İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/68 E. 2025/1069 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/68
Karar No
2025/1069
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/68 Esas KARAR NO : 2025/1069

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 26/08/2024 KARAR TARİHİ : 01/12/2025 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 03/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...in davalı şirket ile C Grubu Hisse Bedeli adı altında kar karşılığında anlaştıklarını ve 12/08/2022 tarihinde şirketin ... Bankası hesabına 62.500 TL ödeme yaptığını, müvekkiline söz konusu tarihten bugüne kadar geçen süre içerisinde ödenen bedeli ve hissesini vermediklerini, müvekkilinin davalı şirket tarafından mağdur durumda bırakıldığını, müvekkili birçok kez davalıya ulaşmaya çalıştığını ancak herhangi bir olumlu dönüş alamadığını, müvekillinin tüketici olması ve dava şartı olması sebebiyle taraflarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosuna, ... arabuluculuk numarası ile başvuru yaptıklarını, ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkili davalı şirket ile yapmış olduğu anlaşma sebebiyle davalıya sözleşme içeriğindeki miktarı ödemesiyle davalının sebepsiz zenginleştiğini, müvekkilinin bu oranda zararı doğduğunu, bu sebeplerle davanın kabulünü, taraflar arasındaki anlaşmanın geçersizliğinin tespiti ile davalıya ödenen 62.500,00 TL’nin denkleştirici adalet ilkesi kapsamında uyarlanarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte taraflarına iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının, müvekkili şirkete yatırım yapmak amacıyla 12.08.2022 tarihinde 62.500 TL göndererek yatırım yaptığını, yapılan ödeme için de C grubu hisse bedeli ödemesine ilişkin olduğunun notu yazdığını, akabinde arabuluculuğa başvurduğunu, arabuluculuk sürecinde müvekkilinin davacı ile anlaşmaya çalıştığını, iyi niyetle yaklaştığını, davacının kötü niyetli olduğunu, sürekli daha fazlasını istediğini bu sebeple anlaşmaya varılamadığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama ile sonuçlandığını, davacının yaptığı yatırımın mantığına aykırı olarak müvekkili şirketten ödemiş olduğu ücretin fazlasını talep ettiğini, davacının, şirkete yapmış olduğu yatırımın reel değerini hesaba katmadan bir talepte bulunduğunu, müvekili şirketinin mevcut hisse değerlerinin davacının yatırım yaptığı günden bu yana düştüğünü, davacının müvekkil şirkete hisse bedeli olarak yatırmış olduğu 62.500,00-TL, şirketin mevcut finansal durumu göz önünde bulundurulduğunda yaklaşık olarak %2 seviyesine düştüğünü, davacının bunu dikkate almayarak daha fazla ücret talep ettiğini, bu sebeplerle davanın yetkisiz mahkemede açılması nedeni ile usulden reddini, davanın görevli mahkemede açılmaması nedeni ile usulden reddini, dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddini, haksız ve mesnetsiz işbu davanın esastan reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlığın davacının davalı şirket ile C grubu hisse bedeli adı altında yaptığı anlaşma kapsamında ödediği 62.500,00 TL ödemenin, hissenin verilmemesi sebebi ile sebepsiz zenginleşme hükümlerince iadesinin gerekip gerekmediği ve ödenen bedelin denkleştirici adalet hükümleri ilkesi kapsamında değerinin ne olacağı hususlarına ilişkindir. Somut olayda davacının davalıya 62.500,00 TL tutarında C grubu hisse bedeli alımı için ödeme yaptığı davalının bedel kapsamında hisse alıp almadığına ilişkin .... Bankasına müzekkere yazıldığı, 31/01/2025 tairhli müzekkere cevabında "Araştırma konusu ...'ın Bankamız nezdinde ... no.lu hesabı bulunmaktadır... nolu hesap incelenmiş olup bankamız nezdinde yatırım hesabı bulunmamakta olup, 12/08/2022 tarihinde .... A.ş'ye ait C grubu hisse bedeli alımı da tespit edilmemiştir." demek suretiyle davalının bahse konu bedele ilişkin hisse bedeli alımının mevcut olmadığının belirtildiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunduğuna ilişkin dosyada herhangi bir emarenin bulunmadığı, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek taraflar arasında sözleşme olup olmadığı değerlendirilmesi ve ayrıca ödenen davacı tarafından ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi göz önüne alınarak hesaplama yapılmasının istendiği, 19/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda " Uyuşmazlık dosyasında taraflar arasında yapılmış yazılı bir sözleşme görülememiş olup, tarafların iddia ve savunmalarında da bu nitelikte bir beyan görülemediğinden yazılı bir sözleşme bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yazılı bir sözleşme olmamasına karşılık, 12.08.2022 tarihinde davacı tarafından davalı adına ... Bankası A.