İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/662 E. 2026/238 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/662
Karar No
2026/238
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ...

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI :... VEKİLİ : Av.... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememize açılan kooperatif aidat borcundan kaynaklanan alacak davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili kooperatifin tahsis etmiş olduğu dairede ikamet ettiğini ve kooperatifin 748 numaralı üyesi olduğunu, aidat ödeme yükümlülüğü devam ettiğini, davalının 01.09.2023 tarihine kadar ödemesi gereken aidat tutarının toplam 454.000,00-TL olduğunu, davalının 136.450,00-TL ödeme yaptığını ve halen 317.550,00-TL aidat borcu bulunduğunu, kooperatifin inşaatlarının devam ettiğini ve son bir blokun imalatlarının kaldığını, kooperatifin 28/06/2014 tarihli genel kurulun 8. maddesinde aidat ödemesini geciktiren üyelerin %5 gecikme faizi alınmasının kararlaştırıldığını, 2009-2014 yılları arasında faiz kararı olmaması nedeni ile bu dönemlere ilişkin borçlara kanuni faiz uygulandığını, 28/06/2014 yılından sonraki aidat borçlarına ise TBK'nun 120. maddesine uygun olarak yıllık %18 oranında faiz işletildiğini, davalının kooperatife 317.550,00-TL anapara ve 52.517,25-TL faiz olmak üzere toplam 370.067,25-TL borcu bulunduğundan bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 370.067,25-TL'nin tahsiline, davalının anapara borcu üzerinden %5'i geçmemek üzere kanuni faizin iki katı üzerinden işleyecek faizi ile tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; öncelikle davalı kooperatif aleyhine açılan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının konuyla ilgili olduğunu, bu dosyanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, müvekkilinden talep edilen miktarlarının kabulünün mümkün olmadığını, kooperatifin hemen hemen her yıl icra yoluyla üyelerden bedeller talep ettiğini, müvekkilinin kooperatife herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin Kayseri İli, Talas ilçesi, ...parsel üzerine daireler inşa edilmiş ve bu dairelerden A-3 Blok 11. kat 42 nolu bağımsız bölümün müvekkiline isabet ettiğini, müvekkilinin taşınmazı devraldığını, akabinde üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkilinin 20.04.2015 tarihinde davalı kooperatif başkanlığının çıkarmış olduğu konut kesin maliyet bedeli olan 136.450,00-TL bedeli ödeyerek kooperatif üyeliğinden ayrıldığını, kooperatifçe de 20.04.2015 tarihli ibraname ve üyelikten ayrılma belgesi düzenlenerek müvekkiline verildiğini, müvekkilinin üye olarak kendi adına tahakkuk ettirilen tüm borçlarını ödediğini, fazlaya ilişkin hak ve alacak hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının sonucunun beklenmesini, müvekkili aleyhine açılan davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Davacı kooperatife müzekkere yazılarak davacının üyelik dosyası dosya arasına alınmıştır. Kayseri Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı kooperatife ait ana sözleşme, genel kurul toplantı tutanakları, hazirun cetvelleri ile ilgili tüm bilgi ve belgelerin birer örneği getirtilip dosya arasına alınmıştır. Kayseri 8. Noterliği'nin 09/01/2015 tarihli, ... yevmiye sayılı belgesi ile Kayseri 7. Noterliği'nin 12/10/2015 tarihli, ... yevmiye sayılı belgesinin bir örneği getirtilip dosya arasına alınmıştır. 