İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/638 E. 2026/133 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/638
- Karar No
- 2026/133
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/638 Esas KARAR NO :2026/133
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/09/2025 KARAR TARİHİ : 17/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firmaların işçisi olan ...’in .... İş Mahkemesi ... Esas 2020 ... Karar sayılı işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açtığı davaya istinaden kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ve fazla mesai ücreti işçilik alacağı, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret alacağı, AGİ alacağı dava vekalet ücreti, yargılama gideri ve faizler olmak üzere .... İcra Dairesi 2024 /... Esas sayılı icra dosyasına ödenen toplam tutardan davalı payına düşen 66.188,05 TL tutarın davalılardan tahsili talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Yargılama konusu olayda, davacı idare işçilik haklarını bertaraf edip sorumluluktan kurtulmak maksadıyla muvazaalı şekilde hizmet alımına gitmiştir. Ödeme yaptığı işçi dahil, hizmet alımına gittiği işte çalışan işçilerin tamamı yasa gereği başlangıçtan itibaren idarenin işçileri kabul edilerek rücu talebinin reddi gerektiği, yargılama konusu olayda davacının ödeme yaptığı işçinin iş sözleşmesi İhalenin bitmesiyle sonlanmamış, işçi davacıdan ihale alan diğer şirketlerde çalışmaya devam ettiği, davacı ihbar ettiği işçi alacakları davasında kusurlu olarak bu hususta bir savunma yapmamış, yasal unsurları oluşmadığı halde ağır kusuruyla tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarını ödemeye mahkum edildiği, bu durumda davacının ödediği tazminat ve işçi alacaklarını tarafımızdan rücu etmesine yasal olanak bulunmadığı, davacı taraf işçilik davasında fazla mesai, hafta tatili ve UBGT taleplerine karşı kusuruyla puantaj kayıtlarını dosyaya sunmamış, tanık dinletmemiş, haksız olarak fazla mesai, hafta tatili ve UBGT alacağı ödemeye mahkum edildiği, aynı şekilde banka kayıtlarını celbettirmeyerek haksız AGİ talebini ödemeye mahkum edildiği, rücu davasında ticari avans faizi istenmesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır.yargılama konusu olayda davacının sözleşmeler gereği sorumlu olmadığına dair iddiası gerçek dışı olduğu, yukarıda kısaca arz ve izah ettiğimiz ve Mahkemenizce re’sen nazara alınacak nedenlerle; müvekkil hakkında açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 70.469,74-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından sunulan 06/01/2026 tarihli raporda özetle; "Alt işveren bünyesinde çalışan dava dışı işçinin işçilik alacakları tazminatı ödemelerine dair dosyada mübrez sözleşme veya teknik şartname ihale işçilik alacakları tazminatından kaynaklanan sorumluluğa dair açık hüküm bulunup bulunmadığı tespit edilemediğinden; her ne kadar Yargıtay’ın alt işverenlerin %100 sorumluluğu olduğu yerleşik olsa da; davacı ve diğer davalılar ile birlikte %50 ( yarı yarıya ) sorumlu olduklarına dair hesap dosyaya sunulmuştur. Rücu davalarında ve müteselsil sorumluluk davalarında rücu hakkının doğduğu an olan ödeme yapıldığı tarihten itibaren faiz işletilebileceği ve her ne kadar Yargıtay kararlarında tarafların tacir olması nedeniyle avans faizi işletilmesi gerektiğine yönelik kararlar yerleşik durumda olup; davacı tarafında dava dilekçesinde de ticari faiz ve faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihinden itibaren taleplerinde bulunduğu; bu kapsamda faiz başlangıcının 26.12.2024 tarihinden işletilmesi gerektiği" şeklinde görüş bildirilmiştir. Dava ve cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, icra dosyası, .... İş Mahkemesinin 2019/32 Esas. 2020/... Karar sayılı ilamı ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; davanın dava dışı işçiye .... İş Mahkemesinin 2019/32 Esas. 2020/... Karar sayılı ilamı ile ödenen işçilik alacaklarının davalıdan rücuen tazminine ilişkin olduğu, dava dışı işçi ...'nin .... İş Mahkemesinin 2019/32 Esas. 2020/... Karar sayılı ilamıyla davacı kuruma karşı işçilik alacaklarından kaynaklı tazminat davası açtığı, mahkemenin 18/12/2020 tarihli kararıyla işçilik alacakları hakkında karar verdiği, dava dışı işçinin kazandığı işçilik alacaklarını .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyasına konu ettiği ve davacı kurumdan işçilik alacaklarını tahsil ettiği, davacının işbu davayla dava dışı işçiye ödediği, ödemeleri rücuen tahsilini talep ettiği, mahkememizce sistem üzerinden iş mahkemesi dosyasının getirildiği, bu dosyamız ve iş mahkemesi dosyası üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, dava dışı işçinin icra dosyasına konu ettiği, alacakların işçilik alacakları olduğu ve iş mahkemesi ilamında hüküm altına aldığı alacaklar olduğunun görüldüğü, dava dışı işçinin davalı ve dava dışı diğer şirketlerin bünyesinde toplam 401 gün çalıştığı, bu sürenin 314 gününün davalı şirket bünyesinde olduğu, bilirkişinin bu hizmet süresiyle orantılı değerlendirme yaptığı, Yargıtay içtihatları ve yasa gereği ihbar ücretinden son işverenin sorumlu olduğu, davalının dava dışı işçiyi, çalıştırdığı gün sayısıyla belirlenen tazminatların çarpılması sonucu çıkan alacakların mahkememizce kabul edildiği, rücuen tazminat davasında her işverenin çalıştırdığı gün sayısıyla orantılı işçilik alacaklarının tamamından sorumlu olması nedeniyle bilirkişinin %50 - %50 değerlendirmesinin yerinde olmadığı, mahkememizce davalı şirketin dava dışı işçiyi çalıştırdığı süreyle orantılı işçilik alacaklarının tamamından sorumlu tutulduğu, yapılan hesaplamada dava dışı işçinin aldığı, tazminatın davalının çalıştırdığı gün sayısıyla orantılı davacıya ödemesi gereken rücuen tazminat miktarının 64.217,81 TL olduğu, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddedildiğine ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 64.217,81 TL'nin davalıdan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 4.386,71-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.130,33-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 3.256,38-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 615,40-TL başvurma harcı ile yargılama aşamasında yapılan 7.800,00-TL olmak üzere toplam 8.415,40-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 8.162,93-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 1.130,33-TL'nin toplamı olan 9.293,26-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 1.970,24-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 8-4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.559,00-TL'nin davalıdan, geriye kalan miktarın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/02/2026
Katip ...
Hakim ...
.