İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/652 E. 2026/376 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/652
- Karar No
- 2026/376
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/652 KARAR NO : 2026/376
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 09/12/2019 KARAR TARİHİ : 15/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı konumundaki muteriz borçlu ----- Vakfının maliki, 2 numaralı davalı sigorta şirketinin, ---- nolu poliçe ile sigortacısı olduğu ---- adresinde kain taşınmazda 11.01.2018 tarihinde gerçekleşen yangının; yan binada bulunan ve müvekkil şirket nezdinde --- nolu --adresindeki daireye sirayet etmesi neticesinde, sigortalı konutta hasar meydana geldiği, Olay sonrası, bağımsız ve uzman eksper tarafından, meydana gelen hasarın niteliği ve miktarı yönünden tespit yapıldığı, söz konusu eksper raporunda; Hasarın Doç. Dr----- Vakfı tarafından kullanılan----- numaralı yan ahşap binada meydana gelen alevli yangının sigortalı binaya sıçraması sonucu oluştuğu tespit edilmiş olup; ilgili bina sahiplerine rücu imkanı bulunmaktadır. ... şeklindeki ifadelere yer verildiği, söz konusu yangın olayına ilişkin olarak, ----- Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığı ----- İtfaiye Müdürlüğü tarafından tanzim edilmiş olan 15.01.2018 tarihli Yangın Raporunda da, yangının çıkış sebebi ile ilgili olarak; Yangının Çıkış Sebebi: Belirtilen adreste, söndürmeye müteakip yaptığımız araştırma sonucu, yangının başlangıç yeri olan; binanın 1. Katının girişine göre, koridorun sonunda ofis olarak kullanılan soldan 2. odanın ahşap tavanı arasından geçen spot lambaların elektrik tesisatında, herhangi bir nedenle meydana gelen elektriksel ısınma sonucu, kablo izolelerinin eriyerek tutuşmasıyla yanmanın başladığı, gelişerek ahşap tavanına, devamında ise binanın ahşap dış cephesine ve çatısına sirayeti ile yangın olayının meydana geldiği kanaatine varıldığını, -- İcra Müdürlüğü nezdinde ki ----. nolu icra takip dosyası aracılığı ile bir ilamsız takip başlatılmış ise de, davalı konumdaki muteriz borçlu şirketlerin takibe haksız şekilde itiraz etmesi üzerine takip durduğu, -----esas sayılı dosyasına yapılan İtirazın iptali ve takibin devamını, davalı aleyhine %20' den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı kusurlu olmadığı, dava görevli mahkemede açılmadığı, yangından dolayı oluşan zararın davalı müvekkilden talep edilmesi hukuka aykırı ve zararın muhatabı diğer davalı ----Sulh Hukuk Mahkemesi ---- sayılı dosyasından yapılan 08.03.2018 tarihli raporda da tespitin yapıldığı, 2.2 Somut olayda davalı ---- Sigortanın oluşan hasarın sigorta teminatı dışında olduğu, yönündeki iddiası afaki olup yersiz ve gerçek dışı olduğu, o halde meydana gelen hasar sigorta teminatına dahil, tüm bu nedenlerle ------ Sigorta muhatap konumunda olup, şayet bir zarar var ise ödemekle yükümlü olduğu bu sebeple davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava konusu uyuşmazlığın sigortacının sigortalısına yaptığı ödemeyi halefiyet hakkına dayanarak davalılardan rücuen tahsili için başlattığı icra takibine itirazın iptali davası olduğu görülmüştür.Dava ilk olarak ---. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin ---- Esas sayılı dosyasında görülmüş, mahkemenin ----- Karar sayılı kararıyla asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle usulden red kararı verilmiştir. --- Asliye Hukuk Mahkemesi' nin -- Esas sırasına kaydedilen dosya ----- sayılı kararla asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğundan bahisle usulden red kararı verilmiş, dosya mahkememizin --- Esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizce yapılan incelemede ----- sayılı kararla halefiyete dayalı açılan davada davacının sigortalısının tacir olmaması sebebiyle karşı görevsizlik verilmiştir. Bu karar ----- Bölge Adliye Mahkemesi --- Hukuk Dairesi' nin ----sayılı kararla davalı ------ sigortasının mali mesuliyet sigortacısı olduğu, davalıların ihtiyari dava arkadaşı olduğu, özel görevli ticaret mahkemesinin her iki davalı yönünden de görevli olacağı gerekçesiyle kaldırılmıştır. Dosya mahkememizin iş bu esas sırasına