İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/710 E. 2026/157 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/710
- Karar No
- 2026/157
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/710 Esas KARAR NO :2026/157
DAVA:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ:24/08/2022
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2022/... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 09/11/2022 KARAR TARİHİ : 03/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil, görevli elektrik tedarik şirketi olan dava dışı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş.’nin abonesi olduğu, son düzenlenen (2022/5-6-7) normal tüketim elektrik faturalarından anlaşıldığı üzere ticarethane grubu üzerinden ticari işletmesi ... tesisat/hizmet numaralı kullanım yerinde elektrik enerjisi kullandığı, İstanbul Avrupa yakası bölgesinde lisanslı elektrik dağıtım şirketi olan davalı/birleşen tarafından, “yapılan kontrolde sayaç giriş kofrasından ‘harici hat’ çekildiği, kontaktör vasıtasıyla kumanda edildiği tespit edildi.” iddiasını içeren 08.08.2022 tarihli ve H/... numaralı kaçak/usulsüz elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlendiği, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağına dayanılarak 09.08.2022 tarihli, 370.419,84-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ve aynı tarihli 86.781,46-TL bedelli kaçak ek tüketim faturası toplam 457.201,30-TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin (EPTHY) m.43/5 hükmü uyarınca, “kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esas” olduğu gibi, aynı yönetmeliğin 45/7 hükmü uyarınca da, “bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemlerin kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanması” gerektiği, kaçak tespit tutanağındaki haksız ve mesnetsiz iddianın aksine kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığı, davalı haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğu, tek taraflı olarak düzenlenen ve müvekkilin imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağı, bu hâliyle emsal Yargıtay içtihatlarına göre tek başına ispata elverişli ve yeterli delil vasfında olmadığı gibi davalı şirketin tarafı olduğu somut uyuşmazlıkta, kendi iddiasını kendi düzenlediği bir belge ile ispatına cevaz verilebilmesi olanaksız olduğu, kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığı, davaya konu faturalar ile tahakkuk ettirilen borcun tamamından sorumlu ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, kanaatin aksi yönde oluşması halinde ise; tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim borcu, Yönetmelik gereği m.42 ilâ m.49 hükümlerine aykırı olarak fazla hesaplandığı, keyfiyet, bilirkişi incelemesi ile sübuta ereceği, bilirkişi marifetiyle haksız ve hukuka aykırı olduğu tespit edilen kısmından sorumlu ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, Huzurdaki menfi tespit davası, HMK.m.109 hükmü uyarınca hukuken mümkün olduğundan “kısmi dava” olarak ve ayrıca, menfi tespit davaları zorunlu arabuluculuk dava şartına tâbi olmadığından, arabulucuya başvuru yapılmaksızın açıldığı, HMK.m.109/2 hükmünün, 01.04.2015 tarihli ve 6644 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yürürlükten kaldırılması sonucunda, taraflar arasında çekişmesiz ve açıkça belirli olsa bile, bölünebilir nitelikli olan talep konusu parasal miktarın sadece bir kısmı hakkında kısmi dava açılması olanaklı hâle getirildiği, İddia edilen kaçak elektrik kullanımının gerçekleşip gerçekleşmediği, faturalardan dolayı sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise sorumluluk miktarı, özel ve teknik uzmanlık gerektiren bu konuda uzman bilirkişi tarafından, EPTHY hükümleri, EPDK kararları ve tarifeleri ışığında yapılacak inceleme, değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda belirlenebilecek olup davada menfi tespit talebine konu borç miktarı, tamamen ihtilaflı olduğu gibi davacı müvekkil yönünden belirlenebilir de olmadığı, dolayısıyla kısmi dava olarak açılması mümkün olduğu, İstanbul ... ATM 2022/... Bilirkişi Raporu Huzurdaki davanın açılmasından önce talep üzerine, .... Asliye Ticaret Mah.’nin 2022/... D. İş sayılı ve 18.08.2022 