05/01/2025 tarihli uzman bilirkişi raporunda davacı tarafın davalıdan 01/09/2023 tarihi itibariyle 317.550,00-TL anapara ve 52.517,25-TL faiz toplamı olan 370.067,25-TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davacı kooperatifin 10/06/2023 tarihli genel kurulunda üye ödemelerinin 450.000,00-TL'ye eşitlenmesine karar verildiği, ayrıca bu genel kurulda 2023 Haziran döneminden itibaren aylık 2.000,00-TL aidat kararı alındığı, davalının davacı kooperatife yaptığı toplam ödeme tutarının dosyadaki belgelerden 136.450,00-TL olarak tespit edildiği, dava dilekçesinde belirtilen 01/09/2023 tarihi itibariyle ödenmesi gereken toplam tutarın 450.000 + 2.000 + 2.000 = 454.000,00-TL olduğu, davalının yaptığı ödemenin ise 136.450,00-TL olduğu, bu durumda davalının davacı kooperatife 317.550,00-TL anapara borcu hesaplandığı, dava dilekçesinde belirtilen 01/09/2023 tarihi itibariyle davalı borcuna hesaplanan faizin 9.617,47-TL olduğu, bu hesaplama yapılırken üye ödemelerinin eşitlenmesine yönelik 10/06/2023 tarihinden sonraki döneme ilişkin faiz hesaplandığı, mahkemenin aksi kanaatte olması ihtimaline karşı davalının eşitleme kararının alınmadan önceki borçlarına da faiz yürütülmesi gerektiği kanaatine varılması durumunda davalı borcuna hesaplanan faiz tutarının 51.855,75-TL olacağı görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Mahkememizce verilen 12/03/2025 tarih ...sayılı ilamı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2025 tarih ... sayılı ilamı ile kaldırılmakla, dosya mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılmış ve yargılamasına bu esas üzerinden devam edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında bilirkişiden alınan 07/01/2026 tarihli raporda: davacı kooperatifin davalıyı ibra ettiği tarih itibariyle (20.04.2015) davalının genel kurul kararlarına göre ödemesi gereken (aidat, kura, giriş bedeli vb) tutarın 55.850,00-TL olduğu, kooperatifçe bu dönemde kesin maliyet çalışması yapıldığı ve davalıdan 136.450,00-TL tahsil edildiği, kesin maliyet çalışması tüm inşaatlar tamamlanmadan yapıldığı için geçerliliği olmayacağı, bu durumda davacının ibraname tarihinde fazla ödediği tutar sonraki dönemlerde ödenmesi gereken aidata mahsup edileceği, kooperatifçe 30.06.2023 tarihinde ödemelerin 450.000,00-TL'ye eşitlenmesi ve aylık 2.000,00-TL aidat kararı alındığı, bu kararın tüm üyelerin ödemelerinin denkleştirilmesine yönelik olduğu, bu karara göre davacının dava dilekçesinde belirttiği 2023/Eylül tarihi itibariyle ödenmesi gereken tutar 456.000,00-TL olduğu ancak davacının 454.000,00-TL talep ettiği, taleple bağlılık kuralı dikkate alınarak ödenmesi gereken tutardan davalı ödemesi olan 136.450,00-TL mahsup edildiğinde 317.550,00-TL davacının anapara alacağı kaldığı, davacı kooperatifin davalıyı 20.04.2015 tarihi itibariyle ibra ettiği için bu dönemden sonraki borçlar için faiz hesaplandığı, buna göre davalıdan talep edilebilecek faiz tutarı 54.847,50-TL olacağı, kooperatifçe davalı üyeye kesin hesap yapılıp ilişik kesme ve ibra belgesi verildiği ve davalıda borcum yok algısı oluşturulduğu için dava tarihinden önceki döneme faiz yürütülmesinin uygun olmayacağı yönünde görüş bildirmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, alınan kooperatif genel kurul kararları doğrultusunda ana para alacağı ve işlemiş faizinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Ortaklığa girme şartları ve ortak sayısı" başlıklı 8/1. Maddesine göre "Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzelkişiler, kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar." Aynı yasanın "Hak ve vecibelerde eşitlik" başlıklı 23. Maddesinde "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler" hükmü bulunmaktadır. Aynı yasanın "Yetki" başlıklı 42. maddesinde "Genel Kurul bütün ortakları temsil eden en yetkili organdır. Genel Kurul, aşağıdaki yetkilerini devir ve terk edemez. 1. Anasözleşmeyi değiştirmek, 2. Yönetim Kurulu ve Denetçiler Kurulu üyeleriyle gerektiğinde tasfiye kurulunu seçmek, 3. İşletme hesabiyle bilanço ve gerektiğinde gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında karar almak, 4. Yönetim ve denetçiler kurullarını ibra etmek, 5. Kanun veya anasözleşme ile Genel Kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek. 6. Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerine ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek. 7. İmalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek. 8.Yapı kooperatiflerinde; kooperatifin ortak sayısı ile yapılacak konut veya işyeri sayısını tesbit etmek. " hükmü yer almaktadır. Eldeki davada davalı tarafından kooperatifin üyeliğinden çıktığı, kooperatifle ilişiğinin kalmadığı savunulmuştur. Kural olarak, kooperatif ortaklığından istifa edenlerin, kooperatifçe ortakları için yaptırılan daireler üzerinde hakkı kalmayıp, dairenin kooperatife iadesi ile ancak ayrıldıkları yıl bilançosuna göre payına düşeni talep edebilmesi mümkündür. Başka bir deyişle, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekir (Yargıtay 23. HD. 13/12/2012 tarih ve 5200 E., 7357 K., 22/05/2012 tarih ve 769 E., 3526 K. Yargıtay 11. HD. 13/03/2008 tarih ve 2006/11210 E., 2008/3143 K., 13/03/2008 tarih ve 2006/11193 E., 2008/3190 K. sayılı ilamları). İstifa eden ortağın ise, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 15. ve anasözleşmenin 17. maddesi uyarınca, kooperatiften ayrıldığı yılın bilançosunun görüşüldüğü genel kuruldan bir ay geçtikten sonra, kooperatife ödediği miktarları talep edebileceği tabîdir. Bu kuralın istisnası 1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmü kabul edilmiştir. Davacı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi Azzem Özkan tarafından düzenlenen 05/01/2025 tarihli raporda davalının kooperatif ortaklığından çıkmadığı veya çıkarılmadığı, davalının halen kooperatifin üyesi olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından rapordaki bu tespitin aksi yasal delillerle ispatlanmış değildir. Davalının kooperatif üyeliği nedeniyle adına tapuda tescil edilen dairenin davacı kooperatife iade etmediği de dikkate alındığında aksi yöndeki beyanlara itibar edilmemiştir. Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler. Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler. Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir. Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir. Mahkememizin 12/03/2025 tarih 2024/221 esas 2025/243 karar sayılı kararı ile davacının davasının 317.550,00-TL asıl alacak ve 51.855,75-TL işlemiş faiz yönünden kabulüne, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2025 tarih 2025/1135 esas 2025/1219 karar sayılı ilamı ile davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu 20.04.2015 tarihli "taahhütname ibraname ve üyelikten ayrılma beyannamesi", "tahsilat makbuzu", "taahhütname", "Araç satış vaadi sözleşmesi" örneği değerlendirilmeden, davalının 20.04.2015 tarihi sonrası üyeliğinin devam edip etmediği belirlenmeden, davacı kooperatifin 20.04.2015 tarihi öncesi davalıyı ibra edip etmediği belirlenmeden, ibranın olduğunun anlaşılması halinde davacının bu tarih öncesinde aidatları aldığının kabulü ile bu tarihten sonra aidat borcu hesaplaması yaptırılarak ve davalının rapora itirazların karşılar surette bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerektiğinden bahisle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve yukarıdaki esas numarasına dosyanın kaydı yapılmıştır. Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; dosya kapsamına göre davalının Kayseri 7. Noterliği'nin 20/06/2011 tarihli, ... yevmiye sayılı kooperatif hisse devir sözleşmesi ile kooperatif üyeliğini dava dışı ...'den devraldığı, söz konusu devir işleminin kooperatif yönetim kurulunun 05/06/2011 tarihli ve 72 numaralı kararı ile kabul edildiği, kooperatiften alınan daireyi iade ettiğine dair delil de bulunmadığından halen davacı kooperatifin üyesi olduğu, davacı ile davalı arasında 01/04/2015 tarihli "İbraname ve Üyelikten Ayrılma Belgesi" başlıklı belge düzenlendiği, evrak üzerinde kooperatif kaşesi ile birlikte çift imzanın bulunduğu, kooperatif ana sözleşmesinin 46. Maddesi uyarınca çift imza koşulu sağlandığından ibranamenin geçerli olduğu, davalı tarafın talebi üzerine getirtilen Kayseri 8. Noterliği'nin 12/10/2015 tarihli, ... yevmiye sayılı işleminin 9 adet kooperatif üyesi için düzenlenmiş olup içlerinde davalının bulunmadığı, yine