kaydedilmiştir. ---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının ------Vakfı olduğunun görüldüğü, TTK m. 1472 uyarınca sigortalısına ödediği 13.139,00 TL asıl alacak, 308,77 tL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.447,77 TL alacağın rücuen tazmininin ilamsız icra takibi yoluyla talep edildiği, borçluların itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Davacı sigorta şirketi, davalı borçlu vakfın davalı sigorta şirketinin sigortalısı olduğunu, -----adresindeki taşınmazda 11.01.2018 tarihinde gerçekleşen yangında şirketlerinde sigortalı bulunan ---- ait ---- adresine sirayet etmesi neticesinde konutta hasar meydana geldiğini, eksper raporunda davalı vakfın kusurlu olduğunu, ----- Büyükşehir Belediyesi Yangın Raporunda da hasar ve sebeplerinin ortaya konulduğunu, TTK m. 1472 gereği 10.12.2018 tarihinde sigortalıya ödenen haklara halef olduklarını, davalı vakfın TBK m. 49 ve TBK m. 69 kapsamında kusurlu olduğunu, ilamsız icra takibi başlattıklarını, itiraz edilerek takibini durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile %20 oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vakıf cevap dilekçesinde; müvekkilinin arabuluculuk görüşmelerine davet edilmeden yokluğunda tutanak tutulduğunu, usulüne uygun davetin yapılmadığını, davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, müvekkilinin taşınmazının diğer davalı ------. Tarafından sigortalandığı için yangın bedelinin sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, müvekkilinden ödeme talep edilemeyeceğini, poliçe başlangıç tarihinin 24.10.2017 bitiş tarihinin 24.10.2018 olduğunu, yangının tavan spot aydınlatma lambalarının tesisatındaki elektriksel ısınma sonucu oluştuğunu, ----- Büyükşehir Yangın Raporunda yangının elektriksel ısınma sonucu kablo izolelerinin eriyerek tutuşması olduğunun gösterildiğini, hasarın tespiti için vakıf talebi üzerine ---- Sulh Hukuk Mahkemesi ----- sayılı dosyasındaki tespit raporunda tavan spot aydınlanma lambalarının tesisatında meydana gelen elektriksel ısınma sonucu yangının meydana geldiğini, yangının poliçe kapsamında olduğunu, sigorta kapsam dışında olduğunu ispat yükünün davalı sigorta şirketinde olduğunu, vakfın da zararının sigorta şirketi tarafından karşılanmadığını, alacağın likit olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. ---- Büyükşehir Belediye başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığı ---- İtfaiye Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 15/01/2018 tarihli yangın raporuna göre "----- adresinde 11/01/2018 tarihinde yangın çıktığının rapor edildiği, dosyada mevcut ------ Tapu Müdürlüğünün 13/12/2019 tarih ve ----- sayılı yazısı ekindeki tapu kaydına göre yangının çıktığı yerin 31 ada ve 20 parselde ve "bahçeli kargir iki ev" vasfıyla tapuda kayıtlı olduğu, söz konusu bu taşınmazın ayrıca 08/11/2001 tarihi itibariyle ve tam hisse ile davalı vakıf adına kayıtlı olduğu, ---- poliçe numaralı sigorta poliçesi ile davacı sigorta şirketi nezdinde maliki olduğu bağımsız bölümü sigortalayan dava dışı ----- ise ----- Tapu Müdürlüğünün 21/09/2020 tarih ve ------ sayılı yazısı ekindeki tapu kaydına göre 314 ada, 19 parselde kayıtlı bulunan ve kat mülkiyetinin kurulu olduğu 3 numaralı bağımsız bölümde 16/03/2016 tarihi itibariyle ve tam hisse ile malik olduğu, 15/01/2018 tarihli yangın raporuna ve tarafların beyanına göre talep edilen zararın sebep olduğu yangının başladığı yerin davalı vakfın mülkiyetinde bulunan 31 ada ve 20 parselde ve bahçeli kargir ev vasfıyla tapuda kayıtlı taşınmaz olduğu görülmüştür.Davalı vakfa ait taşınmazın davalı sigorta şirketi nezdinde 24/10/2017 - 24/10/2018 tarihlerini kapsayan ----- poliçe numarası ile yangın mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.----Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığının 15/01/2018 tarihli ----- Sayılı raporunda yangının çıkış sebebinin 1.katta soldan 2. odanın ahşap tavanı ile altındaki alçıpan tavanı arasından geçen spot lambaların elektrik tesisatında herhangi bir nedenle meydana gelen elektriksel ısınma sonucu kablo izolelerinin eriyerek tutuşmasıyla yanmanın başladığını, gelişerek ahşap tavanına, devamında ise binanın ahşap dış cephesine ve çatısına sirayeti ile yangın olayının meydana geldiği rapor edilmiştir. ----Sulh Hukuk Mahkemesi ---- sayılı tespit dosyasında yangının çıkmasına 1. Kat koridorunun solundaki odanın tavanındaki spot lambalarının elektrik kablolarında herhangi bir nedenle meydana gelen elektriksel ısınma sonucu kablo izalatörlerini tutuşturmasıyla yangın olayının başladığı ve ahşap tavana sirayeti ile büyüyerek binanın dış cephe ve katlarına yayıldığı tespit edilmiştir. Mahkememizce aldırılan 08.01.2026 havale tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; 08.03.2018 tarihli tespit raporunda belirtildiği üzere binanın taşıyıcı ve bölücü sistemlerinin büyük ölçüde ahşap yapı elemanlarından oluştuğunu, ahşap yapı elemanlarının yangının kısa sürede büyümesine sebebiyet vermeye elverişli olduğunu, yangının ahşap yapı elemanları boyunca ilerleyerek komşu yapının alev teması ve radyant ısı transferi yoluyla sirayet etmesinin yangın davranışı açısından öngörülebilir ve olağan bir durum olduğunu, itfaiye raporu ile tespit raporundaki tespitler değerlendirildiğinde ahşap tavan ile alçıpan tavan arasında kalan kapalı ve havalandırması sınırlı boşlukta spot aydınlatma tesisatının bulunmasının elektriksel ısınmanın birikmesine ve yanıcı yapı elemanlarıyla doğrudan temas ederek tutuşmaya dönüşmesine elverişli bir yapı detayı oluşturduğunu, yangının koridorun sonunda ofis olarak kullanılan odanın ahşap tavanı arasından geçen spot lambaların elektrik tesisatından çıktığının tespit edildiğini, talep edilen asıl alacağın teknik olarak fahiş olmadığı ve piyasa koşullarına uygun olduğunu, raporda hesaplamanın faizle birlikte 13.462,98 TL olduğunu, takip talebinin 13.447,77 TL olduğunu, farklılık faiz hesabından kaynaklandığından taleple bağlı kalınarak 13.447,77 TL alacaklı olduğunun kabulü gerektiğini belirterek tespit yapmışlardır. Raporda davalı sigorta şirketine başvurulmadığından sigorta şirketi yönünden temerrüdün takip tarihi itibariyle olduğu belirtilmiş. Davacı tarafından 30.01.2026 tarihli beyan dilekçesi ile davalı sigorta şirketine başvurusunun reddine ilişkinin 31.12.2018 tarihli sigorta şirketi yazısının sunulduğu görülmüştür. Davalı vakıf itiraz dilekçesi sunarak; kusurlarının olmadığını, sigorta şirketinin ödeme yapması gerektiğini, kendisine başvurulamayacağını, bedelin fahiş olduğunu belirterek ek rapor alınmasını talep etmiştir. 6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 69.maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 58.) düzenlenen bina ve yapı eseri malikinin sorumluluğu, kusursuz sorumluluk türü olan özen (olağan sebep) sorumluluğudur. Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğu yapı eserinin yapımındaki bozukluğa veya bakımındaki eksikliğe dayanmaktadır. Sorumluluğun doğmasında, yapılıştaki bozukluk - bakım eksikliği ayrımının bir önemi bulunmamaktadır. Zira, malikin sorumlu olması için bakım eksikliği veya yapılıştaki bozukluktan herhangi birinin varlığı yeterli görülmektedir. Her iki olasılıkta da yalnızca malikin sorumluluğu söz konusu olmaktadır. Bina veya yapı eseri malikinin sorumlu tutulabilmesi için; yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden zararın doğması, yapım bozukluğu veya bakım eksikliği ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğu bakımından bulunması zorunlu unsur olan illiyet bağı yönünden ise, bu bağın kesilmesine yol açacak sebeplerin somut olayda gerçekleşmemiş olması gereklidir. İlliyet bağını kesen sebepler ise; mücbir sebep, zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurudur. Zarar, aradaki illiyet bağını kesecek derecede bir mücbir sebepten, zarar görenin ya da üçüncü bir kişinin kusurundan doğmuş ise yapı malikinin sorumluluğu söz konusu olmaz.