İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/494 E. 2026/60 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/494
- Karar No
- 2026/60
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/494 KARAR NO : 2026/60
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 10/06/2025 KARAR TARİHİ : 20/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 27/04/2024 tarihinde davalı ---- sahibi olduğu, davalı ----- sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine sigortalı olan----- plakalı aracın müvekkili şirkete sigortalı olan ve park halinde duran ----plakalı araca çarpması sonucunda çift taraflı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, dava konusu kazada hasara uğrayan ----- plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde Genişletilmiş Otobüs Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tespit tutanağında kasada kasko sigortalı ----- plaka nolu araç sürücüsünün kusurunun olmadığı, davalı ----- maliki olduğu, davalı ------ sevk ve idaresindeki diğer davalı ---- sigortalı olan ------ plakalı aracın kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza sonrasında müvekkili tarafından alınan eksper raporunda hesaplanan 286.316,70 TL'nin 22/10/2024 tarihinde onarım yapan firma olan ----- ödendiğini, davalı ---- Sigorta'nın-----plakalı aracın trafik sigortacısı olduğunu, başvuru yapıldığını ancak netice alınamadığından dolayı-----.İcra Dairesinin ------ esas sayılı dosyası ile teminat limiti olan 200.000,00 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkilinin sigortalısına yaptığı ödeme sonucunda sigortalısının hak ve alacaklarını temlik altına alarak haklarına halef olduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, ----.İcra Müdürlüğü----Esas ve------ esas sayılı dosyalarına yapılan itirazın iptalini, takiplerin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ----- vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkilinin gerek 3645 sayılı Kuruluş Kanunu’nun, gerekse ---- Büyükşehir Belediyesinin 5216 sayılı kanun ile sahip olduğu ve ----- İşletmeleri Genel Müdürlüğüne verdiği yetki nedeniyle Büyükşehir toplu ulaşım hizmetini yerine getirmeye yetkili ve görevli özel bütçesi ve bağımsız tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu olduğunu, davacının davalı sürücüye asli ve tam kusur izafe etmesinin gerçeği yansıtmadığını, tek taraflı beyanları kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde davalı ---- şoförünün kusurunun bulunmadığını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin davaya konu kaza hadisesinden sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının talep ettiği tazminat tutarlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, eksper raporundaki tespitin fahiş olduğunu, delillere dayanmadığını, müvekkilinin ticari işletme olmadığını, kamu kurumu olduğunu, müvekkilinin toplu taşıma hizmeti yapan kuruluş olduğunu, tacir olmadığını, davacının avans faizi talebinin reddi gerektiğini, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminat talebinin reddi gerektiğini, zamanaşımı definde bulunduklarını savunarak; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. Davalı ----- vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının hak ve alacaklarının zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı definde bulunduklarını, meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının kusura ilişkin tek taraflı beyanlarını kabul etmediklerini, müvekkilinin gerekli özeni ve dikkate gösterdiğini, kaza ile zarar arasında illiyet bağının olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, zarar görenin ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız filil sorumlularından isteyebileceğini, davacının dava konusu kazayı ve tazminat taleplerini belirlerken bunları kanıtlayan bilgi ve belgeleri de dava dosyasına sunması gerektiğini, davacının talep ettiği tutarların afaki olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak; davanın müvekkili yönünden reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ----- vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından hasar talebine ilişkin eksik evrak bildirimi yapılarak yasal sürenin durdurulduğunu, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, maddi hasarlı kaza tespit tutanağında kusur dağılımının olmadığını, kazaya ilişkin SBM Tramer KTT uygulamasında ise poliçe bilgilerinin eksik olması sebebiyle kusur tespiti ve dağılımı yapılamadığının görüldüğünü, davacının eksik evraklarla başvuru yapması sebebiyle hasar aşamasında incelemenin tamamlanamadığını, talep edilen hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davacının taleplerinin fahiş olduğunu, sigorta teminatı zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, hesaplanacak tutar yönünden iskonto indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin KDV'den sorumlu olmadığını, dava tarihi itibariyle faize hükmedilebileceğini, yasal faizin uygulanabileceğini, savunarak; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.Davalı ----- vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın reddi gerektiğini, dava konusu taleplerin teminat kapsamı dışında olduğunu, müvekkili şirket nezdinde düzenlenen ----- sayılı poliçenin İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Klozu ile " Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik) limitlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı limitlere kadar temin eder, her türlü değer kaybı, kazanç kaybı talepleri teminat haricidir." olarak belirtildiğini, davacını---- Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ------sayılı ve 04.03.2025 tarihli kararı ile hükmedilen 14.000,00 TL ikame araç bedelini ve ferilerini ---- İcra Dairesi---- Sayılı dosyasında ödendiğini, söz konusu ikame araç bedeli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatı kapsamında olmadığını, bu sebeple dava konusu talepler müvekkil şirket teminatı kapsamında olmadığından haksız davanın reddi gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, gerçek zararın bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşmediğini savunarak; beyan hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER : ----- Emeklilik Şirketleri Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazıldığı görüldü. Makine Mühendisi Bilirkişi -- ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi ---- tarafından hazırlanan 05/12/2025 tarihli heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. ¸¸¸¸¸
