İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/539 E. 2026/257 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/539
Karar No
2026/257
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/539 Esas KARAR NO : 2026/257

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/06/2025 KARAR TARİHİ : 04/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ..... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. ile davalı şirket arasında imzalanan 05.11.2019 tarihli "Alt Yüklenici (Taşeron) Sözleşmesi" uyarınca davalı şirketin müvekkili şirketin ..... AVM Karma Projesinde yapılan tüm kaba inşaat işlerini üstlendiğini, müvekkili şirketin davalı ile akdedilen sözleşmeden doğan yükümlülüklerini sözleşme süresince gereği gibi yerine getirmiş olmasına rağmen davalının sözleşmelerden doğan borçlarını ve yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, zira davalı şirketin alt işveren olarak işçilerin ödemelerinin tamamından sorumlu olduğunu, huzurdaki davaya dayanak olan taşeron sözleşmesinin 10-c maddesinin;"ALT YÜKLENİCİ, sözleşme konusu iş ile ilgili bünyesinde çalıştırdığı personelin 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde ve sosyal güvenlik hakları hususunda (kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık izin, sosyal yardım vb.) İşverene karşı sorumludur. ALT YÜKLENİCİ çalıştırdığı işçilerin aylık maaşlarını ve fazla mesai alacaklarını takip eden ayın l0'una kadar İŞVEREN tarafından ödenecek olan hak edişleri beklemeden zamanında ödemekle yükümlüdür.'' şeklinde olup sözleşme gereği alt işveren şirketin işçilerin hak edişleri bakımından müvekkili şirkete karşı sorumlu olduğunun açıkça sözleşmede belirtildiğini, buna karşın davalı şirket tarafından anılan sözleşmeye konu projede ve işte çalıştırılan işçilere yönelik İş Kanunu'ndan doğan yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, bu sebeple davalı şirket çalışanları tarafından asıl işveren sıfatı dolayısıyla müvekkili şirkete karşı işçilik alacaklarına ilişkin davalar ikame edildiğini, anılan tüm davalara ilişkin olarak Büyükçekmece ..... Noterliği'nin 06.10.2022 tarihli ve ..... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek; davalı/borçlunun alt yüklenici olarak çalıştırdığı işçilerin müvekkili şirkete karşı ikame ettiği tüm davaların sıralandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme olan "...... YAPI İNŞAAT SÖZLEŞMESİ" gereğince davalı şirket nezdinde çalıştırılan işçilerden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklarda aleyhe olan tüm hususlarla ilgili davalı şirkete rücu edileceği hususunun sözleşmede düzenlendiğini, uyuşmazlıklardan kaynaklı tüm ödemelerin alt işveren sıfatı ile yerine getirilmesi gerektiği, aksi halde ise işbu ödemelerin rücu edileceğinin ihtar edildiğini, tüm bunlara rağmen davalı/borçlu şirket tarafından müvekkili şirkete ya da kendi işçilerine karşı herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin sözlü ve yazılı görüşmelerine cevap verilmediğini, sürecin sürüncemede bırakıldığını, nihayetinde ise işbu davalar sonucunda, yine davalı şirket işçileri tarafından, müvekkili şirket aleyhine icra dosyaları üzerinden ilamlı icra takipleri başlatıldığını, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini ve asıl işveren sıfatıyla dava dışı işçilere hak edişlerini ödediğini, kendilerini mağdur etmediğini, söz konusu ödemelerin rücuen tazminatı ve davalı şirketten tahsili amacıyla alt işveren davalı/borçlu şirkete Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası eli ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca itirazının haksız ve hukuki temelden yoksun olmakla, salt alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıdığını, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takibin durduğunu ve müvekkili şirketin mağduriyetine sebep olunduğunu, gerek taraflar arasındaki sözleşme, gerekse yerleşik Yargıtay içtihatları incelendiğinde; yüklenicinin çalıştırdığı personelin özlük ve sosyal hakların ödenmesinde temel sorumluluğun alt yüklenici firmada olduğunu, İş Kanunundaki müteselsil sorumluluğun amacının ise işçilerin taşeron firmalardan alacağını alamaması tehlikesine karşı işçiyi korumak olduğunu, müvekkili şirketin "..... Gayrimenkul İnş. Nak. Gıda San. Tic. Ltd. Şti." unvanını ve türünü değiştirerek "..... Grup Gayrimenkul Yapı San. Ve Tic. A.