleple bağlılık esası çerçevesinde davacının davalı şirketten 2.434.074,13 TL ve müşterek borçlu-müteselsil kefil diğer davalıdan ise kefalet limiti tutarı olan 2.000.000,00 TL tutarında alacaklı olduğu hesaplanarak değerlendirilmek suretiyle ulaşılan kanaat açıklanmıştır.Taraf vekilleri ek rapora karşı itiraz dilekçeleri sunmuşlardır. Davalılar vekili 22/12/2021 tarihli dilekçesinde davacı alacaklı aynı alacak için ilk olarak ------ sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlattığı; ardından yine aynı alacak için ------ Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı ve son olarak söz konusu önceki iki takipten vazgeçmeden aynı alacak için bu kez eldeki bu davanın konusunu oluşturan---------- Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı; söz konusu üç takibe konu alacağın aynı alacak olduğu noktasında ihtilaf bulunmadığı; kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip nedeni ile ve bu takipten sonra başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin iptali için şikayet yoluna gidildiği ve ------ Esas sayılı dosyası üzerinden şikayetin reddine karar verilmesi üzerine İstinaf yoluna gidildiği ve İstinaf talebinin de reddi üzerine Temyiz yoluna başvurulduğu ve----- kararı ile alacaklının tercih hakkını kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yönünden kullanmış olması nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapılamayacağı gerekçesiyle kararın bozulduğu açıklanıp mükerrerlik itirazı tekrar edilerek rapora önceki itirazlar da tekrar edilmiştir. ------ dosyasına müzekkere yazılarak gerekli kısımların ------- içeriği temin edilmiş olup söz konusu Yargıtay ilamının yukarıda özetlenen söz konusu itiraz dilekçesinde belirtildiği şekilde olduğu ve İİK. madde 45 ile 167. maddelere dayalı gerekçeler içerdiği anlaşılmıştır. İlgili yasal düzenlemeler: "... 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu: A İTİRAZIN İPTALİ : Madde 67 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/37 md.) ------Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ------- Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın ----- yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. ------ Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. -----Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. ------ REHİN VE İPOTEKLE TEMİN EDİLMİŞ ALACAKLAR:

Madde 45 - Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir. ------ 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan rehinle temin edilmiş alacaklar ile -------- rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabilir veya haciz yoluna başvurulabilir. Poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167 nci madde hükmü mahfuzdur.İpotekle temin edilmiş faiz ve senelik taksit alacaklarında, alacaklının intihabına ve borçlunun sıfatına göre, rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yahut iflas yollarına müracaat olunabilir. ------------ ... III - KAMBİYO SENETLERİ ÇEK, POLİÇE VE EMRE MUHARRER SENET HAKKINDAKİ HUSUSİ TAKİP USULLERİ TAKİBİN KABULÜ ŞARTLARI: Madde 167 ----- Alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senete müstenit olan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, bu bölümdeki hususi usullere göre haciz yolu ile veya borçlu iflasa tabi şahıslardan ise iflas yolu ile takipte bulunabilir. Alacaklı, takip talebinde 58 inci maddedeki hususlardan başka iflasa tabi borçlusu aleyhine haciz ve iflas yollarından hangisini istediğini bildirmeğe ve takip talebine kambiyo senedinin aslını ve borçlu adedi kadar tasdikli örneğini eklemeğe mecburdur. ------ 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun madde 18/A düzenlemesinde yargılama gideri yönünden yer alan ilgili fıkralar: Dava şartı olarak arabuluculuk Madde 18/A------- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. ... (11) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. (12) Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz. (13) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre ------- bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır.-------bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (14) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere -------- bütçesinden karşılanır....''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.İlgili icra dosyaları ile ilgili yazışmalar yapılarak dava dışı takipler yönünden icra dosyalarının gerekli kısımlarının ---- celp edilmiş olup davalılar vekilinin söz konusu dilekçesinde belirttiği şekilde -------- Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip olduğu; yaklaşık 1 ay sonra yine aynı alacak için ------ Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı ve yaklaşık 1 yıl sonra eldeki bu davaya dayanak olan------sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla takibe geçildiği ve aynı alacak nedeniyle bu üç takibin söz konusu olduğu ve bu hususlar yönünden taraf vekilleri arasında ihtilaf olmayıp ihtilaf "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" farklı usullerle bu takiplerin aynı anda yapılabilip yapılamayacağı ve borcun varlığı ile miktarı yönündendir. Öncelikle mükerrer takip itirazı yönünden irdeleme yapılması gerekmiş olup yukarıya aynen aktarılan İİK. madde 45 ve 167 düzenlemeleri, emsal nitelikli söz konusu --------Karar sayılı ilamı, takiplerin tarihlerine göre birinci takibin kambiyo senedine mahsus yolla başlatılan takip olması ve davacı tarafın tercihini buna göre kullanmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde söz konusu emredici yasal düzenlemeler karşısında tercihini kambiyo senedine mahsus takip yolundan yana kullanan alacaklının genel haciz yoluyla takipte de bulunamayacağı ve mükerrerlik itirazının yerinde olduğu sonucuna varıldığından İİK. madde 45 ve 167 düzenlemelerine aykırı mükerrer takibe dayalı davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş olup mevzuatın yorumlanmasına bağlı yön ve