İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/549 E. 2025/817 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/549
Karar No
2025/817
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/549 Esas KARAR NO:2025/817

DAVA:Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:29/07/2025 KARAR TARİHİ:20/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 6335 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen geçici madde 7 hükmü ''Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir'' denilse de Anayasa Mahkemesi' nin .... sayılı kararında 6102 sayılı TTK Geçici Madde 7/f.15-son cümle hükmünde belirtilen "beş yıl" ibaresinin Türkiye Cumhuriyetinin Anayasasının 2., 13., 35., 36. madde hükümlerine aykırı olduğu değerlendirilmekle "beş yıl" ibaresinin iptaline karar verdiğini, açıklanan nedenle işbu davada zamanaşımı bulunmadığını, müvekkilinin, terkin edilen ve ihyasını talep ettikleri ... Giyim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi isimli şirkette pay sahibi olduğunu, ... Şirketi isimli şirketin İstanbul' da ... ticaret sicil numarası ile ...' ne kayıtlı olduğunu, şirketin adresi, ... Mah., ... Sk, No:48/1 .../İstanbul olduğunu, söz konusu şirketin, 30.05.2013 tarihinde tasfiyeye girmiş olup, tasfiye kararının, 21.06.2013 tarihinde tescil edildiğini, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinme (terkin) ile sona erdiğini, somut davada şirketin tasfiye dışında kalmış ... plaka sayılı aracın varlığının sabit olduğundan usulsüz olarak tasfiye edildiğini, hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği için iş bu davanın açıldığını beyan ederek terkin olunan ... Şirketi' nin ihyası ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki taleplerinin ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, tasfiye sürecinde yetkinin ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevinin terkin işlemiyle birlikte sona erdiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili sicili Müdürlüğü'nün dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin, “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal Hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini beyanlarla haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince şirketin sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. TTK'nın geçici 7. maddesine bakıldığında, şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden re'sen terkin edileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden re'sen silineceği, aynı maddenin 15. bendinde "...ticaret sicilden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirketi veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği," düzenlemeleri yer almaktadır. düzenlemeleri yer almaktadır. Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde; 02.05.2013 tarihli ve 8311 sayılı sicil gazetesi ilanı, 06.08.2014 tarihli ve 8625 sayılı sicil gazetesi ilanı ile ... plaka sayılı motorlu araç tescil belgesinin sunulduğu görülmüştür. ...'ne yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu, verilen cevapta Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin ticaret sicil kayıtlarının gönderilmiş olduğu, şirketin 31/07/2014 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. ... plakalı araç kaydının UYAP sisteminden çıkartılarak dosyaya arasına alınmış, aracın ihyası istenen ... Şirketi'nin üzerine kayıtlı olduğu görülmüşütür. Somut olayda; İhyası istenen şirketin dava tarihi itibariyle Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan şirket merkezinin .../İstanbul olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde ...K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir. Dosya kapsamı deliller birlikte incelendiğinde, ... plakalı aracın ihyası istenen şirketin üzerine kayıtlı olduğu davacının bu sebeple iş bu davayı açmış olduğu ve davacının iş bu davayı açmakta hukuki menfaati ve aktif dava ehliyeti bulunduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Şirket tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin ile sona ereceği, tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiği, şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğu, ancak Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin (Ticaret Sicil No:...-0) ... plakalı araçla ilgili tasfiye işlemlerinin tamamlanmadığının bildirildiği anlaşılmakla davanın kabulü ile Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin (Ticaret Sicil No:...-0) ... plakalı araçla ilgili hukuki işlemleri yapmakla sınırlı olmak üzere ihyasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Davacı yanca terkinin usulsüz yapıldığına dair bir iddia ileri sürülmediğinden sicil müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamıştır. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-... Şirketi'nin ... plakalı aracın işlemleri ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, 2-Tasfiye memuru olarak ...'ün atanmasına, 3-Şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin karar kesinleştiğinde ticaret sicilde tescil ve ilanına, 4-Tasfiye memuruna ücret atanmasına yer olmadığına, 5-Harç peşin alınmış olmakla başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı ...'nün yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçtan sorumlu tutulmamasına, 8-Yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verildi. 20/11/2025

Başkan ... ¸e-imzalıdır

Üye ... ¸e-imzalıdır

Üye ... ¸e-imzalıdır

Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/549, K. 2025/817, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-549-e-2025-817-k-d384ae85cf8e