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile “müvekkilin belirtilen kullanım yerinde kullanmakta olduğu elektrik enerjisinin, davaya konu mezkûr faturaların borçlarından dolayı kesilmemesi” yönünde tedbir kararı verildiği ve 23.08.2022 tarihli dilekçe ile tedbir kararının uygulanması talep edildiği, HMK.m.397/1 hükmüne göre, davaya konu faturalardan doğan uyuşmazlığın esası hakkındaki menfi tespit davasının, tedbir kararı uygulanması talep edilen tarihten itibaren 2 haftalık sürede açılması gerektiği ifade edilerek, HMK.m.109 hükmü uyarınca kısmi dava olarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davacı müvekkilin, davalı tarafından davaya konu 09.08.2022 tarihli, ... no’lu ve 370.419,84-TL bedelli ve 09.08.2022 tarihli, ... no’lu ve 86.781,46-TL bedelli faturalar ile borç olarak tahakkuk ettirilen toplam 457.201,30-TL’nın şimdilik 500,00-TL kısmından borçlu olmadığının tespiti, HMK.m.397/4 ve m.323/1-ç hükümlerine göre, Huzurdaki asıl dava dosyasının eki olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/... D. İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasının giderleri de dâhil olmak üzere, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin de davalıya yüklenmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usul yönünden ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak aranan zorunlu Arabuluculuk yoluna başvuru yapılmadan huzurdaki dava açıldığı, davanın ticari dava olduğu kuşkusuz olduğu, zorunlu arabuluculuk sürecinin işletilmemiş olması sebebiyle Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önünde bulundurulduğunda davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, Huzurdaki davanın kısmi dava olarak açılabilmesi mümkün olmadığı, Dava dilekçesi incelendiğinde 457.201,30-TL'lik kaçak ve ek tüketim faturası tahakkuk ettirildiği ve davacının 500,00 TL borçlu olmadığının tespitini istediği görüldüğü, davanın konusu olan mezkur faturaların değerinin 457.201,30-TL olduğu gözetildiğinde davacı tarafa eksik harcın tamamlattırılması için süre verilmesi gerektiği, Esas yönünden; Müvekkil şirket görevlilerince yapılan incelemeler sonucu, davacı tüketicinin kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiğine yönelik yapılan tespitte ve buna istinaden yapılan tahakkuklandırmalarda herhangi bir hata bulunmadığı, davacıya ait ... hizmet numaralı "..." adresli ticarethane niteliğindeki adreste, şirket görevlileri tarafından 08/08/2022 tarihinde yapılan kontrolde; "sayaç giriş kofrasından 'harici hat' çekilerek kontaktör vasıtasıyla kumanda edildiği ve bu suretle kaçak elektrik kullanıldığı" hususunun tespiti üzerine H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği, kaçak elektrik tüketiminin gerçekleştiği esnada yürürlükte bulunan EPTHY hükümleri uyarınca hesaplama yapılarak 09/02/2022 - 08/08/2022 tarihleri arasındaki 180 günlük süre için 55.440 kWh karşılığı 370.419,84 TL kaçak elektrik tüketim faturası ve 08/08/2021 - 09/02/2022 tarihleri arasında 185 günlük süre için 56.980kWh karşılığı 86.781,46-TL ceza bedelsiz ek kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk ettirildiği, Kaçak elektrik tüketiminin tespit edildiği esnada kaçak elektrik kullanımını gösterir şekilde sayaç görüntüleri fotoğraflanarak kayıt altına alındığı, kayıtlar dosyaya sunulduğu, EPTHY 42.,43.,44., maddesinde tespitlerin nasıl yapılacağı belirlendiği, mevzuat hükümleri doğrultusunda 180 gün x 22 kW x 14 saat = 55440 kWh, ek kaçak elektrik tüketim faturası ise 185 gün x 22 kW x 14 saat = 56980 kW üzerinden hesaplandığı, herhangi bir hata bulunmadığı, İstanbul ... ATM 2022/... Bilirkişi Raporu Davacı adına düzenlenen tek Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı dava konusu H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı olmadığı, 06/09/2022 tarihli H/... seri numaralı Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı da bulunduğu, kaçak elektrik kullanımının davacı tarafça alışkanlık haline getirildiğini kanıtlamanın yanında yapılacak faturalandırmaların Yönetmeliğin 46/3 maddesi uyarınca mükerrer kaçak kullanım hükmü çerçevesinde tahakkuklandırılması gerektiği, Şirket görevlilerince yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan tutanaklar yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu, kaçak elektriğe ilişkin tespit ve tahakkukta hata bulunduğunu iddia eden davacının bu hususu ispatlaması gerektiği, Davacı taraf aksini kanıtlayabilecek herhangi bir ispatı sunamadığı, tutanaklar incelendiğinde davacı tarafça kaçak elektrik kullanıldığı hususu sabit olduğu, öncelikle belirtmek isteriz ki; davacı taraf her ne kadar .