davacının kötü niyetinin sabit olmaması nedeni ile davacı aleyhine icra tazminatına karar verilmemiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın reddine, 2-Davacı tarafın kötü niyeti sabit görülmediğinden aleyhine icra tazminatına karar verilmesine yer olmadığına, 3-Maktu karar harcının mahkeme veznesine yatırılan peşin harçtan mahsubu ile artan 29.316,00 TL harcın kararın kesinleşmesine bağlı olarak ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun madde 18/A-(13) ve (14) düzenlemelerine ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine bağlı olarak ----- tarafından yapılan ve ------ Bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL zaruri giderin davacıdan alınarak alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan harç ve giderin üzerinde bırakılmasına, 6-Kararın, mükerrerlik itirazına bağlı usüli niteliği gözetilerek buna göre sonuçta davalılar vekili için tarife gereğince belirlenen 5.100,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara müştereken verilmesine, 7-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu konuda başkaca bir karar oluşturulmasına yer olmadığına, 8-Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, İlişkin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. ..." şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır. Yukarıya aynen aktarılan -------- Karar sayılı karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ----- Karar sayılı İstinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın temyiz edilmesi üzerine ------ sayılı ilamı ile birinci takibin kambiyo senedine mahsus yolla başlatılan takip olması durumunda Dairenin yerleşik içtihatları ile kabul edildiği üzere alacaklının, davalı kefil bakımından her zaman için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla genel haciz yoluyla takip yapabileceği, borcun teminatını teşkil eden ipoteklerin müteselsil kefilin borcunun teminatını oluşturmadığı, bankanın müteselsil kefil aleyhine genel haciz yoluyla takibe girişmesinin yasaya ve sözleşmeye uygun olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken davalı kefil yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı açıklanarak kararın bozulması üzerine dosya bu kez mahkememizin başlıktaki ------Esasına tevzi edilmiş olup------- Esas sayılı bu dosya üzerinden yapılan tensibe bağlı olarak tebligatlar yapılıp taraf teşkili sağlandıktan sonra ------ vekili bozma ilamına uyulmasını, davalılar vekili ise İstinaf Mahkemesi ile ----- aynı içtihatı birleştirme kararını esas aldıkları halde farklı yorum yapıldığı, söz konusu içtihadı birleştirme kararında mükerrer takip yapılamayacak olan yönünden asıl borçlu ve kefil ayrımı yapılmadığı, İstinaf Mahkemesinin yorumunun isabetli olduğu, belirtilerek önceki kararda direnilmesini istemişler ve davacı vekili ipoteğin, kefilin kefaretten dolayı borcunun teminatını oluşturmaması nedeniyle Yargıtay'ın yorumunun isabetli olduğunu belirterek bozma ilamına uyulmasına ilişkin talebini tekrarlamıştır.Mahkememizce yapılan değerlendirme sonunda bozma ilamına uyulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde tahkikat bitirilmiştir.Bozma ilamının bütünlüğüne göre Mahkememizden verilen davanın reddine ilişkin---- Karar sayılı kararın davalı şirket yönünden kesinleşmiş olduğunun tespitine ve bu tespite bağlı olarak bu davalı yönünden başkaca bir karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.Uyulan bozma kapsamında kalan davalı ------ hakkındaki dava yönünden ise uyulan bozma ilamı, bozma ilamında da belirtildiği gibi borcun teminatını teşkil eden ipoteklerin müteselsil kefili borcunun teminatını oluşturmaması, bozma ilamında Dairenin yerleşik içtihatlarının bu yönde olduğunun belirtilmiş olması, yukarıya aynen aktarılan gerekçeli karar içeriğinde de yer verildiği üzere dosya kapsamına uygun ve mahkememizce davanın aydınlanması ve sonuçlandırılması yönünden yeterli görülen rapora göre takip tarihi itibariyle asıl alacak miktarının 1.683.429,29 TL işlemiş faiz miktarının 828.823,54 TL faiz ve----- olmak üzere toplam 2.553.694,01 TL alacak olduğunun hesaplanmış olması; takip talebinde ise asıl alacak olarak 1.485.278,84 TL'nin, faiz ve ------- toplamı olarak ise 948.795,29 TL'nin talep edilmiş olması, taleple bağlılık, bu davalı kefilin kefalet limitinin 2.000.000 TL olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde takip talebi ile bağlı kalınarak 1.485.278,84 TL asıl alacak ile işlemiş faiz ve-----toplamı 514.721,16 TL olmak üzere toplam ve kefalet limiti kadar olan 2.000.000 TL yönünden davanın kısmen sübuta erdiği sonuç ve kanaatine varıldığından bu davalı yönünden bu doğrultuda davanın kısmen kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacı tarafın icra inkar tazminatı adı altında talep ettiği icra tazminatı yönünden yukarıya aynen alınan İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2. Fıkrası hükmü, bu konuda yerleşen yargısal uygulama, davanın niteliği, davalının takibe itirazının haksız çıkması, kabule konu asıl alacak yönünden alacağın davalı tarafça hesaplanabilir-bilinebilir olması nedeni ile likit ve belirli olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı aleyhine icra tazminat şartlarının somut olayda gerçekleştiği anlaşıldığından kabule konu asıl alacak miktarı olan 1.485.278,84 TL üzerinden %20 oranında icra tazminatına da karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış olup, söz konusu asıl alacak miktarının %20 oranına tekabül eden 297.055,76 TL icra tazminatına da hükmolunmuştur. Ayrıca belirtmek gerekir ki davalı tarafın icra tazminat talebi olmamıştır. Harç yönünden kabule konu toplam dava değeri olan 2.000.000 TL matrah üzerinden işlem yapılmış ve avukatlık ücreti hesabı yönünden de harca esas alınan bu bedel gözetilmiş olup kısmen redde konu olan değer ise 434.074,13 TL'dir.Harç yönünden davanın niteliğine karşılık gelen 492 Sayılı Harçlar Kanununun; ''...

