İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/542 E. 2025/993 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/542
Karar No
2025/993
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/542 Esas KARAR NO : 2025/993

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2023 KARAR TARİHİ : 17/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 19/07/1996 tarihinde kurulduğunu, ticaret hayatında büyük başarılara imza attığını, davalı işçi ile aralarında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesi ile altın imalatı alanında faaliyette bulunan müvekkili şirkette "eksper" olarak çalıştığını, davalı işçi ile taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı bulunan iş sözleşmesinde, işçinin eksper olarak görev yaptığının belirtildiğini ve davalı işçinin çalıştığı pozisyon ve yaptığı görev itibariyle davacı müvekkili müşteri portföyünü tanımak ve işlerin esasına nüfuz eden konumu sebebiyle iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 2 (iki) yıl süre ile müvekkili şirketin muvafakati olmaksızın benzer ve ilgili bir işyerinde çalışması halinde işçinin işverene 100.000 TL (yüz bin türk lirası) cezai şart ödeyeceği öngörüldüğünü, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi 01/07/2021 tarihinde işçinin iş akdi sonlandırıldığını, davalı işçinin müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren bir firmada çalışmaya başladığının duyumunun alındığını, davalı işçi ile müvekkili işverenin işyerinde uzun süredir eksper görevini sürdürdüğünü, davalı işçinin teknik, ticari ve personele ilişkin iş sırlarına ve müşteri çevresine nüfuz eden konumu nedeniyle bu işyerine dair elde ettiği bilgi, ticari sır ve teknik verileri paylaşmasının müvekkili işvereni zarara uğratacağının açık olduğunu, konuyla ilgili olarak davalıya 13/02/2023 tarihinde Bakırköy ..... Noterliği'nin .... Yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, ödeme için süre verilmesine rağmen müvekkili firmaya davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinde iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 2(iki) yıl süre ile benzer ve ilgili bir işyerine çalışması halinde işçinin işverene 300.000 TL (üç yüz bin türk lirası) cezai şart ödeneceğinin öngörülmesi nedeniyle müvekkili işverenin davalıdan cezai şart olarak 300.000 TL (üç yüz bin türk lirası)’nin 01/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte tahsilinin, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı müvekkilinin, davacı şirket bünyesinde 01/07/2021 tarihine kadar çalıştığını, davalının yapmış olduğu iş altın eksperliği olduğunu, davacı bünyesinde 01/07/2021 tarihine kadar, davalı ile birlikte 55 altın eksperi işçiyi istihdam ettiğini, davalı ile birlikte bu 55 altın eksperinin yapmış olduğu işin, iş veren günlük talimat vererek altın eksperi işçiyi, işveren müşterisi olan bankaların şubelerine gönderdiğini, işçi banka müşterileri tarafından bankaya mevduat olarak getirilen fiili altınların ayarını tespit ederek ve gramajını ölçerek bulunduğu banka şubesine bildirdiğini, işçi mesai günü sonunda ölçüm yaptığı altınların ayarlarını ve gramaj toplamlarını işverenine rapor olarak bildirdiğini, altın eksperi işçisinin yapmış olduğu işin altının ayarını tespit ve gramajını ölçmek olduğunu, altın eksperi işçisi; hiçbir suretle altın getiren banka müşterilerinin yada işveren müşterisi olan bankaların kaydını tutmadığını, hiçbir ticari sırra vakıf olmadığını, yöneticilik pozisyonu ve sorumluluğu olmadığını, asgari ücret seviyesine yakın bir ücretle çalıştığını, davacı iş verenin, iş sözleşmesi imzalandığı tarihte sözleşmenin bir suretini davalı müvekkile vermediğini, işbu sözleşme işten atılma baskısı altında