İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/596 E. 2026/28 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/596
Karar No
2026/28
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/596 Esas KARAR NO :2026/28

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/08/2025 KARAR TARİHİ:19/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş., Müvekkil ile aralarında Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi akdedilmiş ve ticari ilişkisi çerçevesinde çalışmaya başlamış ancak bir süre sonra kargo fatura borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalıya, fatura alacağı cari hesap ektresi ile birlikte sunularak talep edilmiş ise de talep edilen tutarın tamamı ödenmeyerek sürüncemede bırakıldığını, borç ödenmediğinden borçlu hakkında .... Genel İcra Müdürlüğü 2024/... E esas sayılı doyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak işbu dosyalardan gönderilen ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilmiş olup takipler durduğunu, tarafınca arabuluculuğa başvurulmuş ise de borçlu ile yapılan müzakereler sonucu anlaşmaya varılamamış, anlaşmama olarak süreç tamamlandığını, davalı ... A.Ş.le yapılan görüşmeler sonucu imzalanan 24.03.2025 tarihli, 2025/... dosya numaralı anlaşmama son tutanağını dilekçemiz ekinde sunduğunu, takibe konu alacak, davalının imzalamış olduğu sözleşmeler gereği taraflar arasındaki ticari faaliyetlerden kaynaklanan, kargo fatura bedellerinin ödenmemesi nedeni ile cari hesap ekstresine dayanılarak talep edilen ticari alacak borçları olduğunu takipte talep olunan faiz ticari reeskont faizi olup müvekkili firmanın yasalarla belirlenen oranlara uygun olarak işlettiği faiz olduğunu, ayrıca başlatılan yasal takip neticesinde yapılan masraflar ve belirlenen vekâlet ücreti de hukuka uygundur. Bu nedenlerle davalı borçlunun yaptığı itiraz hukuka aykırı olduğunu bildirip, .... Genel İcra Müdürlüğü 2024/... esas sayılı dosyaya yapılan haksız itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, mahkeme masraflarının ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yan tarafından akdedildiği belirtilerek sunulmuş olan sözleşmenin on üçüncü maddesinde açıkça münhasır İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğuna dair yeti kaydı mevcut olduğunu, ancak davacı yan tarafından .... Genel İcra Müdürlüğü'nün dosyasına itirazın iptali istenmiş olup bilindiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalar olup usulüne uygun ve geçerli bir icra takibinin bulunması özel dava şartı olduğunu, yetkisiz yerde başlatılan icra takibine dayalı itirazın iptali istenemeyeceğinden ve bu husus özel dava şartı olduğundan öncelikle dava şartı yokluğundan işbu davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, Nitekim İstanbul Bam 12. Hukuk Dairesi Esas : 2017/729 Karar : 2018/73 Karar Tarihi :31.01.2018 olan kararında "yetkili yerde takip başlatılması itirazın iptali davası bakımından özel bir dava şartı olduğunu, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle icra dairesinin yetkili yerde yapıldığının tesbiti gerektiği" şeklinde bu hususa açıkça işaret ettiğini, müvekkili şirketin davacı yana hiçbir borcu olmadığını, davacı yan bir kısım faturalar ile alacak iddiasında bulunmuş ise de müvekkili şirketin alacaklı görünene hiçbir borcu bulunmadığını, kaldı ki bir hizmetin ifası veya bir mal temini mevcut ise de bu hususu davacı yanın ispat yükü altında olduğu en aleyhe kabullerde dahi açık olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... Genel İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2024/... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş, dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır. ... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... ANONİM ŞİRKETİ (VKN:...)'nin, 11-12/2023 , 05-06/2023 tarihli BA-BS formlarının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. ... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... ... (VKN:...)'nin, 11-12/2023 , 05-06/2023 tarihli BA-BS formlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemineilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazıntebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesindealacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlununitirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürsealacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyintahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere,uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev veyetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesindegözetilmesi gerekir.İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlıolarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borçsebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazıniptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Kararsayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olmasıya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünü nuygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Eldeki davada, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davacı vekili 14/01/2026 tarihli beyan dilekçesiile davasını geri aldığını, davalı vekili ise aynı tarihli beyan dilekçesi ile davanın geri alınmasına muvafakat ettiklerini belirtmiştir. HMK md. 123 uyarınca davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, davalının muvafakati ile davasını geri alabilir. Bu durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Davacının geri alma beyanının usule uygun olduğu, davalının geri almaya açık muvafakatinin bulunduğu ve davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir konuya dayandığı anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, tarafların karşılıklı yargılama gideri talebi bulunmadığı gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-HMK 123 gereğince davanın geri alındığı ve davalı vekilinin açık rızasının da bulunduğu dikkate alınarak, DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 116,60-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafça talep edilmediğinden lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19.01.2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/596, K. 2026/28, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-596-e-2026-28-k-f2bfd67461ad