(Yargıtay HGK'nun 29.11.2017 tarih ve -----sayılı ilamı). TBK m. 69'da düzenlenen bina ve yapı eserleri nedeniyle sorumluluğu, bunların yapım bozukluğu veya bakım eksikliğine dayandırılarak kusursuz sorumluluk hali öngörülmüştür. Kusura dayanmayan sorumlulukta; sorumluluğu doğuran olay, zarar ve zararla söz konusu olay arasında bir illiyet bağı bulunması sorumluluğu doğurmak için yeterlidir. Kanunda, bu illiyet bağının varlığı konusunda bir karine kabul edilmemiştir. Yapım bozukluğunu veya bakım eksikliğini ispat etmesi gereken zarar görenin, bir de illiyet bağının varlığını ispat etmesi gerekir. Ancak doktrindeki baskın görüşe göre, hakim, zarar görenin bu konudaki ispat külfetini değerlendirirken fazla katı olmamalıdır ------ Bazen illiyet bağının ispatı çok zor olabilir. Bu tür durumlarda, zarar verici olgunun, bina veya yapı eserinin yapılışındaki bozukluğa veya bakım eksikliğine bağlanması, hayatın olağan akışına uygun ise, hakim illiyet bağının varlığına karar verebilir----- Halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. 6102 sayılı TTK m. 1472/1. maddesinde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir (Yargıtay HGK'nın 05/02/2019 tarih ve ------. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmıştır. Rücu gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan da ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir. Bu nedenle, sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Davalı vakfın, yangına sebebiyet veren binanın maliki olduğu, --- Sulh Hukuk Mahkemesi ---- Sayılı dosyasındaki rapor, ---- Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığının 15/01/2018 tarihli ------Sayılı raporu, mahkememiz dosyasında alınan raporlarında hepsinde yangının çıkış sebebinin spot lambaların elektrik tesisatında herhangi bir nedenle meydana gelen elektriksel ısınma sonucu kablo izolelerinin eriyerek tutuşmasıyla yanmanın başladığını, gelişerek ahşap tavanına, devamında ise binanın ahşap dış cephesine ve çatısına sirayeti ile yangın olayının meydana geldiği, Bilirkişi Heyetinden alınan raporda ahşap tavan ile alçıpan tavan arasında kalan kapalı ve havalandırması sınırlı boşlukta spot aydınlatma tesisatının bulunmasının elektriksel ısınmanın birikmesine ve yanıcı yapı elemanlarıyla doğrudan temas ederek tutuşmaya dönüşmesine elverişli bir yapı olarak tespit edildiği, bu kapsamda davalı vakıf tarafından yangın çıkış nedenin öngörülebilir olduğu, gerek havalandırmanın sınırlı ve kapalı alanda spot aydınlatmanın bulunması gerek ahşap yapının yangını komşu yapılara sirayet ettirecek şekilde olması ve bunlara ilişkin herhangi bir bakım yapılmadığından TBK m. 69 kapsamında davalı vakfın maliki olduğu binada özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile zarar arasında uygun illiyet bağının var olduğu, kusursuz olduğu itirazının sorumluluk sebebinin kusursuz sorumluluk olduğundan yerinde olmadığı, davalı vakfın zarardan sorumlu olması sebebiyle davalı sigorta şirketinin de 24/10/2017 - 24/10/2018 tarihlerini kapsayan ----- poliçe numarası ile yangın zararlarını da sigortaladığından sorumlu olduğu, davalı vakfın TBK m. 69, davalı sigorta şirketinin ise poliçe nedeniyle sorumlu olduğu, raporda alacak 13.462,98 TL olarak tespit edilmesine rağmen 13.447,77 TL olduğundan taleple bağlı kalınarak rapordaki hesabın mahkememizce benimsendiği, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verildiği, bu sebeple davanın kabulüne karar vermek gerektiği hususunda tam bir vicdani kanaate varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, ---. İcra Müdürlüğünün ------ esas nolu dosyasında davacının asıl alacağının 13.139,00 TL, işlemiş faizin 308,77 olduğunun tespiti ile bu alacak miktarı için davalı borçluların İTİRAZININ İPTALİNE VE İCRA TAKİBİNİN DEVAMINA, 2-Alacağın likit olmadığı, yargılamayı gerektirdiği görüldüğünden davacının icra inkar tazminatı talebinin sübut bulmadığından REDDİNE, 3-Alınması gerekli 918,62 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 162,42-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 756,20 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 20,40-TL başvurma harcı ve 162,42-TL peşin harcın toplamı olan 182,82- TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 18.990,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 13.447,77-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 9-6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye adına irad kaydına,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile e duruşma ile bağlanan davalı vakıf vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.