İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/550 E. 2026/261 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/550
- Karar No
- 2026/261
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/529 Esas KARAR NO : 2026/259
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/07/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilime ait ... plakalı araç sürücüsü, 21.02.2025 tarihinde tek taraflı maddi hasarlı bir trafik kazasına karışmıştır.Söz konusu kaza neticesinde müvekkil şirkete ait araçta maddi hasar meydana gelmiş olup ekte sunulan ekspertiz raporuna göre araçta oluşan hasar bedeli KDV dahil 78.006,69-TL'dir.Müvekkil şirkete ait araç kaza tarihinde ...tarafından ... poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Sigortası ile sigortalıdır. 10,00-TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tazminine, Her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı taraf davasını açarken herhangi bir maddeden belirtmemiş olup toplam hasarlarının 78.006,69-TL olduğunu iddia etmiştir. Bu kapsamda söz konusu davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığından bahsedilemeyecektir.Davacı tarafından İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılmışsa da davanın müvekkil şirketin merkezinin bulunduğu ... Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.Davacı yan 21/02/2025 tarihinde sigortalı ... plakalı aracın tek taraflı kazaya karıştığını, bu kaza neticesinde sigortalı aracın hasarlandığını, bu hasar bedelinin tazmini amacıyla müvekkil şirkete 26/03/2025 tarihinde başvuru yapıldığını savunmuştur. Davacı tarafından sunulan 17/07/2025 tarihli beyan dilekçesinin ekindeki evrak incelendiğinde bunun 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesinde öngörülen başvuruya ilişkin olduğu anlaşılacaktır. Ancak müvekkil şirket ... plakalı aracın kasko sigortacısıdır. Davacı tarafından yapılan başvuru riziko bildirimine ilişkin değil, tazmin talebine dairdir. Ancak davalı müvekkil şirket ... plakalı aracın Kasko Sigortacısı olması nedeniyle davacı yanın riziko gerçekleştikten hemen sonra müvekkil şirkete bildirimde bulunması gerekirdi. Böyle bir bildirim yapılmamış olup davalı müvekkil şirket söz konusu kazadan ancak bu tazmin talebi ile haberdar olmuştur. Davaya konu edilen trafik kazasının 21/02/2025 tarihinde meydana geldiği iddia edilmişse de söz konusu tazmin talebi 26/03/2025 tarihinde yapılmıştır. Dava dilekçesinde sigortalı araçta meydana gelen hasarın davacı tarafça yaptırılan ekspertiz incelemesinde 78.006,69-TL olduğunun tespit edildiği öne sürülmüştür. Söz konusu hasar bedelinin tarafımızca kabulü mümkün değildir. İşbu bedel son derece fahiş olup bu hasar bedelinin nasıl belirlendiği de meçhuldur. Kabul anlamına gelmemek üzere, kasko sigortası poliçesinin ve müvekkil şirket nezdinde açılan 2504024 numaralı hasar dosyasının müvekkil şirketten celbi ile poliçe kapsamında yer alan muafiyetlerin gerçek zarar tespit edilirken göz önüne alınması gerekmektedir. Davanın öncelikle usulden reddine, Haksız ve dayanaksız davanın esastan REDDİNE, Müvekkil şirket davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden her halükarda yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." savunmuştur. DELİLLER: 02/01/2026 tarihli bilirkişi raporu, kazaya ilişkin düzenlenen tutanak, kasko poliçesi, kazaya ilişkin tüm fotoğraflar, hasar ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamı. Bilirkişiden alınan 02/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler ışığında; Dava konusu ... plakalı ... marka ... tip, 2021 model aracın şasi numarasının ... ve hasar anında 107.907 kilometrede olduğunun anlaşıldığı; Dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler ışığında dava konusu araç sürücüsü tarafından tutulan tutanakta “21.02.2025 tarihinde saat 18:30 sularında ...'ten ...'e doğru ilerlerken ışıklandırılması olmayan yolda başı boş bir köpeğin önüme çıkması sonucunda kurtarmak için manevra yaptım ama kurtaramadım aracın ön kısmı ile köpeğe çarptım” şeklinde belge düzenlendiği; Dava konusu araca ait görsellerinden de görüleceği üzere vuku bulan kaza neticesinde ön tampon, sağ in çamurluk, ön panjur ve sağ far bölgelerinden hasar aldığının anlaşıldığı; Aşağıdaki tabloda detaylandırıldığı üzere, kaza tarihindeki yedek parça kataloğu üzerinden kaza tarihindeki parça fiyatlandırması dikkate alınarak ... plakalı araç üzerinde yapılan tespitler neticesinde hasar onarım maliyeti KDV ve işçilik dahil 78.006,69-TL olacağı; Yukarıdaki ilgili kısımlarda belirtilen maddelerden yola çıkarak, davacı sigortalı şirketin sigorta şirketine hasar ihbarında bulunmaması, sigorta şirketinin hasarı incelemesine olanak tanınmamış olması, alınan eksper raporunun resmi bir eksper rapor