Ş." unvanını aldığını ve türünü değiştirdiğini, uyuşmazlığın çözümü amacıyla; Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosu'nun ..... büro dosya numaralı, .... arabuluculuk dosya numaralı arabuluculuk dosyasıyla "ticari uyuşmazlıklarda dava şartı" olarak zorunlu arabuluculuk uyuşmazlık çözüm yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını iddia ederek; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile Büyükçekmece İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile dava dışı işçilere icra dosyaları ve arabuluculuk dosyası üzerinden yapılan 1.354.702,25 TL'lik ödemenin tamamının icra dosyalarına ve arabuluculuk dosyasına yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı borçlunun haksız itirazı gereği %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin dava dilekçesinde, taraflar arasında 05.11.2019 tarihli Alt Yüklenici (Taşeron) Sözleşmesi imzalandığı, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği, zira davalının işçilerin ödemelerinden sorumlu olduğu, sözleşme maddesinin açık olduğu, davalı şirketin işçilerine davalar sonucu ödeme yapılarak işçilerin mağdur edilmediği, açtıkları icra takibine haksız itiraz edildiği ve itirazın iptalinin gerektiği hususlarının ileri sürüldüğünü, davacı yanca müvekkili aleyhine ikame edilen işbu davanın haksız ve hukuka aykırı olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle 05.11.2019 tarihli Alt Yüklenici (Taşeron) Sözleşmesinin 43. Maddesinde Tahkim Şartı mevcut olmakla, davaya Mahkemenin bakmasının mümkün olmadığını, HMK 413. Madde gereğince itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddini talep ettiklerini, rücu şartlarının oluşmadığını, davalı müvekkilinin öncelikle bu borçlardan sorumlu olmadığını, 05.11.2019 tarihli Alt Yüklenici (Taşeron) Sözleşme maddelerinin tümünün incelenmesi durumunda sorumluluğun üst işverende olacağının açık olduğunu, davacının söz konusu işçilerin çalışmasını doğrudan yönettiğini, denetlediğini ve yönlendirdiğini, bu nedenle de fiili olarak ilgili işçilerin "işvereni" sıfatını kazandığını, bu durumun işçilerin alacaklarından doğrudan kendilerinin sorumlu olmasını sağladığını, Yargıtay ...... Hukuk Dairesinin ...... Esas ve .... Karar sayılı 23.02.2009 Tarihli içtihadının da bu yönde olduğunu, ilgili içtihada göre, asıl işverenin alt işveren üzerindeki denetim hakkını aşacak biçimde alt işveren işçileri üzerinde yönetim hakkı ihdas etmesi hâlinde (alt işverenin ücret, özlük hakları ve çalışma koşullarını asıl işveren belirliyorsa veya alt işveren işçileri seçme, işe alma–işten çıkarma yetkisi asıl işverene ait ise ve bu hususu kanıtlayan e-mail gibi veriler mevcut ise) muvazaalı bir alt işveren ilişkisi olduğu sonucuna varılabileceğini, hukukun öngördüğü kamusal yükümlülüklerden kaçınmayı amaçlayıp amaçlamadığı değerlendirilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılmakta ve asıl işveren olarak istihdam ilişkisinden kaynaklanan tüm muhtemel borç ve sorumlulukların kül halinde uhdesinde kaldığını, davacı tarafın kendi kusurları ile bu zararın doğmasına ve artmasına sebebiyet verdiğini, ilgili 05.11.2019 tarihli Alt Yüklenici (Taşeron) Sözleşmesine göre, davacının işçiler ve müvekkili üzerinde denetim hakkı mevcut olup ana işveren ödemelerin zamanında yapılıp yapılmadığını kontrol etmesi gerektiğini, 05.11.2019 tarihli Alt Yüklenici (Taşeron) Sözleşmesinin 10- d maddesine göre ödeme belgelerinin devamlı davacı işverene sunulması gerektiğini, ancak ana işverenin bu kontrolü yapmayarak zararın artmasına sebebiyet verdiğini, sorumluluğun müvekkilinde olduğu kabul edilse dahi, sorumlu olunacak miktarın fahiş talep edildiğini, zira işçilere ödenen tazminatların fahiş olduğunu, müvekkilinin kendi işçilerine ödemelerini yaptığını, buna rağmen işçiler tarafından dava açıldığını, ancak açılan davaların taraflarına ihbar edilmediğini ve bildirilmediğini, ilgili borçların az çıkması için dava dosyalarının hakkıyla takip edilmediğini ve taraflarının takip etmesinin sağlanmadığını, sorumluluk sınırının az olması amacıyla özenle savunmalar verilmediğini, kaldı ki, bu konuda zararları karşılamak için 05.11.2019 tarihli Alt Yüklenici (Taşeron) Sözleşmesinin 10-e ve 27. Maddelerine göre teminat dahi aldıklarını, bu teminattan işçilerin haklarını davaya veya icraya mahal bırakmaksızın ödeme yapmaları gerektiğini, ancak bu ödemelerin zamanında yapılmayarak zararın artmasına sebebiyet verildiğini savunarak; öncelikle 05.11.2019 tarihli Alt Yüklenici (Taşeron) Sözleşmesinin 43. Maddesinde Tahkim Şartı mevcut olmakla tahkim itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması ve davacının fahiş zam talebiyle ve suiniyetli iddialarıyla ikame edilmiş olması sebebiyle reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki Alt Yüklenici ( Taşeron) sözleşmesi uyarınca yapılan ödemelerin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; davacı