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... D.İş sayılı dosyasında tedbir kararı verilmiş ise de söz konusu tedbir talebinin 15/11/2022 tarihinde mürafaalı olarak değerlendirilmesine karar verildiği, kararın kesinleşmediği, dosyaya dayanak teşkil edemeyeceği, Davacı taraf her ne kadar elektriğin kesilmemesine yönelik tedbir talebinde bulunmuş ise de; iş bu talebinin, ihtiyati tedbir şartları oluşmadığı gerekçesiyle reddi gerektiği, davacı yargılama ile elde edilebilecek sonucu ihtiyati tedbir yolu ile sağlamaya çalıştığı, İhtiyati tedbir şartları oluşmadığından ve davacı davasında haksız ve kötü niyetli olduğundan Mahkemece yerinde olmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği ifade edilerek, Haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi talep edilmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davalı yanca kullanılan ... numaralı sayaçta 08/08/2022 tarihinde yapılan kontrollerde sayaç giriş kofrasında harici hat çekilmek ve kontaktör vasıtasıyla kumanda edilmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, H/... numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının tutulduğunu, 09/02/2022 08/08/2022 tarihleri arasında 180 günlük süre için 55440 kWh karşılığı 370.419,84 TL kaçak faturası ve 08.08.2021-09.02.2022 tarihleri arasında 185 günlük süre uçun 56980 kWh karşılığı da 86.781,46 TL ceza bedelsiz ek fatura olmak üzere toplam 457.201,30-TL tutarında kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, kaçak elektrik bedeline 19.08.2022 son ödeme tarihli düzenlenen 86.781,46 TL ve 370.419,84 TL tutarındaki faturaların gecikmiş gün faizi ve 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 24/C maddesinde Katma Değer Vergisi matrahına dahil unsurlar sayıldığını, bunların içinde faiz de sayılmıştır. İşbu faizin KDV'si ilave edilerek 462.596,28-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, Davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takip durduğunu, ara buluculuğa başvurulduğunu görüşme sonunda anlaşmanın sağlanamadığını, davalı tarafından işbu davaya konu kaçak elektrik bedelinden sorumlu olunmadığının tespiti maksadıyla İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açılmış olduğunu, dava konusunun aynı olması davalar arasında irtibat bulunması nedeniyle dosyanın HMK m.166 gereği birleştirilmesini, davalı yan taşınır taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, itirazın iptali ile takibin devamına yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı şirketin ticarethane grubu sözleşmeli abonesi olarak ... tesisat numaralı kullanım yerinde elektrik enerjisi kullandığını, davacı yanca müvekkilinin bu kullanım yerinde kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile 08/08/2022 tarihli kaçak elektrik kullanım tespit tutanağını düzenlemiş olduğunu, müvekkili adına toplam 457.201,30-TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirilmiş olduğunu ve bu bedelin işlemiş faizi, faizin KDV’si ile birlikte tahsili için .... İcra Müd.’nün 2022/... E. sayılı dosyası müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanımında bulunmadığını, davacı yanını bu iddiası ispat yükümlülüğünün bulunduğunu, müvekkilinin imzasının bulunmadığı davacı yanca tek taraflı olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağının ispata el verişli olmadığını, haksız ve hukuksal mesnetten yoksun talep ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Asıl davada davacı /birleşen davalıya ait işyerine tanzim edilen kaçak elektrik tüketim tutanaklarının hatalı şekilde düzenlenerek tahakkuk eden faturanın mevzuat hükümlerine aykırı tanzim edildiği ifade edilerek faturalardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ettiği, davalı/birleşen davacı yapılan kaçak elektrik tüketim tespitlerinin mevzuata uygun olduğu, buna göre gerçekleştirilmiş kaçak elektrik tüketim tahakkuku ve ek tahakkuk olmak üzere fatura düzenlendiğini belirterek davanın reddini talep ettiği, Mahkememizce yargılama devam ederken; dava dosyamız ile .