İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/513 E. 2026/139 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/513
Karar No
2026/139
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/513 Esas KARAR NO : 2026/139

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 24/01/2022 KARAR TARİHİ : 17/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından, davalı ...’nun müşterek ve müteselsil kefaletiyle, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti lehine açılan ve kullandırılan krediler kat edildiği, hesabın kat edildiği ve borcun ödenmesi gerektiği hususlarını içerir ... 6. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye no’lu ihtarnamesi ve eki hesap özeti borçlulara tebliğ edilmişse de borç ödenmediğinden borçlular hakkında ... 11. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiği, davalı borçlu ... tarafından borca, faizine ve fer’ilerine itiraz edildiği, Genel Kredi Sözleşmesi’nin 11. maddesi kredi borcunun muacceliyetini ve temerrüt faiz oranının düzenlendiği, "MÜŞTERİ; İşbu sözleşmeden doğan borçlarını gününde ödemediği takdirde; belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden, hesap kapatma ihbarı ile muaccel hale gelen hesaplarda hesap kapatma tarihten, bu sözleşmedeki özel hükümler gereği ih barsız(kendiliğinden) muaccel hale gelen borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel hale geldiği tarihten itibaren bunları BANKA’ ya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, kredilerin cins ve niteliğine bakılmaksızın BANKA’ nın mevzuat gereğince TCMB’ ye bildirdiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına bu oranın % 50 ilavesi ile bulunacak oranda üzerinden temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini, kabul, beyan ve taahhüt eder.” şeklinde düzenlendiği, bu nedenle gerek Genel Kredi Sözleşmesi hükmü, gerek Merkez Bankası bildirimimiz ve borçluların itirazı haksız ve kötüniyetli olup, hakkında alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından takibi kesinleşen borçlular yönünden 27.07.2020 ve 03.12.2020 tarihlerinde haciz talebinde bulunulmuş, müvekkil yönünden ise 17.12.2020 tarihinde itirazın iptaline yönelik arabuluculuk yoluna başvurulduğu, arabuluculuk süreci 29.12.2020 tarihinde anlaşmama son tutanağının düzenlenmesi ile tamamlanmış olduğu, eldeki dava 24.01.2022 tarihinde açıldığı, İİK’nun 67/1. maddesi uyarınca itirazın iptali davası 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olup davacı en geç 27.07.2020 tarihinde borca itiraz dilekçesinden haberdar olduğu halde 1 yıllık süre içinde dava açmadığından davanın süreden reddi gerektiği, davacının en geç arabuluculuk yoluna başvurulan 17.12.2020 tarihinde itirazdan haberdar olduğu, kabul edilse dahi bu halde de açılan dava süresinde olmadığı, hak düşürücü sürelerin Mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmekte olduğu, huzurdaki davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı icra ve dava dosyası kapsamı ile sabit olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, müvekkili ... yetkilisi olduğu dava dışı şirketteki tüm paylarını dava dışı ...'e devrettiği, müvekkilinin devir tarihinde davacı bankaya bir borcu bulunmadığı, davacı banka ile dava dışı ... arasında yeni bir sözleşme yapıldığı halde müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesi açıkça usul ve yasaya aykırı olduğu, müvekkili ... devir tarihinde dava dışı şirketin mevcut kredi ve kredi kartı borçlarını ödeyerek şirketi devrettiğini, davaya konu edilen alacak 26.12.2019 tarihli olup banka kayıtları incelendiğinde söz konusu borcun devir tarihinden sonrasına ilişkin olduğunun anlaşılacağı, müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, kötüniyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Mahkememizce 27/09/2022 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup; taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı 12/06/2025 tarihli karar karar ilamı ile; "......Davalı vekili cevap dilekçesi ekinde davacı banka ...