şirketin taraflar arasındaki 05/11/2019 tarihli Alt Yüklenici (Taşeron) sözleşmesinden kaynaklanan üst işveren-alt işveren ilişkisi çerçevesinde dava dışı işçi alacaklarına istinaden icra ve arabuluculuk dosyalarına yaptığı ödemeleri davalıdan rücuen tahsil edip edemeyeceği, davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı olup olmadığı, davalının savunması kapsamında tahkim ilk itirazının kabul edilip edilemeyeceği, işçilik alacaklarından sorumluluğun davacı şirkete ait olup olmadığı, davacının zararın doğmasında kusurunun olup olmadığı, davacının zararın artmasına neden olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Tahkim kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 407 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK'nın ''Tahkim itirazı'' başlıklı 413. maddesi; ''(1) Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki Alt Yüklenici (Taşeron) Sözleşmesinin 43 maddesinde her ne kadar tahkim şartının düzenlendiği görülmüş ise de; madde yazımından tahkime başvurunun taraf iradesine bırakıldığının anlaşılması ve "bu sözleşmeden ve uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümünde " mahkemeye başvurunun düzenlenmiş olması karşında taraf iradelerinin uyuşmazlığın çözümünde tek yetkili olarak hakem heyetini kabul etmedikleri ve mahkemede de dava açma yetkisi tanıdığı, tahkim şartının bu haliyle "açık ve kesin" olarak düzenlendiğinin kabulüne imkan bulunmadığı, bu durumda, davalı tarafından her ne kadar tahkim ilk itirazında bulunulmuş ise de taraflar arasındaki sözleşmede yer alan tahkim şartının geçersiz olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin tahkim ilk itirazının reddine karar verilmiştir. Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde; alacaklısının ..... Gayrimenkul Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, borçlusunun ..... İnşaat Ticaret Anonim Şirketi olduğu, sözleşme gereği yapılan ödemelerin rücu edilmesinden kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek toplam 1.354.702,25-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 03/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 10.06.2024 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen takibe, borca, takip öncesi ve sonrası faiz oranına ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 10/06/2024 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; taraf şirketlerin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Büyükçekmece ...... Noterliği'nden; 06.10.2022 tarih ve ...... yevmiye sayılı ihtarname ve tebliğ belgesinin onaylı bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğünden; ...... ve ...... Esas sayılı takip dosyalarının bir sureti UYAP Bilişim sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünden; ...., ..... Esas sayılı takip dosyalarının bir sureti UYAP Bilişim sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünden; ...... Esas sayılı takip dosyalarının bir sureti UYAP Bilişim sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Bakırköy ..... İş Mahkemesinden; ..... ve ..... Esas sayılı dava dosyalarının bir sureti UYAP Bilişim sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bakırköy .... İş Mahkemesinden; ..... Esas sayılı dava dosyası bir suretinin UYAP Bilişim sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bakırköy ..... İş Mahkemesinden; ...... ve ...... Esas sayılı dava dosyalarının bir sureti UYAP Bilişim sistemi celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bakırköy ...... İş Mahkemesinden; ..... Esas sayılı dava dosyasının bir sureti UYAP Bilişim sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Bakırköy ..... İş Mahkemesinden; ..... ve ...... Esas sayılı dava dosyalarının bir sureti UYAP Bilişim sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bakırköy Arabuluculuk Bürosundan; ..... ve ...... başvuru numaralı dosyalar UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Mahkememiz dosyası; tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası, icra ve Mahkeme dosyaları ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konuları olan davacı şirketin taraflar arasındaki 05/11/2019 tarihli Alt Yüklenici (Taşeron) sözleşmesinden kaynaklanan üst işveren-alt işveren ilişkisi çerçevesinde dava dışı işçi alacaklarına istinaden icra ve arabuluculuk dosyalarına yaptığı ödemeleri davalıdan rücuen tahsil edip edemeyeceği, davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı olup olmadığı, davalının savunması kapsamında işçilik alacaklarından sorumluluğun davacı şirkete ait olup olmadığı, davacının zararın doğmasında kusurunun