niteliğinde olmadığı kanaati, onarım faturasının dosyada yer almadığı, hasar onarım yerinin belirtilmediği, sürücü belgelerinin ve alkol raporunun eksikliği, uzun/kısa süreli kiralama sözleşmesinin dosyada yer almaması, Kabis kayıtlarının dosyada yer almaması, kaza tespit tutanağının dosyada yer almaması, fotoğrafların detaylı incelemesi sonucunda beyanda belirtilen köpeğe çarpma bildirimi ile tampon hasarının uyuşmadığı durumları dahilinde, bahse konu kasko hasar talebinin, sigortacılık uygulamalarına istinaden, poliçe teminatı dışı kalacağı, sigorta şirketinin hasardan sorumlu olmayacağı görüş ve kanaati hasıl olmuştur. Eğer Sayın Yüksek Mahkemeniz hasarın teminat dahilinde olduğuna kanaat getirir ise; KDV hariç hasar bedeli olan 65.005,58 TL üzerinden, öncelikle araç rayiç bedelinin 92'si muafiyet olan 9.203 TL muafiyet kesintisinin yapılması, buna ilaveten parça tedariği sigorta şirketince yapılamadığı için %40 oranında kesinti yapılması, ayrıca uzun süreli/kısa süreli kiralama sözleşmesinin, SGK kayıtlarının vb evrakların dosyaya sunulması, ehliyetin sunulması, KABİS kayıtlarının sunulması akabinde poliçe şartları gereği ilgili 9650 veya 9675 muafiyetlerin uygulanması gerektiği görüş ve kanaatinde olmakla birlikte dava dosyasının 10,00 TL üzerinden açılmış olduğu görülmektedir. KDV'nin de ödenebilmesi için KDV yansıtma faturasının düzenlenmesi gerektiği..." rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait ... plakalı aracın 21.02.2025 tarihinde tek taraflı maddi hasarlı bir trafik kazasına karıştığının ileri sürüldüğü davalı sigorta şirketi tarafından 01.11.2024 başlangıç-01.11.2025 bitiş tarihli Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf, 21.02.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasar nedeniyle davacının doğru ihbar yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı, ispat yükünün kime ait olduğu, meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığı noktasından çıkmaktadır. Davacı vekilinin sunduğu 21/01/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; "Dava dilekçemizde fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak davalıdan şimdilik 10,00-TL'nin (10,00-TL’lik kısmı hasar onarım bedeli olmak üzere) temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile tazminine" şeklinde tazminat talebinde bulunmuş idik. İşbu ıslah dilekçemiz ile dava dilekçemizdeki talep miktarını, dosyada toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen ıslah etmek suretiyle ve yine fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak; Dava dilekçemizin sonuç ve istem kısmında talep ettiğimiz 10,00-TL alacak talebimizi "68.803,69-TL HASAR ONARIM BEDELİ olmak üzere Toplam: 68.803,69-TL bedelin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tazminine şeklinde ıslah ediyoruz. Islah dilekçemizin davalı tarafa tebliğ edilmesini..." talep etmiştir. TTK'nun 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olup aynı yasanın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. Sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Dosya kapsamına göre; davacı tarafından 21.02.2025 tarihinde aracın tek taraflı kaza sonucu hasar gördüğünün iddia edildiği , hasara ilişkin fotoğrafların sunulduğu , resmi makamlar tarafından kazaya ilişkin tutulan bir tutanağın olmadığı davacı tarafından sigorta şirketine kaza tarihinden 33 gün sonra ihbarda bulunulduğu anlaşılmıştır. Kasko Genel Şartlar A.5.10.maddesinde zorunlu haller (tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeni ile uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerindeki ihlaller nedeni ile sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması teminat dışı hal olarak düzenlenmiştir. A.5.10. maddesinin atıf yaptığı 5.4.maddesinde; Poliçede gösterilen aracın, ilgili mevzuat hükümlerine göre gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, 5.5.maddesinde; Aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararların teminat dışında kalan zararlar olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafça kaza tespit tutanağının neden tutulmadığının ispatlanmadığı ayrıca kazanın üzerinden 33 gün geçtikten sonra davalı sigorta şirketine ihbarda bulunulduğu, davacı tarafça kazanın tespiti ve oluşumundaki kusursuzluğunu geçerli deliller ile ispat edemediği, .bu nedenle Kasko Genel Şartlar A.5.10. maddesi uyarınca talebin teminat dışında kaldığı kanaatine varıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL harçtan peşin-ıslah olarak alınan 1.790,40TL'nin mahsup edilerek 1.058,40TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 68.803,69TL üzerinden hesaplanan 45.000,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere vekillerin huzurunda karar verildi.15/04/2026
Katip ¸e-imza
Hakim ¸e-imza