İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/5 E. 2026/21 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2025/5
Karar No
2026/21
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/5 Esas KARAR NO : 2026/21

DAVA : Tespit (Fikir Ve Sanat Eseri Sahipliğinin Tespiti) DAVA TARİHİ : 19/01/2025 KARAR TARİHİ : 04/03/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Tespit (Fikir Ve Sanat Eseri Sahipliğinin Tespiti) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle;... Sahipleri Meslek Birliği'nin (...) 19 Aralık 2024 tarihinde elektronik ortamda gerçekleştirilen 11. Olağanüstü Genel Kurulu'nun iptaline karar verilmesini talep ettiklerimi, söz konusu olağanüstü genel kurulun toplantı çağrısı 27 Kasım 2024 tarihinde birliğin internet sayfasında yayınlanmış olduğunu, üyelere başkaca herhangi bir yol ile bildirim yapılmadığını, çevrimiçi genel kurul olarak tanzim edilen toplantıda usule aykırı iş ve işlemlere göre kararlar alındığını, yönetim kurulu, elektronik ortamda yapılacak genel kurul oylamasının İç İşleri Bakanlığı tarafından akredite edilmiş tek yazılım şirketi aracılığıyla yapılacağını ve yapılacak oylamanın güvenilir ve sorunsuz olacağını bildirdiğini, ancak olağanüstü genel kurulun başlaması itibarıyla teknik sorunlar ortaya çıktığını, sorunlar göz ardı edilerek genel kurula devam edildiğini, genel kurulu yönetecek divan kurulunun seçimleri sırasında yaşanan teknik sorunlar divan kurulunun seçimini gölgelemiş olduğunu, 2.1. divan kurulu teşkili hukuka aykırı biçimde gerçekleştirildiğini, şöyle ki, divan başkanlığına aday olmak isteyen üyelerin e-imza sahibi olması gerektiği kuruldan bir gece önce ve kurula 10-12 saat kala duyurulduğunu, üyelerin ertesi gün yapılacak kurul için e-imza almasının mümkün olmadığı izahtan vareste olduğunu, dolayısıyla divan kuruluna aday olmak isteyen üyeler engellenmiş ve divan kurulu hukuka ve yasalara aykırı bir biçimde oluşturulmuş olduğunu, kaldı ki divan kurulu seçimi yapılırken hazirun sayısının 550 civarında olmasına karşın, divan kurulu oylamasına katılabilen üye sayısının 370 civarında olduğu hususları tutanak altına alındığını, birçok üye yaşanan teknik arızalar sebebiyle oylamaya katılamadığını, buna karşın herhangi bir suretle oylamanın yenilenmesi gibi bir önlem alınmadığını, 2.2. genel kurulda gerçekleştirilen oylamalar usule uygun olmadığını, kurul boyunca kurula katılan üye sayısı en fazla 614 kişi olmuş ve husus kayıtlara geçildiğini, ancak yapılan oylamaların tamamında oy kullanabilen kişi sayısı 400'ü aşmadığını, daha önce gerçekleştirilen genel kurullara katılım sayısı kurullarda tutulan tutanaklardan da sabit olduğu üzere 1000'in üstünde olduğunu, normal koşullarda genel kurula fiziken katılımın daha düşük, internet ortamında yapılan genel kurula erişim kolaylığı olduğu düşünülerek katılımın daha yüksek olması beklenirken ..., 11. Olağanüstü Genel Kurul Toplantısını çok düşük bir katılım ile düzenlemiş olduğunu, yaşanan teknik arızalar, internetin kesilmesi, yavaşlaması gibi sorunlar üyelerin büyük bir çoğunluğunun sisteme girememesine, sisteme dahil olsa dahi kısa süre sonra sistemden düşmesine, oy kullanamamasına sebebiyet vermiş olduğunu, üyeler tarafından sorunu çözmek için güncellemeler yapılmaya çalışılsa da bu mümkün olmadığını ve 2706 üye sayısı olan ...600 civarında bir hazirun ile kurulunu tamamlamış olduğunu, teknik arıza sebebiyle konuşmalar dahi kısıtlanmış ve söz kullanmak isteyen birçok kişi konuşmasını yapmadığını, 2.3. tüzük değişikliği için gereken çoğunluk sağlanamadığını, mesam 11. olağanüstü genel kurulu'nun sonuçları ile birlikte iptalini gerektiren en önemli hususlardan biri ise tüzük değişikliğine ilişkin gündemdir. Ekte sunulan Olağanüstü Genel Kurul gündemlerinden biri de Tüzük ve Yönerge değişikliklerinin okunması ve oylanmasıdır. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği tüzüğünün Genel Kurul Toplanma ve Karar Yeter Sayısını düzenleyen 22. Maddesinin 3. Fıkrası gereğince; ''Tüzük değişikliği ve Birliğin feshi kararları, hazır bulunan tam üyelerin oylarının üçte iki çoğunluğuyla alınır.'' tüzükte açıkça yazılı işbu madde açıkça ihlal edilmiş olduğunu, tüzük değişikliği için gerekli ve zorunlu üçte iki çoğunluk yeter sayısı göz ardı edilerek tüzük daha az oy ile değiştirilmiş olduğunu, şöyle ki; Tüzük değişikliği sırasında hazirun 614 iken tüzük 340 civarında oy ile değiştirildiğini, ancak hazirun sayısına göre değişiklik için yeter sayısı 410 olduğunu, diğer yandan tüzük değişikliği gündeminde değiştirilen maddeler yeterince ve doğru anlaşılamadığını, eski tüzükte mevcut gizli oy kullanımının esas olduğuna ilişkin maddenin kaldırıldığı hususunun kurul sırasında birçok üye tarafından anlaşılamadığını, kuruldan sonra ortaya çıktığını, tüm bu nedenlerle birlikte, söz konusu olağanüstü genel kurulun iptalini talep ettiklerini, genel kurul, tüm üyelerin değil üyelerin bir kısmının menfaatleri doğrultusunda sonuçlanmış olduğunu, düzenlenen genel kurul, hukukun temel ilkelerine, dürüstlük kuralına, kamu düzenine ve kanunun emredici hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir ve bu nedenle iptal edilmesi gerektiğini...Sahipleri Meslek Birliği'nin (...) 19 Aralık 2024 tarihinde elektronik ortamda gerçekleştirilen 11. Olağanüstü Genel Kurulu'nun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. 16/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; bilişim teknik açıdan: ...’a ait internet sitesi, kontrol paneli, veritabanı ve SMS servis kayıtlarının incelenmesi sonucunda; 11. Olağanüstü Genel Kurul çağrısı ve bilgilendirme sürecine ilişkin içeriklerin sistemlere işlendiğini, duyuruların yayımlandığını ve üyelere SMS ile bilgilendirme yapıldığı teknik olarak doğrulandığını, teknik bulgular, çağrı ve bilgilendirme işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirildiğini ve buna dair kayıtların bulunduğunu göstermekte olduğunu, dava konusu genel kurulda alınan kararların geçerliği açısından rapor içeriğinde yapılan açıklamalar sonucunda; dava konusu genel kurul toplantısına ilişkin çağrının davalı ...’ın Tüzüğünde ve Yönetmelik’te düzenlenen çağrı usulüne uygun olarak yapıldığı hususunun takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğunu, dava konusu genel kurulda alınan tüzük değişikliği kararının, yetersayıya aykırılık nedeniyle yok hükmünde olduğu hususunun nihai hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenize ait olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini sunmuştur. KANAAT VE GEREKÇE TMK m. 83 uyarınca: “Toplantıda hazır bulunan ve kanuna veya tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına katılmayan her üye, karar tarihinden başlayarak bir ay içinde; toplantıda hazır bulunmayan her üye kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her hâlde karar tarihinden başlayarak üç ay içinde mahkemeye başvurmak suretiyle kararın iptalini isteyebilir. Somut olayda iptali istenen genel kurul kararları 19.12.2024 tarihinde alınmış olup huzurdaki dava hak düşürücü sürenin sonu günü olan 19.01.2025 tarihinde açılmıştır. Bu durumda süreye ilişkin dava şartının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamı sunulan rapor içeriği yasal mevzuat bir arada değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı tarafça 19.12.2024 tarihli olağanüstü genel kurul kararının iptalini istemiyle iş bu dava açılmış ise de; Somut olayda davacı taraf