Şubesi tarafından verilen 9.7.2019 tarihli kredi ön bilgi formunu ibraz ederek dava dışı şirketin yeniden kredi sözleşmesi imzaladığını ve takibe konu borcun yeni sözleşme döneminde doğduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece bu savunmanın üzerinde durulmamıştır. Davacı banka şubesine sunulan belgenin bir sureti eklenerek dava dışı şirketin yeni bir kredi sözleşmesi imzalayıp imzalamadığı sorularak varsa bir sureti istenilmelidir. Davalının şirket ortaklığından ayrılması Çerçeve sözleşmelerin niteliği gereği kefalet borcunu kendiliğinden sona erdirmez ise de ; icra takibine konu borçlar dayanak sözleşmeden daha sonra imzalanan yeni bir genel kredi sözleşmesi kapsamında doğmuş ve davalının anılan sözleşmeye kefaleti yok ise davalının yeni imzalanan sözleşme döneminde ki doğan borçtan borçtan kefalet sorumluluğu olmayacaktır. 5941 Sayılı Çek Kanunu m.3/9 "Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı vekilinden tazmin olan çeklerin ödeme belgeleri ve halen meri bulunan çeklerin çek karnesi teslim tutanakları istenilerek genel kredi sözleşmesinde davalı müteselsil kefilin gayrinakit borçtan sorumlu tutulmasını gerektiren açık bir sözleşme hükmü bulunup bulunmadığına bakılmalıdır.Ayrıca kat ihtarında iadesi talep olunan çek yapraklarının güncel durumu belirlenerek, nakde dönüşmüş iseler tazmin belgelerinin ibrazı sağlanarak hüküm vermeye elverişli bir bilirkişi raporu alınması gerekir..." karar verilerek dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kayıt edilmiştir. Mahkememizin 25/11/2025 tarihli ara karar uyarınca dosyanın dosyanın yeni bir bankacı bilirkişiye tevdi ile, gerektiğinde banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle, icra takibine konu alacakların hangi sözleşme zamanında dolduğu hususunda kaldırma kararı ve taraf itirazlarını karşılar şekilde tüm dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. 28/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı banka ile Dava Dışı kredi lehtarı (asıl borçlu) ...LTD. ŞTİ. firması arasında Genel Kredi sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmelerin bir kısmını davalı kefilinde müteselsil! kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davalı/kefilin kefalet imzası bulunmayan diğer sözleşmel/ler kapsamında kullandırılan kredilerden dolayı sorumlu tutulamayacakları kanaati edinildiği, Görüş ve kanaati bildirilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Davacı banka ...Bankası Anonim Şirketi ile...Tic. Ltd Şti. Arasında 15/08/2017 tarihli 500.000,00 TL limitli kredi sözleşmesi akdedildiği, iş bu sözleşmeye davalı ...'nun 500.000,00 TL limitle kefil olduğu, yine davacı banka ...Bankası Anonim Şirketi ile ...Tic. Ltd Şti. Arasında 10/07/2019 tarihli 500.000,00 TL limitli kredi sözleşmesi akdedildiği, iş bu sözleşmeye davalı...'in 500.000,00 TL limitle kefil olduğu, davalı ...'nun iş bu sözleşmede kefalet imzasının bulunmadığı, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın ... 6.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile kat edildiği, dava konusu kredilerin kullandırım tarihleri nazara alındığında, tüm krediler (3 adet) davalı kefil (...) şahsi kefalet imzası bulunmayan diğer 10/07/2019 tarihli Genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı, yine 15/08/2017 ile 10/07/2019 genel kredi sözleşmeleri arasında bir bağlantının bulunduğuna/kurulduğuna ilişkin bilgi belge bulunmadığı, bu hususta davacı bankaca da bilgi belge sunulmadığı, bu haliyle davalı kefil ...'nun kefalet imzası bulunmayan 10/07/2019 tarihli sözleşme kapsamında kullandırılan krediden dolayı sorumlu olmadığı, bu hususun mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla da sabit olduğu kanaatine varılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 803,85-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 71,82-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Ayrıca bozmadan önce ... esas...karar sayılı 13/10/2024 tarihli harç tahsil müzekkeresi ile yapılan 503,30-TL harcın tahsil edildiğine ilişkin makbuzların ibrazı ve hüküm kesinleştiğinde davalı ...'na iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 -TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/02/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/513, K. 2026/139, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-513-e-2026-139-k-99c23c30ddc1