Ş.'de bulunan ... IBAN no'lu hesaba, 'C grubu hisse bedeli ... tc ...' açıklaması ile 62.500,00-TL EFT ile yatırıldığına ilişkin bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Söz konusu transfere ilişkin dekont aşağıdaki gibidir... Sonuç 1) Davacı tarafından 12.08.2022 tarihinde davalı firma hesabına “C grubu hisse bedeli ... tc ...” açıklaması ile 62.500,00-TL'sı ödendiği, 2) Ödeme dekontundaki açıklamaya göre, taraflar arasında “Tasarruf Finansman Sözleşmesi” düzenlenmiş olmasının gerektiği, ancak, taraflar arasında düzenlenmiş bir 'Tasarruf Finansman Sözleşmesi” bulunmadığı, buna göre ödemenin sebepsiz kaldığı, 3)Davalının geçerli bir sebebe dayanmayan ödemeden, 'yatırımın reel seviyesi” gibi belirsiz, davacı tarafından kabul edildiği sözleşme ile kanıtlanmayan bir gerekçe ile kesinti yapmasının doğru olmadığı, 4) Yargıtay emsal kararları gereğince zenginleşenin varlığı iade zamanına göre iade tutarının belirlenmesi gerektiğinden ülkemizde yaşanan enflasyon ve develüasyon gibi ekonomik hususlar da dikkate alınan asgari ücret, dolar, Euro, TEFE-ÜFE, altın artış oranları esas alınarak davaya konu iadenin dava tarihi itibariyle güncellemesi yapıldığı " denmek suretiyle sözleşme bulunmadığı ve sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiğinin anlaşıldığına yönelik tespit yapılmıştır. Öncelikli olarak taraflar arasında geçerli sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu aydınlığa kavuşturulmalıdır. 6361 sayılı kanunun 39/a maddesi kapsamında "Tasarruf finansman sözleşmesi MADDE 39/A- (Ek:4/3/2021-7292/7 md.) (1) Tasarruf finansman sözleşmesi, belirli bir tasarruf tutarı ve dönemine bağlı olarak önceden belirlenmiş koşulların gerçekleşmesi şartıyla konut, çatılı iş yeri veya taşıt edinimi için müşteriye finansman kullanma hakkı veren, şirkete ise müşteriye ait birikmiş tasarruf tutarını yönetme, geri ödeme ve finansman kullandırma yükümlülüğü ile organizasyon ücreti alma hakkı veren, faizsiz finansman esaslarına göre düzenlenen sözleşmedir. (2) Tasarruf finansman sözleşmesi, yazılı veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkân verecek yöntemler yoluyla kurulacak şekilde düzenlenir. (3) Müşteri, sözleşme imzalanmasını takip eden on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin tasarruf finansman sözleşmesinden cayma hakkına sahiptir. Müşterinin söz konusu cayma hakkını kullanması hâlinde şirket, organizasyon ücreti dâhil, müşteriden aldığı tutarın tamamını cayma kararının bildirilmesinden itibaren on dört gün içinde iade etmekle yükümlüdür. (4) Müşteri, tasarruf finansman sözleşmesinin tasarruf dönemi bitimine kadar sözleşmede fesih hakkına sahiptir. Şirket, müşterinin sözleşmede fesih hakkını kullanması hâlinde organizasyon ücreti bedeli dışında kalan toplam birikim tutarını, Kurulca belirlenecek süre içerisinde müşteriye iade etmekle yükümlüdür. Müşterinin talebi ile tahsisat ileriki bir tarihe ertelenebilir, erteleme hâlinde müşterinin sözleşmedeki hak ve yükümlülükleri saklı kalır. Tasarruf finansman sözleşmeleri, müşterinin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumu haricinde, şirket tarafından tek taraflı olarak feshedilemez. " şeklindeki düzenleme kapsamında taraflar arasında sözleşmenin kurulmasına yönelik özel şekil şartının bulunmadığı anlaşılmış ise de dosyada mübrez evraklardan sözleşme kurulumuna ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığı görülmekle taraflar arasında consensus sağlanmış bir sözleşmenin varlığından bahsetmek mümkün olamayacaktır. Davalının cevap ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü davacının şirket hisselerinden alımına yönelik iddiasının değerlendirilmesinde ise davalı şirket hesabına gönderilen bedel kapsamında şirketin mevcut hisselerine yönelik alımın gerçekleştiğine ilişkin yapılan işlemin bulunmadığı, hisse devrine yönelik geçerli bir sözleşmenin ya da şirket organlarınca alınmış kararın dosyaya sunulmadığı, davalı tarafça işbu hususun açıklığa kavuşturulamadığı görülmüştür. Bu durumda davacı tarafından ödenen bedelin sebebinin bulunmadığı, davalının sebepsiz olarak aktif malvarlığında artışın gerçekleştiği kanaatine varılmıştır. Bilirkişi heyetince denetime elverişli ve hukuka uygun olarak denkleştirici adalet doğrultusunda hesaplama yapılmış ve bahse konu bedelin dava tarihi itibariyle 147.887,63 TL olması gerektiği belirlenmiştir. Davalı tarafından sunulan 06/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi kapsamında davayı 147.887,63 TL üzerinden ıslah etmiş olduğu da dikkate alınmak suretiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kabulü ile 147.887,63 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu alacağın 62.500,00 TL sine dava tarihi olan 26/08/2024 tarihinden, bakiyesine ıslah tarihi olan 06/10/2025 tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmasına, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 10.102,20.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 1.473,00.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 8.629,20..-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 1.473,00-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından dosyada yapılan 12.000,00 TL bilirkişi ücreti 227,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 12.227,50.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 2.080,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/12/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/68, K. 2025/1069, T. 01.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-68-e-2025-1069-k-7b6eb3d518fc