olup olmadığı, davacının zararın artmasına neden olup olmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere mali müşavir bilirkişi, işçilik alacakları konusunda uzman bir bilirkişi ile nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bir bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 09/01/2026 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 09/01/2026 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 13.596.484,02 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 11.493.927,88 TL borçlu olduğu, davacı tarafın davalı taraf hakkında 1.309.114,69 TL asıl, 45.587,56 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.354.702,25 TL toplam alacak üzerinden takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık yasal faiz oranlarıyla tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyası üzerinden 31.05.2024 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak “Sözleşme Gereği Yapılan Ödemelerin Rücu Edilmesinden Kaynaklanan Borç 1.309.114,69 TL” bilgilerinin yazıldığı, takibe konu alacak talebinin dava dışı 16 işçinin işçi alacakları için davacı tarafın açtığı icra takip ve arabuluculuk dosyalarının toplam ödeme tutarına ilişkin olduğu, dava dışı 16 işçiye ödenen asıl alacak tutarının 1.309.114,69 TL olduğu, tüm ödeme detaylarının tablo halinde sunulduğu, netice itibariyle, ticari defter ve kayıtlar yönünden davacı tarafın haklı bulunması halinde takibe konu ettiği dava dışı 16 işçiye ödediği 1.309.114,69 TL asıl alacak tutarını davalı taraftan talep edebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı, uyuşmazlık konusuna ilişkin, Yargıtay'ın yerleşik hale gelmiş içtihatları yol gösterici nitelikte olup, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerektiğinin ifade edildiği, bu halde eğer sözleşme hükümlerinde, işçilerin iş sözleşmelerinden doğan alacaklarına ilişkin kimin ne oranda sorumlu olacağına dair düzenleme var ise, anılan hükmün uygulanması gerektiği; eğer bu yönde bir düzenleme yok ise de “tacir olan davalının çalıştırdığı işçilerin fiili işçilik dışında sair tazminat haklarından sorumlu olacaklarını bilebilecek durumda oldukları ancak, davacının da asıl işveren durumunu muhafaza etmesi nazara alındığında doğan zararlardan tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü gerekeceğinden hareketle sonuca gidilmesi gerektiğinin belirtildiği, taraflar arasında imzalanan ve dava dilekçesi ekinde bir örneği sunulan Alt Yüklenici (Taşeron) Sözleşmesi'nin “SGK Yükümlülükleri ve İşçinin Sosyal Hakları” başlıklı 10. Maddesinin İncelenmesinde "ALT YÜKLENİCİ, sözleşme konusu iş ile ilgili bünyesinde çalıştırdığı personelin 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde ve sosyal güvenlik hakları hususunda (kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık izin, sosyal yardım vb.) İşverene karşı sorumludur. ALT YÜKLENİCİ çalıştırdığı işçilerin aylık maaşlarını ve fazla mesai alacaklarını takip eden ayın 10'una kadar İŞVEREN tarafından ödenecek olan hak edişleri beklemeden zamanında ödemekle yükümlüdür.” düzenlemesinin bulunduğu, bu bakımdan yukarıda özeti yapılan işçilik alacaklarına yönelik sorumluluğun, alt yükleniciye ait olacağı hususunda tarafların anlaştığının görüldüğü, yukarıdaki bölümde tespitleri yapıldığı üzere, dava dışı işçilerin hüküm altına alınan alacaklarına dair ödemeye esas alınan hizmet sürelerinin tamamının, ilgili alt işveren bünyesinde çalıştığı döneme ilişkin olup, başka işverenler nezdindeki süreler iş mahkemesi yargılamaları sırasında zaten dışlanarak hüküm altına alınmadığından, tüm hizmet süreleri üzerinden hesap yapılması gerekmekle, asıl alacağın davacı tarafca ödenen tutarın tamamına tekabül ettiği, bilindiği gibi temerrüt faizinin, borcun vadesinde ödenmesini sağlamak, vadesinde ödenmemiş bir borçtan dolayı da alacaklının zararını asgari ölçüde karşılamayı temin etmek üzere vade tarihinden itibaren işlemeye başlayan faiz türü olduğu, Hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışan işçiye ödenen işçilik alacak ve tazminatlarına dayalı rücu talebinde, işçiye bir mahkeme kararına istinaden ödeme yapılması halinde, iş mahkemesi dosyasında, rücu edilecek tarafa davanın ihbar edilmesi durumunda, ilgili tarafın davaya katılımının sağlanması halinde, ihtara gerek olmaksızın temerrüdün oluşacağının kabul edildiği, Yukarıda incelenen iş mahkemeleri dosyalarında dava, huzurdaki davanın davalısı olan alt işverene ihbar edilmiş ve/veya doğrudan dava dışı işçi tarafından husumet yöneltildiği, aynı şekilde arabuluculuk başvurusunda da alt işverenin taraf olarak gösterildiği, bu nedenle ödeme