İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/720 E. 2025/846 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/720
- Karar No
- 2025/846
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/720 Esas KARAR NO : 2025/846
DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ : 29/08/2025 KARAR TARİHİ : 20/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davaya konu şirketin diğer ortağı ve temsile yetkili tek müdürü olan davalı ..., Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... ... Şirketini kurma iradesini gösterdiklerini, ilgili şirketin kuruluş şirket sözleşmesi Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğünce ... tarihinde tescil edilmiş ve ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ... ve ... sayılı sayfalarında ilan edildiğini, bahsi geçen şirketin kuruluşunun ardından şirket aktifine birçok iş makinesi kaydedildiğini, bunların bazısı satın alma, bazıları ise finansal kiralama şeklinde olduğunu, finansal kiralama şeklinde kaydedilen iş makineleri aylık kredi taksitleri devam ederken şirketin üzerine tescilli görünmediğini, ancak kredi taksitleri bitince şirket üzerine tescili yapıldığından halihazırda şirketin 10 adetten fazla tır, forklift, ..., ... tarzı iş makinesi mevcuttur, fakat henüz taksitleri devam ettiğinden şirket üzerine tescilli olmadığını, müvekkili ile şirket müdürü davalı ... eş olup, gelinen durum itibarıyla boşanma aşamasına geldiklerini, müvekkilinin davalı ...'e karşı T.C. Antalya ... Aile Mahkemesinin .../... D.İş sayılı dosyasının ... tarihli kararı ile 1 ay süre ile uzaklaştırma tedbiri aldığını, davalı tarafça şirketin iş ve işleyişi, finansal durumu, faaliyet raporları ile ilgili olarak müvekkiline herhangi bir bilgi verilmediği gibi davalı tarafından Antalya ... Noterliği ile Beşiktaş ... Noterliği'nde şirket adına birçok işlem yapıldığını, zira Noterler Birliğinde davalı adına müvekkilinin kullanmakta olduğu telefon numarası kayıtlı olduğundan, davalının noterde yaptığı her işlemde müvekkilinin kullanımında olan telefon numarasına mesaj geldiğini, şirkete ait iş makinelerinin satıldığı ancak Noterlik Kanunu'nun 55. maddesi gerekçe gösterilerek bilgi alma ve inceleme taleplerinin ilgili noterliklerde şifahi olarak reddedildiğini, bu nedenlerle ... ... Şirketi müdürü olan ...'in azline, ... ... Şirketi müdürü olan ...'in azli sonrası şirketi temsile yetkili bir müdür kalmayacağından, şirketin her iki ortağının da %50 hisseye sahip olması ve olası bir boşanma sonrasında şirketin kilitlenmesi (pat) durumu ortaya çıkabileceğinden, azil sonrası yeni müdür seçimi yapılıncaya kadar şirkete yönetim kayyımı atanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ... işi ile ilgilenmekte olup ... tarihinde Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... ... Şirketinin kuruluşunu yaptığını, müvekkili şirketin kuruluşunda eşi olan davacının da hak sahibi olması istediğini için davacı eşi ...'i de şirket ortağı olarak gösterdiğini, davacı taraf ev hanımı olup şirketin yönetimi ile ilgili hususlarda bilgi sahibi olmadığını, şirkette fiili çalışması olmadığını, hafriyat işi ile ilgilisi bulunmadığını, davacı tarafça müvekkili şirketin aktifinde bir çok iş makinesi olduğunu iddia ettiğini, ancak müvekkili şirket bünyesinde kayıtlı iş makinesi bulunmadığını, şirketin 8 adet iş makinesi için leasing sözleşmesi bulunmadığını, Leasing ödemeleri halen devam etmekte olduğundan bu iş makineleri şirketin aktifinde kayıtlı olmadığını, Leasing ödemelerinin tamamlanması halinde bahsi geçen 8 adet iş makinesi şirket adına tescil edileceğini, şirket tarafından 8 adet leasing sözleşmesinin ödenmesi yapılmaya çalışılmadığını, bu nedenle şirket büyük bir maddi külfet altında olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde müvekkili ile davacının boşanma aşamasında olduğunu iddia ettiğini, ancak taraflar arasında görülmekte olan bir boşanma davası bulunmadığını, davacı tarafça müvekkili aleyhine uzaklaştırma kararı alınmış ve uzaklaştırma kararının devam ettiği süreçte davacı taraf bu karara rağmen sürekli olarak müvekkilinin bulunduğu yerlere gelmiş ve müvekkili ile iletişim kurmaya çalıştığını, davacı tarafından alınmış olan uzaklaştırma kararının da süresi bitmiş durumda olduğunu, davacı taraf, müvekkili ile yaşadığı kişisel ihtilafları şirket ilişkisine yansıtmakta ve bu davayı baskı aracı olarak kullanmadığını, davacının amacı, şirketin menfaatini korumak değil, müvekkili üzerinde ekonomik ve psikolojik baskı kurduğunu, TTK 630. maddesi şirketin korunmasını amaçlamaktadır; şahsi intikam amacıyla şirket yönetiminin devre dışı bırakılması kanunun ruhuna açıkça aykırı olduğunu, dava konusu azil taleplerinin haksız ve mesnetsiz olması sebebiyle reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir. Dava; ... ... Şirketine Türk Ticaret Kanunu’nun 630. maddesi uyarınca şirket müdürünün azli, temsil yetkisinin kaldırılması, şirkete kararın kesinleşmesine kadar yönetim kayyımı atanması, olmadığı taktirde denetim kayyımı atanması talebine ilişkindir. Mahkememizin ... tarihli ön inceleme duruşmasında davacı vekili "Dava dilekçemizi tekrar ediyoruz, ayrıca müvekkil bilgimiz dışında hisselerini davalı tarafa devir etmiştir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin ... tarihli ön inceleme duruşmasında davacı vekili "cevap dilekçemizi tekrar ederiz, taraflar arasında Antalya ... Aile Mahkemesinde .../... sayılı dava dosyasında anlaşma sağlanmış ve boşanma protokolü gereğince şirket hisseleri davacı tarafından ... TL bedelle müvekkil davalıya deviredilmiş olup şirketin tek ortağı artık müvekkil olduğundan dolayı dava konusuz kalmıştır kayyım atanmasına ilişkin tedbirinde kaldırılmasını talep ederiz" şeklinden beyanda bulunmuştur. Antalya ... Aile Mahkemesinde .../... sayılı dava dosyasında anlaşma sağlanmış ve boşanma protokolü gereğince şirket hisseleri davacı tarafından ... TL bedelle davalıya devredilmiş olup davacının şirket ortaklığı sona ermiş olmakla davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Konusuz kalan davanın esası hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına; 2-Mahkememizin tensip ... nolu ara kararı ile denetim kayyımı atanmasına ilişkin ara kararın kaldırılmasına, bu hususta Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, 3-Harç peşin alındığından tekrar harç alınmasına yer olmadığına, 4-Yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/11/2025
Başkan ... ¸ e-imzalıdır Üye ... ¸ e-imzalıdır Üye ... ¸ e-imzalıdır Katip ... ¸ e-imzalıdır