öncelikle 19.12.2024 tarihli genel kurulun usule aykırı şekilde toplantıya çağrıldığını iddia etmektedir. Davalı ... genel kurulunun toplantıya çağırılması usulü ... tüzüğünün 21. Maddesinde, Yönetmelik m. 23 hükmüyle birebir aynı şekilde aşağıdaki gibi düzenlenmiştir: “Madde 21- (1) Yönetim Kurulu, Birlik Tüzüğüne göre Genel Kurula katılma hakkı bulunan üyelerin listesini düzenler. Genel Kurula katılma hakkı bulunan üyeler; en az 15 (onbeş) gün önceden, toplantının günü, saati, yeri, gündemi ve toplantıya katılma hakkı bulunan üyeleri içeren bir liste ile yazılı olarak bildirilmek veya üyenin bildirdiği elektronik posta adresine ya da iletişim numarasına mesaj gönderilmek suretiyle toplantıya çağrılır. Bu çağrıda, çoğunluk sağlanamaması sebebiyle toplantı yapılamazsa, ikinci toplantının hangi gün, saat ve yerde yapılacağı da belirtilir. İlk toplantı ile ikinci toplantı arasındaki süre 7 (yedi) günden az, 60 (altmış) günden fazla olamaz” Gerek Yönetmelik’te gerekse ... tüzüğünde genel kurulun toplantıya çağrı usulü özel hükümle düzenlendiğinden Dernekler Yönetmeliği’nin çağrıya ilişkin hükümlerinin somut olayda uygulama alanı bulamayacağı kanaatine varılmıştır. Zira, yukarıda da belirttiğimiz üzere Yönetmelik m. 71 uyarınca TMK, Dernekler Kanunu ya da Dernekler Yönetmeliği, ancak Yönetmelik’te hüküm bulunmayan hallerde uygulanacaktır. Buna göre davalı ... Tüzüğünde genel kurulun toplantıya çağrılması için üç seçimlik yol öngörülmüştür. Genel kurul yönetim kurulu tarafından toplantıdan en az 15 (onbeş) gün önceden ya yazılı olarak ya üyelerin bildirdiği e-posta adresine mesaj göndermek ya da üyelerin iletişim numarasına mesaj göndermek suretiyle toplantıya çağırılabilir. Olağanüstü genel kurula ilişkin bilgilendirmenin duyuru şeklinde yapıldığı internet sitesinde yapılan duyuru başlığının içerisinde katılacak üye listesi ve davetiyenin paylaşıldığı bunun haricinde dosyamız davalısı tarafından kullanılan Mobildev SMS sistemi üzerinden, davacılara ait olduğu belirtilen GSM numaralarına (“...”, “...”, “...”) farklı tarihlerde SMS bilgilendirmelerinin gönderildiği kayıt altına alınmış olduğu, mesaj tarihlerinin 27.11.2024, 13.12.2024, 17.12.2024, 18.12.2024 olduğu, dosya arasına alınan mesaj içeriklerinde ; toplantı tarihi, saati, elektronik ortam bağlantı adresi ve bilgilendirme linklerinin yer aldığı tespit edilmiş olduğunun 18/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ile rapor edilmiş olduğu ve tebliğlerin usulüne uygun olarak yapıldığı, üyelerin bilgilendirildiği anlaşılmıştır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2010/4625 Esas, 2010/6696 Karar sayılı ilamında; ''Türk Medeni Kanunu’nun 77. maddesinde ”Genel kurul, yönetim kurulunca en az on beş gün önceden toplantıya çağrılır. Bu amaçla toplantının günü, saati, yeri ve gündemi bildirilir. Toplantıya çağrı usulü ve toplantının ertelenmesine ilişkin konular, yönetmelikle düzenlenir.” hükmü yer almaktadır. Dava dosyasının incelenmesinde iptali istenilen 24.04.2008 tarihli dernek genel kurulunun ilk toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamaması nedeniyle ertelendiği, davacılara genel kurul toplantısına katılmaları için 03/04/2008 ve 04/04/2008 tarihlerinde çağrının yapıldığı anlaşılmaktadır. Dernek üyelerine yapılan genel kurula çağrının 15 günlük süre şartına uyulmaması tek başına genel kurulun iptali için yeterli neden değildir. Bu husus sadece davacılara dava hakkı verir. Dava dilekçesinde dava konusu genel kurulda açıkça kanuna ve tüzüğe aykırı kararlar alındığının da ispat edilmiş olması gerekir. Genel kurul tutanaklarının incelenmesinde davacıların ileri sürdüğü iddiaların da kanıtlanamadığı görülmektedir. Kaldı ki iptali istenilen genel kurul tarihi itibariyle de davacılara çağrının 15 günlük sürede yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın reddi yerine kabulü kararı verilmesi yerinde görülmemiştir.'' şeklinde hüküm kurduğu görülmüştür. Davalı ...’ın tüzüğünde genel kurul kararlarına karşı başvurulabilecek hukuki yollara ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Tüzük’ün 49. Maddesi uyarınca “ İşbu Tüzükte hüküm bulunmayan hallerde Yönetmelik hükümleri uygulanır”. Bu hükmün atıfta bulunduğu “Telif Hakları Alanında Meslek Birlikleri Yönetmeliği”(Yönetmelik) incelendiğinde Yönetmelik’te de genel kurul kararlarına karşı başvurulabilecek hukuki yolların düzenlenmediği görülmektedir. Buna karşın Yönetmelik m. 71’de “Yönetmelikte, meslek birlikleri ve federasyonların çalışmalarıyla ilgili hususlarda hüküm bulunmayan hallerde 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile 31/3/2005 tarihli ve 25772 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Dernekler Yönetmeliğinin ilgili hükümleri uygulanır” düzenlemesi bulunmaktadır. Bu durumda davalı ...’ın genel kurul toplantısında alınan kararlara karşı başvurulabilecek hukuki yollara ilişkin Türk Medeni Kanun (TMK) ve Dernekler Kanunu ve Dernekler Yönetmeliği’ndeki hükümlerin uygulanacağı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde açıkça genel kurul iptali istendiği tüzük değişikliğine ilişkin durumun hukuka aykırılık teşkil edildiğine ilişkin bahsedilmiş olsa da açıkça tüzük değişikliğine ilişkin bir talebin mevcut olmadığı, HMK madde 26 uyarınca; ''Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.'' düzenlemesi de irdelendiğinde tüzük iptaline ilişkin bir hüküm kurulmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Yargıtay 8.Hukuk Dairesi; 2017/10212 Esas 2017/9579 Karar sayılı ilamında; tüzük iptali halinin genel kurul iptalini gerektirmeyeceği hususu da özetle ifade edilmiştir. Yine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2018/14025 Esas, 2019/1034 Karar sayılı ilamında; ''Somut olay vakıf senedi ve yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda değerlendirildiğinde, 12.06.2012 tarihli genel kurul toplantısınında denetçiler kuruluna üç yıllığına seçilip görev süreleri dolmayan ve istifalarınında söz konusu olmamasına rağmen yeniden seçim yapılması, vakıf senedinin 14.maddesinde yönetim kurulunun üç yıllık görev süresi içinde boşalan asıl ve yedek üyeliklere, müteakip ilk genel kurulca yenilerinin seçileceği, boşalan üyelikleri dolduran bütün yeni üyelerin, yerlerine geçtikleri üyelerin sürelerini tamamlayacakları açık olmasına rağmen bu düzenleme gözardı edilerek istifa etmeyenlerde dahil yeniden üç yıllığına üye seçilmesi vakıf senedine açıkça aykırı olduğundan, 21.02.2013 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısındaki gündemin 4 ve 5. maddeleri altında görüşülen ve yönetim kurulu ile denetçiler kurulu üyelikleri seçimlerine yönelik alınan kararların iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.'' ilamı ile olağanüstü genel kurulun iptalini değil alınan kararların iptal edileceğinin belirtildiği davamızın yalnızca olağanüstü genel kurulun iptaline yönelik olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 732.0-TL karar harcından peşin yatırılan 615.40-TL'nin mahsubu ile kalan 116,60 TL bakiye karar harcının davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına hesap olunan 55.000-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dair davacılar ve davalı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. . 04/03/2026

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/5, K. 2026/21, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2025-5-e-2026-21-k-caaa54086d89