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davacının ---- numaralı kasko sigortacısı olduğu ---- plakalı araç ile davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu, davalı şirket mülkiyetindeki ve davalı gerçek kişi sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın karıştığı 24/07/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle onarım firmasına 22/10/2024 tarihinde 286.316,70 TL sigorta tazminatı ödeyen davacının bu bedeli davalılardan rücuen tahsiline dair başlattığı ---- İcra Dairesi'nin----- Esas sayılı takibi ve ---İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibine vaki davalılar itirazlarının iptali davasıdır. ----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibi incelendiğinde davacının davalı ----- aleyhine 30/12/2024 tarihinde "----- hasar nolu dosya rücu talebi" alacak sebebine dayalı olarak 200.000,00 TL alacağın tahsili amacıyla takip başlattığı, borçlunun 02/01/2025 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. ---- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı takibi incelendiğinde davacının davalılar ---- ve -----Müdürlüğü aleyhine 30/12/2024 tarihinde "------ hasar nolu dosya rücu talebi" alacak sebebine dayalı olarak 86.316,70 TL alacağın tahsili amacıyla takip başlattığı, borçluların 03/01/2025 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.Davacının KTK 97 uyarınca davalı sigorta şirketine 21/11/2024 tarihinde başvuru yaptığı, anılan madde uyarınca özel dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Dava konusu alacağın 13/10/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle kaynaklandığı, alacağın rücu alacağı olduğu ve KTK 109/son maddesi uyarınca "motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu haklarının, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına" uğrayacağı, davacının onarım firmasına ödemeyi 22/10/2024 tarihinde yaptığı ve zamanaşımının bu tarihte işlemeye başladığı, zamanaşımının TBK 154/1-b.2 uyarınca 30/12/2024 tarihinde-----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibi ve -----İcra Dairesi'nin------Esas sayılı takiplerinin yapılması ile kesildiği ve yeniden işlemeye başladığı, 10/06/2025 tarihinde davanın açılmasıyla TBK 154/1-b.2 uyarınca zamanaşımının yeniden kesildiği, bu sebeplerle dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davalılar----- zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.Davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar görene 09/09/2024 tarihinde 132.500,00 TL değer kaybı ödemesi yaptığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın yukarıda belirtildiği üzere rücuen tazminat alacağına dair itirazın iptali davası olduğu, davalı ------ sorumluluğundan bahsedebilmek için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunması, davacının zarara uğramış olması ve zarar ile fiil arasında nedensellik bağının bulunması gerektiği, davalı ----- KTK 85 uyarınca kusursuz sorumluluk ilkesine göre ve davalı sigorta şirketinin de hasarın sigorta poliçesi kapsamında kalması durumunda diğer davalının kusuru oranında ve sigorta limitine kadar zarardan sorumluluğunun olacağı, davalıların sorumluluğunun tespit edilmesi halinde TBK 61 maddesi uyarınca müteselsil sorumluluklarının bulunduğu, davacının dava açılmadan önce KTK 97 uyarınca davalı sigorta şirketine 21/11/2024 tarihinde başvuru yaptığı, özel dava şartının somut olayda yerine getirildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarına göre davalı ----- olayın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğu, raporun somut olayın gerçeklerine uygun olması nedeniyle mahkememizce de bu rapora itibar edilebileceği, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacının sigortalısı araç üzerinde 286.316,70 TL maddi hasar bulunduğu, zarar ile davalının hukuka aykırı ve kusurlu fiili arasında nedensellik bağının bulunduğu (bilirkişi raporunda zararın fiile uygun olduğunun tespit edildiği), zira zararın fiil neticesinde gerçekleştiği, davalıların bu sebeple belirtilen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, ancak somut olayda davacı tarafça davalılara ayrı ayrı takip başlatıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından zarar gören dava dışı şahsa 09/09/2024 tarihinde 132.500,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, davalı sigorta şirketinin kaza tarihinde poliçe limitinin 200.000,00 TL olduğu, bu sebeple bakiye limitin 67.500,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi yönünden kendisi aleyhine başlatılan takibe ilişkin olarak bu miktar üzerinden kısmen itirazın iptali hükmü verilmesi gerektiği, diğer davalıların ise tespit edilen zarardan tamamen sorumlu oldukları, ancak bunlar aleyhine yukarıda da ortaya konulduğu üzere 86.316,70 TL üzerinden takip başlatıldığı, bu nedenle taleple bağlılık ilkesi gereğince de bu davalılar yönünden itirazın tümden iptaline karar verilmesi gerektiği, takiplerde talep edilen faiz türünün (yasal faiz) hukuka uygun olduğu, alaağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiği kanaatine varılmış, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1- Davanın KISMEN KABULÜ ile, a)davalı borçlu ----Şirketi'nin ----. İcra Dairesi'nin -----Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 67.500,00 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, b)davalı borçlular ---- ve----- Genel Müdürlüğü'nün -- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 2-Davacının icra inkar tazminatı taleplerinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (153.816,70 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 10.507,21 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 4.889,58 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.617,63 TL harcın (davalı ------Şirketi 4.610,92 TL'si ile sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 5.592,48 TL dava açma masrafı ve 15.527,50 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 21.119,98 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (davalı ----- Şirketi yönünden 67.500,00/200.000,00, diğer davalılar yönünden 1/1) göre 21.119,98 TL’sinin (davalı -----Şirketi 7.127,99 TL'si ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar ---- ve -- Müdürlüğü tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı ----- Şirketi tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 87,50 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (davalı ----- Şirketi yönünden 132.500,00/200.000,00) göre 57,96 TL’sinin davacıdan alınarak davalı ----- Şirketi'ne verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 8-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (davalı ------ Şirketi yönünden 67.500,00, diğer davalılar yönünden 86.316,70) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı ------ Şirketi yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (132.500,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 ve 13/3 uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------ Şirketi'ne verilmesine, 10-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (davalı ----- Şirketi yönünden 67.500,00/200.000,00, diğer davalılar yönünden 1/1) göre 4.700,00 TL’sinin (davalı ----- Şirketi 1.586,25 TL'si ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı --- vekilinin ve davalı ----- vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.