İLAMSIZ TAKİPLERDE PEŞİN HARÇ: Madde 29 - İlama dayanmıyan takip isteklerinden alacak miktarının binde beşi peşin alınır. Peşin harçlar takip sonunda alınacak asıl harca mahsup olunur. İlama dayanmıyan takiplerde alacaklı mahkemeye müracaata mecbur kalırsa, peşin alınan harç kendisine iade olunur. Veya alacaklının isteği üzerine mahkeme harçlarına mahsup edilir. ...'' şeklindeki ilgili maddesinde yer alan söz konusu düzenleme ve icra dosyası kapsamına göre davacı tarafın takibi başlatırken 12.170,37 TL peşin harç yatırmış olması, eldeki davanın söz konusu peşin harca bağlı olarak açılmış olması karşısında söz konusu takip için yatırılan peşin harç miktarı da işleme tabi tutulmuştur. Son olarak belirtmek gerekir ki kısa kararda istinaf yolu açık olduğu ifade edilmiş ise de bu ifade zuhule dayalı olduğundan HMK madde 373/4 düzenlemesi gözetilerek kısa karardaki ifade hatası bu gerekçeli kararda giderilerek temyiz yolu açık olduğu belirtilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A) Davalı şirket hakkındaki dava yönünden: Bozma ilamının bütünlüğüne göre Mahkememizden verilen davanın reddine ilişkin --------- Karar sayılı kararın kesinleşmiş olduğunun tespitine, bu tespite bağlı olarak bu davalı yönünden başkaca bir karar verilmesine yer olmadığına, 2-Bozmanın etkisi, kesinleşme sınırları gözetilerek söz konusu ------ tarihli kararın 4 no'lu hüküm fıkrası ile artan harcın iadesi kısmı yönünden 3 no'lu hüküm fıkrasının yerine aşağıda oluşturulacak hüküm fıkralarına göre işlem yapılması gereğinin gözetilmesine, B) Davalı ----- hakkındaki dava yönünden: Davanın kısmen kabulü ile ------Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takibin 1.485.278,84 TL asıl alacak ile işlemiş faiz ve ------- toplamı 514.721,16 TL olmak üzere genel toplam 2.000.000 TL üzerinden ve söz konusu asıl alacak miktarı üzerinden takipten itibaren faiz işletilmek suretiyle devamına; itirazın belirtilen şekilde iptaline ve takibin belirtilen şekilde devamına, Asıl alacak miktarı üzerinden %20 icra tazminatı 297.055,76 TL'nin bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Önceki kararın --------- no'lu hüküm fıkrasında belirtilen harç iadesinin gerçekleşmemiş olması da gözetilerek sonuçta: kabule konu dava değeri üzerinden hesaplanan 136.620,00 TL nispi karar harcından Mahkeme veznesine yatan 29.397,54 TL peşin harç ile icra veznesine yatan 12.170,37 TL'nin toplamı olan 41.567,91 TL'nin mahsubu ile EKSİK 95.052,09 TL'nin bu davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun madde 18/A-(13) ve (14) düzenlemelerine ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine bağlı olarak ----- tarafından yapılan ve ------karşılanan 1.320 TL zaruri giderinin bu davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından İcra veznesine yatırılan söz konusu peşin harç ve Mahkeme veznesine yatırılan peşin harçtan 02/02/2022 tarihli kararın 3 no'lu hüküm fıkrasındaki mahsuptan sonra kalan miktar da dahil olmak üzere davacı tarafça ödenen harçlar toplamı 41.488 TL harcın bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça bu davalı yönünden harç dışında yapılan toplam 2.300 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 1.890 TL'nin bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine; geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına, Davacı vekili için kabule konu toplam değer üzerinden tarife gereğince hesap ve takdir edilen 298.000 TL nispi avukatlık ücretinin bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı vekili için redde konu değer üzerinden tarife gereğince hesap ve takdir edilen 69.500 TL nispi avukatlık ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, İlişkin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde daha önce temyiz edilmiş olması nedeniyle ve HMK madde 373/4 düzenlemesi gereğince temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/837, K. 2025/868, T. 12.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-837-e-2025-868-k-bb41a2e3ce51