İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/526 E. 2025/726 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/526
- Karar No
- 2025/726
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/526 Esas KARAR NO : 2025/726
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 22/07/2025 KARAR TARİHİ : 14/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalıların, müvekkili nezdinde ...TİCARİ KREDİ ,... NOLU TİCARİ KREDİ (KMH), ... NOLU TİCARİ KREDİ KARTI borçlarından kaynaklanan alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasında 481.136,86-TL genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, borçlunun borca, yetkiye, faize, takibe ve tüm ferilere itiraz ettiğini, takibe itiraz eden borçlunun sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek temerrüde düşmesi sonucunda borçluya Beşiktaş ... Noterliği 21.03.2025 tarihli ...yevmiye numaralı ihtarname gönderilmiş ve ihtarnamede yer alan borçlarını ödemezlerse sözleşmenin fesih edileceği ve tüm borcun muaccel hale geleceği ihtar edilmiş olduğunu, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Dairesi ...E. dosyası ile hakkında takibe geçilmiş fakat borçlu tarafından haksız bir şekilde takibe itiraz edilmiş olduğunu, borçlunun yukarıda bilgileri verilen kredi borcu muaccel olduğunu, borçlunun itirazının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, borçlunun itirazları yalnızca süreci sürüncemede bırakmaya matuf olup usul ve yasaya da aykırılık teşkil ettiğinden reddi gerekmekte olduğunu, borçlunun yukarıda bilgileri verilen kredi borçlarının müvekkili nezdinde sabit olduğunu, borçlunun, işbu takibe ilişkin yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmiş olduğunu, borçlunun itirazının kabulünün mümkün olmadığını, borçlu ile müvekkili arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin yetkiye ilişkin 61. maddesi gereğince yetkili mahkeme ve icra daireleri HMK 10. uyarınca müvekkili bankanın ticari merkezinin bulunduğu yer icra müdürlükleri olarak belirlenmiş olduğunu, borçlunun borç doğum tarihinde tacir sıfatını haiz olup; HMK MD 17 gereği yetki sözleşmesi ile bağlı olduğunu, müvekkili bankanın merkez adresi İstanbul / Şişli olup; yetkili icra müdürlüğü ve mahkemelerin İstanbul Çağlayan Adliyesi İcra Müdürlükleri Ve Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunun vaki olduğunu, borçlu tarafından yapılan itirazdaki amacın, meşru ve haklı alacaklı müvekilinin alacağına kavuşmasını engellemek ve alacağını konusuz bırakmak olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; borçlunun yetki itirazlarının reddi ile yetkili icra müdürlüklerinin İstanbul İcra Müdürlükleri olduğu ve borçlunun haksız ve kötü niyetli borca, faize ve fer'ilerine olan itirazlarının reddi gerektiği gözetilerek davalarının kabulü ile itirazın iptalini, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra -inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; yetkiye ve göreve itirazları olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın reddini, davacı yanın, dava değerinin % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67. maddesi iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili 16/09/2025 tarihli dilekçe ile; dava ikame edildikten sonra davalı borçlular tarafından icra dairesine ibraz ettikleri itirazlarından feragat edildiğinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, borçlunun yetki itirazlarının reddi ile yetkili icra müdürlüklerinin İstanbul İcra Müdürlükleri olduğu ve borçlunun haksız ve kötü niyetli borca, faize ve fer'ilerine olan itirazlarının reddi gerektiği gözetilerek davalarının kabulü ile itirazın iptalini, mezkur davanın ikamesine taraflarınca sebebiyet verilmediği, davalıların mezkur davanın ikamesinden sonra itirazlarından feragat ettiği gözetilerek; davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra -inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü. Davalılar vekili 10/11/2025 tarihli dilekçe ile; davacı yan tarafından sunulan feragat beyanını kabul ettiklerini, davacı yandan herhangi bir şekilde yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin taraflarına yüklenmesini kabul ettiklerini beyan ettikleri görüldü. Davacı vekili 13/11/2025 tarihli dilekçe ile; davalılar aleyhine yalnızca vekalet ücreti talepleri olduğunu, icra inkar tazminatı talepleri olmadığını beyan ettiği görüldü. İtirazın iptali davasının görülmesinin ön koşulu geçerli bir itirazın varlığıdır. Bu sebeple feragat ile ortadan kalkan itirazın esasının incelenmesi mümkün bulunmamaktadır. HMK 331-(1) maddesi "davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek olmayan hallerde, hakim davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderini takdir ve hükmeder "şeklinde düzenlenmiştir. “Yargılama Giderlerine Hükmedilmesi” başlıklı 332.maddesinde de; yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği; yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümünün hüküm altında gösterileceği; hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceğinin, mahkemece ilamın altına yazılacağı, düzenlenmiştir. Davanın konusuz kalması halinde davalının yargılama giderinden sorumlu tutulmaması için yeter ve zorunlu tek şart davanın açılmasına sebebiyet verilmemesidir. (emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/1850 Esas 2015/1180 K. Sayılı ilamı) İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra takibine itiraz eden borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Diğer yandan, alacağın likit ve belli olması gerekir. Başka bir ifade ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifade ile borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. (Yargıtay 3 HD 04/06/2020 tarih 2020/2083 E. 2010/2727 K. Sayılı ilamı) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. Maddesi uyarınca, anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Tüm dosya kapsamı, davacının iddiası, davalının savunması , icra dosyası birlikte değerlendirildiğinde; davanın açıldığı tarihte davalıların, takip dosyasına yaptığı itirazın devam ettiği , dava açıldıktan sonra itirazlarından feragat ettikleri, davanın konusuz kalması halinde davalıların yargılama giderinden sorumlu tutulmaması için yeter ve zorunlu tek şart olan davanın açılmasına sebebiyet vermiş olması şartının somut olayda gerçekleştiği anlaşılmakla konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi olmadığından icra inkar tazminatı tayinine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının, davasının konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 615,40-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 8.216,62-TL. harcın mahsubu ile fazla alınan 7.601,22-TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı vekilinin beyanına göre davacı yararına icra inkar tazminatı tayinine yer olmadığına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi gereğince hesaplanan 38.490,95-TL. vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL. başvurma harcı+ 1.415-TL. tebligat-müzekkere giderleri olmak üzere toplam 2.030,40-TL. yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davalılardan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafça yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.14/11/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.