İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/683 E. 2026/53 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/683
Karar No
2026/53
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ :

DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/05/2025 KARAR TARİHİ : 20/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN : YAZILDIĞI TARİH

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle: .....günü müvekkiline ait .....plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan .....plakalı aracın çarpışması sonucu çift taraflı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sebebiyle müvekkiline ait araç hasarlandığını, müvekkiline araç park halindeyken kaza gerçekleştiğini, davalı tarafça sigortalı araç yüzde yüz kusurlu olduğunu, değer kaybı için davalı şirkete başvuru yapıldığını, araçta orijinal parça kullanılmadığı için müvekkili maddi olarak zarara uğradığını, 50 TL Araç Değer Kaybı Bedeli ve 50 TL Hasar Fark Bedelinin toplamda 100,00 TL (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) maddi tazminatın kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tazmin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde: .....plakalı araç müvekkil .....Sigorta A.Ş. tarafından ...../.....tarihlerini kapsayan .....numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, hasar onarım bedeli ödemesi yapıldığını, .....tarihinde saat .....sıralarında sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı sayılı aracı ile Selahaddin Eyyubi caddesinde gelip yine aynı istikamete gitmek istediği esnada Kayapınar Caddesi kavşağına geldiğinde yerin ıslak olmasından dolayı kayarak sipin atması neticesinde aracının sol yan kısımları ile park halinde bulunan .....plaka sayılı aracın sol yan kısımlarına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, .....tarihinde Diyarbakır ili .....oto kaporta atölyesine gidilerek .....plakalı, ......model araç hasarlı olarak görüldüğünü, muhtelif kısımlarından hasarlı olan aracın yedek parça ve işçilikleri açısından gerekli hasar tespit çalışmaları yapıldığını, yapılan çalışmalar sonucunda atölye yetkilisi ile mutabık kalınarak ekspertize son verildiğini, ekspertizin tamamlanması üzerine 24.000,00 TL hasar onarım bedeli ödemesi yapılmış ve aracın onarımı gerçekleştirildiğini, davacı tarafından servise yapılmış ekstra bir ödeme bulunmamaktayken bakiyenin çıkmasının kabulü mümkün olmadığını, izah edilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce makine mühendisi bilirkişisinden aldırılan .....tarihli bilirkişi raporu; Değer kaybı ve hasar bedeli hesaplamalarının kaza tespit tutanağı raporuna göre %100 - %0 oranı üzerinden hesaplandığı, aracın kaza tarihi itibariyle (.....) kazadan önceki rayiç değerinin 560.000,00 TL olabileceği, aracın kaza tarihi itibariyle (.....) kazadan sonraki rayiç değerinin 515.000,00 TL olabileceği, dava konusu .....plakalı araçta .....tarihindeki kaza nedeniyle değer kaybının oluştuğu, kaza tarihi itibari ile değer kaybı (.....) fiyatının: 45.000,00 TL olabileceği, kaza tarihi itibari ile araç hasar bedelinin iskontosuz orijinal parçalar ile KDV dâhil 39.171,66-TL olduğu, Eksper raporunda orijinal sistem parça fiyatlarının mevcut olduğu, dosya içindeki belgelerde .....Sigorta Anonim Şirketinin dava konusu .....plakalı araç in 24.000,00 TL hasar tazminatı ve 20.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 44.000,00 TL ödeme yaptığı, .....kaza tarihi itibari ile toplam maddi kayıp miktarının /e100'nün 84.171,66 TL olduğu, davacıya .....kaza tarihi itibari ile hasar tazı tı yönünden (39.171,66-24.000,00-15.171,66) 15.171,66 TL ve değer kaybı yönünden (45.000,00-20.000,00-25.000,00) 25.000,00 TL olmak üzere (15.171,664-25.000,00) toplam 40.171,66 TL daha ödeme yapılması gerektiği kanaatine varıldığı anlaşıldı. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacı aracında meydana gelen hasar nedeni ile açılan tazminat davasıdır. Davacıya ait bulunan .....plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan .....plakalı araçların .....tarihinde çarpışması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve davacıya ait bulunan hasar kaybı ve değer kaybı oluştuğundan bahisle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davaya konu .....tarihli trafik kazasının meydana gelmesinde dava dışı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının aracında hasar meydana gelip gelmediği gelmiş ise bu hasar miltarının tespiti, bu kaza nedeni ile aracın değer kaybına uğrayıp uğramadığı, araca takılan parçaların ve önceki halinin orjinal olup olmadığı ve bundan kaynaklı arada fark bedelinin doğup doğmadığı, davalı tarafça yapılan bir ödeme olup olamdığı varsa yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı buna göre talep edilen zararın doğup doğmadığı ve miktarının tespiti ve tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Trafik sigortası motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğu işletenin sorumluluğu oranında olup yine bu sorumluluğun sınırı KTK’nun 92 nci maddesinde belirlenmiştir. Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, .....tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.) İkame araç bedeli talebi yönünden ise aracın makul onarım süresi belirlenerek bu süre içerisinde kendi aracına ikame araç kiralama bedelinin hesaplanması gerekmektedir. Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; .....tarihinde davacının .....plakalı aracının park halinde iken yaşanan kaza nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin davaya karışan .....plaka sayılı aracın ZMSS si olduğu, kaza sonrası Kolluk tarafından kaza tespit tutanağı düzenlendiği, kaza tespit tutanağına göre davalı sigorta şirketinin sigortalısı aracın % 100 kusurlu bulunduğu, bunun üzerine kaza tespit tutanağındaki kusur belirlemesinin davacının aracının park halinde iken kazanın meydana geldiği ve kolluk tespit tutanağında da detaylı kusur tespiti yapıldığı anlaşıldığından yeniden kusura yönelik bilirkişi görevlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiş yalnız 1 makine mühendisi bilirkişiden zarara yönelik olarak rapor tanzimi istenmiş olup bilirkişice dosyaya sunulan .....tarihli rapor uyarınca hasar ve değer kaybına ilişkin olarak davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin mahsubu sureti ile 15.171,66 TL hasar fark bedeli ile 25.000,00 TL değer kaybı fark bedeli olduğu yani toplam 40.171,66 TL daha ödeme yapılması gerektiğinin tespit edildiği görülmüş, bilirkişi raporunun taraflara tebliğinden sonra davalı vekili tarafından .....tarihinde dosyaya sunulan dilekçe ve ekindeki dekontlar ile 15.171,00 TL, 30.128,75 TL ve 32.301,13 TL ödeme yapıldığı, ödeme toplamının 62.429,88 TL ye tekabül ettiği, davanın kabulü halinde zarar tutarının ise bilirkişinin hesap ettiği değere göre 40.171,66 TL olduğu buna göre fazladan yapılan ödemenin davacı vekilinin vekalet ücreti ve feri alacaklara yönelik olduğunun beyan dilekçesinde belirtildiği , bunun üzerine davacı vekilince ödeme yapıldığı ancak bu ödemenin yeterli olmadığının belirtildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK’nın “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331 inci maddesinin birinci fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. TBK m.100 uyarınca yapılan ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara yönelik olduğu ancak bu aşamada davanın alacak davası olması nedeni ile faiz alacağının karar tarihi itibariyle doğmadığı yalnız zarar kalemi ile birlikte yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden hüküm kurulması gerekmektedir. Kesinlen stopaj ve vergilere ilişkin olarak ise ; Uyuşmazlığın çözümü açısından ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesi gerekmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesine .....tarihinde eklenen (Ek fıkra:5/12/2019-7194/16 md.) fıkra " 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılır." hükmünü içermektedir. .....tarihli .....Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin İcra ve İflas Kanunu ile Avukatlık Kanunu Uyarınca Karşı Tarafa Yükletilen Vekalet Ücretinin Vergilendirilmesi ve Gelir Vergisi Tevkifat Uygulaması başlıklı sekizinci bölümünde 23. Maddede ''7194 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.“9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılır.” hükmü mevcuttur. Aynı tebliğin Vekalet ücretlerinde Vergi Tevkifatı Uygulaması başlıklı MADDE 25 – (1) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında gelir vergisi tevkifatı yapmaya mecbur olan kişi ve kurumlar belirtilmiş ve aynı maddenin birinci fıkrasının; (1) numaralı bendinde hizmet erbabına ödenen ücretlerden 103 üncü ve 104 üncü maddelere göre, (2) numaralı bendinin (b) alt bendinde ise yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemeler üzerinden 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca % 20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır. (2) 7194 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeyle, mahkemelerce veya icra ve iflas müdürlüklerince karşı tarafa yükletilen, avukatlara ait olan ve serbest meslek kazancına dahil edilmesi gereken vekalet ücretleri üzerinden, kimlerin tevkifat yapmakla yükümlü olduğu hususuna açıklık kazandırılmıştır. Buna göre, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılanlar tarafından 2004 sayılı Kanun ile 1136 sayılı Kanun uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretinin; a) Borçlu (davayı kaybeden) tarafından doğrudan avukata ödendiği durumlarda, borçlu (davayı kaybeden) tarafından, b) Borçlu (davayı kaybeden) tarafından avukata ödenmek üzere icra ve iflas müdürlüklerine yatırıldığı durumlarda, borçlu (davayı kaybeden) tarafından, c) Borçlu (davayı kaybeden) tarafından alacaklı (davayı kazanan) tarafa ödendiği durumlarda, alacaklı (davayı kazanan) tarafından avukata ödeme yapılması esnasında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.'' şeklinde düzenleme mevcuttur. Buna göre davaya konu edilen tutar dışında yapılan kesintilerin yasaya uygun olduğu ve yargılama giderlerinin de ödendiği anlaşılmakla açılan davanın konusuz kalması nedeni ile reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. ( Emsal niteliğinde Bursa BAM 13.HD 2023/634 E ve 2024/854 Karar ) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KONUSUZ KALMASI NEDENİ İLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile eksik 116,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacının talebi gözetilerek davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine, Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde miktar itibari ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/683, K. 2026/53, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-683-e-2026-53-k-214e3ce93509