İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/538 E. 2025/766 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/538
- Karar No
- 2025/766
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/538 Esas KARAR NO : 2025/766
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 25/07/2025 KARAR TARİHİ : 26/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... A.Ş. tarafından .... Noterliğinin 20/12/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı temlik sözleşmesi ile müvekkili ... A.Ş.’ye temlik eden şirket tarafından davalı ... ... A.Ş. ile imzalanan 21/05/2012 tarihli imzalanan Faktoring Sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için müvekkili şirket tarafından 12/05/2025 tarihinde ....İcra Dairesi 2025/... Esas icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında 21/05/2012 tarihinde imzalanan Faktoring sözleşmesine göre ... ... A.Ş. yetkilisi olup ...'ın müşterek ve müteselsil olarak kefaleti olduğunu, temlik eden ... A.Ş. tarafından 31/07/2014 tarihinde 530.000,00-TL 27/08/2014 tarihinde 284.500,00-TL ve 08/10/2014 tarihinde 177.000,00-TL davalının müşterek ve müteselsil olarak kefaleti olduğu ... ... A.Ş. hesabına ödemeler yapıldığını, .... İcra Dairesi 2025/... Esas icra takibi 699.789,00-TL asıl alacak ve 233.234,00-TL takip tarihine kadar olan işlemiş fazi olarak icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama gideri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; ... ile dava dışı ... ... A.Ş. arasında dava konusu sözleşme ile aynı içerikte ve dava konusu sözleşmeden sonraki bir tarihte akdedilen faktoring sözleşmesine dayalı olarak açılan davada müvekkilin kefil olarak sorumluluğunun bulunmadığı kesin olarak hüküm altına alındığını, davacı yanın, temlik eden şirket ... ile ... ... A.Ş. arasında akdedilen 21.05.2012 tarihli Faktoring Sözleşmesini dava konusu talebine dayanak olarak sunmaya çalışmışsa da bu tarihten sonra, 20.11.2012 tarihinde taraflarının yine ... ve ... ... A.Ş. olduğunu, aynı içerikte bir faktoring sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşmede ...'in ... şirketi nezdinde daha önce doğmuş bulunan alacaklarının da konu edildiği görülmekte olduğunu, bu yönüyle ve sözleşmenin diğer hükümleri de göz önünde bulundurulduğunda 20.11.2012 tarihli faktoring sözleşmesi bir önceki 21.05.2012 tarihli faktoring sözleşmesini hükümsüz kılarak geçerli hale gelen güncel sözleşme niteliğini haiz olduğunu, geçersiz hale gelen 21.05.2012 tarihli faktoring sözleşmesine konu edilen kefaletin de doğrudan bu yönüyle geçersiz hale geldiği açıklık kazanmakta olduğunu, davacı yanın, her ne kadar huzurdaki davayı 21.05.2012 tarihli faktoring sözleşmesinden doğduğu iddia olunan alacak talebine ilişkin ikame etmiş ise de, sözleşmenin taraf şirketleri işbu tarihten sonra 20.11.2012 tarihli güncel bir faktoring sözleşmesi akdettiğini, bu yönüyle tarafların iradeleri 20.11.2012 tarihli güncel sözleşmenin ayakta kalması olarak nitelendirileceğini, somut olayda varlığı iddia olunan alacak zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı def'i ileri sürmekte olduklarını, kabul anlamına gelmemek ve kefalet sözleşmesinin kesin hükümsüzlüğüne yönelik iddiaları saklı kalmak kaydıyla, hak düşürücü süre geçmiş olduğundan kefalet sözleşmesi her halükarda sona erdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, itirazın iptali davasıdır. 6098 sayılı TBK'nın 598. maddesinde "Hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur. Borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşmiş olursa, alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalır. Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir." hükmü düzenlenmiştir. İstanbul Bam 12.Hukuk Dairesinin 2022/666 E., 2022/581 K.sayılı ilamında "Tüm bu hükümler birlikte değerlendirilerek somut olaya döndüğümüzde; kefalet borcunun sona ermesiyle ilgili olarak 6098 sayılı TBK hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacı vekili tarafından 2009 yılında kambiyo takipleri ile zamanaşımının kesildiği ileri sürülmüşse de; kefillere başvurulduğunun ileri sürülmediği, genel kredi sözleşmesinin 31.03.2008 tarihinde akdedildiği, hesabın 19.06.2020 tarihinde kat edildiği ve alacağın muaccel hale geldiği, buna göre 31.03.2018 tarihinde 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu, buna göre icra takip tarihi olan 18.02.2021 tarihinden çok önce kefaletin kendiliğinden ortadan kalktığı, dolayısıyla kefil olan davalıların sorumluluklarının sona erdiği, gerçek kişi müteselsil kefillere başvuru süresi olarak öngörülen 10 yıllık sürenin de hakdüşürücü süre olduğu genel olarak kabul gördüğünden, TBK 598/3 maddesi uyarınca davanın hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değil ise de; yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına yeniden hüküm verilerek davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile kefalet borcunun 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davaya konu 21/05/2012 tarihli Faktoring Sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili için davalı hakkında icra takibi yaptığı, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, bu Faktoring Sözleşmesinin dava dışı ... ... A.Ş. ile davacı arasında imzalandığı, davalının ise bu sözleşmeyi kefil olarak imzaladığı, TBK m.598'e göre davalının kefaletten kaynaklanan sorumluluğunun 21/05/2022 tarihinden itibaren kendiliğinden ortadan kalktığı, davacı tarafça ....İcra 2025/... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapılsa da davalı kefil hakkında 10 yıllık süre içerisinde icra takibi yapılmadığı gözetilerek; gerek takip tarihi gerek dava tarihi itibariyle TBK m. 598'de düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu gözetilerek, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 11.268,60 TL harcın mahsubu ile artan 10.653,20 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 4.600 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.26/11/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.