İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/580 E. 2026/254 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/580
Karar No
2026/254
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/580 Esas KARAR NO : 2026/254 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/07/2025 KARAR TARİHİ : 01/04/2026

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından icra dosyasında sundukları faturalarda gösterilen ilgili malzemeler davalıya teslim edildiğini,davalı şirketin; ---------- numaralı, 09.08.2024 tarihli satış faturasından 28.490,00TL, ---------- numaralı ve 28.08.2024 tarihli satış faturasından 9.504,00 TL, --------- numaralı ve 11.10.2024 tarihli faturasından 18.095,00 TL borcunun bulunduğunu, davalı borçlu şirket işbu faturadan kaynaklı bakiye borcunu ödememiş, bunun üzerine davacı şirket, bakiye borcun ödenmesi için davalı borçlu şirkete --------- Noterliği vasıtasıyla 27/02/2025 tarih ve ---------- yevmiye no.lu ihbarnameyi gönderdiğini, ihbarname 27/02/2025 tarihinde davalı borçlu şirkete tebliğ edildiğini, İhbarnamede tebliğ tarihinden itibaren 7 iş günü içerisinde borcun ödenmesi ihtar edildiğini, fakat davalı borçlu süresi içerisinde ödeme yapmamış ve ihbarnameye cevap vermediğini, Davacı şirkete ait ticari kayıt ve defterler incelendiğinde davalı borçlunun itirazının haksız olduğu ortaya çıkacağını, davalı borçlu istenen ve işlemiş faize de itiraz ettiğini, her iki tarafın tacir olduğunu, para borcunun her iki tarafın ticari işinden kaynaklandığını, davaya konu icra takibinde reeskont avans faizin işletildiğini, haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, asıl alacak ve işlemiş faize ilişkin tüm alacak miktarı üzerinden %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekâlet davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket, davalı şirket ile aralarında geçmişte kurulan ticari ilişkiye dayanarak 57.467,86 TL tutarında bir alacağı bulunduğunu iddia ettiğini, bu iddiaya istinaden -------- İcra Müdürlüğü ---------- E, sayılı dosyası ile taraflarınca karşı ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davacının icra dosyasına gerekse işbu davaya ilişkin dilekçesinde ileri sürdüğü alacak taleplerinin hukuki ve maddi dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirketin davacıdan aldığı hizmetlere ilişkin olarak hak ettiği ödemeleri süresi içerisinde gerçekleştirmiş olduğunu, hizmetin eksik, kusurlu veya ihtiyaca uygun olmaması halinde de bunu yazılı ve sözlü şekilde bildirdiğini, Buna rağmen davacı tarafından davalıya gönderilen faturaların bazıları, hizmet alınmadığı veya karşılığı bulunmadığı gerekçesiyle itiraza konu edildiğini, davacı tarafın alacak iddiası, yalnızca tek taraflı beyan ve ihtilaflı faturalara dayandığını, davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun davasının reddini, zaman aşımı definin kabulünü, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,-------- İcra Müdürlüğü--------- E. sayılı dosyasının Uyap çıktıları, BA-BS kayıtları, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava fatura alacağına dayalı icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, --------- İcra Müdürlüğü ---------- E. Sayılı icra dosyasına dayanak faturalar nedeni ile davalının davacıya borcunun bulunup bulunmadığı, davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalinin gerekip geremediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, dosya üzerinden tarafların defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapıldığı, mali müşavir bilirkişi tarafından teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile; raporun 4.a.1.bölümünde davacı ---------- ŞTİ’ nin 2024-2025 yılları yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile aynı yıla ilişkin elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davalı ---------Ş.’ nin 09/01/2026 tarihinde saat 10:00’da Sayın Mahkeme kaleminde yapılan defter incelemesine katılmadığı, ayrıca defter ve belgelerini sunmadığından davalı şirketi ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır. Davacının Alacak Talebi, Teslim Tesellüm Yönünden: Davacı/alacaklının--------- İcra Müdürlüğü’ nün ---------- E, sayılı dosyasındaki 56.089,00 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin yapılan mali incelemede; davacı ----------Ş'nin incelenen kendi ticari defterlerinde; davalı ---------- ŞTİ.’ nin açık hesabından 25/03/2025 takip tarihi itibariyle 56.089,00 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin ise incelemeye katılmadığı ticari defterlerini ibraz etmediği anlaşıldığından her iki tarafı ticari defterleri karşılaştırmalı olarak incelenememiştir. Öte yandan; Sayın Mahkemenin talebiyle tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerinden celp edilen BA/BS karşılaştırmalı analizi raporun 4.c.2.bölümünde incelendiğinde; 2024 yılında davacının davalı tarafa 3 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 50.990,00 TL tutarında “satış” yaptığını, davalının ise aynı döneme ilişkin davacıdan 3 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 50.990,00 TL “alım” yaptığına ilişkin BA kaydının bulunduğu, tarafların BA/BS bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, netice itibariyle davacının incelenen defter kayıtlarında davalı aleyhine borç kaydetmiş olduğu takip dayanağı faturaların BA/BS bildirimine konu edilen faturalardan ibaret olduğu görülmüştür. Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesi BA/BS kayıtlarına dahil etmeyeceğinden işbu fatura içeriği mal/hizmetin teslimine ilişkin karinelerin oluştuğunun söylenebileceği, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bu hususlar çerçevesinde; davacı/alacaklının --------- İcra Müdürlüğü’nün --------- E, sayılı dosyasındaki 56.089,00 TL tutarlı asıl alacak talebi yönünden ispat karinelerinin oluştuğunun söylenebileceği, öte yandan davalının cevap dilekçesindeki davacının ayıplı, eksik iş teslimine ilişkin herhangi bir tespit, ihbar, ihtar vs, somut bir belgenin bulunmadığı, hiç şüphesiz nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. FAİZ: Raporun 5.bölümünde detaylı olarak irdelendiği üzere; davacı/alacaklının takip öncesi için 1.378,86 TL tutarında faiz talebinde bulunduğu, ancak 1.262,77 TL tutarında faiz hesaplandığı, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında davacı alacağı için 3095 s.k 2/2 m. kapsamında reeskont avans faizi talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davacı şirketin fatura alacağının bulunduğu iddiası ile davalı aleyhine ----------İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının icra takibine, borca ve faize itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının cevap dilekçesi ile verilen hizmet bedelinin ödediği, hizmetin ayıp ve kusurlu olduğu savunmasını ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için taraflara defterlerini ibraz etmek üzere kesin süre verildiği, davalı tarafça verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinden hazırlanan bilirkişi raporunda; davacının incelenen kendi ticari defterlerinde; davalı --------ŞTİ.” nin açık hesabından 25/03/2025 takip tarihi itibariyle 56.089,00 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerinden celp edilen BA/BS karşılaştırmalı analizi raporun 4.c.2.bölümünde incelendiğinde; 2024 yılında davacının davalı tarafa 3 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 50.990,00 TL tutarında “satış” yaptığını, davalının ise aynı döneme ilişkin davacıdan 3 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 50.990,00 TL “alım” yaptığına ilişkin BA kaydının bulunduğu, tarafların BA/BS bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, netice itibariyle davacının incelenen defter kayıtlarında davalı aleyhine borç kaydetmiş olduğu takip dayanağı faturaların BA/BS bildirimine konu edilen faturalardan ibaret olduğu tespit edilmiştir.6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya --------- aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." ---------- sayılı, ---------- sayılı, ----------- sayılı, ------------ sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının ticari defterlerinde alacaklı olarak göründüğü, usulüne uygun tutulan defterlerin davacı lehine delil teşkil edeceği, davalının defterleri sunmaması nedeni ile davacı defter ve kayıtlarının mahkememizce hükme esas alındığı, vergi dairesine yapılan davalı bildirimi de nazara alınarak, davacının davasında haklı olduğu, davalının cevap dilekçesinde ilersi sürdüğü ayıp ve eksik iş iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesi ile asıl alacak talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı şirketin takip öncesi davalıya gönderdiği ihbarname ile davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğü anlaşıldığından bilirkişi tarafından hesaplanan 1.262,77 TL takip öncesi işlemiş faize de hükmedilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü ile davalının ----------İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 56.089,00 TL asıl alacak ve 1.262,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.351,77 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağı nedeni ile likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının ---------İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 56.089,00 TL asıl alacak ve 1.262,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.351,77 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Asıl alacak olan 56.089,00 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 3.917,70 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 694,07 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.223,63 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ile 694,07 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.309,47 TL'nin davalıdan tahsili ile alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 8.000,00 TL, bilirkişi gideri ile 75,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 8.075,00 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 8.016,84 TL'sinin davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafınca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar yönünden hesaplanan 416,09 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin red/kabul oranına göre; 4.566,87 TL'sinin davalıdan alınarak; 33,13 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi halinde ilgili tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 01/04/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/580, K. 2026/254, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-580-e-2026-254-k-049c21285d9f