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmasından ve aynı olaydan kaynaklanması nedeniyle yargılama da beraberliğin sağlanması açısından ilgili dosyada 26.04.2023 tarih ve 2023/... sayılı karar ile dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... esas sayılı dosyasında davacının ... A.Ş davalının ... olduğu .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ve takibin devamı istemine ilişkin olduğu; Dava, asıl dosya yönünden kaçak tespitine dayalı yapılan tahakkuk nedeniyle menfi tespit, birleşen dosya yönünden ise aynı tahakkuka dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı; kaçak kullanım yapılmadığını, yapılan tespitin hatalı olduğunu, yapılan hesaplamaların da hatalı olduğunu ileri sürmektedir. Birleşen dosya davacısı ... ise, yapılan işlemler ve hesaplamanın mevzuat hükümlerine uygun olduğunu ileri sürmektedir. (Yargıtay 19. HD. 28.05.2018 tarih 2017/1648 E. 2018/2994 K., Yargıtay HGK. 10.10.2019 tarih 2017/13-688 E. 2019/1054 K. Sayılı kararları ) buna dair yakın zamanda verilen İstanbul Bam 16. Hukuk Dairesi'nin 2021/271 Esas, 2023/55 Karar sayılı ilamında "İlk derece mahkemesinin 2015/649 Esas - 2017/18 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin 24/01/2020 tarih ve 2017/3697 Esas - 2020/145 Karar sayılı ilamıyla; "Davacı, dava dilekçesinde harca esas değer olarak 1.000,00 TL göstermiştir. Menfi tespit davalarının kısmi dava olarak açılması mümkün değildir. İcra takibi toplam 248.773,34 TL üzerinden başlatılmıştır. Buna göre mahkemece takipte istenen tutar üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanununun 32. maddesi gereğince peşin nisbi harcın tamamlatılması gerekir. Bu durumda harç ikmali yapıldıktan sonra yargılamaya kaldığı yerden devam edilip bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine" karar verilmiştir. İstinaf kararı sonrası ilk derece mahkemesi tarafından devam eden yargılamada davacı vekilince 07/04/2020 tarihinde eksik harcın ikmal edildiği anlaşılmıştır." Yargıtay ve BAM ilamı göz önüne alındığında ; davacı vekili tarafından harca esas değerin 500 TL olarak gösterildiği, ancak sonuç istem kısmında davacının HMK.m.109 hükmü uyarınca kısmi dava olarak “fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak” kaydıyla; davacı müvekkilin, davalı tarafından davaya konu 09.08.2022 tarihli, ... no'lu ve 370.419,84-TL bedelli ve 09.08.2022 tarihli, ... no'lu ve 86.781,46-TL bedelli faturalar ile borç olarak tahakkuk ettirilen toplam 457.201,30-TL'nın şimdi 500,00-TL kısmından borçlu olmadığının tespiti talep edildiği, Menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılamayacağı anlaşılmakla, davacı vekiline 457.201,30 TL üzerinden hesap edilen 7.807,85 TL'den başlangıçta peşin alınan 85,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.722,15 TL eksik harcı tamamlaması için HMK 120. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre verildiği,verilen kesin süre içerisinde eksik harcın tamamlandığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 2022/... Esas 2024/... Karar sayılı 05/11/2024 tarihli kararı ile; "Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-a)Davalı tarafından düzenlenen davaya konu 09.08.2022 tarihli, ... no'lu ve 370.419,84-TL bedelli ve 09.08.2022 tarihli, ... no'lu ve 86.781,46-TL bedelli faturalar sebebiyle davacının davalıya 242.746,73 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyasının davanın KISMEN KABULÜ ile; a).... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı takip dosyasında davalı ...'un itirazının 214.454,57 TL asıl alacak, 2.144,55 TL işlemiş faiz ve 386,02 TL KDV olmak üzere toplam 216.985,14 TL alacak üzerinden iptali suretiyle takibin talep gibi devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, b)İcra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkememizce verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 25/09/2025 tarihli 2025/126 Esas 2025/2314 Karar Sayılı kararı ile özetle ; "Somut olayda, bilirkişi raporunda yukarıda belirtilen şekilde ihtilafsız dönem tespiti yapılarak değerlendirme yapılmadığı, kaçak kullanım başlangıcını tespit yönünden doğru belge ve bulgu sunulmadığı halde üst sınırdan hesaplama yapılmış olduğu, vardiyalı çalışma tespitinin ise yönetmelik amir hükmüne göre ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden dağıtım şirketi üzerinde olmasına rağmen bu hususta eksik değerlendirme yapıldığı halde mahkemece taraf itirazlarını karşılamak amacıyla üçlü bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir." şeklinde mahkememiz kararının kaldırılması üzerine dosya mahkememizin 2025/710 Esas sayılı numarasına kaydedilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 28.01.2026 tarihli raporda; Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu; davacı tüketicinin kullanım yerinde harici hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin kaçak elektrik enerjisi kullandığı, Buna göre tarafımızca yapılan tespit ve değerlendirmelerde, kaçak tahakkuk bedelinin 92.530,67 TL olduğu, ek tüketim bedelinin 22.363,72 TL olduğu, davacının kaçak ve ek tüketim bedeli olarak sorumlu olduğu tutarın 114.894,39 TL olduğu, Davacının davalı tarafından düzenlenen kaçak ve ek tüketim miktarı olan 457.201,30-TL’nin 342.306,91 TL kısmından borçlu ve sorumlu olmadığı, İcra takibinin 114.894,39 TL’lik bedel (asıl alacak/borç) üzerinden yapılması gerektiği, Avans faiz oranına göre, faturanın son ödeme tarihi (19.08.2022) ile icra takip tarihi (31.08.2022) arasındaki 12 günlük süre için işlemiş faiz miktarı 594,93 TL, takip öncesi işlemiş faizin KDV’sinin 107,08 TL olduğu, Yasal faiz oranına göre, faturanın son ödeme tarihi (19.08.2022) ile icra takip tarihi (31.08.2022) arasındaki 12 günlük süre için işlemiş faiz miktarı 339,96 TL, takip öncesi işlemiş faizin KDV’sinin 61,20 TL olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 25/09/2025 tarihli 2025/126 Esas 2025/2314 Karar Sayılı kararı, aldırılan bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; mahkememizce istinaf kaldırma ilamı sonrasında istinaf ilamı doğrultusunda davacıya ait tüketim endekslerinin dosya arasına alınmasına karar verildiği ve bu doğrultuda davalı ...'a yazılan müzekkere neticesinde davacıya ait tüketim endekslerinin dosya arasına alındığı, dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu; davacının kullanım yerinde harici hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin kaçak elektrik enerjisi kullandığı, teknik yönden aldırılan bilirkişi raporunda; EPTHY 43/5 hükmünde “(5) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır.” düzenlemesi mevcut olduğu, ... tarafından sunulan fotoğraflar ve video kaydına göre tespit anında harici devreden 47 A akım geçtiği doğru bulgu ve belge ile ortaya konulduğu bu değer kW cinsine çevrildiğinde (47Ax220/1000) harici hattan çekilen enerji 10,32 kWh yaptığı, harici hattan beslenen cihazların kurulu güç miktarı dosyada daha önce rapor düzenleyen elektrik mühendisi ...'ın tespitleriyle de uyumlu olarak 10,32 kWh alınmasına, İstinaf kaldırma ilamında vardiya tespiti yönünden “vardiyalı çalışma tespitinin ise yönetmelik amir hükmüne göre ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden dağıtım şirketi üzerinde olmasına rağmen bu hususta eksik değerlendirme yapıldığı ispat yükünün dağıtım şirketinde olduğu, aksi halde ticarethane olan kullanım yeri için EPTHY45/3-ç uyarınca günlük 8 saat/gün kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiği , davalı dağıtım şirketi tarafından davacı tüketiciye ait kullanım yerinde vardiyalı çalışma yapıldığına dair yönetmelikte belirtilen bir belge sunulmadığından davacıya ait kullanım yerinde tek vardiya çalışıldığı kabul edilerek 8 saat/gün üzerinden hesaplama yapılacağı, kaçak tahakkuk tüketim bedeli 92.530,67 TL olduğu, ek tüketim bedelinin 22.363,72 TL olduğu, davacının kaçak ve ek tüketim olarak sorumlu olduğu tutarın 114.894,39 TL olduğu, davacının davalı tarafından düzenlenen kaçak ve ek tüketim miktarı olan 457.201,30-TLnin 342.306,91 TL kısmından borçlu ve sorumlu olmadığı,İcra takibinin 114.894,39 TL'lik bedel (asıl alacak/borç) üzerinden yapılması