Kayseri 8. Noterliği'nin 09/01/2015 tarihli, ... yevmiye sayılı işleminin davacı kooperatife ait defter tasdik onay belgesi olduğu, davalı tarafından davacı kooperatife ibraname tarihi itibariyle ödemesi gereken tutarın 55.850,00-TL olup toplam 136.450,00-TL ödeme yapıldığı, bu durumda davacının 80.600,00-TL fazla ödeme yaptığı, ibraname tarihinden sonra ödenmesi gereken tutarın ise 155.000,00-TL olduğu, fazla ödeme tutarı mahsup edildiğinde davacının borcunun 74.400,00-TL olduğu raporda belirtilmektedir. Ancak 10/06/2023 tarihli genel kurulda üye ödemelerinin 450.000,00-TL'ye eşitlenmesi yönünde karar alındığı, anılan genel kurulun 13/b maddesine göre Haziran/2023 tarihinden itibaren üyelerin aylık 2.000-TL ödemesine karar verildiği, bu durumda dava dilekçesindeki taleple de bağlı kalındığında davalının borcunun eşitleme ve aidat kararı ile 454.000,00-TL olduğu, yapılan 136.450,00-TL ödeme mahsup edildiğinde bakiye borcun 317.550,00-TL olduğu, davacı kooperatif davalıyı 20/04/2015 tarihinde ibra ettiği için bu tarihten sonraki işleyen faiz tutarının 54.847,50-TL olduğu hesap edilmiştir. Yargıtay 23. HD'nin 2013/829 Esas 2013/1810 Karar sayılı 22/03/2013 tarihli ilamından da anlaşıldığı üzere Genel kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek olmadan genel kurullarca kararlaştırılan parasal yükümlülüklere ilişkin kararlar daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece tüm üyeleri bağlayacağı, genel kurulca belirlenen aidat miktarı ve gecikme faizi oranları, genel kurul kararlarına katılsın ya da katılmasın ortaklara ayrıca tebliğinin gerekmediği, toplantıya katılmayan üyeler için de bağlayıcı olduğu, kesinleşmiş olması ve yok hükmünde olmaması halinde bu kararın alacağın dayanağı durumunda olduğu, davacı kooperatifin genel kurul toplantılarında alınan aidat ödenmesine ilişkin kararların iptal edildiğine veya yok hükmünde olduğuna dair itiraz olmadığı gibi bu hususta dosya kapsamında bir delilin de bulunmadığı,bu nedenle alınan genel kurul kararının tüm üyeleri bağlayacağı, 07/01/2026 tarihli bilirkişi raporu, genel kurul kararları ve diğer delillerle uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenmiştir. Ek raporda 54.847,50-TL faiz hesaplanmış ise de mahkememizin önceki kararında 51.855,75-TL faize hükmedildiği, kararın yalnızca davalı tarafça istinafa götürüldüğü, davacının istinafının bulunmadığı, davalı lehine usûli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek önceki kararda hükmedilen faiz miktarı hesaplanan tutardan az olmakla aynı tutara hükmedilmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, 1-317.550,00-TL asıl alacak ve 51.855,75-TL işlemiş faiz toplamı 369.405,75-TL' nin asıl alacağa dava tarihi olan 11/03/2024 tarihinden itibaren aylık %5 faiz oranını geçmemek kaydıyla TBK'nın 120/2. maddesi uyarınca yasal faizin 2 katını geçmemek üzere belirlenecek faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 2-Fazlaya dair istemin reddine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 25.234,11-TL ilam harcından, tahsil edilen 6.319,83-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 18.914,28-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 5,58-TL'sinin davacıdan alınarak, 3.114,42-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 6.319,83-TL peşin harç, 2.250,00-TL bilirkişi ücreti, 365,80-TL posta ücreti olmak üzere toplam 9.363,23-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan; (davalı tarafın yaptığı 2.163,10-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanmış ve mahsup edilmiş haliyle) 9.342,62-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 59.104,92-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 661,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin ve davalı asilin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/662, K. 2026/238, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-662-e-2026-238-k-d951bfd1ddd5