İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/621 E. 2025/1162 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/621
- Karar No
- 2025/1162
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/621 Esas KARAR NO : 2025/1162
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 16/07/2025 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, .... bank ...... şubesine ait 07.07.2025 vade tarihli, ..... seri numaralı, 2.470.000-TL bedelli çeki, ..... PETROL İNŞAAT TURİZM TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİNE keşide ettiğini, müvekkil şirketin söz konusu çeki ....... PETROL İNŞAAT TURİZM TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİNE keşide etmesindeki sebebi; ....... PETROL İNŞAAT TURİZM TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİNİN bankalardan kredi alabilmesi ve bu vesile ile ticari hacminin genişletmesi maksadı taşıdığını, müvekkil şirket ile çeki keşide edilen şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını bu husus her iki şirketin ticari defterleriyle sabit olduğunu, müvekkil şirketin çeki keşide ettiği şirkete hatır çeki olarak verdiğini fakat dava konusu çek kötü niyetli olarak bankaya ibraz edildiğini, somut dava konusu olayda, söz konusu hatır çekinin 07.07.2025 vade tarihli olduğunu, 10 günlük ibraz süresinin henüz dolmadığını, işbu kapsamda davalı veya çek üzerinde ciro eden cirantaların çeki tahsil etme olasılığı yüksek olduğunu ve çek üzerinde karşılıksız işlemi yaparak çeki takibe koymaları noktasında endişelerinin bulunduğunu, ilgili çekin 16.07.2025 tarihinde ..... isimli şahıs tarafından bankaya ibraz edildiğini, bankaya ibrazın gerçekleşmesi sebebiyle ihtiyati tedbir kararının verilmesi gerektiğini, öncelikle mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında İİK 72/1 maddesi kapsamında başlatılacak icra takibinin durdurulmasını ve ilgili banka şubesine müzekkere yazılarak ilgili çek bedelinin ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile müvekkil şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İş bu dava, davacının keşidecisi olduğu ..... bank..... şubesine ait 07.07.2025 vade tarihli, ..... seri numaralı, 2.470.000-Tl bedelli çeki davalı ....... Petrol firmasına hatır amaçlı verip vermediği, davalı ..... 'ın dava konusu çeki kötü niyetle iktisap edip etmediği, bu kapsamda davacının şahsi defilerini davalılara karşı ileri sürüp sürmeyeceği ve neticeten dava konusu çekten dolayı borçlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. 6102 Sayılı TTK 'nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde getirilen düzenleme ile konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari nitelikteki davalarda arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğu benimsenmiştir. Ayrıca, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile 18/A maddesi eklenmiş olup, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucuk tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenlemelere göre, borçlu olmadığının tespitine ilişkin açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurulup, anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Kanunun lafzından da anlaşıldığı üzere, arabulucuya başvuru şartı dava açıldığı sırada mevcut olması gereken, sonradan giderilemeyen bir dava şartı olarak öngörülmüştür. Bu açıklamalar ışığında; somut olaya konu davanın niteliği gereği mutlak ticari davalardan olduğu ve talebin İ.İ.K 72. Maddesi uyarınca dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu, dolayısıyla davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu kabul edilmiştir. Somut olayda, davanın açıldığı tarih itibariyle bu şartın yerine getirilmediği, davacı tarafından sonradan arabulucuya başvurulduğu anlaşılmakla iş bu davanın dava şartı yokluğundan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 42.796,82-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 42.181,42-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/12/2025
Başkan ..... e-imzalıdır Üye ..... e-imzalıdır Üye..... e-imzalıdır Katip ...... e-imzalıdır