gerektiği, dosya kapsamına uygun hükme dayanak bilirkişi heyet raporuyla tespit edilmiş olmakla; davacının, davalı tarafından davaya konu 09.08.2022 tarihli, ... no'lu ve 370.419,84-TL bedelli ve 09.08.2022 tarihli, ... no'lu ve 86.781,46-TL bedelli faturalar ile borç olarak tahakkuk ettirilen toplam 457.201,30-TL'nın şimdi 500,00-TL kısmından borçlu olmadığının tespiti talep edildiği, Menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılamayacağı anlaşılmakla, davacı vekiline 457.201,30 TL üzerinden hesap edilen 7.807,85 TL'den başlangıçta peşin alınan 85,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.722,15 TL eksik harcı tamamlaması için HMK 120. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde eksik harcın tamamlandığı, dolayısıyla dava değeri 457.201,30-TL olduğu bu haliyle yukarıda yapılan açıklamalar ve alınan hükme dayanak teşkil eden bilirkişi heyet raporu gözetildiğinde; asıl davanın kısmen kabulü ile; davalı tarafından düzenlenen davaya konu 09.08.2022 tarihli, ... no'lu ve 370.419,84-TL bedelli ve 09.08.2022 tarihli, ... no'lu ve 86.781,46-TL bedelli faturalar sebebiyle davacının davalıya 342.306,91- TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyasının davanın kısmen kabulü ile; .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı takip dosyasında davalı ...'un itirazının 114.894,39- TL asıl alacak, 594,43 TL işlemiş faiz ve 107,08 TL KDV olmak üzere toplam 115.595,90- TL alacak üzerinden iptali suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Birleşen dosya davacısının İcra inkar tazminatı yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun iti- razının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.Somut olayda , davacının haksız fiil niteliğindeki kaçak tüketimden kaynaklanan ve yargılama gerektiren alacağı likid alacak niteliği arz etmediğinden icra inkar tazminatı şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilerek aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-a)Davalı tarafından düzenlenen davaya konu 09.08.2022 tarihli, ... no'lu ve 370.419,84-TL bedelli ve 09.08.2022 tarihli, ... no'lu ve 86.781,46-TL bedelli faturalar sebebiyle davacının davalıya 342.306,91- TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, a)Karar tarihi itibariyle alınması gereken 23.382,98-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL ve 7.727,15-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 15.575,13-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b)Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç, 7.727,15-TL tamamlama harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 39.549,50-TL bilirkişi ücreti ile davetiye masrafı olmak üzere toplam 47.447,55-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 35.525,50-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, c)Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 54.769,11-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 2-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyasının davanın KISMEN KABULÜ ile; a).... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı takip dosyasında davalı ...'un itirazının 114.894,39- TL asıl alacak, 594,43 TL işlemiş faiz ve 107,08 TL KDV olmak üzere toplam 115.595,90- TL alacak üzerinden iptali suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, b)İcra inkar tazminatı talebinin reddine, c)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 7.896,35-TL harçtan peşin alınan 5.587,01-TL, mahsubu ile bakiye 2.309,34-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, d)Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 5.587,01-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 5.679,21-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, e)Davacı tarafından yapılan 389,00 -TL davetiye giderinin ve 750,00- TL delil avansının davanın red ve kabul oranına göre 284,61-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, f)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, g)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.520,06-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-)Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/03/2026
Katip ... (E-imzalı)
Hakim ... (E-imzalı)