tarihinden itibaren faiz işletilerek hesap yapılacağı, yukarıdaki tabloda detayları gösterildiği üzere, davacının taleplerinde haklı görülmesi halinde talep edilebilecek tutarın asıl alacak yönünden toplam 1.309,114,69 TL İşlemiş faiz yönünden toplam 45.910,36 TL olmak üzere toplam 1.355.025,05 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafın 2023-2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 2023-2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 13.596.484,02 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 11.493.927,88 TL borçlu olduğu, Netice itibariyle, Ticari defter ve kayıtlar yönünden davacı tarafın haklı bulunması halinde takibe konu ettiği dava dışı 16 işçiye ödediği 1.309.114,69 TL asıl alacak tutarını davalı taraftan talep edebileceği, davacının talebinde haklı görülmesi halinde, 29.05.2024 takip tarihi itibariyle talep edilebilecek tutarın, 1.309.114,69 TL asıl alacak ve 45.910,36 TL olmak üzere toplam 1.355.025,05 TL olarak hesaplandığı, Davacı tarafça takip talebinde 1.309,114,69 TL asıl alacak ile 45.587,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.354.702,25 TL talep edilmiş olup, davacının talebi ile bağlı olup olmadığı hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası, 09/01/2026 tarihli bilirkişi raporu, taraflar arasındaki 05/11/2019 tarihli Alt Yüklenici ( Taşeron) sözleşmesi ve tüm dosya kapsamına göre; Taraflar arasında davacı şirkete ait ..... AVM Karma projesi kaba inşaatının davalı tarafça yapılması yönünde 05/11/2019 tarihli Alt Yüklenici ( Taşeron) sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin SGK Yükümlülükleri ve İşçinin Sosyal Güvenlik Hakları” başlıklı 10. Maddesi c bendinde "ALT YÜKLENİCİ, sözleşme konusu iş ile ilgili bünyesinde çalıştırdığı personelin 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde ve sosyal güvenlik hakları hususunda (kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık izin, sosyal yardım vb.) İşverene karşı sorumludur. ALT YÜKLENİCİ çalıştırdığı işçilerin aylık maaşlarını ve fazla mesai alacaklarını takip eden ayın 10'una kadar İŞVEREN tarafından ödenecek olan hak edişleri beklemeden zamanında ödemekle yükümlüdür.” düzenlemesinin bulunduğu, davalı bünyesinde proje kapsamında çalıştırılan dava dışı işçilerin işçilik alacaklarının kesinleşmiş Mahkeme kararları ve icra dosyaları ile Arabuluculuk görüşmeleri kapsamında davacı tarafça ödendiği, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince işçilik alacaklarına yönelik sorumluluğun, davalı alt yükleniciye ait olacağı, 09/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda taraf şirketlerin 2023-2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttukları ve sahipleri lehine delil niteliği taşıdığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 13.596.484,02 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 11.493.927,88 TL borçlu olduğu, davacının talebinde haklı görülmesi halinde, 29.05.2024 takip tarihi itibariyle talep edilebilecek tutarın, 1.309.114,69 TL asıl alacak ve 45.910,36 TL olmak üzere toplam 1.355.025,05 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça takip talebinde 1.309,114,69 TL asıl alacak ile 45.587,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.354.702,25 TL talep edilmiş olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; Mahkememizce de benimsenen ve hükme esas alınan 09/01/2026 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KABULÜ ile, 1-Davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile takibin aynı koşullarda DEVAMINA, 2-İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebi ile itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (261.822,93-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 92.539,71-TL harçtan peşin alınan 16.361,42-TL harç ile icra dosyasına yatırılan 6.773,51-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 69.404,78-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan 16.361,42-TL harç, icra dosyasına yatırılan 6.773,51-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 23.750,33-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan tebligat, posta ve bilirkişi ücretinden oluşan 33.944,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 207.658,32-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, 10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin huzurda yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2026

Katip ..... Hakim .....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/539, K. 2026/257, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-539-e-2026-257-k-65f472c7e845