İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/592 E. 2026/126 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/592
Karar No
2026/126
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/592 Esas KARAR NO : 2026/126

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 12/09/2025 KARAR TARİHİ : 13/02/2026

Mahkememizde görülmüş olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile; Davalı/borçlu ... A.Ş tarafından ... İcra Dairesi ... Esas Nolu dosyasında icra takibi başlatıldığını, işbu takibe itiraz edildiğini ancak itirazın hukuka aykırı olduğunu, itirazın kaldırılması gerektiğini ve takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesi gerektiğini, 07.10.2023 tarihinde ... Şube Müdürlüğü hizmet alanı içinde bulunan ... adresinde davalı şirket tarafından yapılan kazı çalışması esnasında idarelerine ait içme suyu hatlarına hasar verildiğinin tespit edildiğini, söz konusu hasarın idare elemanlarınca hasar mahallinde inceleme yapılarak tutanak tutulduğunu ve hasar tespiti yapılarak dava konusu hasar bedelinin faturalandırıldığını, davalı tarafından içmesuyu hattına verilen hasar giderilerek verilen hasar bedelinin ödenmesi için davalıya İdarenin 10/11/2023 tarihli... sayılı yazısı ile tebliğ edildiğini ancak davalıya yapılan bildirime rağmen hasar bedelleri ödenmediğini, idare alacağının tahsili amacıyla .... İcra Dairesi'nin ... E. Nolu dosya sayılı icra dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi yapıldığın ancak borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek ... İcra Dairesi...Esas Nolu icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile; Huzurda açılan işbu davayı ve talepleri kabul etmediklerini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini gerektiğini, dava konusu olaya müvekkil şirketin olumlu ya da olumsuz herhangi bir fiili neden olmadığını, bu hususta illiyet bağının ispat yükü davacı tarafa ait olduğunu, davacı tarafın iddiaları doğrultusunda müvekkil şirketin ilgili birimleri ile gerekli görüşmeler gerçekleştirildiğini ve şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde uyuşmazlık konusu tarih ve adreste müvekkil şirket tarafından herhangi bir çalışma gerçekleştirilmemiş olduğunu, dava konusu hasarın müvekkil şirket çalışmalarından kaynaklanmadığını, müvekkil şirket tarafından davacının tesislerine yapılmış herhangi bir müdahale söz konusu olmadığını, dava konusu hasarın meydana gelmesinde müvekkil şirkete husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını belirterek huzurdaki işbu davanın reddine, davacının %20’den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: İşbu dava konusu uyuşmazlık; ... İcra Dairesi'nin... Esas numaralı icra dosyası kapsamında davacı tarafça hasar bedeline dair başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılmış itirazın iptali istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 07/10/2023 tarihinde davacı tarafın .. Şube Müdürlüğü hizmet alanı içinde bulunduğu belirtilen "..." adresinde bulunan içme suyu hattına ilişkin olarak davalı tarafça yapılan kazı çalışmaları sırasında davacı tarafa ait içme suyu hattına hasar verildiğini iddia ettiği ve hasar sonucu doğduğu iddia edilen alacağın icra takibine konu edilmiş olduğu görülmüş olup; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi gereğince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Borçlar Kanunu'nun 50. maddesine göre ise; zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Dosyadaki mevcut delil durumuna göre, "..." adresinde 07/10/2023 tarihi itibariyle davalı tarafça kazı çalışması yapıldığına dair hiç bir somut delilin bulunmadığı gibi davacı tarafça dosyaya sunulmuş belge ve görseller uyarınca da içme suyu hattında meydana geldiği belirtilen hasarın, davalı tarafça yapılan kazı çalışması sırasında yapılmış olduğuna dair hiç bir ispata yarar emarenin bulunmadığı, bu kapsamda zarara uğradığını iddia eden ve ispat yükü kendisine düşen davacı tarafın, dava konusu eylem sebebiyle maddi zarara uğradığı iddiasını davalı yönünden ispat edemediği açık olup yasal koşulları oluşmamış olan itirazın iptali talebine dair davanın reddine, uyuşmazlık haksız fiil kaynaklı olup likit mahiyette olmadığından ve yargılama gerektirdiğinden davalı tarafın yasal koşulları oluşmamış olan tazminat talebinin de reddine karar vermek gerekmiş olup tüm dosya kapsamı ve sair hususlara yönelik uyuşmazlık konusu miktar (10.512,39-TL) itibariyle kesin olmak üzere aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın yasal koşulları oluşmamış kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00-TL karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik 116,60-TL harcın davacı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 5-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı taraf duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca uyuşmazlık konusu miktar göz önüne alınarak 10.512,39-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının re'sen davacı tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda; uyuşmazlık konusu miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 13/02/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/592, K. 2026/126, T. 13.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-592-e-2026-126-k-89a467393b88