İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/604 E. 2025/696 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/604
Karar No
2025/696
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/604 Esas KARAR NO : 2025/696 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/06/2025 KARAR TARİHİ : 10/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 16.03.2020 ve 17.03.2020 tarihinde imza edilmiş olan Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmeleri uyarınca müvekkili şirket tarafından davalı şirkete kesilen faturanın ödenmemesi hususuna ilişkin olduğunu, ilgili faturada da açıkça görüleceği üzere 30.09.2023 ödenmek üzere vade belirlenmiş olup, taraflarca imzalanan sözleşmelerin ödemeler Başlıklı 8.Maddesi gereğince '', Özel Güvenlik Hizmetinin Bedeli: Her ayın son iş günü HİZMET VEREN tarafından fatura edilir. Hizmetin bedel, takip eden ayın ilk haftası, HIZMET ALAN tarafından HiZMET VEREN,in banka hesabına nakit olarak ödenecektir'' şeklinde anlaşıldığını, tarafların aralarında anlaştığı üzere verilen hizmetin karşılığı olarak müvekkili şirkete ödenecek olan fatura bedelinin 136.346,64-TL olduğu sabit olmakla birlikte, müvekkili şirket yetkilisi davalı yan yetkilisine faturayı iletmiş, davalı yanca süresinde ödeme gerçekleşmediğini, herhangi bir ödeme yapmayan ve geri dönüş sağlamayan davalı şirketçe ilgili faturaya herhangi bir itiraz da edilmediğini, davalı şirketçe müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmamış olması üzerine müvekkili tarafından İzmir ...İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasından fatura alacağına dayalı 7 örnek icra takibi başlatıldığını, davalı yanca 17.04.2025 tarihinde icra müdürlüğüne sunulan dilekçe ile borca, yetkiye, faize ve tüm fer'ilere kötü niyetli olarak itiraz edilmiş, icra takibi durdurulmuş, müvekkilinin haklı alacağına ulaşması engellendiğini, davalı yanca icra dosyasına 17.04.2025 tarihinde sunulan itiraz dilekçesi ile icra takibinin yetkisiz müdürlükte açıldığı, yetkili icra müdürlüğünün Torbalı İcra Müdürlükleri olduğu beyan edilmişse de işbu husus gerçeği yansıtmadığını, davalı, huzurdaki dosyaya konu ilamsız icra takibinde borca, yetkiye, faize ve fer'ilerine kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve takibin durdurulmasını istediğini, borçlunun itirazları haksız olup, borçlu itirazında kötü niyetli olduğunu, davalı yanın borca itiraz talebinde bulunmasının açıkça kötü niyetli ve müvekkilinin alacağını almasını engelleme ve geciktirme niteliğinde olduğunu belirterek borçlunun borca,yetkiye,faize,tüm fer'ilerine ve icra takibine yaptığı tüm itirazının iptaline, takibin İzmir ... İcra Daires... sayılı dosyası üzerinden devamına, borçlunun takip konusu borcu ilgili icra takibinde talep edildiği gibi takip tarihinden itibaren temerrüt faiziyle karar tarihinden itibaren ticari faiz oranında ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket İzmir ... İcra Dairesi...E. numaralı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibine başlamış olup işbu takipten sonra taraflar arasındaki hizmet ilişkisinin devamı imkansız hale geldiğini, bu nedenle takip tarihi itibari ile davacı güvenlik şirketi tarafından vaat edilen hizmet kati surette yerine getirilmediğini, kaldı ki tarafların ticari defterleri ve ödeme dekontları incelendiğinde takip tarihinden önce yapılan ödemelerin düzenli ve eksiksiz bir şekilde yapıldığı görüleceğini, icra takibine müteakiben müvekkili şirket ve davacı şirket arasında husumet meydana gelmiş olup işbu husumetten kaynaklı, hizmet de yerine getirilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı şirket tarafından husumet yöneltilerek icra takibi başlatılan bir firmaya aynı zamanda hizmet vermesi ve bu hizmeti layığıyla yerine getirmesi de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu takiple de kalmayıp davacı şirket tarafından yerine getirilmeyen bir hizmete ilişkin icra takibine geçilmiş olup bu takibe de davacı şirket tarafından itiraz edildiğini, davacı şirketin tek gayesi müvekkili şirketin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, 15.08.2023 tarihinde sözleşmenin feshi koşulları sağlanmış olup taraflar arasında husumet meydana geldiğinden sözleşme maddeleri açıkça ihlal edildiğini, bu nedenle 15.09.2023 tarihinde müvekkiline yöneltilen icra takibi tamamen kötü niyetli olup taraflar arasındaki husumeti artırmaya yönelik bir tutum olduğunu, taraflar arasındaki hizmet ilişkisi haklı nedenler ile feshedilmiş olup işbu husus davacı şirkete noter kanalı ile bildirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davaların birleştirilmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesinde; ''Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.'' şeklinde düzenlenmiştir. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 168.maddesinde ise; birleştirme kararına karşı ancak esas hakkındaki hükümle birlikte istinaf ve temyiz yasa yollarına başvurulabileceği belirtilmiştir. Toplanan delillerin değerlendirilmesi sonucunda; mahkememiz dosyası ile İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasının konusunun aynı olduğu, her iki dava dosyasındaki dava dilekçesinde davaya konu edilen maddi vakıalar ile iddiaların aynı iddia ve maddi vakıalardan kaynaklandığı, aynı nedenlerden doğduğu, her iki dosyada toplanacak delillerin büyük oranda benzer ve aynı olduğu ve delillerin birlikte değerlendirilmesi ile aynı nitelikteki bilirkişi ile aynı nitelikte incelemeler sonucu oluşturulacak raporla hükme varılacağı, böylece birbiri ile çelişmeyen hükümlere ulaşılabileceği, biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyecek nitelikte olduğu, dolayısıyla her iki dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, buna göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166/4. maddesinde belirtilen şekilde davaların birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi gerekse yargılamanın hızı ve bütünlüğü açısından yarar ve zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesi uyarınca Mahkememizin...Esas sayılı dosyasının İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin ...Esas sayılı dosyasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesi uyarınca aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunan İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememizin ... sayılı Esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına, 3-Yargılamaya İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine, 4-Yargılama harç ve giderlerinin birleştirilen dosyada hükümle birlikte değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluklarında, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 168. maddesi uyarınca nihai kararla birlikte istinaf yolu açık olmak üzere bu aşamada kesin olmak üzere karar verildi.10/07/2025

Katip ... ¸e-imza

Hakim... ¸e-imza

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/604, K. 2025/696, T. 10.07.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-604-e-2025-696-k-aed9d884edc6