İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/506 E. 2025/635 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/506
- Karar No
- 2025/635
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/506 Esas
KARAR NO : 2025/635
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin gelinlik ve abiye imalatı yapan bir firma sahibi olduğunu, bono lehtarı ... ile malzeme tedarikine yönelik olarak bir sözlü sözleşme yapıldığını, bu sözleşme karşılığı olarak da davalı tarafa 04/04/2025 tanzim tarihli 05/05/2025 vade tarihli ve 1.000.000,00 TL bedelli bono verildiğini, lehtar tarafın malzemeyi teslim etmediğini, defalarca yapılan uyarılara rağmen malzemenin tedarik edilmediğini ve senedin geri iade edilmediğini, ciro yoluyla tedavülü kolay olan bononun, kötü niyetli ödeme yöntemi olarak kullanılmasının önüne geçilemeyeceğini, bu durumda müvekkilinin karşılıksız kalan bonoyu ödeme zorunda kalmasının, zor bedeller oluşturacağını ve büyük zararlara sebebiyet vereceğini, lehtarın kötü niyetli olduğunu, 1.000.000,00 TL gibi bir ağır bedelin söz konusu olduğunu, bu sebeplerle karşılıksız bononun, bir başkasının eline geçmesini önlemek sebebiyle tedbir kararı verilmesine, bedelsiz olarak verilmiş bononun hiç bir alacak hakkı doğurmamış olması sebebiyle bononun iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, usulden red sebebiyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir.
16/06/2025 tarihli tensip tutanağı 2 numaralı ara karar ile davacıya; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, meşruhatlı davetiyenin davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı vekilinin 24/06/2025 tarihli dilekçesi ile davalı tarafın haksız olarak bedeli olmayan bir bonoyu icraya koyduğunu, bononun mal karşılığı verildiğini ancak hiçbir karşılığının davalı tarafından icra edilmediğini, karşılığının olmadığını ve arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak sonuç tutanağı düzenlenmediğini bildirdiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK.'nun 5-(A) maddesine göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olup, davacı vekilince dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı, arabuluculuk son tutanak fotokopisinin/suretinin sunulduğu görülmekle davacı vekiline 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2) maddesi gereğince; tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin yedi günlük kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği; aksi takdirde, davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren tensip tutanağının tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı görülmekle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2) maddesindeki düzenleme gereğince; davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair Yargıtay 'nin 19.04.2022 tarihli Esas No : Karar No : sayılı ilamı;
"... Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunca aynı konuya ilişkin talep Dairemize daha önce iletilmiş ve Dairemizin 17.06.2020 T, ...E, ... K. sayılı kararı ile “taraf veya vekillerinin 7036 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi mucibince ‘arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini’ elden veya UYAP sistemi üzerinden dosyaya ibraz etmemesi halinde, bu belgelere UYAP sistemi üzerinden erişebilme imkânının olmasının sonuca etkisinin bulunamayacağı, bu durumda davanın dava şartı yokluğunda usulden reddinin gerekeceği; taraf veya vekillerinin arabuluculuk son tutanak fotokopisinin/suretinin dosyaya sunmasının yeterli olmadığı, 7036 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi mucibince bu tutanağın aslının veya onaylanmış bir örneğinin elden veya UYAP sistemi üzerinden dosya ibrazının gerektiğine ve uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine” karar verilmiştir... " şeklindedir.
6235 sayılı HUAK’ın 18/A-2. bendine göre, “Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmüne aykırıdır. Bu hüküm uyarınca “herhangi bir işlem yapılmadan” tabirinden kasıt arabulucuya başvuru için taraflara süre verilmeyeceği, başka hiçbir usuli işlem yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğidir. Bu nedenle, yasanın çok açık hükmü karşısında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nın 115/2. maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olarak görülmemiştir. (Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 20.12.2022 tarihli, Esas No: ... Karar No:... sayılı ilamı)
İş bu davada; zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nın 115/2. maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşılmakla; dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1- Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alındığı anlaşılmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
5-Davalının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 01/07/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır