İlk Derece Mahkemesi · Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/503 E. 2026/124 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/503
Karar No
2026/124
Karar Tarihi

T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/503 Esas KARAR NO : 2026/124

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/07/2025 KARAR TARİHİ : 17/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının toplu olarak tabldot yemek yaptığı ve anlaştığı iş yerlerine günlük olarak servis ettiğini, davalının ise yemek servisi yaptığı iş yerlerinden bir tanesi olduğunu, davalının 2025 yılı Ocak ayından Mart ayı sonuna kadar bu şekilde ücret karşılığında yemek hizmeti aldığını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre 2025 yılı tabldot yemek birim fiyatı 125 TL olarak belirlenerek yemeklerin ücretinin ay sonunda ödeneceğini, davalının Ocak ayına ilişkin 16.637,50 TL fatura edilmiş borcun bir kısmını ödediğini ancak 8.007,50TL'lik kısmına ilişkin bir ödeme yapmadığını, Şubat ayına ilişkin olarak 13.750,00 TL fatura edilen borcuna ilişkin ise hiçbir ödeme yapmadığını, davalının TTK'da bildirilen hüküm gereğince faturaya sekiz gün içinde itiraz etmeyerek kabul ettiğini, faturaya itiraz etmeyen davalının her gün yemek hizmetini aldığını, taraflar arasında yapılan yazışmalarda da fatura ve borcun davalı tarafından kabul edildiğini, ödeme yapılmadığından davalı hakkında ...4. Genel İcra Mü 2025/31274 esas sayılı dosyasında takip işlemi yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının itirazında ödemeye ilişkin makbuz, dekont vb. belge sunmadığını, itirazın haksız olduğunu beyanla itirazın iptali ile davalının icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER -Ticari defter ve kayıtlar -Tarafların ba/bs formları, -Faturalar -Takip Dosyası -Bilirkişi Raporları DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; faturaya dayalı başlatılan (ilamsız) icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davaya konu ...4. Genel İcra Dairesi'nin 2025/31274 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı şirket, takip borçlusunun davalı olduğu, takibin 8.007,50 TL, 30.01.2025 tarihli fatura asıl alacağı, 13.750,00 TL, 27.02.2025 tarihli fatura asıl alacağı ve 1.882,97 TL (toplam) işlemiş faiz olmak üzere 23.640,47 toplam alacak üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip olarak başlatıldığı, borcun sebebi olarak iki adet fatura belirtildiği, ödeme emrinin borçluya 16/05/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalının vekili tarafından 21/05/2025 tarihli dilekçe ile borca süresinde itiraz edilmekle, takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın davacıya tebliğine rastlanılmadığı buna göre eldeki davanın süresinde açıldığı görülmüştür. Davaya ve takibe dayanak gösterilen faturaların TNC2025...029 nolu, 30/01/2025 tarih ve 16.637,50 TL bedelli; yine TNC2025...158 nolu, 27/02/2025 tarih ve 13.750,00 TL bedelli faturalar olduğu, faturaya konu mal/hizmet açıklamasının yemek bedeli olarak belirtildiği görülmüştür. Taraf defterleri incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim olunan 22/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "...Raporumun IV. bölümünde ayrıntılı olarak izah edildiği üzere Davacı Seralp Gıda Turizm İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi’nin hesabın son kayıt tarihi olan 01.07.2025 tarihi itibarı ile Davalı ...’dan 25.420,00 TL alacağının bulunduğu, Davacı Vekilinin Dava dilekçesinde sunmuş olduğu, Dava konusu somut olayla ilgili olan TNC2025000000158 Nolu Fatura ve TNC2025000000029 Nolu Faturaların Davacının resmi defterlerine zamanında kaydının yapılmış olduğu,... davacı tarafından tanzim edilen faturalara ilişkin BS bildirimlerinin zamanında yapılmış olduğu ve ve bu bildirimin Davalı yan tarafından sunulan BA bildirimi ile eşleşmiş olduğu, ...Raporumun IV. bölümünde ayrıntılı olarak izah edildiği üzere Davalı ...’ın hesabın son kayıt tarihi olan 27.03.2025 tarihi itibarı ile Davacı Seralp Gıda Turizm İnş. Taah. Tic.Ltd.Şti.’ne 33.420,00 TL borcunun bulunduğu, Davacı Vekilinin Dava dilekçesinde sunmuş olduğu, Dava konusu somut olayla ilgili olan TNC2025000000158 Nolu Fatura ve TNC2025000000029 Nolu Faturaların Davalının resmi defterlerine zamanında kaydının yapılmış olduğu,... tevdi edilen belgeler arasında Davalı ve Davacı yan arasında akdedilen herhangi bir cari hesap sözleşmesine rastlanılmadığı, Davalı yan tarafından Davacı yana herhangi bir iade faturası düzenlenmemiş olduğu,

" hususları belirtilmiştir. Eldeki dava faturaya dayalı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, itirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan ve davaya konu icra takibi faturaya dayalı başlatıldığından incelemenin takip konusu fatura kapsamında yapılması gerekir.(Yargıtay 19. HD. 2015/18199E., 2016/7679K.) Fatura içeriği malların veya hizmetin teslim edildiğinin ispat külfeti satıcıya aittir. Fatura düzenlenmesi, tek başına akdi ilişkiyi ve alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmaz.( Y. 19 HD. 2016/7819E., 2017/2738K., Y. 19HD. 2014/12574E., 2014/16692K.) Diğer yandan taraflar tacir olup, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğundan eldeki dava ticari dava niteliğindedir. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi ve 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi gereğince Mahkeme'ce ticari defterlerin resen (kendiliğinden) ibrazına karar verilebileceği açıkça düzenlenmiştir. Yine 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi 2. ve 3. Fıkraları çerçevesinde; diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde, usulüne uygun tutulmuş defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin/malın bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. (Aynı yönde açıklamalar için bkz. Y. 23 HD. 2015/4576 E., 2016/621 K., 10.02.2016 T.) Anlatılanlar ışığında somut olay ele alındığında; hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dosyadaki tüm deliller doğrultusunda, taraflar arasında defter kayıtlarına yansıyan ticari ilişki bulunduğu, tarafların açık hesap ilişkisini benimsedikleri, takibe konu faturaların her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların ba/bs formlarının(alış/satış bildirimlerinin) birbirleriyle uyumlu olduğu, yine davalı yanın kendi defter kayıtlarında tutar olarak da davacıya daha yüksek tutarda borçlu bulunduğunun kayıtlı olduğu, faturalara davalı tarafından TTK'nın 21/2. Maddesi kapsamında itiraz edildiğine dair bir kayda rastlanılmadığı, hususları hep birlikte gözetildiğinde teslim olgusu bakımından davalı tarafından davacı lehine olan karinenin çürütülemediği ve aralarındaki süregelen ticari ilişki kapsamında davalının fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı bu doğrultuda davacının alacağının varlığını ispatladığı hususunun kabulü gerektiği kanaat edilmiştir. (bkz. Y. 19. HD. 2018/1358E., 2020/878 K., 08/06/2020 T; Y. 23 HD. 2015/1418 E., 2015/8313 K., 21/12/2015 T.) Yapılan açıklamalar kapsamında davacının faturaya dayalı alacağının varlığını ispatladığı kanaat edilmiş, bununla birlikte davalının takipten önce usulünce temerrüde düşürüldüğü ispat edilmediğinden işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. Bu itibarla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Yine alacağın likit olduğu gözetilerek icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ...4. Genel İcra Dairesi'nin 2025/31274 Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile, takibin 21.757,50-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Kabul edilen alacağın (21.757,50-TL'nin), %20'si oranında hesaplanan 4.351,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen 21.757,50 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.486,25 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 870,85 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 717,50 TL diğer giderler olmak üzere toplam 6.717,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 6.182,45 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 535,05 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 366,39 TL'sinin davacıdan, 4.233,61 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 21.757,50 TL üzerinden takdir edilen 21.757,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 1.882,97 TL üzerinden takdir edilen 1.882,97 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekili yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2026

Katip ... E imzalıdır

Hakim ... E imzalıdır

Atıf: Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/503, K. 2026/124, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/ankara-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-503-e-2026-124-k-bbabf1adc8e9