İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/724 E. 2026/327 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/724
- Karar No
- 2026/327
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/724 Esas KARAR NO: 2026/327 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 19/08/2025 KARAR TARİHİ : 31/03/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirkete ait ------- plakalı şirket aracı, -------- tarihinde maddi hasarlı bir trafik kazasına karıştığını beyan etmiştir. Müvekkili şirket çalışanının yaptığı bu kazada, sigortalı olarak çalışan----------- ehliyet sahibi olduğu ve ayırt etme gücünün bulunduğu, kazaya ilişkin düzenlenen tutanaklardan açıkça anlaşıldığını ileri sürmüştür. Kaza sonrasında müvekkili şirket yetkilisi, davalı sigorta şirketi ve kendi sigorta firması ile iletişime geçmiş ve araç onarımı için davalı şirketin anlaşmalı olduğu araç tamir servisine yönlendirildiğini, bu yönlendirme üzerine, davacı müvekkili araç hasar bedelinin sigorta tarafından karşılanacağı düşüncesiyle aracını belirtilen serviste onartarak faturasını aldığını, akabinde müvekkili, onarım bedeline ilişkin davalıya fatura düzenlediğini; ancak davalı sigorta ile yapılan görüşmede, taleplerinin teminat dışı olarak değerlendirildiği için onarım bedelinin karşılanmayacağı bildirildiğini belirtmiştir. Bunun üzerine, davacı müvekkili fatura bedelinin tahsili amacıyla --------------- sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını; ancak davalı bu takibe itiraz ettiğini beyan etmiştir. Davacı, kaza sonrasında davalı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunulduğunu, davalı sigortanın aracı kendi anlaşmalı servisine yönlendirdiğini ve bu yönlendirme üzerine aracın ilgili serviste onarıldığını ileri sürmüştür. Onarım bedelinin sigorta tarafından karşılanacağı yönünde kendilerinde haklı bir güven oluştuğu, buna rağmen onarım tamamlandıktan sonra bedelin teminat dışı olduğu gerekçesiyle ödenmediği iddia edilmiştir. Bu durumun dürüstlük kuralına aykırı olduğu savunulmuştur. Davacı, --------------- tarihli onarım faturanın davalıya düzenlendiğini ve Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca sekiz günlük süre içinde faturaya itiraz edilmediğinden içeriğinin kabul edilmiş sayılması gerektiğini ileri sürmüştür. Hasara ilişkin ekspertiz ve servis kayıtlarının da sigorta şirketine ibraz edildiği, buna rağmen ödeme yapılmadığı beyan edilmiştir. Ödenmeyen onarım bedelinin tahsili amacıyla -------- sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği ve arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığı belirtilmiştir. Bu kapsamda davacı, itirazın iptali ile --------- asıl alacak üzerinden takibin devamına, avans faizi uygulanmasına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi, dava konusu kazada kasko poliçesi kapsamında teminat dışı hal bulunduğunu savunmuştur. ---------- atıfla, aracın gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların teminat kapsamında olmadığını ileri sürmüştür. Araç sürücüsünün yeterli ehliyet belgesine sahip olmadığını, dosyaya geçerli ehliyet belgesi sunulmadığını ve ibraz edilen sağlık raporunun araç sınıfı bakımından yeterli ehliyeti kanıtlamaya elverişli olmadığını iddia ederek davanın bu nedenle reddini talep etmiştir. Davalı taraf ayrıca, dosyada kusur oranlarını belirlemeye elverişli bir kusur raporu bulunmadığını beyan etmiş; kusur tespitinin -------------- seçilecek uzman bilirkişi heyeti tarafından yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu savunarak, hasarın kapsamı, aracın tam veya kısmi hasar durumu, illiyet bağı ve tazminat yönteminin bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Sigorta şirketi, teminat kapsamında değerlendirme yapılması halinde dahi hasar tazmininin poliçe ve Genel Şartlar hükümleri uyarınca hesaplanması gerektiğini; hasar tarihindeki rayiç değerin esas alınması, eşdeğer parça kullanımı, parça ve işçilik indirimi uygulanması ve muafiyet hükümlerinin gözetilmesi gerektiğini savunmuştur. Ayrıca ----------- sorumluluklarının bulunmadığını, orijinal parça talebinin kabul edilemeyeceğini ve olası bir hüküm halinde en az %10 oranında tedarik ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı taraf, faize ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz oranı ile hükmedilebileceğini beyan etmiş; alacağın likit olmadığını belirterek icra inkâr tazminatı talebinin reddini istemiştir. Aksine, davacının kötü niyetli şekilde takip başlattığını ileri sürerek kendi lehlerine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Sonuç olarak davanın ve icra takibinin iptalini istemiş, aksi kanaat halinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:---- sayılı dosyası, ---- Merkezinden gelen yazı cevabı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. ------------- tarihli ara karar ile dosyanın bir makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve ---- tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; Davaya konu ------- plakalı aracın ----- tarihli trafik kazası esnasındaki sürücüsünün B sınıfı sürücü belgesine sahip olduğu anlaşılmıştır. Araç, sınıfı itibariyle B sınıfı sürücü belgesi ile kullanılabileceği, Kaza tarihi itibariyle ------ plakalı araçta bu trafik kazası nedeniyle oluşan hasarın --- dâhil toplam ----olduğu, Kaza tarihi itibariyle ------model Ticari kamyonetin aracın olay tarihinde 2. el piyasa değerinin ------olduğu, Onarım bedelinin aracın rayiç değerine oranı dikkate alındığında onarımın teknik ve ekonomik açıdan mümkün ve uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı şirketin ---- plakalı araçta oluşan hasar için ---- hesabına ---- ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda toplam ----- hasar bedelinden yapılan ----ödeme düşüldüğünde bakiye ---zarar kaldığı teknik olarak hesaplanmıştır.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, sigortalının kasko sigortacısından hasar tazminatı tahsili istemine ilişkindir.Dosya arasında mevcut ------ tarihlerini kapsayan kasko sigorta poliçesi; ----- model panelvana ilişkindir. Dava konusu olayın; ---- tarihinde saat 16:00 sıralarında----- üzerinde, ---- sevk ve idaresindeki --- plakalı aracın, aynı istikamette seyir halinde bulunan --------plakalı araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacının aracının trafik kazasında hasar gördüğü anlaşılmıştır. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen -------- göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedirSomut olayda; meydana gelen hasarın poliçe teminat kapsamında olup olmadığı, davacının aracına trafik kazası neticesinde meydana gelen zarar nedeniyle oluşan hasarın miktarının belirlenmesi ile davacının gerçek zarar miktarının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Davalı sigorta şirketi, meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altındadır. Kasko sigortasında asıl olan amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır.Davacı yanca dava dilekçesinde sigorta şirketinin yeterli ehliyet bulunmadığından bahisle teminat kapsamında olmadığından zarar talebinin karşılanmadığı beyan etmiştir. Temin edilen belgelerden araç sürücüsünün yeterli ehliyeti bulunduğu, zararın teminat kapsamında olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce dosyanın tevdi edilerek hazırlanan bilirkişi raporunda; davacının aracının tamiri ekonomik olup hasar bedelinin -----olduğunun bildirildiği, davalı yanca ---- ödeme yapıldığı, davacının bakiye zararının------olduğu, bilirkişi kök raporunun hükme esas almaya elverişle ve denetime açık olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, poliçede muafiyet indirimi de bulunmadığı görülmekle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından--------esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 199.200,00TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %43,25 faiz oranını aşmamak kaydı ile avans faizi İŞLETİLMESİNE, 3-Alacağın varlığı ve miktarı yargılama gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 13.607,35 TL harçtan, peşin yatırılan 2.405,84 TL harcın düşümü ile geri kalan 11.201,51 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 2.405,84 TL peşin harç, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 97,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 10.118,24 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 9- 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026