imzalandığını, bu baskı işveren tarafından sunulan sözleşmeler incelendiğinde açıkça anlaşılacağını, davalı müvekkilinin ilk işe girerken belirli süreli sözleşme imzalamış ve belirli süreli sözleşmenin süresi bitince işveren tarafından önüne koyulan matbu belirsiz süreli iş sözleşmesini işten atılma korkusu altında imzalandığını, davacının iddia ettiği gibi altın eksperliği işini Türkiye'ye davacı getirmediğini, davacının farazi rekabet yasağı maddesinin iş sözleşmesinde var olduğu farazi olarak kabul edilse bile davalı tarafından ifa edilen basit işlerin 444/2. madde gereği haksız rekabet yasağına tabi olmasının mümkün olmadığını, işçilerin çıkış bildirilerini SGK'ya "18" koduyla "İşin sona ermesi" olarak bildirildiğini, dolayısıyla davacının altın eksperliği birimini kapatarak tüm işçilerin işine, işçiye karşı haklı sebebi olmadan son verdiğini, rekabet yasağının sona ermesini düzenleyen 447. maddenin her iki fıkrasına göre de davacının var olduğunu iddia ettiği rekabet yasağı sona erdiğini, birinci fıkraya göre davacı eksperlik birimini kapattığı için rekabet yasağını sürdürmekte gerçek bir yararı bulunmadığını, rekabet yasağı sona erdiğini, ikinci fıkraya göre ise işçinin iş sözleşmesi işçiye karşı haklı sebep olmadan, işverene yüklenen nedenle, iş veren tarafından fesih edildiği için tartışmasız olarak rekabet yasağı sona erdiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkememiz dosyasının 11/12/2023 tarihinde Bakırköy ...... İş Mahkemesinin ...... esasını alarak tevzi olduğu, 04/03/2025 tarihinde ..... karar numarası alarak görevsizlik kararı verildiği, 17/06/2025 tarihinde mahkememizin yukarıdaki esasını alarak mahkememize tevzi olmuştur. DELİLLER : Bakırköy ..... İş Mahkemesi, Tarafların beyanları, SGK kayıtları, banka hesap ekstreleri, ihtarname, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, işçinin rekabet yasağına aykırı davranması iddiası nedeniyle cezai şart alacağının ödenmesi istemine ilişkindir. Tanık ..... beyanında; "Ben davalıyı tanıyorum. Birlikte çalıştık. Ben 2012 yılından beri halen 2021 yılından beri davacı şirketin şirketin satış ofisinde altın alım satımcısı olarak çalışıyorum. 2021 yılından önce altın ekspertizliği yapıyordum. Davalı da altın ekspertizliği görevini sürdürüyordu. Davalı benimle aynı tarihler arasında başlamış diye biliyorum. Pandemi döneminde işten ayrılmıştı. Ben de işe girerken rekabet yasağına ilişkin bir sözleşme imzalamıştım. Davalının rekabet yasağınını ihlal ettiğine ilişkin benim görgüye dayalı bilgim yoktur. Davalı işten ayrıldıktan sonra aynı işi yapacağı bir yerde çalışmaya başladı mı bilmiyorum. Bankalarda altın ekspertizi olarak yapmış olduğumuz hesaplamalarda kullandığımız bilgileri aynı işi yaptığımızda işin doğası gereği kullanmamız gerekebilir. Altın eksperi bankada getirilen müşterinin fiziki altınlarını ayarlarına göre tespit edip içindeki 24 ayar saf altın miktarını hesaplar, yoksa parasal bir işlem yapmaz, kuyumcu da müşteri altınlarını verirse bunu isterse paraya çevirir, bankada 24 ayar saf altın üzerinden hesaplanır ve müşterinin hesabına para yatırılır. Kuyumcu da eksper de altının değerini ölçer. Pandemi döneminde altın eksperliği bölümü kapatılmadı 6 ay süreliğine askıya alındı. Bu 6 aylık süreçte eksperler çalışmadı. Altın eksperi herhangi bir banka veya banka müşterilerinin kaydını tutmaz. Altın eksperi olarak asgari ücret maaş alıyorduk. Eksperlerin kuyumculuk geçmişi vardır. Altının değerini belirlerken her bir bankanın farklı hesaplama kriterlerine göre altın eksperi altının değeri hesaplardı. Bu hesaplama kriterlerine ilişkin bana ve davacıya eğitim verilmişti." beyanında bulunmuştur. Tanık ..... beyanında; "Ben davalıyı tanıyorum. Birlikte çalıştık. Ben 2013 yılından beri halen şirketin kapalı çarşı biriminde hazine bölümünde alım satım işinde çalışıyorum. Davalı 4-5 yıl kadar davacı şirkette çalıştı. Davalı altın ekspertizliği yapıyordu. Ben de işe girerken rekabet yasağına ilişkin bir sözleşme imzalamıştım. Davalının rekabet yasağınını ihlal ettiğine ilişkin benim görgüye dayalı bilgim yoktur. Davalı işten ayrıldıktan sonra aynı işi yapacağı bir yerde çalışmaya başlamıştı. İşten ayrıldıktan sonra ne kadar süre sonra yeniden çalışmaya başladı bu konuda bilgim yoktur . Altın bankacılığı birimi davacı şirket olan ..... A.Ş tarafından kurulduğu için, oranların, alım işlemlerinin davacı şirketin kurduğu hesaplama sistemi üzerinden yapılırdı. Bu nedenle bankalarda altın ekspertizi olarak yapmış olduğumuz hesaplamalarda kullandığımız bilgileri aynı işi yaptığımızda işin doğası gereği kullanmamız gerekebilir. Kuyumcu alım satım işleminde kendi insiyatifiyle karına göre miktarları değiştirebilir. Altın eksperi ise bankalara ..... A.Ş'nin belirlediği miktarlara göre hesaplama yaparız. Pandemi döneminde altın eksperliği bölümü kapatılmadı 2-3 ay süreliğine durduruldu. Altın eksperi herhangi bir banka veya banka müşterilerinin kaydını tutmaz. Altın eksperi olarak asgari ücretten biraz fazla maaş alıyordu. Benim kuyumculuk geçmişim vardır. Eksperlerin altının gerçek mi sahte mi olup olmadığını anlamak için kuyumcuda çalışmış olma durumları olabilir. Davalının kuyumculuk geçmişi olup olmadığını bilmiyorum. Altının değerini belirlerken her bir bankanın farklı hesaplama kriterleri yoktu. Tüm bankalarda .... A.Ş'nin belirlediği hesaplama kriterlerine göre altının değeri hesaplanırdı. Bu hesaplama kriterlerine ilişkin davacı şirket tarafından bana ve davacıya eğitim verilmişti.

Kuyumcu da eksper de altının değerini belirler. " beyanında bulunmuştur. Somut olay irdelendiğinde; Altın bankacılığı biriminde altın eksperi olarak çalışan davalının, 01/07/2021 tarihinde iş sözleşmesi sonlandırılmış ve SGK'ya "18" olarak işten ayrılış kodu bildirilmiş olup davacı tarafından davalıya işçilik hakları ödemelerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafından davalının iş sözleşmesinin sonlandırılması geçerli bir nedene dayanıyorsa da, iş sözleşmesinin haklı nedenle sonlandırılmadığı, davalının iş sözleşmesi davacı tarafından çalıştığı birimin kapatılmasından dolayı sonlandırıldığı, tanık beyanında her ne kadar bölümün kapatılmadığını belirtilmiş ise de ne kadar süre sonra tekrar açılacağı net şekilde belli olmayan bölüm için davalının rekabet yasağı sözleşmesi ile sınırlandırılmasının makul olmadığı, davalının uzmanlık alanı yönünden başka bir firmada çalışmasının artık davacı yönünden rekabet yasağının uygulanmasında gerçek bir yararının kalmadığı anlaşılmış olup davacı tarafından davalının iş sözleşmesi haklı bir neden olmaksızın sonlandırıldığından rekabet yasağının sona erdiğinin kabulü gerekmektedir. Bu durumda, davalının başka bir işyerinde işe başlamasının davacı yönünden rekabet yasağına aykırılık oluşturmayacağı anlaşılmış olup davanın reddine karar vermek gerekmiş ve yapılan yargılama sonucu aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 5.123,25 TL harcın mahsubuyla bakiye 4.507,85 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesap edilen 48.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 1.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, 7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/11/2025 Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ...... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/542, K. 2025/993, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-542-e-2025-993-k-1ae217828c74